#Günaydın#Pazar
Bir adam var, kalbi sadece vatan için atmış bir adam.
Öyle bir adam ki; tarihin akışını değiştirmiş ve milletinin de kötü talihini…
Bir adam var, cepheden cepheye koşarken 3397 kitap okumuş.
Öyle bir adam ki; dünyanın “Başöğretmen” sıfatlı tek lideri.
Bir adam var, dil bilimci, tarihçi, antropolog, sosyolog, yazar, asker ve devlet adamı…
Hepsi tek bir adam.
Öyle bir adam ki bir kalıntıdan yepyeni bir ulus çıkartmış.
Bir adam var ki UNUTULMAZ!
Türkiye Cumhuriyeti kadar büyük bir eser bırakmış.
Bir adam var öyle bir adamki hergün yeniden sevdiğimiz.
#MustafaKemalAtatürk🇹🇷
Saygı özlem ve minnetle anıyoruz!
🇹🇷❤🇹🇷
🇹🇷Önce O inandı.
Sonra bir millet inandı.
“Zafer” işte o zaman kazanıldı! 🇹🇷
#30AğustosBenimZaferimdir
Ev sahibi ile kiracı arasındaki basit bir kira tespit davasının 2 yıl, hatta istinafla birlikte 5 yıla uzaması, adalet duygumuzu derinden yaralıyor.
Dosyada hem ev sahibinin hem kiracının emsal kira sözleşmeleri varken, hakimin, bilirkişilerin ve raporların bu kadar uzun sürede sonuca varması akla da vicdana da sığmıyor. Mülke birlikte gidilip keşif yapılıyor, sektörün bilirkişilerinin tecrübeleriyle rapor hazırlanıyor, sonra bir de üstüne “%10 hakkaniyet indirimi” uygulanıyor ama yine de karar istinafa açık bırakılıyor.
Bu süreçte ev sahibi, kendi tapulu malının gerçek değerine kavuşmak için yıllarca beklerken, kiracı fiilen çok düşük bedelle oturmaya devam ediyor. İstinaf süresince faiz işlememesi, “Sen beleşe oturmaya devam et, nasılsa zaman lehine işliyor” demekle aynı anlama geliyor. Adalet, sadece dosya numaralarından ibaret değildir; geciken her karar, ev sahibinin hayatından çalınan yıllar demektir.
12. Yargı Paketi hazırlanırken bu davaların hızlandırılması için , ev sahiplerinin yaşadığı mağduriyetin görmezden gelinmeyerek yeni yasalar yapılmasını talep ediyoruz.
Biz, sadece hakkımız olan makul süreli yargılama ve mülkümüzün gerçek kira değerinin tespitini istiyoruz; ne eksik, ne fazla.
@adalet_bakanlik@tcbestepe@abakingurlek
#EvimvarHakkımyok #İşgalciKiracilar #hızlıdavaKısaistinaf #evimikiralamıyorum #EvsahibiYalnızdeğildir #EvsahibineAdilyasa #EvSahibininSabrıKalmadı
#Evsahibi3yıldır
🩸Aydın zihinlerin yetişmesi öyle zor ki ve cehaletin prim yapıp, acımasızca çoğaldığı şu çağda, o parlak zihinlerden birini daha yitirdi bu topraklar…
Devri daim olsun değerli #ilberortaylı hocanın…
Hakkari'de 11 yaşındaki bir kız çocuğu, köyündeki 3 kişinin TECAVÜZÜNE uğradı!
1- Esra’yı "sana acil bir şey söylememiz lazım, akşam ahıra gel" diyerek kandırıyorlar.
2- Esra akşam ahıra gittiğinde Esra’yı kaçırıp şiddet uygulayıp, tecavüz ediyorlar.
3- Tecavüzcüler, tecavüz ettikleri anları kayıt altına alıyor.
4- Esra’yı da birine söylerse kaydı yaymakla ve öldürmekle tehdit ediyorlar…
5- Tecavüzcüler, Esra’yı kayalıklardan aşağı atıyorlar. Oradan geçen arıcılar (biri kuzeni) Esra’yı bulup hastaneye götürüyor.
6- Esra olayı hastanede bir hemşireye anlatıyor, deliller toplanıyor. Bu 3 tecavüzcü tutuklanıyor.
Deliller:
- Esra’nın paramparça olmuş kıyafetleri
- Esra’yı sabah bulan arıcılar ve kuzeni
- Hastanede olayları anlattığı Ayşe hemşire
- HTS kayıtları (telefon sinyalleri)
- Baz istasyonu kayıtları (konum sinyalleri)
- Adli Tıp kontrolünde tecavüz ve meni bulgusu
- ESRA’NIN BEYANI
7- Tutuklanan 3 tecavüzcü 8 ay sonra adli tıp raporuyla “SERBEST” bırakılıyor.
Gerekçe:
- Adli Tıp Raporu’na göre tecavüz ve meni var fakat rapora “erkek DNA’sı kadın DNA’sına karıştığı için kimlik tespit edemiyoruz” yazılıyor ve serbest kalıyorlar.
