"Big Boss" Tayyip'in ve avanelerinin kasalarına akan 24 milyar dolarlık devasa borsa-fon vurgununun bir kez daha ortaya çıkardığı en önemli gerçek nedir, arkadaşlar?
Şudur:
AKP'giller, anayasal ve yasal çerçevede faaliyet gösteren normal bir sermaye partisi değildir. Bunlar; Amerikan yapımı, Amerikan kuklası, Amerikan hizmetkârı, Ortaçağcı, faşist, mafyatik, çıkar amaçlı bir suç örgütünden başka bir şey değildir.
İşte o yüzden hep diyoruz ki gerçek yurtseverlerin, halkseverlerin, demokratların, devrimcilerin en öncelikli görevi; ABD tarafından ülkemizin başına çöktürülmüş olan bu Tayyipgiller adlı çeteden, çıkar amaçlı, mafyatik suç ve ihanet örgütünden, bu vatan satıcı örgütten ülkemizi kurtarmaktır.
Bu trilyonluk soygundan oluşan borsa-fon krizi patladığından bu yana Tayyip’in ve üst düzey avanesinin bütün çabası, birkaç kurban vererek bu bataklıktan paçalarını kurtarmaya çalışmak olmuştur.
Oysa iş, tam tersine, Tayyipgiller’in normal, anayasal, yasal kimliğe sahip bir sermaye partisi olmayışlarından yani onların Amerikan yapımı, Amerikan hizmetkârı, Amerikan kuklası, Ortaçağcı, çıkar amaçlı bir suç örgütü olmalarından kaynaklanmaktadır.
Gözden kaçırmamamız gereken en temel nokta budur. Olayı böyle görmezsek, onun gerçek niteliğini kavrayamamış oluruz.
Tayyip ve yakın çevresindeki avaneleri, patlayan bu 1 trilyon TL’lik vurgun, soygun geriziyle ilgili iki gündür üst üste toplantılar yapıyorlar. Toplantılar sonrası Tayyip'in açıklamaları hep aynı: Her zamanki gibi muhalefete saldırmak, kendilerini ise “halk dostu” melekler olarak yutturmaya çalışmak.
Hafız, hiç yüzü kızarmadan savuruyor yalanları. Güya 2001’den bu yana bunlar hep garip gurebayı korumuşlar.
Garip gurebanın kanını kuruttunuz be!
Elinde avucunda ne varsa vurup, soyup kuru ekmeğe muhtaç ettiniz en az 60 milyon insanımızı.
Şimdi patlayan bu trilyon liralık fon geriziyle ilgili olarak da Fatma Betül Sayan ve Pusula’cı, bilmem neci bir iki kişinizi kurban verip bu işten paçanızı sıyırmaya çalışıyorsunuz, değil mi?
Yahu Fatma Betül’ün ve eşinin götürdüğü miktar 2 milyar 200 milyon TL.
Soygunun tutarı 1 trilyon TL’yi buluyor.
Gerisi nerede bu paranın?
Kim vurmuş? Nasıl vurmuş?
Senin bu para pul işleriyle ilgili 10’a yakın kurumun var. Ve bunları oluşturan üyelerin tamamı senin oraya yerleştirmen ve damardan senin amigon.
Bu vurgun vurulurken onlar ne iş yapmış?
Uyumuşlar mı?
Bu vurguncular onlara büyü ya da efsun mu yapmış?
Bak, Maliye Bakanın İngiliz Mehmet; “318 gün önce ben uyardım böyle bir vurgunun, soygunun yapılmakta olduğu konusunda” diyor. “Bunu bir hal yoluna koyalım dedim", diyor.
Kim engelledi İngiliz Mehmet’i ve diğer finans kurumlarının elemanlarını?
Sen değil mi?
Senden başka kim yapabilir ki bu engelleme işini?
Engellemek bir tarafa, bu soygunların, bu vurgunların yapılmasını teşvik ettirdin.
Niye engelledin?
