Gerçek Devrimci Nurullah Efe Başkan’ın Yoldaşlara ve Halkımıza Maltepe Cezaevinden Gönderdiği Mesaj
Kaçak ve de Haram Saray’ın ölümsüzlük yanılgısına düşmüş Sultanı bizi elektronik kelepçeyle eve hapsetmekle yetinmedi. Sosyal medya hesaplarımızı kapatmakla ve yeni açılan sosyal medya hesaplarımızı da 2 saat bile geçmeden erişime engellemekle yetinmedi. Bizi TCK 53’üncü maddeden Kaçak Saray’ına bağladığı Yargısına mahkûm ettirip siyasi yasaklı kıldırmakla da yetinmedi. Sonunda zindanına attırdı.
Olsun!
Bize uyar!
Ne dedik biz bugüne kadar defaatle?
Ya biz Tayyip ve tüm avanesini Çelik Bilezikle tanıştırıp tarafsız ve bağımsız gerçek yargının karşısına çıkaracağız ya da ömrümüzü Silivri, Sincan, Maltepe vb. bir zindanda noktalayacağız.
Hepsi hoş geldi sefa geldi…
Son olarak ona diyoruz ki;
VATANA VE HALKA İHANETİN ZAMANAŞIMI YOKTUR!
Eninde sonunda alayınız, onlarca ve hatta yüzlerce yıl ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıp o cezaya çarptırılacaksınız. Bundan kaçışınız, kurtuluşunuz olmayacak ve o gün, gittikçe yaklaşmakta…
Sanmasın ki faşist, pedofil, sapık Trump ve onun insanlık düşmanı kanlı katliam örgütü NATO onu kurtarabilecek!
Nasıl yüz yıl önceki öncülleri olan hain Vahidüddin’i, Damat Ferit’i, Filozof Rıza’yı, Dürrizade Abdullah’ı, Mustafa Sabri’yi ve Nemrut Mustafa Paşa Divanlarını ABD, İngiliz, Fransız, İtalyan Emperyalist Haydutları ve onların savaş filoları kurtaramadıysa; bunları da insan soyunun başdüşmanı ABD Emperyalistleri ve onların sapık, sarhoş generallerinin komutasındaki kanlı katliam örgütü NATO kurtaramayacak.
Halk çocuklarından oluşan Türk Polisinin sırtını ve göğsünü NATO amblemleri ve sloganlarıyla doldurdunuz ülen, utanmaz arlanmaz hain kere hainler!
Bu ihanetinizin, bu soysuzlaşmanızın hesabı sorulmayacak mı sanıyorsunuz?
Sorulacak!
Muhakkak sorulacak!
Mustafa Kemal’in Nutuk’unun son bölümünü oluşturan Gençliğe Hitabe’sinde işaret ettiği vahim tehlike gerçekleşti şu anda. Yani BOP’çu emperyalistlerin emelleriyle içerideki Tayyipgiller ve Bohçalıgiller’in başını çektiği işbirlikçi hainlerin çıkarları ortaklaşmış durumdadır. Ülkemizin bağımsızlığının ve istiklalinin imha edilmesi, vatanımızın BOP çerçevesinde parçalanması konusunda anlaşmıştır bu hainler.
İşte böyle bir zamanda bize düşen görev de Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabe’sindeki buyruğudur. Yani kanımızın son damlasına kadar ve son soluğumuzu verinceye kadar bu hainlerle savaşmaktır.
Savaşacağız ve inanıyoruz ki en sonunda yine biz kazanacağız!
Bugünkü savaşımız aslında; 57 yıl önce Dolmabahçe önünde ABD Emperyalizminin savaş filosunu, Altıncı Filo’yu kıble yapıp önünde namaz kılanlarla o haydut devletin filosunun sapık, sarhoş askerlerini “Yankee go home!”, “Hoşt Amerika, Puşt Amerika” sloganlarıyla denize döken biz Devrimci Gençler arasındaki savaşın devamıdır!
Ne yazık ki o savaşımız sonuçlandırılamamıştır. Hainler yeniden efendilerinin kucağına daha hainane cürümleriyle oturmuşlardır ve elbirliğiyle BOP Haritasını uygulamaya çalışmaktadırlar. Biz de bu hainlere karşı savaşmaktayız 1967’den yani devrimci kavgaya girdiğimizden beri.
Ankara’da Kuvayimilliye’yi yöneten, Mustafa Kemal’in Başkanı olduğu Birinci Gazi Meclis’imizin önünde bu sapık caniler örgütünü protesto ettiği için 19 Yoldaşımız gözaltına alınmıştır, darp edilerek. Ve hâlâ 13 Yoldaşımızın gözaltısı sürmektedir.
