Yeditepe Üniversitesi’nde yaşanan hadise aklıma şu soruları getirdi:
•Bu milletin imanını temsil eden Kur’an’dan ve onun ayetlerinden kimler neden rahatsız olur?
•Dosdoğru olma mesajı kimi neden rahatsız eder?
•Arkadaşının elindeki ve kimseyi hedef almayan bir pankartı kim engellemek ister?
•Bu gençler nasıl bir ortamda ve nasıl bir kin duygusuyla yetiştirilmektedirler?
•Bu gençler daha sonra bu toplumdaki insanlarla nasıl bir ilişki içinde olacaklardır?
Bu soruların cevabı maalesef içimizi acıtmaktadır.
Kutsal olanla irtibatı kopmuş, cahilliklerinden dolayı düşmanlık besleyen konuma gelmiş bu gençler için gerekli olan şey onları tan etmek değil sahip çıkıp rehabilite etmektir. Kızlarını diri diri toprağa gömen bir toplumda Asr-ı Saadet dönemi oluşturan dinimizi doğru yaşamamız ve anlatmamız halinde elbette ki bu gençler de yaptıkları yanlışı görecek ve pişman olacaklardır.
Engellemeye çalıştıkları “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” mesajını bizlere getiren Hazreti Peygamber Efendimizin şu Hadis-i Şerifi tam da bu olayı anlatmaktadır:
“Sen benim kavmimi affet, çünkü onlar bu işin iç yüzünü bilmiyorlar da cahilliklerinden yapıyorlar.”
Bu gençlerin hocalarına da seslenmek istiyorum. Çocukların bilgi kadar değere de ihtiyaçları olduğunu umarım görmüşsünüzdür. Umarım ki bundan sonra ilk dersiniz bu çocuklara doğru olmayı ve doğruluktan rahatsız olmamayı öğretmek olur. Kendi medeniyet değerlerinden yoksun, milletinin inancına yabancı olarak yetiştirilen gençlerin toplumun bağrında nasıl onulmaz yaralar açacağını umarım fark etmişsinizdir.
Diğer yandan herkes bilmelidir ki, birileri istemese de bizler emrolunduğumuz gibi dosdoğru olmak için gayret edeceğiz.
Birileri bizim doğru olma isteğimizden usanıp engellemek istese de biz doğru olmaktan usanmayacağız.
Yunus Emre’nin dediği gibi.
“Her dem yeniden doğarız. Bizden kim usanası”
En son bu hissenin hareketine bakarsanız soluksuz çıktığını görürsünüz. Al-Sat için bence uygun değil bekleyin tepeden sattın 480 yolculuğu başladı.
#thyao