Bir Türk gezgin, Mısır’da nasıl gasp edildiğini anlattı:
• Öncelikle otelimi “Piramit manzaralı meşhur otellerden biri olsun” düşüncesiyle Giza bölgesinden seçtim ama büyük bir hata yaptım.
• Otelden çıkış yaptığım gün metro durağına gitmek istedim.
• Metroya gitmek için otobüs beklerken yanıma bir çocuk geldi ve saati sordu.
• Arap olmadığımı ve anlamadığımı söyledim. Ardından çocuğun babası olduğunu söyleyen bir adam “Ben aslında İngilizce öğretmeniyim, Kahire'de yaşamıyorum.”
• “Oğlumu buraya tatile getirdim. İstersen sana yardımcı olabilirim, nereye gideceksin?” diyerek yaklaştı.
• Metroya gideceğimi söyleyince “Gel, bu dolmuş gidiyor. Beraber gidelim” dedi ve beni dolmuşa bindirdi.
• Dolmuşta paramı kendi ödedi. Ben ödemek istediğimde “Sen misafirsin, Türksün, oğluma çok benziyorsun” diyerek kesinlikle kabul etmedi. Ben de saf gibi bunlara inandım.
• Sonra bana Kahire'deki amacımı sordu. Gezmek istediğimi söyleyince “Ben oğlumu Sakkara denen bir yere götüreceğim, daha önce duydun mu? Gel beraber gidelim, sen benim oğlumsun, sen de gör” diyerek beni ikna etti.
• Tekrardan bir tuktuka bindik. Yola çıktık fakat gittiğimiz yer daralmaya başladı, sadece ara sokakların olduğu bir yere geldik.
• Olduğumuz yer inanılmaz derecede sıkıntılıydı. Doğduğum, büyüdüğüm semtler de tehlikelidir ama burası gerçekten çok kötüydü.
• Bir elinde palayla çıkan vardı, öbürünün kolu veya bacağı kesikti, biri çöpten yemek yiyordu. İnanamayacağınız garip bir ortamdı.
• Araç durdu. Adam “Sakkara'ya geldik” diyerek cebinden 2.000 Mısır Lirası çıkarıp şoföre verdi.
• Bana da “Giriş parası için sen de 2.000 vereceksin” dedi. Bunun çok fazla bir para olduğunu ve vermeyeceğimi söyledim.
• Adam “Vermek zorundasın. Burası çok sıkıntılı bir yer, şoförün oturduğu yer burası. Başına bir iş gelir. Ben Mısırlıyım, kurtulurum ama sen kurtulamazsın” diye tehditvari konuştu.
• Zar zor parayı benden aldılar, şoföre verdim. Şoför “Tepeye çıkıp bakabilirsin” dedi. “Bari parayı verdim, çıkayım” diyerek şoför ve oğluyla tepeye çıktım.
• Beni getiren adam gelmedi. Çekinip tekrar aşağı indim. Bu sefer arabanın başında 7-8 tane yüzü kesik, eli kesik, elinde bıçak olan adamlar vardı.
• Elinde bıçak olan biri sırt çantama yöneldi. Adamı boğazından tutup geriye doğru ittim. Karmaşa olunca beni buraya getiren adam araya girip olayı sakinleştirdi. Tekrardan araca bindik.
• Geri dönerken bana “Havuza gitmek ister misin? Seni başka yerlere götüreyim” dedi.
• Kesinlikle istemediğimi söyleyince adamın suratı değişti, beni terslemeye başladı.
• Cebinden 800 Mısır Lirası çıkarıp şoföre verdi ve “Bu şoför parası, bunu şoföre vermelisin” dedi.
• Vermeyeceğimi söyleyince bayağı tartıştık. Arabayı durdurup “Şoför seni burada bırakacak. Birazdan o 7-8 kişi de gelecek. Başına ne gelir biz sorumlu değiliz, ne halin varsa gör” dediler.
• İndiğim zaman direkt kaybolacağım, caddesi sokağı olmayan, labirent gibi iç içe bir yerdeydik.
