Sevgili Oruç Aruoba, iyi ki bu günleri görmedin. Sakarya’nın Geyve ilçesine bağlı Doğançay mahallesinde (eski tren istasyonu çevresi ve yol kenarı) mahallenin simgesi haline gelmiş tarihi çınarların tamamı 2026 Mart’ta kesildiler.
Bu çınarlar aynı zamanda Oruç Aruoba’nın Doğançay’ın Çınarları kitabına da ilham vermişti; istasyon metruk hale gelmiş olsa da ağaçlar uzun süre bölgenin karakterini oluşturuyordu.
Türkiye’de çınarlarda yaygın görülen “Ceratocystis platani mantarı” ve benzeri hastalıklar ciddi boyutta. Oruç Aruoba anısına o bölgeye bizde çınar fidanları dikmeyi planlıyoruz. #doğançayçınarları #oruçaruoba #doğa
Madenci eşi Aynur Özdemir'in sesini herkes duymak zorunda.
"Sebahattin hayatımızı alt üst ettin, bizi borçtan borca soktun, şehir şehir süründürdün, kendini bilmezlerin maskarası ettin bizi. Çıkıp itibar diyorsun, senin itibarın kasandaki parandır."
Aynur Özdemir'in mücadelesi tüm işçi sınıfına örnektir. Kazanacağız, mutlaka ama mutlaka!
#MadenciMutlakaKazanacak
AYSEL | BÖLÜM 1
6 Şubat depremlerinden önce Antakya’da, yaklaşık 1.200 metrekarelik tapulu arazisi üzerindeki müstakil evinde yaşayan Aysel Ertuğrul; bahçesinde sebze ve meyve yetiştiriyor, tavuklarına bakıyor, çocukları ve torunlarıyla aynı avluda buluşuyordu. Depremin ardından arazisi rezerv yapı alanı kapsamına alındı. Bugün eski evinin yerinde apartmanlar yükselirken Ertuğrul, önce çadırda, ardından konteyner kentte geçirdiği yaklaşık üç buçuk yılın sonunda hâlâ kurada bir ev çıkmasını bekliyor.
“Aysel” dizisinin ilk bölümü, konteynerde gündelik hayatın koşullarına odaklanıyor. “Dün kesildi, bugün de kesildi. Bulaşık yapacağım, yemek yapacağım, suyumuz yok” diyen Ertuğrul; su ve elektrik kesintilerini, böcekleri, hijyen sorunlarını ve yemekle uyku alanının iç içe geçtiği daracık mekânı anlatıyor: “Bir sene, iki sene, üç sene ama az değil. Üç senemizi burada geçirdik. Sanki ömür boyu bu bir metrede kalıyoruz.”
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 26 Ocak 2026 tarihli verilerine göre Hatay’da 156 bin 953 kişi konteynerlerde yaşıyordu. Aradan geçen sürede güncel toplam açıklanmasa da konteyner kentler, Hatay’da on binlerce insan için yaşam alanı olmayı sürdürüyor. “Aysel” mini dizisinin sonraki bölümlerinde Ertuğrul’un geçmişteki yaşamını, eşi Macit’le kurduğu dayanışmayı, rezerv alan sürecini ve yıllardır sonuçlanmayan ev bekleyişine tanık olacağız.
Temmuz 2026 | Antakya/Hatay
"Hangi dağ efkârlıysa oradayız
Perişan edilen her şey bizimdir.
Yağmur oluyoruz hangi ırmak kurusa
Gülüşümüz çocuk,
Adımız eşkıyaya çıkmıştır bizim."
Ahmet Telli'ye rahmetle. https://t.co/KpJ3geUPN8
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
yasak bir kitap gibi durmaktadır
ve firari bir sevda gibi
Şimdi duvarlarda resmin...
#AhmetTelli 🩶
Yakınları ve sevenlerine baş sağlığı dileriz 📚 #OTdergi
Kırklareli’nde, eşinden boşanarak 4 yaşındaki kızıyla yeni bir yaşam kurmaya çalışan Çisem Çalkantı, eski eşi tarafından katledildi.
Henüz 4 yaşındaki kızı da aynı saldırıda yaşamını yitirdi.
Kadınları koruyamayan, şiddeti önleyemeyen ve her cinayetin ardından yalnızca açıklama yapmakla yetinen anlayış, bu karanlık tablonun en büyük sorumlularındandır.
