Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Eğer BM'ye olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa yapılması gerekenler bellidir.
Gazze'de çocuklar güven içinde olacak, Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA'ları, SİHA'ları değil özgürce süzülen uçurtmaları görecek.
Lübnan'da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleri ile uyanmayacak.
Asyalı emekçilerin alın teri vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek.
Afrikalı kardeşlerimiz geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak.
BM'ye güven ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Yalnızca Gazze'de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail'in devlet terörünün kurbanı oldu.
Gazze halkı hâlâ yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor. Eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının maaşlarını ve naaşlarını çıkarıyor.
İsrail'in saldırılarında ellerini, ayaklarını kaybetmiş masum yavrular tahtadan yapılan protezlerle okullarına gitmeye, hayata tutunmaya çalışıyor.
Gazze'deki hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlası şu anda hizmet veremiyor.
Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak bu kürsüden bizim için vicdanımız parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım:
Gazze bugün sadece Dünya'nın en büyük çocuk kabristanı değildir; aynı zamanda Dünya'da en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgesidir.
İbnül Arabi-Konevi-Davud Kayseri-Molla Fenari; Ekberi geleneğin tekamülü sırasına göre biliyor.. Ayrıca bu adam Muhammed Haj Yusuf, Schrödinger, Bohm falan mı okuyo boş zamanlarında aw. Eğer öyleyse mazot iki yüz bile olsa kafamızla basarız. Bizim politik bilinc böyle isliyo.
Türkiye; dostlarıyla el sıkışacak, akrabalarıyla kucaklaşacak, kardeşleriyle yeniden kenetlenecektir.
Türkiye’ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecektir.
Hiç şüpheniz olmasın, tarihin akışını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez.