Birlikte 1 Milyon Salavat çektik.
Mevlid-i Nebi Gecesi duasını yapacağız.
Adınızı yazın ya da bir nokta bırakın sizi duamıza katalım.
Gönderiyi paylaşalım.
#SONDAKİKA 70 Vakıa Suresi okundu. Rızık ve borçtan kurtulma duası yapacağız.
Adınızı yazın ya da bir nokta
bırakın sizi duamıza katalım.
Gönderiyi paylaşın.
#SONDAKİKA Allah’ım, rızkımızı helâl, bol ve bereketli eyle. Bizi darlığa düşürme, borçlarımızı ödemeyi kolaylaştır, kazancımıza bereket ver ve bizi Senden başkasına muhtaç eyleme. Âmin.
Kim yedi gece yatmadan önce “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn” münâcâtını şu anlatacağım gibi okursa, sıkıntıları biter, Allah onu zengin eder, malına bereket verir.
“Lâ ilâhe illâ ente…”
Allah’ım, Senden başka ilâh yoktur.
Yani beni yaratan Sensin; rızkımı veren, şifayı veren, kapıları açan, dertleri gideren, duaları işiten Sensin. İnsanlar yüz çevirse, bütün kapılar kapansa Sen varsın. Her şeyin sahibi Sensin. Bütün sebepler tükense de Sen bana yetersin. Çünkü Senden başka ilâh yoktur.
İşte “Lâ ilâhe illâ ente” derken bunu düşünün.
Sonra; "Sübhâneke…” Allah’ım, Sen bütün noksanlıklardan münezzehsin.
Yani Allah’ım, Sen zulmetmezsin.
Sen unutmazsın. Sen hiçbir kulunu sahipsiz bırakmazsın. Sen işitmekten âciz, görmekten uzak değilsin.
Ben söylemesem de kalbimden geçeni bilirsin.
Sebepler tükenir ama Senin hazinelerin tükenmez. Senin rahmetinde eksiklik, kudretinde noksanlık yoktur. Sana hiçbir şey ağır gelmez. Kapalı kapıları açmak, imkânsızı mümkün kılmak Senin için kolaydır. Çünkü Sen “Ol!” dersin, olur.
Sonra; "İnnî küntü mine’z-zâlimîn…”
Allah’ım, şüphesiz ben zalimlerden oldum.
Yani Allah’ım, kusurumu kabul ediyorum. Günahlarımla, ihmallerimle, yanlışlarımla Sana geldim. Kendimi temize çıkarmıyorum. Sana karşı aczimi ve fakrımı itiraf ediyorum.
Böyle tefekkür ettikten sonra ellerinizi kaldırın ve:
Ey Yûnus Aleyhisselâm’ı denizin ve gecenin karanlığından, balığın karnından çıkaran Rabbim! Beni de içine düştüğüm maddî ve manevî bütün karanlıklardan çıkar. Allah’ım, kapalı kapıları aç, düğümlenmiş işlerimi çöz, darlığımı genişliğe, korkumu emniyete, hüznümü sürura çevir.
Ey Rabbim! Borçlarıma ödeme kolaylığı, rızkıma bereket, bedenime sıhhat, haneme huzur, kalbime sekînet ihsan eyle. Yağmurun sağanak hâli gibi üzerime rızık yağdır. Bana rahmetinin, bereketinin, huzurun ve ferahlığın kapılarını aç. Âmin.
7 gece yatmadan önce “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn” münâcâtını böyle tefekkür edip o duayı yaparsanız,
Allah size hakkınızda hayırlı olanı mutlaka verir.
Kardeşlerim, bir dileğiniz, bir muradınız varsa şöyle dua edin.
Kaldırın ellerinizi. Üç kere “Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hû.”
Sonra üç kere “Hasbünallâhu ve ni’me’l-vekîl.”
Sonra üç kere “İyyâke na’büdü ve iyyâke neste’în.” deyin.
Sonra da kalbinizden ne geçiyorsa isteyin: “Allah’ım şifa ver, rızık ver, bereket ver, huzur ver, evlat ver.” Artık ne istiyorsanız Rabbinizden isteyin.