8- Bunun üzerine zanlıların avukatının AKP il başkanı olduğu ortaya çıkıyor…
9- Esra artık aramızda değil, tecavüzcüler serbest bırakıldıktan 10 gün sonra intihar etti…
Tecavüzcülerin isimleri:
- Nihat Yılmaz
- Veysi Yılmaz
- Zahir Yılmaz
(Timur Soykan)
Her köşesi yangın yeri olan Ortadoğu’da açan bir güneş gibisin.
Vatanımıza, Cumhuriyetimize, çocuklarımıza var gücümüz ile sahip çıkacağız.
#vatan#idealistler#ülkenesahipçık
CELAL ŞENGÖR HOCA'dan MÜTHİŞ YAZI...
Türkiye halkı kravat takar, lüks otomobillerde dolaşır, bikinili hatunları sosyetik plajları doldurur, plansız şehirlere şekilsiz gökdelenler inşaa ederek yaşanmaz hale getirir, ama tüm bu halk zenginiyle fakiriyle, şehirlisiyle köylüsüyle zır cahildir.
Kendi tarihinden habersizdir. Aslında ne dilini, ne dinini bilir, ne geleneklerini tanır, ne de toplumsal değerlerinin evriminden haberdardır.
Muhteşem Yüzyıl diye televizyonlarda alkışladığı dönemde, devletinde Amerika'dan gelen gümüşün ilk enflâsyonu başlattığını bilmez (çünkü Avrupalı dünyayı keşfederken, muhteşem(!) padişahları hareminde gönül eğlendirmekte, dünyayı öğrenelim diyen Pirî Reis'in kafasını vurdurmaktadır...
O, muhteşem(!) yüzyılda Anadolu'da medrese o kadar ayağa düşmüştür ki, öğrenci haydutluğa başlamıştır (buna softa şekâveti denir). Avrupa'da ilk yenilgimizi Muhteşem(!) Süleyman devrinde aldığımız gibi (1.Viyana bozgunu 1529), Hint Okyanusuna her çıkışımızda mini mini Portekiz'den sopayı yiyip Kızıldeniz'e veya Basra Körfezi'ne tıkılışımız da bu büyük(!) padişah efendimizin devrindedir.. Yine onun zamanında dünya keşfedilirken, Hint Okyanusu'na kadırga denen sandallarla açılan ve 1554'te Hindistan'da karaya oturan büyük(!) bir amiralimiz, yürüyerek üç senede Hindistan'dan Edirne'ye gelmiş ve meşhur bir kitap (Mirât-ül Memâlik) yazmıştı. El alemin dünyayı öğrendiği bu dönemde Seydî Ali Reis gazel söyleyip, eğlence partilerini anlatmaktan başka tek bir detaylı coğrafya bilgisi toplamayı gerekli bulmamıştı...
Büyük(!) Sultanımız Süleyman'ın Fransa kralı 1.François'i hapisten bir mektupla kurtardığını okurduk mektepte. O François'nın kurduğu Collège de France bugün dünyanın en önemli araştırma kurumlarından biridir. Bizimkinin hangi kurumu ayakta kaldı? Hangi kurumunun insanlığa beş paralık bir faydası oldu?
Tek becerdiği kalıcı şey, aklı başında öz oğlu Şehzade Mustafa'yı Hürrem uğruna katlettirip, devleti bir ayyaşa teslim ederek halkının geleceğini karartmak oldu..
Artık yeter!. Bu ve benzeri rezillikleri yalanlarla bezeyip yücelten, buna karşılık bize bütün dünyada saygınlık kazandıran, aklımızı kullanıp onurlu insanlar olmamızı sağlayan Atatürk'ü aşağılayan âlim pozlu, ukala tavırlı zır cahilleri her gün halkın karşısına diken televizyon kanallarından ve gazetelerden gına geldi. Yükselen ahlaksızlık grafiğimiz kimin eseridir sanıyorsunuz? Cehalet tüm fenalıkların anasıdır. Biz de o anayı besleyip büyütüyor, onun tosuncuklarına oylar veriyoruz... Artık yeter! Memleketimde her elimi attığım yerde cehalet çirkefine bulaşmaktan bıktım...
Prof.Dr. Celal Şengör
Ayrıca, halka bilgi vermekten çok uyutmaya odaklanan, kavgalarla Reyting toplamaya çalışan, yok kuaförüm sensin, yok yemekteyiz veya temizlik benim işim gibi basit, birbirini aşağılayan, saçma sapan programlardan da bıktık, usandık, bu kanalları yönetenleri şiddetle kınıyor ve bir an önce aydınlatıcı öğretici programlar yapmalarını diliyorum.
