Amedspor'un forveti Diagne, Iğdır'da Senegal bayrağı açtı; bir anda "alarm"a geçildi.
Oysa Senegal bayrağı yeşil-sarı-kırmızıdır. Gana'nın, Mali'nin, Etiyopya'nın, Kamerun'un da… Yani Pan-Afrika renkleri.
Hepimiz biliyoruz ki bir bayrağı dahi doğru okuyamayan bu refleks, Türkiye'de daha derin bir sorunun işaretidir.
Bu sebeple "Aslında Senegal bayrağıydı" demek meseleyi açıklamaz; aksine, asıl sorunun üzerini de örter.
Yani Kürtlerin renkleri olunca ne değişecekti? Neden bir bayrak güvenlik görevlilerini alarma sevk ediyor?
Bu ülkede milyonlarca yurttaşın renginden, dilinden, simgesinden ürken ve hatta bunu güvenlik meselesi olarak kodlayabilen bir yaklaşım, asıl meselemiz olarak görülmelidir; hatta gerçek güvenlik meselemiz budur.
Yani asıl sorunumuz, devleti kendi yurttaşlarıyla kavgalı kılan, hatta karşıt bir ilişki içinde konumlandıran anlayıştır. Ayrılıkçı yaklaşımları besleyen de budur.
Ve asıl sorumluluğumuz, devleti tüm vatandaşların yurdu olarak tasarlamak; tüm renkleri, farklılıklarıyla birlikte eşit tutmaktır.
Çoğulcu demokratik bir devlet anlayışı, bu sorunları çözmenin anahtarıdır. Yurttaşların renklerini reddetmek, ayyıldızlı ortak bayrağımızı da idrak etmemektir.
Zorla aynılaştırma çabası çıkmaz sokaktır, demokrasinin özüne de aykırıdır; sorunların da köküdür.
Her akşam saat 22:00 de
#RabiaNazİçinAdalet diyeceğiz
Adalet yerini bulana kadar
Csni katiller ve suç ortakları hak ettiği en ağır cezayı alana kadar
RabiaNaz tüm çocuklar , kadınlar ve masum canlarımız için
Pes etmeyeceğiz.
Bugün bir kez daha herkes gördü
Hala suç işleyenlerin savunmasını yapanları
Haklıyız hesap soracağız.
Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan:
“Rabia Naz’ın okul çantasını aldığımdan beri hiç dokunmadım, olduğu gibi adli torbada duruyor. Neden? Belki tekrar incelenir diye.
Çantasının alt kısmında simsiyah bir iz var. Sürtünme değil, üstünden geçmiş bir araç lastiği gibi.”
✒️ Gülistan Doku dosyası birtakım güç odakları eliyle nasıl karanlıkta bırakıldıysa, bugün benzer vakalarda da aynı sis perdesi hissediliyor.
Şimdi ise kamuoyu ROJİN için cevap bekliyor.
Rojin’e ne oldu?
#Gülistandoku#RojinKabaişİçinAdalet#OrtakDavamızAdalet
Öğretmenin nasıl yetiştiği konusunda hiç bir fikriniz olmadan öğretmenin ekmeğine kan doğrayan akademi rezaletini savunmaya kalkmayın. Akademiye alınan bu öğretmenlerin stajlarını yaptıklarından bile belli ki haberiniz yok. Bu işleri uzmanlarına bırakın. @zafersahin06
Sn. @zafersahin06 akademiye alınacak öğretmenler, üniversite okurken zaten stajını yapıyor. Hem teorik hem de uygulamalı bir süreçten geçiyor. Amacınız tarafsız gazetecilik ve eğitimin kalitesi ise "ücretli öğretmenliği" haber yapın.
Bak işte bu çok önemli bir tartışma.
Her mezun öğretmen olabilir mi?
Tıp bitince doktor olunuyor mu?
Hayır. Staj diyorlar, ihtisas diyorlar.
Pilot lisans alınca “uçur uçağı” diyorlar mı?
Hayır. Simülasyon diyorlar, uçuş saati diyorlar.
Ayrıca sadece eğitim fakülteleri değil, fen ve edebiyat fakülteleri mezunları da sınava giriyor.
Öğretmenlere çocuklarımızı emanet ediyoruz. Yani geleceğimizi. Diğer mesleklerden çok daha fazla titizlenmemiz bence son derece doğru…
✍️ Düşünün; istihdam politikası oluşturmadan her yere üniversite ve bölüm açılmasına izin verenler onlar.
✍️ Binlerce gencin gelecek kaygısı yaşamasının, işsizlikle karşı karşıya kalmasının sorumluları onlar.
✍️ Mülakatlarla emekleri gölgeleyen onlar.
✍️ Sorun büyüdüğünde ise; hiçbir şey olmamış gibi sözde çözümler sunup insanları yine çaresiz bırakan da onlar.
✍️ Bu kadar hatanın bedelinin ödenmediği bir sistem sürdürülebilir olamaz.
✍️Bugün yaşananlar tesadüf değil; plansızlığın, sorumsuzluğun ve hesap vermeme alışkanlığının sonucudur.
