Tavuk üreticisi, Murat Ağırel’e konuştu:
“5,6 dolara ithal edilen eti 22 dolara satanlara ses çıkarmayanlar, dünyada 5,7 dolar olan tavuk etini 2,7 dolara satan tavukçulara neden çöküyor?”
Nihat Sırdar:
“Sadece yayında ‘bira’ dedim diye kapatma aldık.
Dinleyici 'Yufkadan cips yapmayı öğrendim, biranın yanında iyi gidiyor.' dedi. Bunu okudum diye üç gün yayın durdurma cezası verdiler.
Programımız yerine, üç gün TRT'den yollanan Erzurum belgeseli yayınlandı.”
Konunun uzmanı değilim.
Ama operasyondan 1 gün evvel Bloomberg HT’de Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı aynen şunları söyledi:
-Beyaz et kırmızı et fiyatı oranı 1’e 3’tür normalde.Şimdi 1’e 6 oldu.Beyaz et çok ucuz kalınca millet kırmızı et almıyor. https://t.co/SL8ccu8MIB
Tunus Parlamentosu’nda milletvekili siyasal İslam’ı anlatıyor :
Gelir gelmez ülkenin tarihini çarpıtmaya başladınız,
Bize her gün sahte demokrasi ile yalan söylüyorsunuz,
İnsanları kafir ve Müslüman diye bölüp fitne yarattınız,
Yargıyı yok ettiniz! İnsan haklarını yok ettiniz,
Rakiplerinizi hapse attınız, suikastler düzenlediniz...”
Dicle Üniversitesi Hukuk fakültesinden mezun olan genç kızlarımız Türk bayrağı açıyor ve bir grup bölücü vatanhaini tarafından yuhalanıyor.
Diyecek söz kalmadı.
Bayrağa düşman olanlar NAMUSSUZDUR.
NOKTA.
Kızlarımızın alnından öpüyorum.
📢 CHP'den AK Parti'ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun "ihaleye fesat karıştırma" gibi suçlamalarla yargılandığı davada beraat kararı verildi.
(Halk TV)
@growtzzz Resmen pclik yapıyorlar foncularda +0,1 yazacaz diye gün sonu sağlam kağıtların içinden geçiyorlar. Atacam parayı fona kapatacam ekranı kafayı sıfırlayacam psikolojim bozuldu
Japon gazeteci İshii Takaaki:
— Japonya’da Kürtler, kötü bir şey yaptıklarında ‘Biz Türk'üz’ diyorlar.
— Medya sempatik bir haber yaptığında ise ‘Biz Kürt'üz’ diyorlar.
Demokrat Parti, Özgür Özel’e şaşırtan bir teklifle geldi.
Zafer Şahin’in iddiasına göre Demokrat Parti’nin Özel’e sunduğu teklif şöyle:
• Cumhurbaşkanı adayı Mansur Yavaş olsun.
• Özgür Özel Genel Başkan olsun.
• Gültekin Uysal, Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı olsun.
• İmamoğlu’nun 4 eğilimi birleştiren ANAP modeli parti isteği Demokrat Parti’de gerçeğe dönüşebilir.
Bugün sözde "terörsüz Türkiye" için tavizler verilen ve müzakereler yürütülen terör örgütü PKK'nın katlettiği öğretmenlerden sadece biriydi Aybüke öğretmen...
Şehadetinin yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum.
Kılıçdaroğlu'nun Meclis Grup Konuşmasında da Seyirci Olarak Görevlendirilen Ankaralı Torbacılar İsyan Bayrağını Açtı: ''Kendi işimizi yapamıyoruz...''
https://t.co/8DUtI1X3Wm
Kızlarını koruyamayan bir millet hiç bir şey yapamaz. Türk Milleti senin için can verecek arslanlarının hapsedilmesine göz yumarsan çakal ve sırtlan sofralarında meze olursun.
Şenay Aybüke Yalçın, PKK terör örgütünün saldırısı sonucu Batman/Kozlukta 9 Haziran 2017 22 yaşında şehit edildi.
Acı bir tesadüftürki, dün haberleri okurken Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan, 24 yaşındaki İzmirli öğretmen Irmak Ayşe Koparanın, şüpheli şekilde yaşamını yitirdiğini okudum. Daha sonra genç öğretmenin intihar ettiği yazıldı.
Hüzünlendim. 2010 yılında Ağrı, Hamur ilçe Emniyet Amiriydim. Ağrı/Hamur ilçesinde görev yaptığım günlerden bu genç öğretmen kızların ne zorluklar çektiklerini bilirim. İlçede acı, tatlı günlerim geçmişti. Konu ile ilgili başka haberleri okuduktan sonra Ağrıdan arkadaşlarla da görüştüm.
