Bülent Timurlenk son noktayı koymuş 💥👇
Türk A Milli Takım federasyonun bir çalışanı eğer o ise, İletişim Sorumlusu, ben şu işi böyle yapamayacaksam, o federasyon başkanının dünkü basın toplantısını engelleyemeyeceksem o koltukta oturmam.
Organizasyon olarak bir problem var mı şu anda, Arizona'nın sıcağı dışında? Niye konuşuyorsun ki sen? Biz seni duymak istemiyoruz ki. Biz seni dinle... Bak hakikaten söylüyorum, ben seni dinlemek istemiyorum abi.
Bir yanlış anlamışsın yani. Yani senin inancın, milli takımın kazanmasına yönelik inancın... Yanında, ben bir yorumcu olarak milli takımın futboluna dair yaptığım eleştirilerden sonra ben akbaba oluyorum, sen Türklüğün sembolü, hani orada kurt oluyorsun. Yapma ya. Aynı yaş grubundayız bak söyleyeyim yani. Ya bu ülkenin vatanını, toprağını, insanını sevebilecek, ölçebilecek bir barometre, bir termometre yok kardeşim.
İstiklal Marşını en bağıra çağıra... Okuyan en çok sen olamıyor, en çok sevmiyor. Kimseyi yargılayamazsın bu konuda. Oralardan da burada insanların Türkiye'nin mağlubiyetinden hani sevinecek şey olacak insanlar var demek çok anlamsız. Haddini aşar, boyunu da aşar. İnsanları ayırır abi. Bu kadar basit. Ben tabii her şeyi..."
🗣️ Fatih Terim'den İbrahim Hacıosmanoğlu'nun açıklamalarına cevap:
"Böyle bir günde kendimi açıklayacak halim yok. Zaten ne dendiği çok açık. Benim söylediklerimi tüm ulus, %99 da değil, %100 doğru anlamış. Bakın ben 55-56 senedir Türk futbolunun içerisindeyim. Çok şükür tam da merkezindeyim. Burada yarım asırlık bir külliyattan bahsediyoruz. Kolay değil. Biz Türk futbolunun sorunlarına kafa yoralım, rica ediyorum. Buralarda zaman kaybetmeyelim. Daha büyük bir şeyden bahsediyorum ben. O yüzden ne oldu, ne olmalı, ne olacak? Biz bu sorunlara bakalım. Bunlar daha önemli. Sorunuza cevap olarak buralarda kalmayalım, geçelim buraları." (Fatih Terim Youtube)
Ali Naci Küçük: "Beni iki gün önce milli takım kampından biri aradı ve 'Çok fazla lobi var, çok fazla adamcılık var, antrenman performanslarının belirlenen ilk 11'e hiçbir etki ve önemi yok."
İnanılır gibi değil!
▪️Sen Fenerbahçe’ye gitme bahanesiyle, Hakan Safi’nin önerdiği 20 milyon Euro için bir ülkenin bütün hayallerini sattın.
▪️Sen milli takım kaptanı olarak takımı hırslandırıp hazırlamak yerine milli takım kampını transfer kampı haline getirip bu ülkenin umutlarını sattın.
▪️Hakan Çalhanoğlu, şimdi sen kendinle gurur duymaya devam et!
▪️Ama şunu bil ki; hayal ve ümitlerini sattığın 85 milyon Türk halkı sana gururla küfrediyor…
YAZIKLAR OLSUN SANA…
#Türkiye #BizimÇocuklar
Rakiplik Başkadır, Hakkın Gaspı Başka
Futbolda her takımın rakipleri vardır. Trabzonspor’un da yıllar boyunca Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe ile büyük rekabetleri olmuştur. Ancak Trabzonspor ile Fenerbahçe arasındaki mesele, sıradan bir futbol rekabetinin çok ötesindedir.
Çünkü Trabzonspor camiasının hafızasında 2010/11 sezonu vardır.
O sezon yalnızca puanların, maçların veya istatistiklerin konuşulduğu bir sezon değildir. O sezon, binlerce çocuğun kurduğu şampiyonluk hayallerinin, milyonlarca Trabzonsporlunun emeğinin ve alın terinin tartışma konusu olduğu bir dönemdir.