• Zar zor yine bu parayı kendilerine verdim. Bir caddeye çıktığımızda ���İnmek istiyorum” diyerek arabayı durdurdum. “Karşıki arabalar metroya gidiyor” dediler.
• Karşıki arabaya gidip metroya gidip gitmediklerini sorduğumda adam “Hayır” dedi.
• Arkamı döndüğümde ise bizimkiler çoktan yok olmuştu. Sağlam, çok güzel bir tuzağa düşmüştüm.
• Bu olaydan sonra konsoloslukla iletişime geçtim, polis karakoluna gittim ama kimseden herhangi bir yardım veya ilgi görmedim.
Abi bakın size söylüyorum anlamıyorsunuz;
Bu adamın bir anlık dikkati, Ülkeye milyarca dolarlık anlaşma veya 100 yıllık sorunların çözülmesine neden oluyor.
CB Erdoğan’ı ülke içerisindeki küçük gündemlerle oyalamayın. Bırakın açın önünü, uluslararası sorunları çözsün.
Babala TV ci ve Haluk Levent'in ahbapları bu videoyu iyi izlesin..
Bizzat arşivimde sakladığım, hiç silmeyeceğim bir videodur.
Depremde CHP seçim kazansın diye her türlü dalavereyi yapanlar, o gün İmamoğlu'nu seçmişlerdi.
CHP'li belediye başkanları depremzedelere verilen çadırları geri aldı. CHP'ye üye olmayana çadır vermediler, verdikleri çadırları da söktüler.
Kızılay'a, AFAD'a, askere, orduya, en önemlisi de o acılı günlerde her gün depremzedelerin yanında olan Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a bu pis kurum CHP'nin içindekiler ve seçmen kitlesi çamur atmaktan geri kalmadı.
Depremzedelere gelen yardım TIR'larını yağmalamak ve engel olmak hizmetleri oldu. Halk TV'nin trolleri ellerine birer mikrofon, kameraman ve yanlarına fonladıkları üç beş leş yiyicisiyle deprem bölgelerinde "Devlet yok." diye yayın yaptılar.
Ya böyle mi olmalıydı o acılı günde?
Hey, pis kurumu CHP! Senin bu ülkede bir dikili ağacın yok. Kerhaneden mi, mezardan mı, sokaktan mı, hainlikle, çalmakla mı devlet yöneteceksin?
Her bir seçmen kitlen MOSSAD ajanı olmuş da ülke mi yöneteceksin? Artık bıktırdınız.
CHP'li belediye başkanlarının evlerine indirdikleri yardım TIR'larını biliyoruz.
Biz ölümüne Reis'in yanındayız. Çamur atanlar kendi çamurlarında boğuluyor. Görüyoruz.
Afiyet olsun.
Bu can bu tende olduğu müddetçe bu zihniyet savaşmaya devam edeceğim..
Rabbim soylarını kurutsun inşallah.
Oğuzhan Uğur Tutuklansın Haluk Levent'in X Ahbaplar Suç Örgütü
Bir oto tamir ustası, Türkiye'deki tüm oto tamir ustalarını karşısına alarak, "sanayide motor yaptıracaklar muhakkak beni iyi dinlesin" diyerek oldukça cesur açıklamalarla yapılması gerekenleri tek tek anlattı.
🔴 Müslüman olan Giancarlo Esposito:
Hayatım değişti. Fas’taki insanların dine, tek bir Allah’a bağlılığı beni çok etkiledi.
Bu insanlar için her şey Hz. Muhammed. Artık benim için de aynı.
Her ABD’li buraya gelip bu hisleri tecrübe etmeli.
Ailesiyle birlikte Antalya’nın Serik ilçesindeki The Land of Legends parkına giden bir vatandaş, taksicilerin etrafını sarmasıyla başlayan olaylar silsilesini anlattı.
"Taksi lazım değil dememe rağmen nereye gideceksin diye sordular. Gel seni şu kadara götürelim dediler."
Hesabıma özellikle birkaç gün güçlü bir destek verirseniz çok sevinirim. Dört koldan saldırıyorlar. Birlikte yürüyecek daha çok uzun bir yolumuz var. Hepinize şimdiden çok teşekkür ederim 🌹❤️