Babam vefat etmeden önce son akşam annem "Bak Fenerbahçe gol attı kazandı" demiş.
Kendi dahil kimseyi bilmeyen adam anneme bakıp gülümsemiş.
Sabahına da son nefesini verdi zaten.
Kimisinin duyduğu ilk söz... Kimisinin duyduğu son söz... #Fenerbahçe
Bizim akrabamızın bir çocuğu var. İstedikeri olmayınca çıldırıyor. Çocukla terapiye gittiler "Siz çocuğun her isteğine tamam dediğiniz için çocuk doğru yanlışı bilmiyor" demiş.
İşte Galatasaray'ın durumu bu. Kollanmayınca haksızlığa uğradığını sanıyor.
Fenerbahçe’nin önemli maçlardaki bahtsızlığını şöyle anlatayım:
Mustafa Kemal Atatürk hayatı boyunca yalnızca bir maç izlemiş… O da Fenerbahçe’nin maçı. Bizimkiler ne mi yapmış? Berabere kalmış.
Atamın suratındaki sinire bakın…
Rıdvan, bundan 3 ay önce birçok eski futbolcunun bir araya geldiği bir yemek organize etti. O aslında yeni yönetime bir mesaj yemeği idi. Bir rol beklentisi içindeydiler. Birisi Devin Özek'in yerini alacak, diğeri hoca olacak, bir başkası yardımcı antrenör vs. Yeni yönetim de acemi ya, destek almak için bunlara ulufe dağıtacak. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Allah korusun, ilk tökezlemede hocayı yemek için pirhana sürüsü gibi saldıracaklar ve maalesef bugün doğru yerde duran çoğu taraftar bile o gün bunların dolmuşuna binecek.
Şunu da yazmaz isem olmaz: Rıdvan benim izlemekten en çok keyif aldığım Fenerbahçe futbolcusudur. Futbolcu Rıdvan'a hâlâ hayranım. O kadar hayranım ki, senelerdir yorumcu Rıdvan bile öldüremedi bu hayranlığı.