Bırakın vursunlar, götürsünler, aslan payı da nasıl olsa bizim kasamıza akar, dedin değil mi?
Bu soygununuzu belki ana muhalefeti oynayan ibişlere yedirebilirsin ama şunu adın gibi bil ki halkımıza yediremeyeceksin. Halkımız bal gibi ya da zehir gibi biliyor bu hırsızlığı, bu vurgunu, bu çapulu sizin yaptığınızı.
Artık yolun sonuna geldiniz. Faşist, pedofil Trump’ın ve onun yine faşist, pedofil Thomas Barrack’ının size verdiği “meşruiyet” de engelleyemeyecek Kaçak ve de Haram Saray’ınızın yıkılışını.
Eninde sonunda hepiniz, alayınız, bağımsız ve tarafsız yargının karşısında bulacaksınız kendinizi. Bundan kaçışınız olmayacak.
Tümünü Tayyip’in atadığı, finans işleriyle yani para pul işleriyle ilgili denetim ve düzenleme yapacak kurumların üyeleri, 318 gün boyunca boyutu 1 trilyon TL’yi bulan bu yolsuzluğu, vurgunu, soygunu, çapulu seyretmişler sadece. Hem de yine Tayyip’in Maliye Bakanı İngiliz Mehmet’in 318 gün önce açıkça bu borsa fonlarında vurgun ve soygun yapıldığını söylemesine rağmen.
İşte şimdi de Tayyip, bugün, güya bu soygunu ele aldıkları “Kabine Toplantısı” sonrası yaptığı açıklamada, hiç utanıp sıkılmadan; “Biz ne hak yeriz, ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız”, dedikten sonra muhalefete saldırıyor. Hani derler ya; en iyi savunma saldırıdır, diye. Bu da 24 yıldan bu yana hep bu taktiği kullandı.
Yahu Tayyip, eğer zerre miktarda samimiyet ve ciddiyete sahipsen, bu 1 trilyon TL çapul edilirken sen ne yaptın?
Ve bu çapulu kimler yaptı?
Öncelikle bunların cevabını ver bakalım.
Ama veremezsin, değil mi?
Çünkü tümü de avanenden oluşan vurgun ve soygun çetelerinin tamamı sana bağlılar, sana hizmet ediyorlar. Aslan payı hep senin ve en yakınındakilerin kasasına akıyor.
Tayyip burada da 17-25 Aralık’ta kullandığı yöntemi kullanıyor. Orada da hatırlayacağımız gibi, videoları hâlâ internet ortamında dönmektedir, Tayyip’in İstanbul Kısıklı’daki villasından konteynırlara doldurulmuş, kamyonetlerle taşınan paralar (Dolar, Avro) bir tam gün boyu taşınmasına rağmen tüketilememişti. Bilal Oğlan; “Hâlâ tam sıfırlayamadık babacım. 30 milyon Avro kaldı en son”, demişti.
Sen böylesine balkabağı gibi ortadaki vurgununu, hırsızlığını, yolsuzluğunu, çapulunu bile inkârdan geldin ve “Üretilmiş Muhalefet”in ihaneti sebebiyle unutturdun, değil mi?
İşte şimdi de “Bu trilyon liralık vurgundan nasıl olsa paçamı sıyırırım. Fatma Betül ve birkaç yandaşın üzerine suçu yıkar geçerim en nihayetinde. Kaldık ki belki ona bile gerek kalmaz. Bundan da sıyrılırız, bu ibiş muhalefet sayesinde”, diye düşünüyorsun değil mi?
Tüm hayatınız vurgun, soygun, talan, yağma ve ihanetten ibaret olmuş yahu. Başka hiçbir anınız, dakikanız, saniyeniz kalmamış. Ve “ölümsüzlük yanılgısı”na düşmüşsünüz hepiniz. Hiç aklınıza gelmiyor ki Firavun’lar ve Nemrut’lar bile hiçbir şey götürememişler yanlarında. Sizin de götürebileceğiniz, “altı üstü beş metrelik bez…”
İnsanlarımızı, cahil ve yoksul insanlarımızı Allah’la aldatarak bunca zulüm ve ihanetinizi çeyrek yüzyıldır sürdürebiliyorsunuz ya, insan ona yanıyor.
