Avrupalı, özellikle de Almanya gibi tamamen sanayi bölgesi olmuş yerlerin insanı, bildiğiniz obsesif kompulsif bozukluk tarzı bir saplantıya düşmüş durumda. Dıştan bakınca çok güzel, huzurlu ve sakin görünen bu manzara, hakikatte büyük bir trajediyi barındırıyor. İçeriye girdiğiniz zaman maalesef ruhsuz, gıcık, takıntılı ve sinir bozucu insanlarla karşılaşıyorsunuz.
Bu toplumlarda insanlar tabiri caizse birer muhbire dönüşmüş; herkes birbirini ufak ufak hesaplarla dikizliyor. Adam camdan yolu izliyor; kırmızı ışıkta karşıya geçen biri var mı diye etrafı gözetleyip hemen şikayet ediyor. Biri gözünün önünde bir şey yapmaya görsün, anında salça oluyor. Elbette toplum birbirine karşı duyarlı olmalı, hatta mahalle baskısı bile yerine göre gereklidir; fakat buradaki durum tam bir gıcıklık ve aşırı hesapçılık boyutu.
Bu takıntı insan ilişkilerine de aynen yansıyor. Misafirliğe giderken yanında kendi yemeğini götüren, kalan yemek bitmediyse geri alıp evine getiren insanlar var. Bir yerde bir şey yenip içildiğinde, herkes milim milim kendi hesabını ödüyor. Market alışverişinden gündelik ilişkilere kadar her şey ufacık, kıytırık hesapların peşinde yürüyor. Belki o imrenilen düzenin sürgüsü budur ama emin olun bu kadarı normal değil; büyük meselelerle uğraşmamaktan ötürü küçücük şeyleri hayatın merkezi yapmışlar.
Gündelik hayatta orada asla özgür hissedemezsiniz; yolda arabayla giderken bile her an diken üstündesinizdir. Elbette demokratik haklar, fikir ve vicdan hürriyeti gibi övülecek tarafları var ama bu aşırı kuralcılık hayatı çekilmez ve bunaltıcı kılıyor.
Bizim ülkeye baktığımızda ise durum tam tersi bir trajediyi barındırıyor; bizde de kimse kimseyi umursamıyor. Siyasi ayrışmaları ve insanların hissettiği siyasi baskıları bir kenara bırakırsanız, emin olun bizim ülkedeki gündelik özgürlüğü dünyanın hiçbir yerinde bulamazsınız. Bizde haddinden fazla bir serbestlik var. Doğrusu bizim de kuralları biraz sıklaştırmaya ihtiyacımız var; çünkü bizdeki bu kadar aşırılık ve umursamazlık da fazlasıyla zarar verici.
Gorunce aklima Carrie Bradshaw'in Mr. Big'in yanina gidip "Why wasn't it me?" dedigi sahne geldi. Isteyince bir baskasi icin gayet de hazir ve nazir olduklarini gormek insanin icinde burukluk yaratiyor. Gecici bir heves olmanin biraktigi huznu sanirim deger vermek istedigi biri icin yalniz arzu nesnesi boyutunda kalip ictenlikle sevilmemis bacilarim anlar.
Modern fitness ve diyet endüstrisinde kas yapmak veya kilo vermek için pratik birer "sağlık kaynağı" olarak pazarlanan protein barları ve fit aburcuburlar; metabolizmayı yavaşlatan, tiroidi baskılayan, bağırsakları tahriş eden ve stres hormonlarını tetikleyen aşırı işlenmiş ++
The people in this photo aren't friendlier than you. Their apartments are just smaller. So small that Parisians basically gave up on living indoors and moved their living rooms onto the sidewalk. And that was the whole plan.
In the 1850s, a city planner named Baron Haussmann tore apart medieval Paris and rebuilt it. He widened streets into boulevards, capped every building at five stories, and added one rule that explains this entire photo: the ground floor of every building had to be a café, a bakery, or a shop. The apartments above were intentionally tiny. Some were single rooms carved out of old mansions. No garden. Barely any sunlight. A private balcony was something most Parisians would never have.
So the café became home. You ate breakfast there. Held meetings there. Received your mail there. By the late 1700s, Paris already had close to 2,000 of them. In 2002, there were still 1,907. Even now, after years of closures brought that number to about 1,410, the coverage is absurd: a 2020 city study found 94% of Parisians live within a five-minute walk of a bakery. When COVID shut indoor dining in 2020, Paris ripped out parking spaces, turned them into outdoor terraces, and let 9,800 cafés and restaurants keep them permanently.
An American sociologist named Ray Oldenburg wrote a book in 1989 called The Great Good Place. He had a name for spots like the Parisian café: "third places." Not your home, not your office, but the casual in-between spots where you actually get to know people. Cafés, pubs, barbershops, the corner store where the owner knows your name. His whole argument was that American suburbs were built with only two zones, your house and your job, connected by a car. No sidewalk café, no place to bump into a neighbor by accident.
The U.S. Surgeon General declared loneliness a national health epidemic in 2023. Being alone all the time is as bad for your body as smoking 15 cigarettes a day. Half of American adults say they feel lonely. Weekly socializing dropped from 5.5 hours in 2003 to just 4 hours in 2023, and it never bounced back after COVID. Americans between 15 and 29 now spend 45% more time alone than they did in 2010.
The scene in this tweet looks like a personality trait. It is a 170-year-old engineering project that works exactly as designed.