MARS KAYIP ‼️
ÇİPLİ, kısır, 7 yaşında.
Nisan ayında Ankara Çankaya Harbiye Mahallesi, Hürriyet Caddesi konumunda kayboldu. Evine düşkün bir çocuk. Bir an önce sahibine dönmesi gerekiyor. Bulup teslim eden ödüllendirilecektir.
0554 133 61 74
0546 198 27 80
Bu bir ihbardır! 1 ekim perşembe günü saat 13:30 sularında Konak, Atamer mahallesi’nde okul yanındaki oyun parkında suç teşkil eden bir olay yaşanmıştır. Konak Belediyesi çalışanı tarafından, orada yaşayan yaşlı, eğitimli ve zararsız köpeğe, çocukların gözü önünde 1 değil, tam 3 tane uyuşturucu iğne atılmış; bu işkenceye karşı çıkan çocuklar “toplama görevlisi çalışan” tarafından korkutulmuş ve terslenmiştir!
Köpek can çekişirken mevzubahis çalışan, durumu zevkle izleyerek oyun parkındakı salıncakta sallanmış; sonrasında nefes almakta zorlanan, uyuşturucu maddenin etkisiyle kusmuş köpeğin boynuna ip geçirip boğarcasına toplama aracına atıp kasıtlı şekilde gülerek öğrencileri de korkutup gitmiştir.
Çocukların önünde şiddeti ve işkenceyi sergileyip meşrulaştıran, çocuklarin psikolojisini olumsuz şekilde etkileyen ve bu insanlık dışı eylemi gerçekleştiren kişi ve bu duruma müdahale etmeyen ekip arkadaşlarının kimliklerinin tespitini ve haklarında gerekli adli soruşturmanın başlatılmasını talep ediyoruz.
Bir köpeğe nasıl 3 adet uyuşturucu iğne atılabilir?! Kimin izni ve yetkisiyle bu personel bunu yapabiliyor? Köpek can çekişirken nasıl salıncakta sallanabiliyor?! Böyle canilerin okul yanlarında dolaşması ne derece güvenli?
6 ekimde Konak Belediyesi Veterinerliği’nde şahıs mevcut videoyu izlemiş, diğer çalışanların ve Konak Veteriner İşleri Müdürü Duygu hanım’ın önünde kendisi olduğunu doğrulamıştır.
#TürkiyedeKatliamVar
Geldikleri Gibi Giderler
31 Mart mahalli seçimlerinde İzmir halkının ortaya koyduğu irade, yalnızca tek bir figürün veya siyasi yapının göreve getirilmesinden ibaret değildi; aksine, güç birikimine, otoriterleşmeye ve toplumsal kaynakların dar bir kesime aktarılmasına karşı açık bir tutumun beyanıydı.
Cemil Tugay’ın, kendisini göreve getiren seçmen kitlesinin ve temsil ettiğini iddia ettiği siyasal değerlerin tam aksine, merkezi iktidar yapısına dahil olma kararı; bireysel bir tercih olarak değerlendirilemez.
Siyasal iktidarın kurumsal baskı, ekonomik bağımlılık ve sistemik araçlarla yerel yönetimleri kendi etki alanına çekme stratejisi, halkın rızasını şekillendirme ve muhalefeti işlevsizleştirme mekanizmasının bir parçasıdır. Kişisel ve taktiksel gerekçelerle bu iktidar aygıtına eklemlenmek, sandığa yansıyan toplumsal iradeyi işlevsiz kılmak demektir. Seçmen, yetkiyi belirli ilkeler ve kamusal yarar ekseninde vermiştir; bu ilkelerin terk edilmesi, elde edilen yetkinin meşruiyet tabanını tamamen ortadan kaldırır.
Demokratik ilkelerin ve hukuk normlarının savunulması, kurumların içi boşaltılırken sessiz kalmamayı gerektirir. Eğer bir yönetici, kendisini seçen kitlenin açık iradesine ve temsil ettiği temel değerlere karşıt bir konuma yerleşiyorsa, elinde tuttuğu idari yetkinin meşruiyeti sona ermiştir. Bu noktada yapılması gereken, halkın iradesine saygının bir gereği olarak o görevden çekilmektir.
İzmir Barosu olarak, toplumsal iradenin güç odakları lehine araçsallaştırılmasına karşı hukukun ve halkın karar alma hakkının yanında durmaya; kurumsallaşan antidemokratik pratiklere karşı kamusal yararı savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna duyururuz.
İzmir Büyükşehir Belediyesinin, 52.6 milyonluk sokakta yaşayan hayvanları toplama ihalesi tartışma yarattı. Hayvan hakları savunucuları, ihale bedelinin toplatma yerine kısırlaştırma ve aşılamaya harcanması gerektiğini söyledi.
Aliye Ceylan ve Ramis Sağlam (@ramisrasi )'ın haberi
https://t.co/cflxfGAnzq