Benim en zor sınavım kan bağı. Ben kimseye değmeden ve kimseyi savaşıma dahil etmeden savaşırken, onlar; dolu yağsa feryat figan beni savaşlarına çekip tüm sorumluluğu benim omzuma bindirirler. Kaçsam da uzak dursam da bi şekilde fedaileri oluyorum. Ve en çok kendime kızıyorum.
Tedirgin bir ruh hali, yarını kesmiyor gözlerim
Lirik sancılar, üşür dilden çıkma boş sözlerim
Satır araları boş, sokak araları dar
İstemem iyilik, marazı beni yorar...
Benim için her birey bir kitap, bir film, bir şarkı gibidir. Okurum, izlerim, dinlerim. Sevemediğim kitabı bitiremem, iyi olmayan filmi öneremem, kötü bir şarkıyı da sözlerini bozarak mahvederim. Yani prensip dışı Ben kimseye değer vermem, karşımdaki değerini belirler
Bazı olaylar yaşanır ve sen bu olaylarla baş ederken kendini tanıma fırsatı bulursun yani başka bir yönünü keşfedersin. O yüzden dramatize etme, üstesinden geldiğin için kendine saygı duy. Çünkü başkası senin savaşlarını basite indirgeyerek kendini ön plana çıkaracaktır.
Paran var medeni ve uygar sanıyorlar. Asaleti alım gücü zanneden herkes sermaye artığı Rahmi Koç'un bir gettodan çıkmadığını bilmelidir. 95 yaşına gelmiş ilkesiz bir Simon. Dünyayı ya da ülkeyi kendi süitinden ibaret zanneden bir çarklının en çürük dişi. Parasız hiçbişi...
Söz konusu kendi çıkarları olunca insanlar saldırganlaşıyor. İki yıldır yapay zeka üzerinden sözü ve müziği bana ait 90' a yakın şarkı yaptım. Ses yok bende enstrümantal ekipman desteği de yok. Tekel olan piyasa da birine ulaşıp destek istemek de imkansız.
Güç kimdeyse meşruluk da ondadır. Büyük balık küçük balığı yer hesabı. Liderler büyük balık, onlar elindeki gücü halkına karşı kullanır ve bu onlar için meşrudur. İmparatorlar da bu liderlere karşı halka zulmü bahane göstererek saldırır. Sonuç güce güç katma. Meşru olma çabası.
Servet ve gücün adalet sistemi içinde nasıl kullanıldığına dair küresel bir kesit, Jeffrey Epstein. Türkiye'deki durum da aynı ama kültürel olarak kırsal. Bir de IQ'su düşük. Şiveli seks kasedi ve yüksek bürokrasi. Çocuk fahişeler falan...
Giritli bir göçmenin Mezopotamyalı bir insanı ötekileştirip eleştirmesi. Kırımlı bir göçmenin de Dicle Nehri kıyısına uygurluları yerleştirme fantezisi. Arnavut bir göçmenin de Diyarbakırlı birine nasıl yaşaması gerektiğine dair baskı uygulaması... Nasıl absürt bir simülasyon bu?
Hiçbir toplumsal değer bana boku gül bahçesi diye kabul ettiremez. Bok boktur. Boka gül deyip methiyeler dizeceksen sen de boksun. Bulaşma, kokuyorsun.
Bireysel anlamda selam vermeyeceğiniz, masanıza dahi oturtmayacağınız insanları toplumsal baskı ile kahraman bile ilan edebilirsiniz. Çünkü korkaklık bunu gerektiriyor. Dışlanma korkusu sizi taraf yapmaya zorlar. İlke ile ilkellik meselesi bu. Fikrin yoksa tasman vardır.
Siyaha, siyah demenin suç olduğu yerde herkesin siyahı "beyaz ulan bu" diye savunması dalkavukluktur, pişkinliktir.Siyaha siyah derim ben. Asalakların "varım ben" diyebilmeleri için arkasına sığındıkları yapay değerler,teslimiyettir.Fikir özgürlüğü bireyseldir.Toplum baskı unsuru
Türkiye'deki en laik kesimin bile cihadist zebanilerin vahşetini zafer diye ilan etmesi bir Kürt olarak değil bir insan olarak beni incitiyor. Bu insanlar yarın öbür gün "kızım" diye sevdiğiniz çocuğunuzu, eşinizi ganimet diye odalara kapatır. Ahmak olmayın!!!
Oytun Erbaş diye bir zibidi var. Üslubuna ayrı, bilim diye satmaya çalıştığı yaygaraya ayrı ayar oluyorum. Okumuş cahil sözü tam da bu denyo için biçilmiş kaftan. Burnunu sokmadığı bir şey yok. Kırsal elit. Bi tık altı Sülün Osman.
Ben kendi savaşımın gladyatörüyüm. İçimdeki hayvanı zaptedemiyorken, içinizdeki hayvanlarla mücadele edemem. Lütfen herkes kendi vahşetini kendi arenasında imha etsin.
Yapay gülüşler, yapay samimiyetler, yapay söylemler. Göz ve söz orantısızlığı. Karşındaki kişinin kendi hariç herkesin aptal olduğunu düşünmesi. Ahlâksız kurnazlığı zeka diye algılama. Empati yoksulluğu. Vefasızlık. İnsan olmak ağır bir diyet...
Ben hiçbir grubun ötekisi değilim. Sınırlar bana vatan inşa etmez, edemez. Fikrim sorulmadan atıldım dünya denen cehenneme. Gün sayar gibi yıl sayıyorum doğmadan önce geldiğim yere gitmek için. Kaosunuzun kıyısında dursam gelgitleriniz aşındıracak zihnimi. Gölge etmeyin iyiyim!!