Bu zulümler bizim için değerine paha biçilemez onur belgeleridir. Vatanımızı ve Halkımızı savunmanın somut kanıtlarıdır. Ömür boyu taşıyacağımız madalyalardır!
Biz işte böyle madalyalar taşırız. Hainlerse utanmadan arlanmadan boyunlarında Yahudi Cesaret Madalyası taşırlar. Bir de kalkar hiç utanmadan Gazzecilik oynarlar. Malatya Kürecik’te kurdukları radar üssüyle İsrail’e koruma kalkanı oluştururlar. Diğer taraftan da İsrail karşıtlığı rolüne bürünürler.
Bunların hayatı, tüm siyasi hayatları hep böyle ikili, üçlü oynamakla geçmiştir.
Bizse bir ömür hep “Onur Yaşamdan Önemlidir!” sloganını benimseyip ona uygun davranmakla geçirdik hayatımızı.
HALKIZ, HAKLIYIZ, YENECEĞİZ!
Nurullah Efe
08 Temmuz 2026
Maltepe Cezaevi
Faşist, Bunak, Pedofil ABD Başkanı Trump Ülkemize Geldi, Gerçek Devrimci Önder Nurullah Efe Yakalanarak Maltepe Cezaevine Gönderildi!
Devrimci kavgaya ilk adımını attığı 1967 yılından bugüne kadar yılmadan, bıkmadan, bir an olsun kararsızlığa düşmeden ABD-AB Emperyalist Haydutlarına ve onların Türkiye’deki yerli işbirlikçilerine karşı mücadele eden Nurullah Efe, bugün akşam saatlerinde yakalanarak cezaevine gönderildi.
Gerçek Devrimci Nurullah Efe’nin sonunu düşünmeden yürüttüğü kararlı mücadelesini çok iyi bilen AKP’giller, daha önce de defalarca belirttiğimiz üzere kendisinin neredeyse her açıklamasına, her yazısına, her videosuna, Kaçak Saray’ın bir operasyon silahına dönüştürdükleri Yargıya talimatlar vererek soruşturmalar, davalar açtırmaktadır. 117 gündür ev hapsinde bulunan Gerçek Devrimci Nurullah Efe’ye halihazırda 15 yıla yakın hapis cezası verilmiştir. Devam eden davalarda ise kendisi için 40 yıl hapis cezası istenmektedir.
Ayrıca Gerçek Devrimci Nurullah Efe’nin parti genel başkanlığı ve üyeliği AKP’giller’in Yargıtay’ı tarafından hukuksuz bir şekilde düşürülmüş, kendisine siyaset yasağı getirilmiştir. AKP’giller’in bu kanunsuzluğu üzerine Partimiz 1. Olağanüstü Genel Kurulunu gerçekleştirmiş, yapılan genel kurulda Nurullah Efe’nin 61 yıllık Yoldaşı, Partimizin eski Genel Başkan Yardımcısı, 12 Eylül’ün işkenceci cellatlarının ağzından tek bir kelime dahi alamadığı devrimci çınar Dr. Mustafa Şahbaz, genel başkanlığa getirilmiştir. Ancak Nurullah Efe, şartlar ne olursa olsun, kendi ifadesiyle “bedence tükenişe uğrayıncaya kadar” devrimci kavgasını sürdürecektir.
AKP’giller Yargısı tüm bu kanunsuzluklarla da yetinmemiş, uyduruk bir davadan dolayı Nurullah Efe’ye 5 ay hapis cezası vermiştir. Hukuksuzluğu meşrep edilmiş AKP’giller Yargısı, yaklaşık 4 aydır ev hapsinde tutulan Nurullah Efe’nin hapis cezasının infazına karar vermiş, karar gereği Gerçek Devrimci Nurullah Efe yakalanarak Maltepe Cezaevine gönderilmiştir.
Çok iyi biliyoruz ki AKP’giller’in amacı, Genel Başkan’ımızın ve Partimizin mücadelesini engellemektir. Aralarında 5 Temmuz’da, Ankara’da, Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın komuta merkezi olan Birinci Meclis önünde gerçekleştirdiğimiz NATO karşıtı eylemde gözaltına alınan ve 13’ü hâlâ gözaltında tutulan Yoldaşlarımızın da bulunduğu yüzlerce vatanseveri işkenceyle gözaltına alan AKP’giller; ABD Emperyalist Haydut Devletinin sapık, bunak, pedofil devlet başkanı Trump’ın kanlı ayaklarıyla vatan topraklarını kirlettiği gün Gerçek Devrimci Nurullah Efe’yi cezaevine göndermiştir.
Ancak AKP’giller ne yaparlarsa yapsınlar, işledikleri binbir suçtan er ya da geç, vicahi ya da gıyabi olarak hesaba çekilecekler ve eninde sonunda Çelik Bilezikle tanışacaklardır. Ve tarihe “ABD uşağı, ABD kuklası, vatan satıcılar” olarak geçeceklerdir.