Aradan yıllar geçti. Başkanlar değişti, futbolcular değişti, teknik direktörler değişti. Ancak Trabzonspor taraftarının hafızasında değişmeyen bir gerçek var: Adalet duygusu.
Trabzonspor taraftarı için diğer kulüpler rakiptir. Sahada mücadele edilir, kazanılır ya da kaybedilir. Fakat Fenerbahçe ile ilgili mesele yalnızca saha içi rekabet değildir. Çünkü CAS kararlarıyla da sabit olan süreç, Trabzonspor camiasında 2010/11 sezonunda hak edilmiş bir şampiyonluğun gasp edildiği inancını daha da güçlendirmiştir.
Bu nedenle bazıları yıllar geçtikçe bu konunun unutulacağını düşündü. Yanıldılar.
Çünkü bazı olaylar takvim yapraklarında eskimez. Bazı haksızlıklar zaman aşımına uğramaz. Hele ki söz konusu olan milyonlarca insanın ortak vicdanıysa…
Bugün bir forma tanıtım filminde, yarın bir tezahüratta, başka bir gün bir pankartta ya da bir sosyal medya paylaşımında karşımıza çıkar. Bazen bir kelime olur, bazen tek bir cümle.
Ama mutlaka hatırlatılır.
Çünkü Trabzonspor camiası açısından mesele sadece bir kupa değildir. Mesele adalettir. Mesele emeğin karşılığını almasıdır. Mesele çocukların hayallerinin çalınmamasıdır.
Bu yüzden herkes şunu bilmelidir:
Adalet yerini bulana, gerçek sahibinin hakkı teslim edilene kadar 2010/11 sezonu konuşulmaya devam edecektir.
Belki bir cümlede…
Belki bir şarkıda…
Belki bir tezahüratta…
Belki de hiç beklenmeyen bir anda.
Ama mutlaka hatırlanacaktır.
Çünkü bazı mücadeleler unutulmaz.
Ve bazı haklar, üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, sahibini beklemeye devam eder.
Bu şahısa iyi baksın ve iyi tanısın herkes. Fenerli TFF başkanı ve Kerem'i oynatarak fenere yaranmak isteyen Montella konuşulmasın diye çıktı Galatasaray'a saldırıyor! Tamamen algı! Ne yaparsan yap, bizler milli takımın başarısızlığını ve fener lobisini konuşup paylaşacağız!
Şu ikiliye Türk futbolunu emanet edenler utansın! Biri Sivasspor'u ligden düşürdü. Diğerinin dönemimde Trabzonspor'a yapılan transferlerler yüzünden kulüp 5 yıl belini doğrultamadı. Ve biz Türk futbolunu bu iki kişiye emanet ettik. Sonra başarı bekledik. Siz bugüne kadar Türk futboluna ne verdiniz ki TFF'nin başına geçtiniz. Size oy verip oraya getirenlerin de Allah belasını versin!
@TekinDemirkan1@zeynephizeyme Demiş FETÖ nün platin sponsoru, binlercesini üye yapan, halı saha maçları yapan, adını sürekli anıp canlı tutmaya çalışan kripto herif..
Mağlubiyet hiç sürpriz değil.
İlk maçtaki rezillikten sonra maça forvette Kerem ile başlama ısrarı futbola ihanetti zaten.
Milli Takım şu ikisine rağmen Dünya Kupası’na katıldı.
Tarihin en karakterli Milli Takımı tarihin en karektersiz ve en cahil yönetimi yüzünden sıfır çekiyor!
Bodrumdaki villalar,
Sokak ağzı jargon,
500 milyon Euroluk takım,
Uzun yıllardır gördüğüm en kötü teknik direktör,
48 takımlı Dünya Kupası’nın en rahat grubundan gol atamadan elenen rezil bir Milli Takım…
Türk futbolunun başına gelmiş en büyük felaketsin İbrahim Hacıosmanoğlu.
Hacıosmanoğlu; “dünya kupasını alıp döneceğiz” dedi, dünya kupasında elenen ilk takım olarak geri döndük. Bu başarı senin hacıosmanoğlu. Azıcık onurun varsa istifa edersin @TFF_Org
İbrahim Hacıosmanoğlu keşke Galatasaray düşmanlığı yapmak için harcadığı zamanı Milli Takıma harcasaydı belki de sonuç böyle olmazdı. Harbiden yazık oldu!