Savcılıktaki ifadelerinde.
Fatma Betül Sayan Kaya, Nisan ayında 250 bin lot Özata hissesi aldığını, bir kısmını Ağustos’ta, kalanını Eylül’de sattığını söylemiş.
Eşi İlyas Kaya da aynı şekilde Nisan ayında 150 bin lot Özata hissesi aldığını, bir kısmını Ağustos’ta, kalanını Eylül’de sattığını anlatmış.
İkisi de eş zamanlı aynı hisseden satın alıp eş zamanlı fondan çıkmışlar.
İkisi de hisse alımlarında yönlendirmenin olmadığını, mevzuata uygun hareket ettiklerini iddia etmişler.
İkisi de soruşturmanın kamuoyuna yansımasından sonra “vicdani rahatsızlık” duydukları için kazançlarını iade ettiklerini savunmuşlar.
Peki bundan sonra ne olacak?
Savcılık, bu ifadelerden tatmin olmuş değil.
Hisse alım/satım dönemlerindeki HTS ve baz kayıtları incelenecek, ilgili fon yöneticilerinin ifadelerine başvurulacak.
Yani, soruşturma derinleştirilerek devam edecek.
İzleyelim bakalım, takibe devam.
Tüm Fonzedelerin:
1) Önce Para Piyasası fonlarındakiler
2) Sonra Hisse Fonlarındakiler
3) Sonra Hisselerin kendilerinde olanlar,
Hepsi adına:
CLAWBACK
CLAWBACK
CLAWBACK
İnşallah bu yol ile çoğu kişi parasını alacak.
Sayın Davutoğlu'nun evladının nikah töreninde yaptığım konuşma sebebiyle kamuoyunda bir tartışma başlatıldı. Maksatlı ve kötü niyetli birtakım insanlar, her zaman olduğu gibi sözlerimizi bağlamından kopararak başka anlamlara çektiler.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki konuşmamın ardından Fatih Belediye Başkanı Sayın Ergün Turan'ın yaptığı son derece nazik konuşma için kendisine teşekkür ederim. Ergün Bey'i TOKİ Başkanlığından beri yakından tanır ve takip ederim. Kendisi fevkalade başarılı, iki dönemdir Fatih'e çok büyük hizmetlerde bulunmuş; ahlakı, çalışkanlığı ve kişiliğiyle yüz akı olan bir belediye başkanımızdır.
İkinci olarak, sosyal medyada ezeli düşmanlarım sayılabilecek, bir kısmı ahlak ve haysiyetten yoksun kişilerin yaptığı terbiyesizce açıklamaları Allah'a havale ediyorum. Onlarla nasıl hesaplaşacağımı iyi bilirim, ancak sarf ettikleri hakaretleri kendilerine misliyle iade ediyorum.
Üçüncü husus olarak, neden böyle bir konuşma yaptığımı açıklamak isterim. Ben, 5 yıldan uzun süre Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın, 1,5 yıl kadar da Sayın Davutoğlu'nun başbakanlığında en yakın yardımcısı olarak görev yaptım ve bundan iftihar ediyorum. Her iki başbakanımızın döneminde de —özellikle Sayın Erdoğan'la başladığımız süreçten itibaren— büyük bir sadakatle görevimi en iyi şekilde yaptım; kendilerine saygıda kusur etmedim ve talimatları dışına çıkmadım. Aynı uyumlu çalışmayı Sayın Davutoğlu ile de sürdürdük.
Daha önce de ifade ettiğim gibi, Cumhurbaşkanımızla geçmişe dayanan bir kardeşlik hukukumuz var. Biz bu yollarda beraber mücadele ettik; Millî Türk Talebe Birliği'nden yetiştik. Millî Selamet Partisi döneminde onlar gençken ben il başkanıydım; Refah ve Fazilet partilerinde hep birlikte gayret gösterdik. Ben milletvekiliyken o belediye başkanımızdı. Sonrasında Türkiye'ye en hayırlı hizmeti yaparak AK Parti'mizi kurduk; o da liderimiz, genel başkanımız ve başbakanımız oldu.
Bugüne kadar hiçbir zaman birbirimizden kopmadık ve karşı karşıya gelmedik. Cumhurbaşkanımızla yolumuz, davamız, inancımız birdir. Ama bazı mizaç farklılıkları pek tabi olabilir. Esasta biz birbirimizin dava arkadaşıyız. Kader birliği yaptık. Vesayetleri birlikte sona erdirmek için birlikte gayret ettik. Kaldı ki ben hiçbir zaman partiye muhalif olmadım, AK Parti'nin dışına çıkmayı aklıma bile getirmediğim gibi gelen teklifleri de elimin tersiyle ittim. "Bu parti bizim evimizdir, o bizim liderimiz ve genel başkanımızdır" dedik; herkes bu cevabı en az 10 yıldır verdiğimizi bilir.
Dolayısıyla, onun hukukunu korumak bizim birinci görevimizdir. Eğer kendisine gerçekten tahkir maksatlı bir hakaret yapılmışsa, bunun cezasını ilk önce biz veririz. Ancak şunu unutmamak gerekir: Türkiye'nin devlet geleneğinde ve halkımızın Cumhurbaşkanına bakış açısında, hele ki bu kadar büyük hizmetleri olmuş bir lider için, 86 milyon insan arasından tek bir kişi bile ona hakaret etmeyi aklından geçirmez.
