Bugün itibarıyla yatırımcıların ana paralarının eksiksiz iade edileceğini garanti eden açık bir hukuki düzenleme ortaya konulmadan, bu tür açıklamalar yapmak binlerce mağdura gerçekleşeceği kesin olmayan umutlar vermekten başka bir anlam taşımıyor.
İnsanlara umut vermek kolaydır. Önemli olan, o umudun arkasında hukuki bir güvence ve somut bir çözümün bulunmasıdır.
🔴TASFİYE SÜRECİNDE Kİ
1 MİLYON ALTI ÖDEME ADALETLİ OLMAZ
Emekli ikramiyesi ile birlikte tüm birikimi 1.5 milyon lira olan emekli biri ile mal varlığının sadece %10'u 900 bin lira olan iki kişi düşünün. 900 bin lira olan ödemesini öncelikli alacak.
#TeraMağduriyetiSonBulsun
PPF demek, elde edilen kazancın %17,5 stopajını devlete ödemek demek. PPF demek, TL’de kalmak ve parasını yüksek risk almadan günlük değerlendirmek demek. PPF demek, yatırımcının ülkesinin finans sistemine güvenmesi demek.
Böyle bir yerde insanların mağdur edilmesi kabul edilemez
@cebe_cebe3@EKONOMtk@eraybozkaya8 Hiç satmadım. Şuana kadar giristigim en riskli iş tp2. O bile bana bunu yaptı. Üstüne emir vermiş olmama rağmen 16 Eylül de iptal edildi
@Roseand_1903 120 milyon TL koyanlar bile var , onların ne suçu var ? Benimde 2.8m var , ev almak ve annemin ameliyat için olan param. Benim mi daha aciliyetlo yoksa 10k parasını alacak için mi
Nitelikli yatırımcı sınırının bile 10 milyon TL’ye çıkarıldığı bir ülkede, fon tasfiyesinde “1 milyon TL altındakiler önce ödensin” diye bir sınır konuşulması başlı başına saçmalık.
SPK bir tarafta 10 milyon TL finansal varlığı nitelikli yatırımcı eşiği olarak belirliyor, diğer tarafta 1 milyon TL’nin üzerindeki insanları sanki “büyük yatırımcıymış” gibi ikinci plana atacak bir model konuşuluyor.
Bugün 1 milyon TL nedir?
Bir evin peşinatı bile değil.
Birçok insanın yıllarca biriktirdiği para.
Ev almak için beklettiği para.
İşletmesinin sermayesi.
Emeklilik birikimi.
1 milyon TL’nin biraz üzerinde parası var diye bir yatırımcıyı daha az korunması gereken biri gibi görmek gerçek hayattan tamamen kopuk bir yaklaşım.
Üstelik fondaki bakiye kişinin servetini de göstermez.
Birinin fonda 800 bin TL’si vardır, başka yerde milyonlarca liralık malvarlığı vardır.
Diğerinin fonda 1,2 milyon TL’si vardır ve bu para hayatındaki bütün birikimidir.
Hangisi “küçük yatırımcı”?
Bunu sadece fon bakiyesine bakarak nasıl belirleyeceksiniz?
Fon tasfiyesi sosyal yardım programı değildir.
İnsanlara kendi paralarını geri veriyorsunuz.
TP2’de bugün varlıkların %70’i nakde döndüyse herkese %70 dağıtılır.
Sonra yeni para tahsil edildikçe yine herkese payı oranında ödeme yapılır.
Nitelikli yatırımcı sınırının bile 10 milyon TL olduğu yerde 1 milyon TL üzerinden yatırımcıları birbirinden ayırmak hem ekonomik gerçeklikten kopuk hem de fon piyasasına güveni daha fazla zedeleyecek bir karar olur.