Nurullah Efe onurumuzdur!
Tutuklamalar, gözaltılar, baskılar bizi yıldıramaz!
Kahrolsun ABD-AB Emperyalizmi!
Gün gelecek, devran dönecek, AKP Halka hesap verecek!
7 Temmuz 2026
HKP Merkez Komitesi
Şimdiki Genel Başkanımız Dr. Mustafa Şahbaz’ın İstanbul Anadolu Adliyesinde gerçekleştirdiğimiz eylemde yaptığı konuşma aşağıdadır.
Şu anda İstanbul Anadolu Adliyesi Yakalama Bürosundayız. Tayyip biraz sonra bizi Maltepe Cezaevine gönderecek.
Fakat biz ne dedik?
Ya Tayyip ve avanesini Çelik Bilezikle tanıştıracağız ya da ömrümüzü Silivri ya da benzeri Tayyip'in bir zindanında noktalayacağız. Hepsi hoş geldi, sefa geldi...
Gönlümün Sultanı...
54 yıl önce sana gönderdiğim kartlarda yazmıştım, "Yokluğun Cehennemin öbür adıdır" diye.
Aynen öyle...
Ama neylersin...
İşte geçen de konu ettiğimiz sevimli sanatçımız Sevim Tanürek ne diyordu?
"Kader böyleymiş, ne söylesek boş..."
Yeter ki sen üzülme. Biz her şeye razıyız, her şeyin üstesinden geliriz.
Eninde sonunda bu Tayyipgiller'i de yüz yıl önceki öncülleri gibi hezimete uğratıp perişan edeceğiz. Bu mahkemelere gelecekler, Çelik Bilezikle mutlaka tanışacaklar.
(Aşağıdaki video geçmiş bir tarihe aittir)
AKP'giller'in sözde Eğitim Bakanı Yusuf Tekin nam Ortaçağcı, Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı'mıza ve onun ölümsüz önderi Mustafa Kemal'e saldırarak iğrenç içyüzünü bir kez daha sergiledi.
Mustafa Kemal'e, Kuvayimilliyecilere, Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı'mıza ve bu savaşın zafere ulaştırılması üzerine inşa edilmiş olan Laik Cumhuriyet'imize düşmanlık, sadece bu kaşar Ortaçağcı'ya has bir durum değildir. Amerikan devşirmesi AKP'giller'in alayı aynı karanlık ruh dünyasına sahiptir.
Çünkü bunlar, "Keşke Yunan galip gelseydi" diyen Fesli Deli Kadir'in öğrencileridir. Çünkü bunlar; Vahidüddin'lerin, Damat Ferit’lerin, Dürrizade Abdullah'ların, Mustafa Sabri’lerin, Sait Molla’ların, Nemrut Mustafa’ların, Ali Kemal’lerin ve Filozof Rıza’ların torunlarıdır.
Biz ise “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” diyen Mustafa Kemal gibi dahi bir komutanın torunlarıyız, devamcılarıyız.
Ve tıpkı 103 yıl önce olduğu gibi ABD-AB Emperyalist Haydutlarını ve ülkemizdeki tüm yerli hain işbirlikçilerini bir kez daha hezimete uğratacağız.
ABD-AB Emperyalist Haydut Devletlerinin temsilcileri kanlı ayaklarıyla vatan topraklarını kirletiyor, Amerikan devşirmesi Tayyipgiller Ankara başta olmak üzere tüm ülkemizi teröre boğuyor, Meclisteki muhalifi oynayan satılmışlardan tık yok!
Neden?
Çünkü hepsi NATO savunucusu.
Bre hainler!
İtalya'daki NATO Kolejinde BOP Haritasının ders olarak okutulduğunu bilmiyor musunuz?
Adınız gibi biliyorsunuz!
Ama alayınız BOP'çusunuz!
Vatanımızın, Türk'ün ve Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanısınız alayınız!
Halkımızın düşmanısınız alayınız!
ABD Emperyalist Haydudunun emrindesiniz alayınız!
Tayyipgiller iktidarı günlerdir Ankara’da her tür etkinliği, eylemi, toplantıyı, gösteriyi, protestoyu yasakladı; yapımcısı, efendisi, kuklacısı ABD Emperyalist Haydut Devletinin faşist, pedofil şefi Trump’ı ve onun Avrupa’daki NATO’cu tayfasını rahatsız ettirmemek için.
Tabiî yaptığı vurgun, soygun, talan ve yağma sonucu trilyonlarca dolarlık kamu malını iç edip önemli bölümünü yurtdışındaki zulalarına istiflediler. Bir bölümünü de yurtiçinde saklıyorlar. Böylece Halkımızın kanını kuruttular, nefes borusunu tıkadılar. Bir anlamda ölüme terk ettiler Halkımızı.
