@dabitnel Trabzonspor camiası olmasa hakemsi olduğunu sen bile hatırlamazsın... Bütün anıların gariban Salih'den gördüğün kart üzerine tipi tip sakızı gibi bişeysin kurtulamadık senden!
Trabzon Sanatevi binasının valilik tarafından boşaltılması isteniyor.
Cehaletin örgütlü hale geldiğinin kanıtıdır.
Akp hükümetinin kendi cikarlarina gore yeniden tanimlandigi, üretmek ve yaratmaktan ziyade "uyutmayi" ve "uyusturmayi" amaclayan* kültür-sanat politikasinin şaşırtmaya bir sonucudur ne yazik ki.
Resme baktıkça havanın ve toprağın kokusunu hissediyorum.
İki yıl önce kaybettiğimiz, Trabzon’un yetiştirdiği değerli ressam ve fotoğrafçı Abit Güner ağabeyimizin en sevdiğim tablolarından biri.
Ruhu şad olsun.
#AbitGüner#ErikBeliYaylası
Şehit Üsteğmen Erdal Kurtoğlu icin sözleri Sinan Yıldız tarafından yazıldı, muhtemelen bugünlerde merak sardığı yapay zekaya besteletmiştir.
Deli Sinan'dır lakabı, vatan delisidir, herkesin döndüğü dağlardan dönemedi hala, yüreğinin ve aklının yarısı oralarda hala... Hepimiz gibi, Türk devletinin bugün adeta yetim kalan bütün çocukları gibi...
Kaç kez dinledim bilmiyorum, gelip bir külçe gibi oturdu İran gündemimin tam ortasına, bıraktım hepsini bir kenara...
Gittim.
Bingöl dağlarına, Çatak yaylalarına, Cudi'nin zirvelerine... Onunla birlikte ayak bastığımız, mermi yaktığımız her patikaya, o zor ve vatan sevgimiz dışında neredeyse hiçbir teçhizatımızın olmadığı o zor yıllara...
Sinan Paşam yanlış hatırlıyor, benden de çok sigara içerdi, bir de sigarayı ateşten aldığı çöpün ucundaki korla yakmayı çok severdi, hoş onu hepimiz severdik, ama o geliyor işte aklımıza. Yok ya, eksik ya, insanın aklı eksiğine gidiyor ne çare...
Arada kavga eder barışırdık iki deli, bölük atsubayımız Yüksel ağabey, hemen raconu keserdi.
Gitti kurtuldu, biz kaldık geride, katilleriyle korumaya çalıştığı devletin masaya oturduğunu göre göre her gün ölüyoruz biz.
O da delinin tekiydi zaten, o da vatan delisi bir gözü karaydı, yaşasa, bunları gördüğünde o da her gün ölürdü bizim gibi... Harita ezberlenir mi kardeşim? Adam oturur haritayı ezberlerdi, öyle yaman bir zeka.
Cenazesine gidemedim, gidenler söyledi, bir martı gelip konmuş mezarının hemen yakınındaki telefon direğinin üzerine. Lakabı martıydı.
Martı, belki bilmeden tanıklık etmiş gidişine.
Belki, en çok birlikte göreve çıktığı bendim, iki tim eşleşirdik, onun timi yıllarca hep benimle eşleşti. O kıdemliydi, ben tecrübeliydim. Eskiden böyle alışkanlıklarımız vardı, eşlerdik, ikame ederdik eksiklerimizi, bütün olurduk, tek olurduk. Vurduğumuz yerden ses gelirdi, gittiğimiz yere adımız bizden önce varırdı.
Bugün vatan eksiliyor gözümüzün önünde ikame edemiyoruz, hiçbir yere yetişemiyoruz.
Bir fikirdir vatan, sınırlardan oluşmaz, eksilen o işte...
O eksildikten sonra sınırların bir anlamı da koruyanı da kalmıyor zaten.
...
Anısına saygı ve özlemle...
Evvelce gidenlere aşk olsun!
Sana da aşk olsun Sinan Paşam, sana da...
https://t.co/c2R1kjoWuK