#FONMAĞDURLARI #ppfödemebekliyor #TP2 #adalet #spk #fon #TeraMağduriyetiSonBulsun #fonmağdurları #TEFAS #tera #FonKrizi #Borsa #BIST100 #Tera #Tp2 #borsa #yatırım
@cebe_cebe3@EKONOMtk@eraybozkaya8 Normal bir fon olsaydı haklısın ama tamamen oynanmış bir balon fonda bu durum değişir. Ppf lerde erken emir verenler haklı iken hisse ve serbestte herkes eşittir
@dilekgungor_ Kulislere sızan "1 milyon TL altı yatırımcılara öncelik verilecek" haberi büyük bir haksızlıktır! 14-15 Eylül'de fonunu satmış, "Takas Kesinliği" ile işlemi bitmiş yatırımcıları bakiyesine göre ayırmak hukuka sığmaz. Dürüst yatırımcıyı cezalandırmayın! #TEFAS#SPK
“1 milyon TL altındaki yatırımcılara öncelikli ödeme yapılması” söylentisinin neden ciddi bir eşitlik ve adalet tartışması doğurduğunu en basit matematikle anlatalım.
16 Eylül verilerine göre TP2 Para Piyasası Fonu’nun büyüklüğü 224.391.916.391 TL, yatırımcı sayısı ise 167.000 kişi.
Fon büyüklüğünü yatırımcı sayısına böldüğümüzde yatırımcı başına matematiksel ortalama yaklaşık 1,34 milyon TL çıkıyor.
Piyasa kaynaklarında ve gazeteci yorumlarında Tera fonlarındaki yatırımcıların yaklaşık %80’inin 1 milyon TL altında olduğu yönünde tahminler paylaşılıyor. Bu resmi TP2 dağılımı değildir.
Bu tahmin ile TP2’nin bilinen toplam büyüklüğü ve yatırımcı ortalaması birlikte değerlendirildiğinde, kaba modellemede 1 milyon TL altındaki yatırımcıların fon hacmindeki payının yaklaşık %35-40, 1 milyon TL üzerindeki yatırımcıların ise yaklaşık %60-65 civarında olabileceği sonucu çıkıyor.
Yani sayı olarak çoğunluk 1 milyon TL altında olabilir; buna karşılık paranın çoğunluğu sayı olarak daha küçük olan yüksek bakiyeli yatırımcı grubunda olabilir.
Şimdi Şamil Tayyar ve ardından Dilek Güngör tarafından aktarılan “1 milyon TL altındaki yatırımcıların öncelikli/hızlı ödenmesi” söylentisinin doğru olduğunu varsayalım. Henüz bunun kesinleşmiş resmi bir karar olmadığını özellikle belirtelim.
Burada iki ayrı senaryo var.
Dışarıdan ek kamu kaynağı kullanılmayacaksa, ödeme aynı fon havuzundan yapılacak demektir.
Örneğin fon varlıklarının bugün %70’i dağıtılabilir durumda olsun ve 1 milyon TL altındaki grubun fon hacmindeki payını %40 kabul edelim.
Bu gruba parasının tamamı ödenirse, toplam fonun %40’ı hemen çıkar.
Geriye %30 kalır.
Fakat 1 milyon TL üzerindeki yatırımcıların toplam alacağı yaklaşık %60 ise, bu grubun ilk aşamada alabileceği tutar kendi alacağının yaklaşık %50’sine düşer.
Yani aynı fonda bir grup %100 ödeme alırken diğer grup %50 civarında ödeme almış olur.
Eğer 1 milyon TL altındaki grubun payı %35 kabul edilirse de sonuç değişmiyor: elde kalan %35, toplam alacağı %65 olan gruba kalıyor ve bu grubun ilk tahsilatı yaklaşık %54 seviyesinde oluyor.
Bu nedenle dışarıdan ek kaynak yoksa mesele çok basit bir havuz matematiğine dönüşüyor:
Bir grubu %100’e tamamladığınızda, diğer grubun o anda alabileceği pay azalıyor.
İkinci ihtimal ise dışarıdan kamu desteği verilmesi.
Bu durumda soru farklı:
1 milyon TL altındaki grubu tamamen öderken, diğer yatırımcıların payının eksilmemesi için gerekli fark gerçekten dışarıdan karşılanacak mı?
TP2’nin büyüklüğü yaklaşık 224,4 milyar TL.
Bu büyüklüğün sadece %20’si yaklaşık 44,9 milyar TL, %30’u ise yaklaşık 67,3 milyar TL yapıyor.
Dolayısıyla dışarıdan böyle bir kaynak kullanılacaksa bunun miktarının ve ödeme modelinin açıkça anlatılması gerekir.