Kadınların yaşam hakkını güvence altına alamayanlar, adaleti sağlayamayanlar ve gerekli önlemleri almayanlar; bir anneyi evladından, bir çocuğu annesinden koparan bu düzenin siyasi sorumluluğundan kaçamaz.
Her kadın cinayeti önlenemeyen değil, önlenmeyen bir cinayettir. Artık kayıpları değil, yaşamı koruyan bir düzeni inşa etmek zorundayız.
Komedyen Deniz Göktaş, gösterisinde yaptığı şakalar nedeniyle 1 gündür tutuklu.
- Peki o sırada kim tutuklu değil?
Fatmanur Çelik’e t*cavüz edip öz kızını *stismar eden Kuran’a Hizmet Vakfı Yöneticisi Ayhan Şengüler SERBEST!
Türkiye'de sendika yöneticileri arasında 2 milyon maaş alan da var, üzerine kendisinin ve ailesinin bütün harcamalarını sendikaya ödeten de.
Başaran Aksu OlmakLar serisinin 6. bölümünde sendikacı olmayı anlattı.
https://t.co/ajzZiRRCrY
Bin Doksan Yedi Gün Kaç Gündür?
6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılında Hataylılar sokaklardaydı. Herkes aynı şekilde yürümedi, aynı şekilde konuşmadı ama herkes aynı günü hatırlıyordu.
Kimi slogan atarak yürüdü, kimi sessizce. Kimileri şarkılar söyledi, şiirler okudu, kimileri ağıt yaktı. Bazıları sadece yürüdü; konuşmadan, bağırmadan, başını öne eğerek. Bazılarıysa öfkesini saklamadı, yaşadıklarını, kaybettiklerini, hâlâ bitmeyen sorunları dile getirdi.
Hatay’da 6 Şubat artık sadece sevdiklerini anma günü değil. Aynı zamanda söz söyleme günü. İnsanlar bu günde hem yas tutuyor hem de taleplerini hatırlatıyor: güvenli evler, adalet, eşitlik, unutulmamak…
Gün ve gece boyunca süren yürüyüşlerde yas da vardı, dayanışma da, öfke de… Hatay’da 6 Şubat, herkesin kendi duygusuyla ama aynı ortak hafızayla yürüdüğü bir gün olarak yaşandı.
#6Şubat | Antakya/Hatay
“Film stüdyosu kurarak olmuyor”
“Adaletsizlik acımızın sağalmasını engelliyor”
“Bizi kendi halimize bıraksalardı çok daha güzel inşa ederdik”
“Devlet büyükleri teşekkür bekliyor. Teşekkür edecek bir durum yok”
Depremin 3. yılında Hatay. Özneler konuşuyor.
#6Şubat | Antakya
“Hatay sandığınız kadar kötü değil, daha da kötü” diye yazmıştım depremin bilmem kaçıncı ayında.
Şimdi revize ediyorum bunu:
“Hatay’ı sanmıyorlar bile…”
Devlet ve kurumlarını geçtim, onlar inşaat rantı dışında bir şey görmüyor zaten, ancak medya da görmüyor burayı. Çok yazık.
Bunu izah edemiyoruz. Tekrar ediyoruz:
Niyet okuyarak hukuk uygulanmaz. Kaldı ki Boğaç Soydemir, “bunun hadis olduğunu bilmiyordum, özür dilerim” diyor. Neden özür dilediği bile belirsiz; ama yine de bir kesim bu sözlerden dolayı kırıldıysa diye özür beyan ediyor. Buna rağmen ifadeleri keyfi şekilde yorumlayıp suç isnat etmek hukukla bağdaşmaz.
Savcı zaten hukuku gözetmiyor; ancak mahkemenin geldiği noktada, savcının tutuklama talebi artık bir talep olmaktan çıkıp adeta emir gibi görülüyor ve doğrudan uygulanıyor.
11 yaşındaki Rabia Naz’ın şüpheli ölümü sonrası adalet arayan babası Şaban Vatan, eski AK Parti Giresun Milletvekili Nurettin Canikli’nin açtığı hakaret davası nedeniyle 32 gündür cezaevinde.
#ŞabanVatanİçinAdalet#RabiaNazİçinAdalet#RabiaNazaNeOldu
Biz tutuklanan, gözaltına alınan çocuklarımızın anne babaları olarak çocuklarımızın yanındayız. Tüm çocuklarımız özgür kalıncaya kadar dayanışma içerisinde olacağız. Onlar bizim geleceğimiz.
#ÇocuklarımızaDokunmayın#ÇocuklarımızınYanındayız