Irmak öğretmenin ilk tayin edildiği Soğanlıtepe köyü Ağrı, Aladağların en son noktasında yer alan bir köy. İlçe merkezine 50 kilometre, ama öyle düz bir 50 kilometre olarak düşünmeyin. Günlük ulaşım yazın dahi çok zor. Kışın imkansız.
Bir genç kadının ikamet, ulaşım ve güvenlik konularında tek başına hayatını idamesinin imkansız olduğu bir yer.
Sanırım bu sebeblerden dolayı görev yeri önce ulaşıma elverişli Karakazan köyüne alınmış. Ancak Karakazan okul müdüresiyle yaşadığı hatta şiddet gördüğü söylenen bir hadise sonrası, tek başına hayatını idame ettiremeyeceği bilinen Soğanlıtepe köyüne, dönem içinde tekrar gönderilmiş.
Köye gidip gelebilmek için günlük 3000 TL ulaşıma para veriyormuş. Ekonomik olarak idare edemediğini çevresiylede paylaşmış.
Hamurda görevde iken nöbetçi memur 3 genç kadın öğretmenin görüşmek istediklerini iletmişti. Ögretmenleri odama aldım. Görevlendirdikleri köyün dolmuşunun saat kaçta geldiğini ve saat kaçta geri döndüğünü soruyorlardı. Ağlamakla gülmek arasında kaldım. Çünkü köy dolmuşu yoktu, ve ben bunu nasıl söyleyecektim. İkamet için kalacak ev aradıklarını söylediler. Ben ilçe emniyet amiri olarak sıkıntı yaşamıştım. Belediye başkanı ve kaymakamla görüştüm, şartları zorlayarak kalacak yer ayarladık.
Arkadaşları, Irmak öğretmenin, elverişsiz yaşam, çalışma koşulları ve düştüğü ekonomik açmazdan dolayı pek çok kez yer değişikliği talebinde de bulunduğunu bulunduğunu söylediler. Kimse ilgilenmemiş. Kızı ortada tek başına bırakmışlar.
Annesinin evinde soba yakmamış bu genç kadınların okul sobasını yakmayı öğrenmek, bunun için odun kömür taşımak gibi işleri en basit zorluklardı. Gece duyduğu bir tıkırtıdan dolayı ilçe emniyetin telefonuna ulaşıp hüngür hüngür ağlamaktan konuşamayanları acıyla hatırlarım.
2003 yılında, Doğubayazıt ilçesi, Ortadirek Köyü İlkokulu'nda sobayı yakarken Aysun Kayalar, Burçin Uysal isimli ögretmenler ve bir öğrencileri yanarak hayatlarını kaybetmişlerdi.
Benim görev yaptığım zaman demekki sorumluluk sahibi idarecilere rast gelmiştik ki, okullara planlama yapılırken kaymakam ve ilçe milli eğitim müdürleri coğrafya ile mütenasip görevlendirmeler yapmaya çalışıyorlardı. Zaman zaman güvenlik gerekçesiyle biz de müdahil olurduk. Bir genç kadın öğretmen için zaten zor olan şartları imkanlar elverdiğince düzeltmek ögretmene de burada yalnız olmadığı hissiyatını vermek önemliydi. O duygu bile bu öğretmenlerimizi güven verirdi.
Şu yaşanan acı olayda artık o sorumluluk sahibi idarecilerin gittiğini, eline geçen yetkiyi öğretmenine yardımcı olmak için değil zaten zor olan şartlarını daha da zorlaştırmak için kullanan cezalandırmak idarecilerin geldiğini anlıyorum.
Göreve yeni başlayan bu genç ögretmenler, atanabildiklerine şükretmenin suskunluğu ile okullarında, bir yandan o küçük çocuklarla, bir yandan zamanlarının çoğunu geçirecekleri sınıflarını güzelleştirmekle sıkıntılarını bastırmaya çalışırlardı. Sanırım hala öyle. Aslında yazamadığım o kadar çok şey varki…
Nice Aybükeleri, Irmakları bu aymazlık ve sorumsuzluk içinde kaybettik. Maalesef bu aymazlık ve sorumsuzluk devam ettiği sürece de nice Aybükeler, Irmaklar kayan bir yıldız gibi yitip gidecekler. Birkaç ay sonra aileleri ve bir kaç arkadaşları hariç kimse de hatırlamayacak.
#AybükeYalçın
#IrmakAyşeKoparan
#Irmaköğretmeniçinadalet