Fakat şunu bilin ki sen ve tüm avanen Tarihin lanetli sayfaları arasında yerinizi çoktan aldınız…
Saygıdeğer arkadaşlar;
Her seferinde “biz defalarca söylemiştik”, demekten de rahatsızlık duyuyoruz ama ne yazık ki hâlâ tam anlaşılabilmiş değiliz.
Yahu bu Tayyipgiller; anayasayla, kanunlarla, ahlâkla, vicdanla, insanlıkla ilgili bir yapı, bir iktidar değildir. Bunlar; ABD yapımı, ABD kuklası, çıkar amaçlı, mafyatik bir Ortaçağcı cürüm örgütüdür, suç örgütüdür. Bir hırsızlık, vurgun, soygun, yağma, talan ve ihanet örgütüdür.
Bütün ihanetlerde de başı çeken, “Big Boss”, Büyük Patrondur. Bütün vurgunlarda, soygunlarda başı çeken de odur. Ondan izinsiz kimse bir şey vuramaz, çalamaz, götüremez. Onunla anlaşacak, onun aslan payını verecek, sonra da “Big Boss”un belirlediği orandaki kendi payını alacak. Olay budur.
Şimdi ortaya çıkan nedir, bu Fatma Betül hafize ile ilgili?
Eşiyle birlikte 4 ayda 2 milyar TL götürmüşlükleri. Ama ondan önce de 163 milyon TL’leri varmış bu hafize ve eşi hafızın.
Bunu nereden buldular?
Besbelli ki onu da benzer bir yöntemle vurmuşlar.
Yani özetçe; bunlardan vurmayanı, çalmayanı yoktur, arkadaşlar. Yap��, baştan ayağa mücrimlerden oluşan bir suç örgütüdür çünkü. Bu böylece görülmezse, gerçeğin kabuğunda dolaşılmış, kabuğu kemirilmiş olur.
Arkadaşlara önerimiz yine her zamanki gibi olacaktır:
Özgürce düşünen bir akıl, sistematik bir kavrayış…
Biz onlarca kez tekrarladık ki bu Tayyipgiller, ABD Emperyalist Haydut Devletinin, onun casus örgütlerinin devşirmesidir, partileştirmesidir. İktidarda 24 yıldan bu yana kalmalarını da tabiî ki o emperyalist haydut ABD Devleti sağlamıştır. Yani baştan ayağa ABD devşirmesi, ABD yapımı, ABD kuklası, ABD hizmetkârı ve aynı zamanda da Türkiye Cumhuriyeti düşmanı, gayrimeşru, gayri kanuni, gayri ahlâki bir yapıdır.
Kanunlarla ilgisi olmadığı için her türlü kanunsuzluğu, adaletsizliği, zulmü ve ihaneti duraklamaksızın etmekten asla çekinmemektedirler. Bunların; “Seçimle geldik, bizi halk seçti” söylemleri; bütünüyle gerçek dışıdır, kandırmacadır, aldatmacadır.
Özetçe; bunlar ABD yapımı, ABD hizmetkârı, Ortaçağcı, çıkar amaçlı, mafyatik bir suç örgütünden başka hiçbir şey değildir.
Bizim bu tespitimizin pek çok canlı tanığı olduğunu anlatmıştık daha önce. İşte bir canlı tanık da yazar, akademisyen Erol Mütercimler’miş. Buyurun izleyelim, arkadaşlar, tanıklığını…
Biz hep dedik ki arkadaşlar; Tayyip ve avanesi öyle milyon dolarlarla filan uğraşmaz. Milyar dolar milyar dolar götürür. Daha azını küçük, sıradan, uğraşmaya değmez işler olarak görür.