Duayı da bir kere “Ni’me’l-Mevlâ ve ni’me’n-Nasîr.” diyerek bitirin.
Böyle dua ederseniz Rabbim, kalbinizde olanları hakkınızda hayırlıysa size nasip eder.
Bununla beraber fiilî dua da yapın. Güzel konuşun.
Bakın bir insanın sürekli “Kötüyüm, hastayım, mutsuzum, daha kötü olacak.” demesi dua hükmüne geçer, daha kötü olur.
Bu yüzden âlimlerimiz der ki: Bir adama “İyisin.” desen iyileşir, “Fenasın.” desen de fenalaşır. Bilimsel çalışmalara bile konu olmuştur ki, bir insan sürekli “Mutsuzum.” dediğinde vücudu ona göre tepkiler verir.
Hatta su dolu iki bardağı alıyorlar; birisine olumlu şeyler söylüyorlar, birisine olumsuz şeyler söylüyorlar. Olumsuz şeyler söylenen su bardağının mikroskop altında incelendiğinde kimyasının bozulduğunu tespit ediyorlar.
Bu yüzden kardeşlerim, güzel bakın, güzel görün, güzel düşünün.
Elbette herkes kendi hayatında sıkıntılar yaşar. Ben de yaşadım. On beş yıl boyunca dost, arkadaş bildiğimiz insanlardan çok ihanetler ve sıkıntılar gördüm. O zamanlar “Niye o böyle yapıyor” diye düşünüp yeise kapılıyorduk. Sonradan onlara bakmak yerine, “Acaba Allah’ımın bunda muradı ne?” diye bakmaya başladım.
Ve Allah bana o kadar güzel şeyler nasip etti ki, o yirmi otuz kişiye bedel bugün milyonlarca sizin gibi güzel insan nasip etti.
Bir zamanlar sesimizi on yirmi kişi duyarken, bugün milyonlarca insan duyuyor. Güzel baktığınızda Allah size güzellikleri gösteriyor. Ben bunu kendi hayatımda da tecrübe ettim.
O yüzden iyi bakın, iyi olacak deyin. Allah’a hüsnüzan besleyin. Ümitsizliğin, yeisin ve karamsarlığın şeytandan olduğunu unutmayın.
Kötü konuşarak kendinize kötü dualar etmeyin. İyi olacak deyin, hüsnüzan besleyin. Allah onu dua olarak kabul eder ve hakkınızda hayırlı olanı yaratır kardeşlerim.
Kim Haşr Suresi’nin son üç ayetini bu anlatacağım şekilde okursa, ona yerlerin ve göklerin sırları açılır ve bütün sıkıntıları biter, ve Allah ona zenginlik verir.
“Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ Hû.”
O Allah ki kendisinden başka ilâh yoktur.
Yani bir zerreden yıldızlara, bir damladan denizlere, bir çekirdekten ormanlara, bir hücreden insana kadar ne varsa hepsini yaratan O’dur. Güneşi ve gözleri yaratan, havayı ve ciğerleri yaratan, toprağı ve onun bağrında çatlayan tohumu yaratan O’dur.
“Âlimü’l-gaybi ve’ş-şehâde.”
O, gaybı da görünen âlemi de bilendir.
Yani semanın derinliklerinde ışığı henüz bize ulaşmamış yıldızları da, okyanusların dibindeki mahlûkları da, toprağın karanlığında bekleyen çekirdekleri de, kaderin sahnesinde saklanan hakikatleri de, kulunun kalbinden geçenleri de bilen O’dur.
O öyle bir Allah’tır ki karanlık gecede, karanlık taşın üzerinde yürüyen küçücük bir karıncanın attığı adım bile O’nun ilminden gizlenemez.
“Hüve’r-Rahmânü’r-Rahîm.”
O Rahmân’dır, Rahîm’dir. Yani baharda kupkuru toprağın bağrından binlerce çeşit çiçeği ve meyveyi çıkaran, ayağı olmayan ağacın rızkını köklerine gönderen, kanadı olmayan yavrunun rızkını annesinin göğsünde hazırlayan, mümin kuluna cennette ebedî nimetler verecek olan O Allah Rahmân ve Rahîm’dir.