Diğer seçenek ise çok daha basit bir matematik:
Elde ne kadar dağıtılabilir kaynak varsa, bütün yatırımcılara sahip oldukları pay oranında ara ödeme yapılması.
Böyle bir yöntemde 100 bin TL’si olan da, 3 milyon TL’si olan da, 30 milyon TL’si olan da aynı fondaki aynı tahsilat oranına tabi olur.
Kimse bakiye büyüklüğü nedeniyle ilk ödeme havuzunun tamamen dışında kalmaz.
Burada asıl mesele “küçük yatırımcı mı, büyük yatırımcı mı?” tartışması değil.
Aynı fonda bulunan yatırımcıların aynı fon havuzundaki paraya hangi kuralla erişeceği meselesidir.
Üstelik yüksek bakiyeli yatırımcılar sayı olarak az olsalar bile fonun parasal büyüklüğünün çok önemli bir bölümünü taşıyor olabilirler. Böyle bir grubun ödeme belirsizliğinin içine bırakılması fonlara ve sermaye piyasalarına duyulan güven açısından da ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle cevaplanması gereken soru bence son derece basit:
1 milyon TL altındaki yatırımcıların tamamını ödeyebilecek kaynak varsa, bu kaynak nereden geliyor?
Eğer fonun kendi kaynağıysa:
Neden aynı kaynak bütün TP2 yatırımcılarına payları oranında ara ödeme olarak dağıtılmıyor?
Eğer dışarıdan kamu kaynağıysa:
1 milyon TL üzerindeki yatırımcıların payının eksilmemesi de garanti altına alınacak mı?
@Roseand_1903 Amaç ulaşmak ise herkese aynı oranda versinler. Neden illa bir kesim mağdur olmak zorunda ? Tabi sizin paranız 1m den az olduğu için hava hoş size
“1 milyon TL altındaki yatırımcıları önce tamamen ödeyelim” fikrinin ne anlama geldiğini hâlâ anlamayanlar için çok basit matematik:
Diyelim TP2’nin varlıklarının sadece %70’i tahsil edildi.
Fonun toplam yükümlülüğü 100 milyar TL.
Elde kalan para 70 milyar TL.
Normalde ne yapılır?
Herkese %70 ödenir.
Bitti.
Şimdi diyelim 1 milyon TL altındaki yatırımcıların fondaki toplam alacağı 50 milyar TL.
Siz çıkıp bu kişilere 50 milyarın tamamını öderseniz ne olur?
70 milyarın 50 milyarı gider.
Kasada 20 milyar TL kalır.
1 milyon TL üzerindeki yatırımcıların alacağı da 50 milyar TL ise, bu insanlara kalan para:
%40.
Evet, yanlış okumadınız.
Aynı fonda bulunan bir yatırımcı parasının %100’ünü alacak, diğer yatırımcı sırf hesabında 1 milyon TL’den fazla para bulunduğu için %40’ını alacak.
Normalde %70 alması gereken insanın parasını %40’a düşürmüş oluyorsunuz.
Aradaki 30 puan nereye gitti?
Diğer yatırımcıların zararını kapatmaya.
Bunun adı “küçük yatırımcıyı korumak” diye sunulabilir.
Matematikteki karşılığı ise çok açık:
Bir yatırımcının zararını başka yatırımcının cebine yıkmak.
999 bin TL’si olanın kaybını sıfırlayıp, 1 milyon 1 TL’si olanın kaybını %60’a çıkarmak hangi mantıkla açıklanabilir?
TP2’nin %70’i tahsil edildiyse herkese %70 dağıtılır.
Sonra %10 daha tahsil edilirse herkese bir %10 daha dağıtılır.
Fon tasfiyesi sosyal yardım dağıtımı değildir.
İnsanların kendi parasıdır.
Aynı fon. Aynı risk. Aynı oran.