İşte bu anlayışları gereği bu sefer el yükseltmişler, 24 milyar dolar birden vurmuşlar, çarpmışlar, yurtdışındaki bankalarına ve zulalara istiflemişler. Tabiî bu amigoların yapıp ettiği tüm vurgunlarda aslan payı “Big Boss” Tayyip’e düşer. Onun payını vermeden hiç kimse birkaç dolar bile vuramaz. Çünkü “Big Boss”tan gizli vurursa, kendisinin büyük patron tarafından mahv-ı perişan edileceğini bilir. Burada da böyle olmuştur muhakkak ki.
Bu konuda en açık olabilenlerden belki de en önde gelen ikisi, YENİ Parti’inin Sözcüsü Gökhan Günaydın ve ekranların hemen her gün görünen yüzlerinden olan Timur Soykan konuyu ele almışlar. Eh, bu kadarcığını bile yapabilmiş olmalarından dolayı kutlarız kendilerini her şeye rağmen.
Ama bu hafızlar da adları gibi bildikleri halde “Big Boss”un adını ağızlarına almaktan ödleri patlarcasına korkuyorlar. İşte hep bu korkular yüzünden “Big Boss” ülkemizi cehenneme çevirdi. En az 60 milyon insanımızın kanını kuruttu, işsizlik ve pahalılık cehenneminde yakıp kavurarak.
Ana muhalefet partisi CHP’ye “Butlan”la çöktü. Sorosçu-TESEV’ci Kemal’i de aparat olarak kullandı. Her geçen gün bir YENİ Parti Belediyesine çöküyor. İşte Üsküdar, Adalar Belediyeleri buna en açık son örneklerdendir.
YENİ Parti şefi Özgür Özel deseniz, firarlarda…
“Big Boss” ve avanesi, halkımızın deyişiyle köpeksiz köyde değneksiz geziyor, vuruyor, soyuyor, yağmalıyor, talan ediyor ve istediği YENİ Parti belediyesine çöküyor, İblisin bile tenezzül etmeyeceği pis yöntemlerle. Çaresiz halkımızı ise duyarsızlaştırdı bu kriminal işlerine.
Ve tüm bu olup bitenler, saygıdeğer arkadaşlarım, bizim onlarca tekrarladığımız şu tespiti doğruluyor:
Tayyipgiller; anayasaya bağlı, kanunlarla çalışan, normal bir sermaye-burjuva partisi değildir. Amerikan devşirmesi, Amerikan yapımı, Amerikan kuklası, piyonu ve Amerikan hizmetkârı, Ortaçağcı, faşist, çıkar amaçlı, mafyatik bir suç örgütüdür. Özetçe; tepeden tırnağa, vatan satıcılık dahil binbir suça batmış kriminal bir yapıdır.
Kaçak ve de Haram Saray'da mukim "Big Boss" Tayyip, 500 bin insanımızın alenen soyulduğu 24 milyar dolarlık fon vurgununun ardından nihayet dün konuştu.
Diyor ki; "Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır."
24 yıllık iktidarında enkaz yığınına döndürdüğün memlekette hukukun zerresi olsa, senin bir saniye bile o Kaçak ve de Haram Saray'da, günde 50 milyon TL'yi har vurup harman savurarak oturamaman gerekir.
Türkiye'de hukuk olsa, vatan satılıcılık da dahil olmak üzere işlediğin binbir suçtan dolayı onlarca kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılman gerekir.
Ki sonunda mutlaka, vicahi ya da gıyabi, bu cezaya çarptırılacaksın. Bundan kaçışın, kurtuluşun asla mümkün olmayacak. Tarih bunu yazacak...
Her vurgunda, soygunda, çapulda olduğu gibi bu sigorta-fon vurgununda da ipin ucu “Big Boss” Tayyip’e çıkıyor.
