Hani şu insanların konuştuğu ama kimsenin kimseyi duymadığı davetlerden…
Kalabalık dediğin şey zaten biraz da gürültünün organize hâlidir.
“Ben önce zekâsına takılmıştım. Güzelliği zaten odaların içinde zaten dolaşıyordu.”
onuşacaktım.
Hatta kelimeler ağzıma kadar geldi.
Sonra klasik Türk erkeği refleksi:
“Biz birazdan geliriz.”
O ise benim karşısında tedirgin kelimelerime güldü. Sonradan öğrendim ki benim tegirginliğime değil, zekâyı cümlelerin doğal akışına sıkıştırmama bayılmış. kelimeler kendi başınada yol bulabiliyormuş,
Haklı kadın…
Çünkü bazı insanlar konuşur, bazıları da kelimeleri zorla askere alır.
Senin bir gülüşün vardı ya, kalabalıklara yakışıyordu; gece yıldızlar seni izlemezdi, sen yıldızlara yol tarif ederdin..Ben mi?
“Evet, bu benim tanıdığım” bakışıyla seni izleyen o gururlu star hayranı edasında geride,seni gururla izlerdim. Sen de bunun farkına varır, dozunu biraz daha artırır,kana zehri yavaş yavaş karıştırır insanları felç ederdin..
..İnsanlar umrumda değildi,Nasil olsa eve gidip Korku filmi seyredeceğiz
Sen uykuya teslim olacaksın.
Ben son yudumu içip, seni incitmeden alacak ve rüyana yakışır bir yere bırakacağım,Yüzümde bu kadın bana aşık ukalali..
Gülmenin ve zekanın her çeşidinin yakıştığı kadın
Bir zamanlar Arabayı bir yere bırakırdık. Yürürdük. Çünkü bazı yürüyüşler var ki kredi kartı geçmez benzini uyumdan alır. Trafik polisi durdursa açıklaması zor ama yürüyüş dediğin şey zaten ruhsatlı değildir.Yağmur yağsın isterdik bize kar düserdi..
Zatürre olalimki aşka iki fiyaka'da biz katalim..
Bir yerden dondurma alırdık. Eve dönerdik..Zaten dondurma ne zaman nüfus kagidina bakmaz
Sonra düşündüm…Şimdi aynı odadaydık ama başka hayatların içindeydik.
Bir süre birbirimize baktık.
Sonra kalabalık tekrar gürültü yaptı
Bu karşılaşma bir tufahtı
Renkli televizyonu siyah-beyaz seyretmek gibi..Aslina bakarsan Renkliden sonra siyah beyaz hiç çekilmez. Fakat bazı hatıralar görüntü kalitesine bakmaz.
Eski aşk dediğin şey de biraz böyledir zaten.
Yayından kalkmıştır ama
arada bir tekrar bölümü çıkar.
Şarkının kuple (verse) kısımlarında arka planda uzun, yayarak çalınan (legato) notalarla bir nevi "fon perdesi" oluştururlar. Bu durum, Burak Kut'un vokaline alan açar ve dinleyiciyi nakarata hazırlar..Ayrica Sarki icinde gizli müzik kutusu sesi notalara yol gösterir..
@yagosabuncuoglu Aykut Kocaman icin sunu söyle son 5 senede Türkiye'den veya Dünya'da maç maça gitmiş yada canlı seyretmiş..Yoksa o kurs bu kurs dolasip durmuş mu?