✍️Unutulmamalıdır:
Hesap sorulmayan düzenlerde hata istisna değil, kural olur.
#AcıAmaGerçek
Öğretmenlik bu ülkenin en onurlu mesleklerinden biridir ama iktidar yıllardır bu mesleği güvencesizliğin, belirsizliğin ve oyalamanın konusu hâline getirmiştir.
Eğitim fakültelerini bitiren gençlere “öğretmensin” deyip ardından bitmeyen sınavlar, barajlar ve şimdi de Öğretmen Akademileri dayatmak, öğretmeni itibarsızlaştırmaktır.
Kurulu düzeni olan, ailesi olan insanları başka şehirlere gönderip “üniversite öğrencisi gibi yeniden yetiştireceğiz” demek sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz.
Öğretmeni bekletmekten, oyalamaktan vazgeçin. Atamaları yapın, okulları öğretmenle buluşturun. Öğretmen Akademileri bu haliyle çözüm değildir bilakis yüz binlerce gencin umuduna konmuş yeni bir barikattır.
Bir öğretmen: “Akademi’yi getirene hakkımı helal etmiyorum.
“Yıllarca eğitim aldıktan sonra diplomamı siz vermediniz mi? Şimdi neden bana ‘Yetersizsin’ diyorsunuz?
Ayrıca Akademi’de tekrar eğitim verecek kişi, beni ‘Yetersiz’ olarak yetiştiren hoca değil mi?
Adalet nerede?”
Bazen
Tek bir söz veya eylem
Milyonlarca insanın kalbini kırabilir
Bazen de
Tek bir söz veya eylem
Milyonlarca insanın kalbini kazanabilir..
KOBANİ ÜŞÜYOR.
Ey Müslüman Dünya
Ey Nurcular
Ey Diyanet
Ey Müslüman ALİMLER Birliği
Ey İKÖ
Ey İnsanlık
Hani bir gemide 99 cani 1 masum bulunsaydı o gemi batırılmazdı
Kobanî'de 4 çocuk 5 çocuk +..
Sayı böyle artarsa bunun adı komkujî-katliam olur.
Kobanî'nin ikinci Kerbela olmasına izin verme!
Bu ülkede eğitim politikası yapılmıyor.
Bu ülkede rastgele karar alınıyor.
Geçen yıl AGS adı altında Eğitim Bilimleri’ni sildiniz. ÖABT’de alan eğitimini yok saydınız. Tek bir bilimsel rapor yoktu, tek bir pilot uygulama yoktu, tek bir akademik kurul kararı yoktu. Sadece bir imza, bir duyuru, bir “böyle uygun gördük”.
Sonra ne oldu?
Bir yıl sonra, üstelik sınava 6 ay kala, “geri getirdik” dediniz.
Bu ne tutarsızlık?
Bu ne plansızlık?
Bu ne ciddiyetsizlik?
Dün gereksiz dediğinizi bugün zorunlu ilan ediyorsanız, ortada akılcı bir sistem değil, kontrolsüz bir yönetim refleksi vardır. Eğitim Bilimleri bir hata değilse neden kaldırıldı? Hataysa neden geri getirildi? Bu soruların hiçbirine cevap yok.
Çünkü cevap yok. Çünkü düşünülmedi. Çünkü hesap yapılmadı.
Bu yaklaşımın adı reform değil, kaostur.
Bu yaklaşımın adı dönüşüm değil, savurganlıktır.
Bu yaklaşımın adı yönetim değil, sorumsuzluktur.
Binlerce öğretmen adayı, sizin bu kararsızlığınız yüzünden planlarını yaktı, kaynaklarını çöpe attı, aylarca yanlış yönlendirildi. Kim özür diledi? Kim sorumluluk aldı? Kim bedel ödedi?
Hiç kimse.
Çünkü bu sistemde bedel ödeyenler karar verenler değil, susmak zorunda bırakılan adaylar.
Eğitim gibi hayati bir alanda, “olmadı geri alırız” diyebilecek bir rahatlık varsa, burada devlet ciddiyetinden söz edilemez. İnsanların yılları, emeği, psikolojisi bu kadar ucuz olamaz.
Bu bir sınav krizi değil.
Bu bir yönetim krizi değil.
Bu zihniyet krizidir.
Ve bu kriz, her yıl başka bir ad altında öğretmen adaylarının hayatına çarpmaya devam ediyor.
#YusufTekinİSTİFA
Öğretmenler bekliyor…
Sınıflar, öğrenciler, veliler bekliyor…
Eğitimin yükünü omuzlayanlar artık belirsizlik değil, net bir karar istiyor!
#CBÖğretmenlerAtamaBekliyor
Öğretmen ihtiyacının ücretli ve geçici çözümlerle değil, kadrolu atamalarla karşılanması gerekmektedir. Atama bekleyen öğretmenler için adil, şeffaf ve ihtiyaç temelli bir atama politikası bekliyoruz.
#CBÖğretmenlerAtamaBekliyor