“Düşmesin bizimle yola; evinde ağlayanların göz yaşlarını, boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar.
Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar.”
Büyük şair Nazım Hikmet’i vefatının 63’üncü yılında saygı ve rahmetle anıyorum.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
Malazgirt KYK yurt müdürü yurt bahçesinde arı kovanları bırakıp bal üretimi yapıyor bu konuda mahalle halkı rahatsız mahallenin içi arı kovanlarınin yeri değildir müdür bey ilçenin spor sorunları ile ilgili uğraşsın bu olayı siz değerli mülkü amirlerimizin takdirine bırakıyorum
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızı sevgi, saygı ve minnetle anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun 🇹🇷
#30AgustosZaferBayramı
Akif merhumdan mülhem,
Öyle şeyler görüyoruz ki gerçekten tükürüğe bile acımak lazım billahi tükürseler yaptıklarına denilen günlerden geçiyoruz.
Murat Kurum adlı bakan, emekli bir kadına dilenci muamelesi yaparak eline alışveriş kartı sıkıştırmaya çalışıyor.
Hanımefendi ise parayı iade efiyor. NOW TV)
Ülke insanını açlık ve yoksullukla terbiye ediyorlar, sonra milletin parasıyla hovardalık yapmaya çalışıyorlar.
Belediye başkanlığı adaylığında kırdığın cevizler ve kalpler birileri tarafından önemsenmiş olacak ki yine bakan yaptılar seni. Bu yüzden ar damarı çatlamış gibi davranıyorsun.
📌'Biz İsrail'e iki kez özür dilettik'
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu:
O zamanlar özür dileyen İsrail, 'Nasıl oldu da şimdi böylesine küstah bir tavır sergileme cesareti buluyor?' diye kendimize sormamız lazım.
Burası Malazgirt ilçestad'ı tadilat yapılalı 2 yıl etmedi durum ortada yazık günah harabe olmuş durumda ilçe spor müdürlügü burayı görmüyor heralde sayın valim @Valiavnicakir sayın ilçe kaymakamım @goksubyrm siz değerli mülkü amirlerimizden stadın tekrardan yapılmasını istiyoruz
Adaletsizliği, ötekileştirmeyi, kutuplaştırmayı şiar edinmiş bir iktidar tarafından hakkını aramaktan, sormaktan dolayı aşağılanan, horlanan bir ülkenin vatandaşlarıyız.
Açlık sınırının; 19.044 TL, yoksulluk sınırının 65.874 TL. olduğu bir ülkede, 10-12 bin lira neyinize yetmiyor, yaşayın gidin işte diyen iktidar sözcülerinin, bürokrat ve sekreter bakanlarının halkımızı aşağılayan ve dilenci muamelesi yapan tavırlarından bıktık usandık.
Bu sözcülerin zaman zaman vatandaşlarımıza: “ağaç kökü yesinler”, “kuru ekmek yiyorlarmış işte demek ki aç değiller”, “10 bin lira nelerine yetmiyor, bu parayı bile bulamayanlar var”, Afgan ve Suriyeliler olmasa aç kalırız, fabrikalarımız çalışamaz hale gelir, Türkler zaten çalışmıyor ve iş beğenmiyorlar” gibi sözleri esasen toplumda büyük bir nefretle karşılanıyor.
Depremde her şeyini kaybetmiş insanlara görevleri olan bir şeyi yaptığı için Bakanın biri çıktı: “"Şimdiye kadar gidip evlerini teslim ettiğim vatandaşlar şunu söylüyor; Bak evimiz yıkıldı valla yıkıldığı iyi olmuş bize mis gibi villa verdiniz diyorlar" dedi. Bir diğeri çıktı: “verdiğimiz asgari ücret neyinize yetmiyor, gözünüze dizinize dursun” dedi,
Konuyla ilgili ulusal uluslararası uzmanların gözetiminde bu ve benzeri vakaların masaya yatırılması gerekiyor.
Uzmanlar bu işi yaparken milletimiz de ilk seçimde gereğini yapacak zaten. Mukadder olan siyasi sonlarına su taşıyan böyle açıklamalara devam edin bakalım.
Gelecek-Saadet Grubumuzun, “İktidar mensuplarının Milletimize yönelik olumsuz tavır ve davranışlarının sebeplerinin tespiti ile halkımız üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin belirlenmesi amacıyla” TBMM’ye sunduğu Meclis Araştırma Önergemiz, Ak Parti-MHP oylarıyla reddedildi!
En güzel yerlerde, en doğru insanlarla yollarınızın kesişmesi ve her zaman en iyisinin değil, en hayırlısının olması dileğiyle.
Kandiliniz mübarek olsun...