#FONMAĞDURLARI #ppfödemebekliyor #TP2 #adalet #spk #fon #TeraMağduriyetiSonBulsun #fonmağdurları #TEFAS #tera #FonKrizi #Borsa #BIST100 #Tera #Tp2 #borsa #yatırım
Sayın Cumhurbaşkanım lütfen para piyasası fonlarında olanlarin paralarının hemen verilmesini sağlayın. Annemin çok ağır kanser ameliyatı var , şuan tüm paramız tp2 fonunda mahsur kaldığından hiçbir şey yapamıyoruz. Medical Park onkoloji hastanesinde ameliyat olacaktı ama bu olay sonrasında şuan paramız esir kaldığından yardıma muhtaç kaldık. Lütfen yalvarırım bir an önce çözülmesini sağlayın. Lütfen.
Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye’yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık.
Ekonomi politikamızın 4 sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık.
Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz.
Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisini %3,7 oranında büyüterek 16 yıllık kesintisiz büyüme performansımızı sürdürdük.
Şu anda dünyanın 16’ncı, Avrupa’nın ise 6’ncı en büyük ekonomisiyiz.
2002’de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız, 2025’te 273,2 milyar dolara yükseldi.
Bu yılın Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ihracatımızı 280 milyar doların üzerine taşıdık.
2002’de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 binken 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi.
Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla %16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu.
bız faiz hassasiyetimizden dolayı katılım ppf lerden #tlv#hph aldık. İcerisinde faiz yok hisse yok repo yok ama tasfiyeye kaldık.
Neden tasfiyedeyiz bilmiyoruz bile.
Sayımız az sesimiz duyulmuyor ne yapacağız bilemiyoruz.
Bize ses olun lutfen
#FonMağdurlarıAçıklamaBekliyor
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, insanlık ittifakının temsilcisi olarak savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir.
Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne âdeta bir tokat gibi inmiştir.
“1 milyon TL altındaki yatırımcılara öncelikli ödeme yapılması” söylentisinin neden ciddi bir eşitlik ve adalet tartışması doğurduğunu en basit matematikle anlatalım.
16 Eylül verilerine göre TP2 Para Piyasası Fonu’nun büyüklüğü 224.391.916.391 TL, yatırımcı sayısı ise 167.000 kişi.
Fon büyüklüğünü yatırımcı sayısına böldüğümüzde yatırımcı başına matematiksel ortalama yaklaşık 1,34 milyon TL çıkıyor.
Piyasa kaynaklarında ve gazeteci yorumlarında Tera fonlarındaki yatırımcıların yaklaşık %80’inin 1 milyon TL altında olduğu yönünde tahminler paylaşılıyor. Bu resmi TP2 dağılımı değildir.
Bu tahmin ile TP2’nin bilinen toplam büyüklüğü ve yatırımcı ortalaması birlikte değerlendirildiğinde, kaba modellemede 1 milyon TL altındaki yatırımcıların fon hacmindeki payının yaklaşık %35-40, 1 milyon TL üzerindeki yatırımcıların ise yaklaşık %60-65 civarında olabileceği sonucu çıkıyor.
Yani sayı olarak çoğunluk 1 milyon TL altında olabilir; buna karşılık paranın çoğunluğu sayı olarak daha küçük olan yüksek bakiyeli yatırımcı grubunda olabilir.
Şimdi Şamil Tayyar ve ardından Dilek Güngör tarafından aktarılan “1 milyon TL altındaki yatırımcıların öncelikli/hızlı ödenmesi” söylentisinin doğru olduğunu varsayalım. Henüz bunun kesinleşmiş resmi bir karar olmadığını özellikle belirtelim.
Burada iki ayrı senaryo var.
Dışarıdan ek kamu kaynağı kullanılmayacaksa, ödeme aynı fon havuzundan yapılacak demektir.
Örneğin fon varlıklarının bugün %70’i dağıtılabilir durumda olsun ve 1 milyon TL altındaki grubun fon hacmindeki payını %40 kabul edelim.
Bu gruba parasının tamamı ödenirse, toplam fonun %40’ı hemen çıkar.
Geriye %30 kalır.
Fakat 1 milyon TL üzerindeki yatırımcıların toplam alacağı yaklaşık %60 ise, bu grubun ilk aşamada alabileceği tutar kendi alacağının yaklaşık %50’sine düşer.
Yani aynı fonda bir grup %100 ödeme alırken diğer grup %50 civarında ödeme almış olur.