Öyle olunca, artık sokağa çıkamaz, insan yüzüne bakamaz oldular memlekette. Tek dayanakları, sahipleri, kuklacıları ABD ve AB Emperyalist Devletleriyle onların canavarlaşmış, insanlık düşmanı, NATO’cu şefleri kaldı. Ona sığınıyorlar şimdi. “Bizi iktidarda tut” diye yalvar yakar oluyorlar.
Bir de Amerikancı Burjuva Kürt Hareketi’nin İmralı’daki bebek katili Öcalan’ının, onun DEM’inin kucağına atladılar içeride.
Bunlar sayesinde Kaçak ve de Haram Saray’daki saltanatlarını ömür boyu sürdürüp sonrasında da yerine Bilal Oğlan’ı geçirmek istiyor Tayyip. Hesap ve şartlar onun için böyle olunca, Ankara’da Halkımıza zulmetmekten de hiç çekinmiyor.
Fakat yanlış hesap yapıyor. O ağababaları asla kurtaramayacak Tayyipgiller’i. Saltanatları çökecek, bağımsız ve tarafsız yargının karşısında hesaba çekilecekler. İşledikleri binbir suçun bir eksiksiz hesabını verecekler…
Bugün 4 Temmuz, arkadaşlar, bildiğimiz gibi…
Bu bize neyi hatırlatır hep?
ABD Emperyalist Çakal Devletinin 4 Temmuz 2003’te Irak Süleymaniye’de bir Binbaşı komutasındaki 11 askerimizi bulundukları binada esir alıp, başlarına çuval geçirip, ters kelepçe vurup, üstü açık bir askeri araca bindirip işkence karargâhlarına götürdüğünü ve orada 60 saat her türden eziyet edip aşağıladığını hatırlatır. Bu sebeple de öfkeden tir tir titretir bizi. Bu, işin bir boyutu. Ünlü özdeyişimizde de belirtildiği gibi kış kışlığını, puşt puştluğunu yapacak. Bunda şaşırtıcı bir şey yok.
Trajedinin ağır yönünü ise yerli hain Amerikan kuklalarının aldıkları tutum oluşturur. Zamanın Genelkurmay Başkanı Soğancı Hilmi’nin, “Bu Irak’taki yerel bir komutanın fevri bir davranışı” diye saldırının boyutunu küçültmeye çalışması, dönemin başbakanı Tayyip’in, gazetecilerin “Bu saldırı nedeniyle Amerika’ya nota verilmeyecek mi?” sorusuna “Ne notası, müzik notası mı?” diyerek hain içyüzünü ortaya sermesi ve devşiricisi, efendisi sahibinin saldırısından üzüntü değil de sevinç duyduğunu göstermesi… Ve daha trajedinin bu ağır yönü mide bulandırıcı alçaklıklarla sürüp gider, arkadaşlar.
İşte onu anlatalım dedik bugün de.
Yalnız şu noktayı da belirtmeden geçmeyelim:
4 Temmuz ABD’nin Bağımsızlık Günü’dür aynı zamanda. 4 Temmuz 2003 ise İslam Âleminde Cuma gününe denk gelir. ABD Emperyalist alçağı, böylece çok yönlü mesajlar veriyor yaptığı puştlukla ilgili olarak.
İnsan soyunun başdüşmanı bu ABD Emperyalist Haydut devletinden de onun içerideki işbirlikçi hain paçavralarından da hesap soracağız muhakkak...
Büyük ses sanatçımız Sevim Tanürek’in Tayyip Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan tarafından öldürüldüğü yıl olarak sehven 1999 yılı zikredilmiştir. Tanürek’in hayatını kaybettiği yıl 1998’dir.
Tayyipgiller iktidarı yolun sonuna yaklaştıkça saldırganlıklarına, hukuksuzluklarına, kanunsuzluklarına hız veriyorlar. İşte sevimli, içtenlikli komedyen evladımız Deniz Göktaş’ı da Tayyip’e yönelik bir imada bulunduğundan dolayı hemen harekete geçip anında tutuklama kararı çıkardılar ve yurtdışından kendi iradesiyle gelmiş olan bu sevimli evladımızı havaalanında derdest edip ters kelepçe vurarak tutuklama hakiminin karşısına çıkardılar.
Bütün diktatörlüklerde aynı şey olur: Halk desteği kaybedilince, halk artık illallah deyip yangından, tsunamiden kaçar gibi bunlardan kaçmaya başlayınca tepedekilerin acımasızlıkları, zalimlikleri artar.
Fakat enteresandır; onların bu acımasız, kanunsuz saldırganlıkları iktidarlarını korumaya yetmediği gibi tam tersi bir etki yapar, sonlarını daha da çabuklaştırır…