@sipanyeni3 Bir şey olmaz destekleyen bir kesimi çıkar her zaman. Yani gelişmelerden yaşananlardan bu kadar uzak birisinin böylesi zorlu bir süreçte Kürtler adına temsilci olması o kadar vahim bir durum ama maalesef durum bu.
Mahir Çayan ve Kızıldere’de yitirdiklerimizi 54. yılında saygıyla andık. Kızıldere'nin mirası devrimci dayanışmanın en güçlü ifadesidir.
Kızıldere'deki dayanışma mirası bizlere Mahirler’in vasiyetidir. Çünkü bu miras; üç kibrit çöpüyle yaşamına son veren Mazlumların, idam sehpasında “Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının Kardeşliği!” diyen Denizlerin, ser verip sır vermeyen İbrahim'in bize vasiyetidir.
Bu vasiyete sahip çıkacağımızın sözünü Mahir yoldaşın mezarı başında bir kez daha yineledik. Mahir Çayan ve arkadaşlarının devrimci mücadelesi yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
DEM PARTİLİ BELEDİYELERİN 2 YILI -Dosya
DEM Parti'nin 'pilot' belediyesi
📌 Hangi mahalleye hangi hizmetin götürüleceğini halk belirledi
📌 5 aşamalı süreç tamamlanırken, sorumluluk artık belediyede
https://t.co/SIuyJ9QxbR
Mexmur da yaşayan Mele Tofiq, üç gün önce hayta veda etmden önce ailesne şöyle demş: “Ben öleceğim.”
Bunu duyan gelini, “Senin br vasiyetn yok mu?” dye sormuş.
M Tofiq ise şöyle cevap vermş: “Benim tek vasiyetm var:Hiçbriniz Önder APO’yu yalnz bırakmayn. Önder APO’ya sahip çıkın”
İrademizin dışında gelişen küresel bir savaşla karşı karşıyayız.
Şüphesiz bu savaş, demokrasiye ve özgürlüğe hasret bırakılmış bölge haklarının kurtuluşu için başlatılmadı!
Gönül isterdi ki yarım yüzyıldır halkların başına musallat olan zalim molla rejimi, halkların öz iradesiyle yıkılsaydı. Ne yazık ki bu gerçekleşmedi.
Nazi Almanyasına dışarıdan müdahale olmasaydı ne olurdu? Bir kaç gündür bunları düşünüyorum. Zamanın diktatörleri o kadar zalim ve gaddar ki içerden onları devirmek neredeyse imkansızdır. İran da on binlerce insanın katledildiği son protesto olaylarında da bunu gördük.
Dışarıdan müdahale bazen daha büyük bir kargaşaya sebep olur bazen de bir şans getirebilir.
Bu sürecin Rojhilat kürdlerine ve diğer ezilen halklara, özgürleşme yolunda bir fırsat getirmesini umud ediyorum.
Bu arada bütün kürt partileri siyasi politik açıklamalar yapacaktır. Kimse de çıkıp İran’a saldırıyı destekliyoruz demiyecektir. Sorunu barışa diyaloga, diplomasiye çağrı yapacaklardır . Kahve muhabbeti açıklamaları beklemeyelim.
Tutarlı bir anti emperyalist olabilmeniz için önce ülkenizin işgalciliğine karşı çıkmanız gerekiyor. Kürdistan’dan Libya’ya, Afrika’ya uzanan ülkenize alkış tutuyorsunuz. Irak’tan yemen’ a kadar yayılan İran’a alkış tutuyorsunuz. Sonra anti emperyalist edebiyatı yapıyorsunuz.
Şirinler artık Kürtçe konuşacak
Kürtçe dublajlı “Şirinler” (Şînok) çizgi filmi, 1 Mart 2026’dan itibaren Zarok TV iş birliğiyle dünyanın dört bir yanındaki izleyicilere ulaşarak resmi Smurfs YouTube kanalında yayınlanacak.
Sahadaki insanların ısrarla bu tehlikeye dikkat çekmesine rağmen. Birkaç aklı evvel sorumluluk hissetmeyen duygularını tatmin etmek isteyen güruh bunun üzerinde tepiniyor. Devlet nereyi kaşısa ısrarla oraya parmaklarını sokuyorlar. Belki milyonlarca kürdün katliamına yol açacak
Bir sosyalistin, meseleyi "gönül"den geçen duyguyla gerçeği ve tutumu belirleme ifadesi, bence soğuk analizler üretmekten çok daha fena görünüyor.
"Biz demiştik" kolaycılığına, "ya gördünüz mü" imalı politik doğruculuğa giydirilmiş bir "gönül"ün kimseye faydası olduğunu da sanmıyorum açıkcası.
Oysa mesele çok berrak.
Bir halk varlığı ve yarını için direniyor.
Karşısında cihatçı katiller var ve yaptıkları ortada...
Belki de toplumca nostaljiye kaldırılan "direnme" duygusunu ve onun anlamını hepimizin artık gerçek anlamda hatırlamalı ve hatırlatmalıyız...
İran’da kadınların, gençlerin, emekçilerin ve yoksulların; farklı kimlik ve inançlardan halkların yıllardır yükselttiği itiraz, yalnızca ekonomik çöküşe karşı bir feryat değil, eşit yurttaşlık, adalet ve özgürlük talebidir. DEM Parti olarak bu talepleri meşru görüyor; halkların iradesini bastırmaya dönük her tür zor politikasını kınıyoruz.
İran rejimi, demokratik taleplere şiddetle yanıt vererek krizi çözmüyor; derinleştiriyor. Sokakları, meydanları ve özellikle Kürt kentlerini bir “güvenlik alanı” değil, fiilen savaş alanına çeviren yaklaşımı reddediyoruz. Gözaltılar, işkence iddiaları, yargısız infazlar ve ölümcül müdahaleler derhal durdurulmalıdır.
Rejimi, milyonların sesine kulak vermeye; halkların ortak yaşamını güçlendirecek demokratik adımları atmaya, barışçıl çözüm yollarını açmaya çağırıyoruz.
İran’da ve Ortadoğu’da tarih defalarca gösterdi: Dış baskılara, ekonomik sefalete ve toplumsal çözülmeye karşı en güçlü savunma, halkların rızasına dayanan demokratik bir düzen kurmaktır. Şiddetle yönetilen hiçbir ülke istikrara kavuşamaz; istikrarın yolu özgürlük, adalet ve eşitliktir.
Kürdistan özgürlük hareketi hiç bir gücün yancısı değildir. Kendi felsefesi paradigması olan, olayları ve gelişmeleri kendi bakış açısıyla değerlendiren bir gücü sürekli iki seçenek arasında tercih yapmaya zorlamak hareketin özgün ve özgür çizgisine saldırıdır. İlişkileri önemser
Lice’de fuhuş ve uyuşturucu politikalarına karşı yarın kadınlar öncülüğünde yürüyüş düzenlenecek. Toplumsal tepki en güçlü savunmadır. Lütfen Amed Lice halkının yanında olsun, yalnız bırakmasın.