Eğer 1 milyon TL altındaki grubun payı %35 kabul edilirse de sonuç değişmiyor: elde kalan %35, toplam alacağı %65 olan gruba kalıyor ve bu grubun ilk tahsilatı yaklaşık %54 seviyesinde oluyor.
Bu nedenle dışarıdan ek kaynak yoksa mesele çok basit bir havuz matematiğine dönüşüyor:
Bir grubu %100’e tamamladığınızda, diğer grubun o anda alabileceği pay azalıyor.
İkinci ihtimal ise dışarıdan kamu desteği verilmesi.
Bu durumda soru farklı:
1 milyon TL altındaki grubu tamamen öderken, diğer yatırımcıların payının eksilmemesi için gerekli fark gerçekten dışarıdan karşılanacak mı?
TP2’nin büyüklüğü yaklaşık 224,4 milyar TL.
Bu büyüklüğün sadece %20’si yaklaşık 44,9 milyar TL, %30’u ise yaklaşık 67,3 milyar TL yapıyor.
Dolayısıyla dışarıdan böyle bir kaynak kullanılacaksa bunun miktarının ve ödeme modelinin açıkça anlatılması gerekir.
Diğer seçenek ise çok daha basit bir matematik:
Elde ne kadar dağıtılabilir kaynak varsa, bütün yatırımcılara sahip oldukları pay oranında ara ödeme yapılması.
Böyle bir yöntemde 100 bin TL’si olan da, 3 milyon TL’si olan da, 30 milyon TL’si olan da aynı fondaki aynı tahsilat oranına tabi olur.
Kimse bakiye büyüklüğü nedeniyle ilk ödeme havuzunun tamamen dışında kalmaz.
Burada asıl mesele “küçük yatırımcı mı, büyük yatırımcı mı?” tartışması değil.
Aynı fonda bulunan yatırımcıların aynı fon havuzundaki paraya hangi kuralla erişeceği meselesidir.
Üstelik yüksek bakiyeli yatırımcılar sayı olarak az olsalar bile fonun parasal büyüklüğünün çok önemli bir bölümünü taşıyor olabilirler. Böyle bir grubun ödeme belirsizliğinin içine bırakılması fonlara ve sermaye piyasalarına duyulan güven açısından da ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle cevaplanması gereken soru bence son derece basit:
1 milyon TL altındaki yatırımcıların tamamını ödeyebilecek kaynak varsa, bu kaynak nereden geliyor?
Eğer fonun kendi kaynağıysa:
Neden aynı kaynak bütün TP2 yatırımcılarına payları oranında ara ödeme olarak dağıtılmıyor?
Eğer dışarıdan kamu kaynağıysa:
1 milyon TL üzerindeki yatırımcıların payının eksilmemesi de garanti altına alınacak mı?
“1 milyon TL altındaki yatırımcılara öncelikli ödeme yapılması” söylentisinin neden ciddi bir eşitlik ve adalet tartışması doğurduğunu en basit matematikle anlatalım.
16 Eylül verilerine göre TP2 Para Piyasası Fonu’nun büyüklüğü 224.391.916.391 TL, yatırımcı sayısı ise 167.000 kişi.
Fon büyüklüğünü yatırımcı sayısına böldüğümüzde yatırımcı başına matematiksel ortalama yaklaşık 1,34 milyon TL çıkıyor.
Piyasa kaynaklarında ve gazeteci yorumlarında Tera fonlarındaki yatırımcıların yaklaşık %80’inin 1 milyon TL altında olduğu yönünde tahminler paylaşılıyor. Bu resmi TP2 dağılımı değildir.
Bu tahmin ile TP2’nin bilinen toplam büyüklüğü ve yatırımcı ortalaması birlikte değerlendirildiğinde, kaba modellemede 1 milyon TL altındaki yatırımcıların fon hacmindeki payının yaklaşık %35-40, 1 milyon TL üzerindeki yatırımcıların ise yaklaşık %60-65 civarında olabileceği sonucu çıkıyor.
Yani sayı olarak çoğunluk 1 milyon TL altında olabilir; buna karşılık paranın çoğunluğu sayı olarak daha küçük olan yüksek bakiyeli yatırımcı grubunda olabilir.