Ben bu ülkede bir şeylerin mevcut cezalarla terbiye edildiğine artık inanmıyorum. Sen çocuğunu okut, büyüt, en güzel şekilde yetiştir. Bir p*ç kurusu gelsin canını alsın ve gitsin. Sizin sesiniz katillerin sesinden daha az çıktığı sürece bunları yaşamaya devam edeceğiz
ŞAŞIP KALIYORUM …
🤢Arap İngiliz'le birleşmiş Türk'ü arkadan vurmuş;
🤢Ermeni Rus'la birleşmiş,
Doğu Anadolu'yu kana bulamış;
🤢Rum Yunan'la, Yunan İngiliz'le birleşmiş,
Batı Anadolu'yu ele geçirmiş.
🤢Ülkenin mahvolmadık, yıkılmadık, yanmadık,
kan dökülmedik, kül olmadık hiçbir yeri kalmamış,
🤢Elde avuçta İstanbul ile İzmir bile yok!..
🤢Anadolu'nun altı yedi milyon nüfuslu en yoksul bölümüyle, yüzde doksan beşi okuma yazma bilmez,
🤢yorgun, yoksul, bitkin, ezik bir halk..
Nasıl kurtulmuşuz?..
Şaşıp kalıyorum...🤔
☘Yunan'ı nasıl denize döküp hizaya getirmişiz,
☘İngiliz'i İstanbul'dan nasıl çıkarmışız,
☘ dünyanın süper güçleriyle masaya nasıl eşit oturmuşuz?
⭐Yıl 1923
Anadolu'da 10-11 milyon savaş artığı yaşıyor; aç biilaç, parasız;
⭐Yüzde 95'i elifi görse mertek sanacak kadar alfabesiz... .
.
⭐ Ne yapacaksın?..
Demokrasi yap!.. Nasıl yapacaksın?..
🤢1923'ün yanmış yıkılmış Anadolu'sunda nasıl demokrasi yapacaksın?..
🤔Kalan ne? Yıl 1923
Komşunun komşuyu boğazladığı iç savaşlardan, Anadolu'yu mezbahaya döndüren dış savaşlardan yeni çıkmışsın.
🤔Fabrikan yok,
İşçin yok,
İş adamın yok,
Mühendisin yok,
Doktorun yok,
Uzmanın yok,
Tüccarın yok,
Suyun yok,
Barajın yok,
Elektriğin yok,
🤢Kadınların çarşafta çuvala giriyor,
Erkeğin dört karı alıyor,
🤔Yurttaşlik yasası yok,
🤔Üniversiten yok,
Banka yok,
Burjuva yok,
Proletarya yok,
İhracatçı yok,
İthalatçı yok,
Sermayen yok.
🤔Kalkın bakalım...
Nasıl kalkınacaksın?...
🤢Sermayesiz ekonomik kalkınmanın yumurtasız omletten ne farkı var?
🤔🇹🇷Mustafa Kemal kuşağı ne yapmış?...
🤔🇹🇷Yöneticiler devletçiliğe neden ve nasıl sarılmış?..
🤔🇹🇷Türkler bankacılığı nasıl öğrenmiş?..
🤔🇹🇷Merkez Bankası 1930'a değin neden açılamamış?..
🤔🇹🇷Özel sektör nasıl oluşturulmuş?..
Yeni devlet nasıl kurulmuş?..
🤔🇹🇷Çağdaş öğretime nasıl geçilmiş?
🤔🇹🇷1920'de 10-11 milyon nüfusun yüzde 95'i
Alfabesizken savaş artığı bir toplumla,
Okuma yazma seferberliği nasıl açılmış?
🤔🇹🇷Kitaplıklarda kitap yokken,
Ulusal kütüphane nasıl kurulmuş?..
🤔🇹🇷Okullarda tarih kitabı bile yokken tarih nasıl yazılmış?..
🤔🇹🇷Yok olmanın kuyusundan çıkıp var olmanın doruğuna nasıl tırmanılmış?..
🤔🇹🇷Yunanlı ile dostluk nasıl kurulmuş?..
🤔🇹🇷Avrupa'da saygınlık nasıl kazanılmış?..
🤔🇹🇷Şaşıp kalıyorum...🤔
🤔🇹🇷2000'li yılları geçtiğimiz,
Yetmiş milyonluk Türkiye'nin haline bakıyorum...
🤔🇹🇷Hiçbir şeyimiz yokken neler yapmışız?.
Mustafa Kemal'e saldıranlara bakıyorum...🤢⁉️
🤢🤔Daha çok şaşıp kalıyorum...🤢🤔
İLHAN SELÇUK
Düşmanların kılık değiştirdi, ağız değiştirdi, fikir değiştirdi, saf değiştirdi, yol değiştirdi, döndüler de döndüler paşam. Biz senden milim sapmadık. Onlar için her şeyin bir bedeli vardı. Gücün, paranın, fikrin hatta kendilerinin bile… Rahat uyu paşam! Biz seni hiç satmadık. “Öldü” diyorlar… Hiç merak buyurma paşam, döneklerin rüzgarıyla savrulmayacağız. Fikrin olacağız, ruhun olacağız, sen olacağız! Üç beş satılık cahil ne ki? Cihan dursa karşımızda, seni ilelebet yaşatacağız.
Bugün, yarın ve daima…