Ekrem İmamoğlu, İBB iddianamesinde kendisinin altında örgüt yöneticisi olarak gösterilen isimlere ilişkin de konuştu:
"İstanbul Büyükşehir Belediyesinin teşkilat yapısını sizlere gösterdim. Burada altı isim var: Murat Ongun danışmanım, Fatih Keleş İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeliği yaptı ve İstanbul Büyükşehir Spor Kulübü başkanlığı yaptı, Ertan Yıldız danışmanım, Adem Soytekin bir iş adamı, Hüseyin Gün’ü hiç tanımıyorum, Murat Gülibrahimoğlu’nu çok az tanıyorum ve bir iş adamı"
https://t.co/J41HmvkxsI
Fonzi vurgunu, ülke tarihinin en büyük organize soygunu
Ve sanki ülkeyi yönetenlerin hiç suçu yokmuş gibi davranılıyor
Yarın @bdalgin 'a soracağm, siyasi koruma olmadan böylesi dev bir soygun mümkün mü? Ne yapmalı?
Link aşağıda
Halkı 2.17 milyar TL dolandıran Fatma Betül Sayan Kaya elini kolunu sallayarak geziyor ve bu sırada fon yolsuzluğunu anlatan gazeteci Bahadır Özgür gözaltına alınıyor. ‘Sonuna kadar gidilecek’, ‘ucu kime dokunursa dokunsun’ hamasetleri sıralanırken tarihin en büyük skandalını gazetecileri susturarak örtmeye çalışıyorlar.
Murat Taylan: "'Vatandaşlarımızın dikkatli olması gerekmektedir...' Vatandaş nasıl tedbirli olacak, bodrumda yaşıyorsa uyumayacak.
Normalde garaj olması gereken yerlerin konuta dönüştüğü İstanbul'da yerin altında kaç kişi yaşıyordur, herhalde milyon vardır. Vali, onlara tedbirli olun diyor."
İstanbul’da sağanak nedeniyle Vadistanbul’un otoparkını su bastı
Cendere Vadisi’ndeki taşkın riski yıllar önce belediye planlarında belirtilmesine rağmen, AKP’li Kadir Topbaş’ın damadının da ortak olduğu proje imara açılmıştı
Dicle Sezen Öz'ün (@diclesezenoz) haberi
https://t.co/mViBACOURg
Yuh artık!
Bahadır Özgür belgeye dayalı olmadan hiçbir haber veya yorum yapmayan sorumluluk sahibi hassas bir gazetecidir.
Fon Vurgunu konusunda gazetecilik dışında bir eylemine şahit olmadım.
Yeter be kardeşim!
#İBBDavası'nda 2.Celse 35.gün
19 aydır Silivri’de tutuklu olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı #Ekremİmamoğlu kürsüde:
"Benim ailem de payını aldı. Babam sanık yapıldı, oğlum sanık yapıldı, eşimin ağabeyi sanık yapıldı.
Tek soru sorulmadı bunda, 1 yıl yattı.
Diğer ağabeyi başka bir dosyada tarihte görülebilecek en uydurma bir dosyayla aylarca tutuklu kaldı.
Kendisinden uyuşturucu tüccarı çıkarmaya çalıştılar, bir şeyle uğraştılar yani.
Adam "Saçımın kılını alın bakın, ne kadar kılından alıyorsanız kıl alın bakın" dedi, adamdan kıl almadılar.
Çünkü temizdi.
Aylarca hapiste tutuldu. Niye? Ekrem'in akrabası.
Bunun hikayesini kendi hayatımda da biraz bahsedeceğim ama burada şunu söyleyeyim; bir insanı ailesini almak, rehin almak savaşta bile yapılmaz biliyorsunuz.
Hani gurur diyoruz ya Türk, hiçbir yerde gidip zalimlik yapmamıştır.
Herkese Osmanlı'yla özellikle bahsederiz.
Özellikle Balkanlarda bu çok konuşulur yani.
Hatta o tarihin o çağına göre hata mıdır, doğru mudur, yanlış mıdır diye de tartışılır.
Zulüm etmemiştir, herkesi dininde serbest bırakmıştır denir.
Bununla övünürüz değil mi?
Şimdi?
Aileyi rehin almak yargı eliyle yapıldı.
Yaşadık biz bunu burada.
Ve iddianame geldiğinde bir şey daha görüldü.
Bazı tutuklular hakkında dava bile açılmadı.
İstenen cümle alınmıştı.
Fazladan toplanan insanlara artık ihtiyaç yoktu.
Amaca ulaşılınca rehineler bırakıldı.
Hatta bazıları var ki çok yakındı, çok yandaştı yazdırana veya yazana.
Onların esamesi bile yok. Gittiler. Bir süre yattılar.