Bu gerçeği, Tayyip’in ABD tarafından nasıl devşirilip Türkiye’nin başına bela edildiğinin canlı tanığı olmasına rağmen 24 yıldan bu yana onun amigoluğunu yapan Abdurrahman Dilipak bile itiraf etmekten geri duramadı.
İşte bu Siyasal İslamcılar, alayıyla böyledir. Bunlarda vicdan, ahlâk, insana dair değerler aramayacaksınız. ABD Emperyalist Çakalı boşuna sarmadı bu belayı ülkemizin başına.
Fakat şuna herkes tanık olacaktır ki; bu “Big Boss” ve binlerce kişilik çıkar amaçlı suç örgütünün elemanları mutlaka ama mutlaka bir gün, vicahi ya da gıyabi, emri sadece hukuktan alan bağımsız ve tarafsız gerçek yargının karşısına çıkarılacaktır. İşledikleri binbir suçun, ettikleri binbir ihanetin, kötülüğün hesabını bir eksiksiz vereceklerdir.
"Alaycı Kuşlar" Medyasında "Fon Krizi" şeklinde adlandırılarak masumlaştırılan, içi boşaltılan borsa vurgunuyla yarım milyon insanın 1,1 trilyon TL ya da 24 milyar dolarlık varlığı uçup gitti. Bu devasa miktardaki paranın tamamına yakınını yurtdışındaki bankalara ve oradaki zulalarına aktarmışlar, istiflemişler.
Peki böylesine devasa bir soygun, "Big Boss" Tayyip'ten ve onun amigolarından bağımsız bir şekilde yapılabilir mi?
Zinhar yapılamaz.
Bu vurgunun Tayyipgiller iktidarıyla doğrudan, organik bir bağı vardır.
Bütün bu fonları denetleyen, yöneten Sermaye Piyasası Kurulu'nu oluşturan üyelerin tamamı bizzat Tayyip tarafından atandı. Hatta bu üyelerden biri de "Adalet Bakanı" sıfatını taşıyan, Tayyip'in damardan amigosu Akın Gürlek'in eşi.
Kısacası her vurgunda olduğu gibi bu vurgunun başında da "Big Boss" var. Bu vurgun da bütünüyle AKP'giller'in bir vurgunu...
Hep dedik ya; “Bu AKP’giller kanunlarla çalışan normal bir sermaye partisi değildir. Amerikan devşirmesi, Amerikan yapımı, Amerikan hizmetkârı, çıkar amaçlı, mafyatik, Ortaçağcı bir suç örgütüdür”, diye.
Ortaya çıkan hemen her günkü vurgun, soygun, talan, yağma olayları, bizim bu tespitimizi doğrulamaktadır. Çünkü bu milyarlarca dolarlık vurgunları yapanların tamamı, bu suç örgütüyle bağlantılıdır.
İşte birkaç gündür tartışılan, boyutu 24 milyar doları bulan borsa, fon vurgunu da aynen dediğimiz gibidir.
Tayyipgiller’in normal bir parti olmadığını, vatan satıcılık dahil tepeden tırnağa binbir suça batmış bir mafyatik cürüm örgütü olduğunu anlamadığımız sürece, bu ihanet ve soygunlar sürüp gidecektir.
İş gelip nereye dayanıyor?
Halkımızın işleyen bir zihinle gerçeğin ne olduğunu görmek, kavramak için olaylara bakmasına…
24 yıllık AKP'giller iktidarında halkımız işsizlik, pahalılık, zam ve zulüm cehenneminde inim inim inliyor. 86 milyon insanımızın kanını kuruttu bu AKP'giller adlı Amerikan yapımı, Amerikan kuklası, Amerikan hizmetkârı, Ortaçağcı, faşist, çıkar amaçlı suç örgütü.
Aslında bu cennet vatan; bırakalım 86 milyonu, 500 milyon insanı besler, onların mutlu bir şekilde yaşamasını sağlar. Ama bu "Bin Yılın Felaketi" AKP'giller, 86 milyon insanımızı durup dinlenmeden sömürüyor, soyuyor, kamuya ait ne kadar değer varsa gasp ediyor, yağmalıyor.