“Hüvallâhüllezî lâ il��he illâ Hû, el-Melik.”
O Allah ki kendisinden başka ilâh yoktur. O Melik’tir.
Yani bütün mülkün sahibi O’dur. Güneş O’nun kandili, dünya O’nun misafirhanesi, gökyüzü O’nun kudretinin bir sahifesi, bahar ise O’nun rahmet sofrasıdır. Milyarlarca yıldızın da küçücük sineğin de sahibi Melik olan Allah’tır.
Hem O Allah Kuddûs,Selâm, Mü’min, Müheymin, Azîz, Cebbâr, Mütekebbir’dir.
Yani O Kuddûs’tür. Her türlü kusurdan ve noksandan münezzehtir.
O Selâm’dır. Yani kâinatı selâmet içinde tutan O’dur. Dünya uzay boşluğunda muazzam bir süratle hareket ederken üzerindeki küçücük bir serçeyi dalında huzurla uyutan O’dur.
Mü’min, Müheymin. Yani yumurtanın içindeki yavruyu da, toprağın altındaki tohumuda, Kozanın içindeki kelebeği de gözeten O'dur.
O Azîz, Cebbâr, Mütekebbir’dir.
Yani Samanyolu gibi milyarlarca galaksinin bulunduğu şu muazzam kâinatı çeviren de, istediğini zorla yaptıracak kudrete sahip olan da O’dur.
“Sübhânallâhi ammâ yüşrikûn.”
Ve o Allah onların ortak koştuklarından yücedir,
Yani böyle sonsuz ilim, kudret ve saltanat sahibi olan Allah’a hiçbir şey ortak olamaz.
“Hüvallâhü’l-Hâliku’l-Bâriü’l-Musavvir.”
O Allah Hâlık’tır, Bâri’dir, Musavvir’dir.
Yani Hâlık’tır; yoktan yaratır. Bâri’dir; her mahlûku ölçülü yaratır. Musavvir’dir; her birine ayrı bir suret giydirir.
Bir kelebeğin kanadına bakın. Bir tavus kuşunun tüyüne bakın. Bir çiçeğin yapraklarına bakın. İnsanların yüzlerine bakın. Milyarlarca insan… İki göz, iki kaş, bir burun, bir ağız; fakat milyarlarca farklı sima.
İşte her insana ayrı bir yüz veren, küçücük parmak ucuna o insana ait mühür vuran Allah Musavvirdir.
“Lehü’l-esmâü’l-hüsnâ.” ve En güzel isimler O’nundur.
Yani kâinatta gördüğünüz her güzel hakikatin arkasında O’nun güzel isimlerinden bir tecelli vardır.
“Yüsebbihu lehû mâ fi’s-semâvâti ve’l-ard.” Göklerde ve yerde ne varsa O’nu tesbih eder.
Yani kâinat sessiz değildir. Güneş ışığıyla Deniz dalgasıyla Kuş ötüşüyle, arı balıyla, ağaç meyvesiyle, çiçek kokusuyla, yıldız hareketiyle Allah��ı tesbih eder.
“Ve hüve’l-Azîzü’l-Hakîm.” O Azîz’dir, Hakîm’dir.
Yani O’nun kudreti karşısında hiçbir şey başkaldıramaz ve O’nun yarattığı hiçbir şey hikmetsiz değildir. Bir atomu hangi kudret döndürüyorsa yıldızları da aynı kudret döndürür; bir arının kanadına ölçü koyan hangi hikmetse galaksilerin hareketine de aynı hikmet ölçü koyar.
Çünkü O Azîz’dir; kudreti sonsuzdur. Hakîm’dir; yaptığı her iş hikmetlidir.
Haşr Suresi’nin son üç ayetini bu tefekkürlerle okursanız size sırların kapısı açılır ve sıkıntılarınız biter ve Allah size maddi manevi zenginlik verir.