İfadeleri bile yok ortada.
Gittiler.
Ama iş adamı, ama başka bir şey. Bu arada kimse yatmasın.
Ben kimsenin hapiste kalmasını, bu şekilde tutulmasını falan istemiyorum.
Rehine diyorum çünkü bunun gerçekten başka bir adı yok.
Devlet eliyle rehin alınıyor insanlar. Hala rehin.
İddianame, Kasım 2005'te gözaltından tam 8 ay sonra yazıldı.
Mahkemeye sunulmadan önce gazetecilere dağıtıldı.
Kabul edilmemiş bir iddianame şüpheyle bile paylaşılmaz.
Bu iddianame, önce gazeteye gazetecilere verildi, yandaş gazetecilere.
Bana ise 3 ay sonra 22 Ocak'ta DVD'lerle ulaştırıldı.
Rakamlara bakalım, 4.000 sayfa iddianame, 80.000 sayfa ek, cezaevinde haftada 2 saat bilgisayar hakkı.
Yani ben haftada 2 saatte, sayılı haftalarda 84.000 sayfayı okuyacağım ve konuya hakim olacağım.
Ben bu işleri anlamam ama yani 84.000 sayfa ya bu işi dökmek.
4.000 sayfa iddianame yazmanın zaten anlamı kimse bunu okumaz, zaten içi boş.
Yazdıran da biliyor, yazan da biliyor.
İşin içinde ne var biliyor musunuz?
Dün dedim ya, aynaya baktılar, yazdılar.
Kendi hayatında ne yapmışsa, ne uygulamışsa, “yahu Ekrem de yapmıştır” diye yazdıkları bir iddianamedir bu.
Ben düşündüm, “Allah Allah” dedim ya,
“Babamın tarlasını niye kazdılar?”
Hatta espri yaptık telefonda, yandaki tarlayı da söyle de kazsınlar belki de ekin ekersin yani, senin yerine orayı tarasınlar yani.
Adamın kuyusuna niye bakarlar? Para arıyorlarmış!
Kapalı yazdıkları kapıları kırıp içine giriyorlar.
Bunu yazanlardan ben şüphe etmeye başladım.
Ya yazanlar ve yazdıranlardan şüphe etmeye başladım.
Bu yöntemleri bilenler yapabilir bu işi.
Ben bu yöntemleri bilmem yani.
Benim böyle yöntemlerden haberim yok.
Yazdıktan sonra para gizlemek, toprağa para gömmek, kuyunun dibine altın koymak.
Çok mu merak ediyorum yani.
Avrupa ülkelerinde hesap açtırmak! Offshore'da hesap açtırmak!
Vallahi ben bilmem. İsviçre'de, Lüksemburg'da veya bilmem hangi adalarda şurada burada, bu hesaplar nasıl işler, ben bilmem.
Bilmem yani.
Biz parayı pek sevmeyiz babamla. Bazen de kızarız birbiriyle, çok sıkıntı çekmişizdir.
Ticaret yapmayı severiz.
Öyle yaptık ya, çok da şey çektik, sıkıntı da çektik yani. 94 krizinde, 97 krizinde, 2001 krizinde, 2008 krizinde sıkıntıda çektik.
💡Geçen hafta iktidar vekili yoklama istedi, iktidar vekilleri salonu terk etti.
💡Fon vurgunu konuşulmasın diye Meclis'i kapattılar.
👉Bu hafta biz yoklama istedik, yine yoktular, yine gelmemişlerdi.
🇹🇷Ve yine Meclis kapandı.
Tasfiyeden 15 gün önce kuşlar uçuyor, 401 milyar lira para kaçırılıyor ve bunu kimse görmüyor!
SPK, MASAK, BDDK, MKK, TakasBank, Tefas...
Bu kurumların hiçbiri bu parayı göremiyorsa biz dükkanı kapatıp gidelim arkadaş!
Soru şu: Bu transferleri görmek kimin görevi ve neden görevini yerine getirmedi?
Cevap verin!
🔴Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB davasında 99'uncu gün
💬İmamoğlu, İBB iddianamesinde yer alan 160 Milyar TL'lik kamu zararı iddialarına belgelerle yanıt verdi:
“İçeride yalnızca bizim belgelerimiz var ve bunlar yine de suç diye yazılmış. Dedim ya, 560 milyar bulamayınca demişler ki ‘Ya nasıl uydururuz, bir şey dememiz lazım. 560 milyarlık yolsuzluk dedik, gittik bunu Ankara'da Beştepe'ye de anlattık. 560 milyar dedik, bir şey gösteremezsek bu adam bizi döver”
EKREM İMAMOĞLU'NUN SAVUNMASININ TÜM DETAYLARI HABERİMİZDE⬇️
https://t.co/4BQKI0H673