Tüm vurgunlarda en yağlı kısmı, en büyük patron, "Big Boss" Tayyip alıyor. Onun altındaki hizmetkârları ise konumları ve etkileri ölçüsünde bu yağmadan pay kapıyorlar. Yani bu AKP'giller, tepeden tırnağa mafyatik bir soygun çetesidir.
İşte o yüzden halkımız, her geçen gün daha fazla yoksullaşıyor, kuru ekmeğe, kuru soğana muhtaç hale geliyor.
Biz Tayyipgiller için; “Normal bir burjuva partisi değildir bunlar. Anayasaya uygun, kanunlarla çalışan bir yapı değildir. Tam tersine; Amerikan devşirmesi, Amerikan yapımı, Amerikan kuklası, Amerikan hizmetkârı, çıkar amaçlı, faşist, mafyatik bir cürüm örgütüdür, suç örgütüdür”, diyoruz ya hep…
İşte bu baş belası cürüm örgütünü ABD Emperyalist Haydut Devleti ülkemizin başına çöktürmüştür 24 yıl önce. Bunların işi gücü ihanet, vatan satıcılık, kanunsuzluk, kamu mallarını ve halkımızın alınterini soymak, vurmak, talan etmektir.
İşte bu can dayanmaz vurgun, sömürü ve soygun karşısında insanlarımızın kanı kurudu. İşsizlik ve pahalılık cehenneminde yanıp kavruluyor halkımız.
İşte bizim bu gerçeğin ta kendisini resmeden tespitimize bir somut kanıt daha…
ABD Emperyalist Haydudu, kuklası Tayyipgiller hükümetini önce Yemen’e, sonra da İran’a karşı savaştırmayı planlamış. 7 Ağustos’ta yaptırttığı “Mekke Savunma Antlaşması” zaten emperyalist ABD çakalının Tayyipgiller’i ülkemize yönelik bu ihanete kurguladığını açıkça göstermişti. Biz o zaman da bu ihanet anlaşmasının ülkemiz adına felaket anlamına gelecek bu tür sonuçlara yol açacağını söylemiştik.
Ne acıdır ki iş oraya doğru yürüyor…
Biz defalarca söyledik ya; bu Tayyipgiller Yargıyı çökerttiler, sonra da onu alıp Kaçak ve de Haram Saray’larının hukuk bürosuna dönüştürdüler. Yargının görevi böylece adalet dağıtmak olmaktan çıktı, Tayyipgiller’in Kaçak ve de Haram Saray’ını korumaya ve o sarayın muhaliflerini yargı maskesiyle, hilesiyle cezalandırarak zindanlara tıkmaya dönüştü. Yani özetçe, bu Bin Yılın Felaketi, Kötülüğü ve Haini olan AKP’giller iktidarı; Yargıyı da eğitimi de ahlâkı da ekonomiyi de Türkiye Cumhuriyeti’ni de çökertti.
ABD Emperyalist Haydut Devleti bu hain kuklalarını işte bu ihanet dolu görevlerini yapsın diye devşirip, partileştirip iktidara taşıdı ve 24 yıldan bu yana da iktidarda tutmaktadır. Ve hâlâ tutmaktadır çünkü bu hain kere hainler ülkemize, vatanımıza ölüm vuruşunu henüz yapıp tamamlayamamışlardır. “Barış, kardeşlik, Terörsüz Türkiye” ambalajıyla halkımıza yedirilmeye çalışılan, “Yeni Sevr” demek olan BOP açılımı, işte bu işi yapacaktır. Ülkemizi BOP haritası çerçevesinde üç parçaya bölüp ortadan kaldıracaktır.