Şimdi Şamil Tayyar ve ardından Dilek Güngör tarafından aktarılan “1 milyon TL altındaki yatırımcıların öncelikli/hızlı ödenmesi” söylentisinin doğru olduğunu varsayalım. Henüz bunun kesinleşmiş resmi bir karar olmadığını özellikle belirtelim.
Burada iki ayrı senaryo var.
Dışarıdan ek kamu kaynağı kullanılmayacaksa, ödeme aynı fon havuzundan yapılacak demektir.
Örneğin fon varlıklarının bugün %70’i dağıtılabilir durumda olsun ve 1 milyon TL altındaki grubun fon hacmindeki payını %40 kabul edelim.
Bu gruba parasının tamamı ödenirse, toplam fonun %40’ı hemen çıkar.
Geriye %30 kalır.
Fakat 1 milyon TL üzerindeki yatırımcıların toplam alacağı yaklaşık %60 ise, bu grubun ilk aşamada alabileceği tutar kendi alacağının yaklaşık %50’sine düşer.
Yani aynı fonda bir grup %100 ödeme alırken diğer grup %50 civarında ödeme almış olur.
Eğer 1 milyon TL altındaki grubun payı %35 kabul edilirse de sonuç değişmiyor: elde kalan %35, toplam alacağı %65 olan gruba kalıyor ve bu grubun ilk tahsilatı yaklaşık %54 seviyesinde oluyor.
Bu nedenle dışarıdan ek kaynak yoksa mesele çok basit bir havuz matematiğine dönüşüyor:
Bir grubu %100’e tamamladığınızda, diğer grubun o anda alabileceği pay azalıyor.
İkinci ihtimal ise dışarıdan kamu desteği verilmesi.
Bu durumda soru farklı:
1 milyon TL altındaki grubu tamamen öderken, diğer yatırımcıların payının eksilmemesi için gerekli fark gerçekten dışarıdan karşılanacak mı?
TP2’nin büyüklüğü yaklaşık 224,4 milyar TL.
Bu büyüklüğün sadece %20’si yaklaşık 44,9 milyar TL, %30’u ise yaklaşık 67,3 milyar TL yapıyor.
Dolayısıyla dışarıdan böyle bir kaynak kullanılacaksa bunun miktarının ve ödeme modelinin açıkça anlatılması gerekir.
Diğer seçenek ise çok daha basit bir matematik:
Elde ne kadar dağıtılabilir kaynak varsa, bütün yatırımcılara sahip oldukları pay oranında ara ödeme yapılması.
Böyle bir yöntemde 100 bin TL’si olan da, 3 milyon TL’si olan da, 30 milyon TL’si olan da aynı fondaki aynı tahsilat oranına tabi olur.
Kimse bakiye büyüklüğü nedeniyle ilk ödeme havuzunun tamamen dışında kalmaz.
Burada asıl mesele “küçük yatırımcı mı, büyük yatırımcı mı?” tartışması değil.
Aynı fonda bulunan yatırımcıların aynı fon havuzundaki paraya hangi kuralla erişeceği meselesidir.
Üstelik yüksek bakiyeli yatırımcılar sayı olarak az olsalar bile fonun parasal büyüklüğünün çok önemli bir bölümünü taşıyor olabilirler. Böyle bir grubun ödeme belirsizliğinin içine bırakılması fonlara ve sermaye piyasalarına duyulan güven açısından da ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle cevaplanması gereken soru bence son derece basit:
1 milyon TL altındaki yatırımcıların tamamını ödeyebilecek kaynak varsa, bu kaynak nereden geliyor?
Eğer fonun kendi kaynağıysa:
Neden aynı kaynak bütün TP2 yatırımcılarına payları oranında ara ödeme olarak dağıtılmıyor?
Eğer dışarıdan kamu kaynağıysa:
1 milyon TL üzerindeki yatırımcıların payının eksilmemesi de garanti altına alınacak mı?
@gulbenergen Gülben abla geçen ay 2+1 ilk evimizi sattık önümüzdeki ay da 3+1 evimizi alacaktık. Param boşta durmasın diye güvenli risksiz para piyasası tp2 fonu aldık. Ne yazık ki tüm varlığım gitti. Eşimle boşanma aşamasına geldik. ACİL YARDIM @memetsimsek@spkgovtr@abakingurlek.