Son zamanlarda mesnetsiz kişilerin bilerek hakaret etmesi bilinen bir gerçektir. Ancak siyasî kimlik taşıyan kişilerin, yapılan eleştirilere —ne kadar ağır olursa olsun— daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini de bilmemiz gerekir. Güncel yargı ve AİHM kararları da göstermektedir ki, 2018 sonrası Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Cumhurbaşkanı aynı zamanda siyasî bir kimliğe ve parti genel başkanlığı görevine sahiptir. Partilerin genel başkanları da bu sıfatları nedeniyle birbirlerini en ağır şekilde eleştirebilirler.
Eğer bu sözlerde kötü bir amaç veya haksızlık aranacaksa; geçmişte başka partilerde olup bugün AK Parti'ye katılanların veya Cumhur İttifakı içinde yer alıp doğrudan hakaret sayılabilecek sözler sarf edenlerin de herhalde yargılanması gerekir.
Yargıtay kararlarına göre GARSON KODLAMASI hakkında yapılması gereken araştırmalar
1. Garson Kodlama Verilerinin Hukuki Niteliği ve Tek Başına Hükme Esas Alınamaması
Yargıtay içtihatlarında ve bu içtihatlara atıf yapan Anayasa Mahkemesi kararlarında açıkça belirtildiği üzere,
AYM’nin BYLOCK’la İLGİLİ İHLAL KARARI UYARINCA TAHLİYE
AYM’nin Bylock’la ilgili Oğuzhan Demirbaş ve diğerleri kararı uyarınca müvekkilin infazının durdurulmasına ve tahliyesine karar verildi.
AYM ve AİHM Başvurularını süresi içinde yapmanın önemi bir kez daha görülüyor.
Müvekkil infazının bitmesine yaklaşık 2 yıl kala tahliye oldu.
İbn Haldun’a göre bir toplumun çöküş alametleri:
• Adaletin zayıflaması
• Liyakatin yerini sadakatin ve kayırmacılığın alması
• Yöneticilerin halktan kopması
• Toplumsal dayanışmanın çözülmesi
• Lüks, israf ve gösterişin artması
• Vergilerin ağırlaşması
• Üretim ve ticaretin gerilemesi
• Devletin ekonomik hayata aşırı müdahalesi
• Kamu kaynaklarının belirli çevrelerin çıkarına kullanılması
• Baskı ve korkunun yönetim aracına dönüşmesi
• Halkın devlete ve adalete güvenini kaybetmesi
Bir meslektaşım aradı ve şu bilgiyi verdi: Kendilerini devlet görevlisi olarak tanıtan kişiler cezaevinde müvekkilini ziyaret etmiş,şunları söylemişler: Eğer TASFİYE kararı alsaydınız sizler de aftan yararlandınız.!
Başkalarını da bu şekilde ziyaret ettikleri bilgisini aktardı.
Sedef Hanım çok güzel ifade etmiş, yüreğine sağlık.
Ben de bir otizmli çocuk babası olarak yalnızca bir noktayı eklemek istiyorum👇
Yaz ayları otizmli aileler için hiçbir zaman tatil anlamına gelmez. Aksine yılın en zor dönemidir. Okullar kapanır, hava sıcaktır, çocukla yapılabilecek etkinlikler sınırlıdır. Bu dönemde öfke nöbetleri, huzursuzluk ve davranış sorunları artabilir.
Üç aylık eğitim arası birçok otizmli çocukta kazanılmış becerilerin gerilemesine yol açabiliyor. Bu nedenle eğitim bu çocuklar için lüks değil, sürekliliği olan temel bir ihtiyaçtır.
Yaz aylarında otizmli çocuklara yönelik spor, sanat ve beceri temelli yaz okullarının yaygınlaştırılması zor olmamalıdır. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile belediyeler ortak bir planlamayla bu ihtiyacı karşılayabilir.
Otizmli çocukların ve ailelerinin ihtiyacı alkış değil; onları yalnız bırakmayan, hayatlarını kolaylaştıran güçlü sosyal devlet politikalarıdır.
@tcbestepe@tcailesosyal@tcmeb
Günaydınlar,
Keyifli, bereketli ve bol kazançlı güzel bir hafta olması dileğiyle!
Not: Beni özlediğinizi biliyorum 😄 Biraz daha sabır, az kaldı… Seyahatlerimin sonuna yaklaşırken, öğleden sonra kaldığımız yerden devam edeceğiz. 😊
Hayırlı işler, bol kazançlar… 🍀
Dün oğlum Egemen için aldığım kitabı paylaştıktan sonra yazarı Yaşar Bayraktar Bey bana ulaşarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle 10 çocuğumuza imzalı olarak hediye etmek istediğini söyledi. Ben de 5 tanesi buradan diğer 5 tanesi instagramda olacak şekilde çekiliş yapacağım. Kendisinin takipçim olmasına ayrıca mutlu oldum 😊 Tek yapmanız gereken gönderiye rt yapmak. Çekiliş rt yapanlar arasından yapılacak. Şansınızı artırmak için instagram Finansçı Baba hesabından da katılım sağlayabilirsiniz.
🟢 Çekiliş tarihi 23 Nisan 2024 ⏰21.00
#çekiliş #kitap
Koordinasyonunun başındayım ve sosyal medyaya bakamıyorum bile.
Aranızda beni seven varsa gerçekten varsa bir twit istiyorum.
Çalışmalarımıza sekte vurmak isteyenlere inat!
Afad da bizim Ahbap da!
Tek cümle istiyorum!
Afad da bizim Ahbap da!
50 Kişi ile başladik 12 bine doğru gidiyor Tüm hocalarımdan Destek istiyorum. Arkadaşlar Rt yapın daha çok kişiye ulaşsin
#borsadaislemleriptaledilsin https://t.co/9fJEohji8b