Dedik ya; ABD ve AB Emperyalist Haydut Devletleri Sevr planlarından ve heveslerinden asla vazgeçmemişlerdir. İşte 124 sene sonra “BOP” adını verdikleri Yeni Sevr’i, ülkemizde bu hainler aracılığıyla uygulamaya koymuşlardır…
Bugün de Çağlayan Adliyesi 52'nci Asliye Ceza Mahkemesinde yargıladık AKP'giller adlı Amerikan devşirmesi, Amerikan kuklası, Ortaçağcı, faşist, mafyatik, çıkar amaçlı suçlu örgütünü ve onun şefi Tayyip'i. Bu ABD hizmetkârlarının işlediği binbir suçtan birkaçını eşantiyon babında ortaya koyduk ve dedik ki; bu mücrimler eninde sonunda bu mahkemelere gelecekler ve vatan satıcılık da dahil olmak üzere işledikleri binbir suçtan hesaba çekilecekler, onlarca kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılacaklar.
Duruşma sonrası Adliye önünde bir de açıklama yaptık. İlgi duyan arkadaşlarımız, konuşmamızı içeren aşağıdaki videoyu izleyebilirler.
Kaçak ve de Haram Saray’ın Amerikan devşirmesi sultanı Tayyip’i ve şürekasını bir kez daha yargıladığımız davanın bugünkü duruşması sona erdi.
Halkımıza sözümüzdür:
Bu vatan ve halk düşmanları bu mahkemelere gelecekler, emri sadece hukuktan ve vicdanlarından alan bağımsız ve tarafsız mahkemelerde mutlaka yargılanacaklar. Bunun sonucunda da vatan satıcılık dahil işledikleri binbir ağır suçtan dolayı onlarca kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılacaklar. Bundan kaçışları, kurtuluşları asla olmayacak.
Amerikan devşirmesi Tayyipgiller’in Kaçak ve de Haram Saray’a bağladığı yargı, hakkımızda 14 yeni iddianame hazırlamış. Bunları da birleştirerek Çağlayan Adliyesi 52’nci Asliye Ceza Mahkemesinde yeni bir dava daha açmış.
Amerikan kuklası Tayyipgiller, böylesine gülünç, hukuk maskeli saldırılarla bizi korkutabileceklerini, sindirebileceklerini zannediyorlar. Buna imkan var mı yahu…
Oysa ne dedik hep?
Ya biz Tayyipgiller’i Çelik Bilezikle tanıştıracağız ya da ömrümüzü Silivri, Hasdal benzeri bir Tayyipgiller zindanında noktalayacağız.
Hepsi hoş geldi sefa geldi!
Bu tüm siyasi hayatları ABD Emperyalizminin emrinde ve hizmetinde geçmiş vatan satıcı halk düşmanlarından kurtulmadıkça; ülkemizin bağımsızlığı, vatanımızın güvenliği ve halkımızın mutluluğu asla olası değildir.
Bu yüzde yüz kesinliğe sahip gerçeği halkımız ne kadar erken görür, kavrar, uyanır ve bilinçlenirse; bu açlık, yoksulluk, işsizlik, pahalılık, kıtlık kıran cehenneminden kurtuluş o kadar çabuk gerçekleşir.
AKP'giller'in Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Tayyip'in yıllar önce "Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesi içerisinde bir yıldız olabilir" dediği Diyarbakır'a gidiyor ve orada Türk Milleti için "Azınlık" ifadesini kullanıyor. Bu görüş elbette ki sadece Hakan Fidan'ın görüşü değil. AKP'giller avanesinin tamamı böyle düşünüyor.
İşte hep söylediğimiz gibi; Türkiye'yi 24 yıldır Türk, Türk Milleti, Kuvayimilliye ve Laik Cumhuriyet düşmanları yönetiyor. Bunların sahibi, efendisi, kuklacısı ABD Emperyalist Haydut Devletinin bunlara verdiği görev; BOP çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Vatanını, Ülkesini üç parçaya bölerek ortadan kaldırmaktır.
Ve bunlar da bu görevi büyük bir sadakatle yerine getiriyorlar.