İnanıyorum ki kader bizi yeniden aynı duanın içinde buluşturacak. O gün geldiğinde, hasretin bütün yükü gözyaşlarımla akıp gidecek. Seni öyle bir seveceğim ki, ayrılığın sessiz bıraktığı bütün cümleleri sevgim tamamlayacak. Rabbim bize o kavuşmayı nasip ederse, seni doya doya sevecek, her anına şükrederek sarılacağım. Çünkü bazı sevgiler zamana değil, kadere emanet edilir; bizim sevgimiz de onlardan biri.
Oğlumu kaybettikten sonra tek derdim, bir daha hiçbir annenin bu acıyı yaşamaması.
Çocuk suçluluğunu önleyecek, katil çocuklara indirim kapısını kapatacak kanun teklifine “karşıyız” deyip, orada olduğunuz halde yoklamaya katılmayarak Meclis’i kapatanlar…
Sizin için parti hesabı, bizim için çocuklarımızın canı.
Bu engellemeyi unutmayacağız.
Bu oyunu da unutmayacağız. #MinguzziYasasıTariheGeçiyor @TBMMresmi@TBMMGenelKurulu
Sapkın, sevgisiz, eğitimsiz, cahil, özenti katillere “yeterli!” cezalar uygulanmazsa, biz bu memleketin aydınlık yüzlerine daha çok ağlayacağız. #MattiaAhmetMinguzzi
Ogün Samast’ın “çocuk gibi” (çocuk mahkemesinde) yargılanmasına itiraz edenler başta Dink ailesi avukatları oldu.
Kimler itiraz etti?
1. Dink Ailesi avukatları (en net ve resmî itiraz)
• Fethiye Çetin En güçlü tepkiyi o verdi. Samast’ın dosyası çocuk mahkemesine gönderilince, Dink ailesinin ve katılanların çocuk mahkemesindeki duruşmaları izlemeyeceğini açıkladı. “Ceza yargılamalarında amaç maddi hakikatin ortaya çıkarılmasıdır. Şekli hakikatle yetinilmez” diyerek, tek sanıklı çocuk mahkemesi yargılamasının adaleti ve toplumsal vicdanı zedelediğini savundu.
• Arzu Becerik Açıkça uyarıda bulundu: “Samast çocuk mahkemesinde yargılanırsa kısa sürede serbest kalabilir (hatta 2012 Ocak’ında). Dava sürüncemede kalır, beş senede bile çıkmaz.” Erken tahliye ve cezanın hafiflemesi endişesini en net dile getiren isim oldu.
Ne zaman ve nasıl itiraz ettiler?
• 25 Ekim 2010’da İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Samast 17 yaşında olduğu için dosyayı görevsizlik kararıyla çocuk mahkemesine gönderdi.
• Dink ailesi avukatları ertesi gün itiraz etti.
• Talepleri: Dosyanın ana cinayet davasıyla birleştirilmesi ve yetişkin mahkemesinde (14. Ağır Ceza) yargılanması.
• İtirazları reddedildi. Samast İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı ve 22 yıl 10 ay ceza aldı (yaş indirimi nedeniyle).
Sonuç
Bu itirazlar kabul edilmediği için Samast “suça sürüklenen çocuk” statüsüyle yargılandı. Bu durum, hem cezasının daha düşük çıkmasına hem de 2023’te 16 yıl 10 ay sonra tahliye edilmesine zemin hazırladı. Dink ailesi avukatları ve Agos çevresi yıllarca bu kararı eleştirmeye devam etti. Resmî ve en kararlı itiraz Dink ailesi avukatlarından (özellikle Fethiye Çetin ve Arzu Becerik’ten) geldi. #MinguzziYasasıTBMM #MinguzziYasasıHemenŞimdi
Tasarı, 14-18 yaş aralığındaki bir gencin eylemlerinin sonuçlarını anlayabilecek durumda olduğu varsayımından yola çıkıyor.
Başbakan Giorgia Meloni: “Kim hata yaparsa eylemlerinin hesabını vermelidir. Küçük olsa bile. Bugün hükümet, çocukların cezai sorumluluğu kurallarını değiştiren bir yasa tasarısını onayladı.”
#SONDAKİKA | AK Parti, küçük yaşta suç işleyen çocuklara yönelik cezaların artırılmasını öngören kanun teklifini TBMM'ye sundu.
— Teklife göre, 15-18 yaş arasındaki çocuklara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilecek.
Kamuoyunun ve tüm yetkililerin dikkatine,
Yaşanan bu acı olayın unutulmasına asla izin vermeyeceğim. Adalet tam ve eksiksiz şekilde tecelli edene kadar hukuk çerçevesindeki mücadelemi kararlılıkla sürdüreceğim.
Bu olay, zaman geçse de vicdanlardan silinmeyecek; sorumluluk taşıyan herkesin karşısına yeniden çıkacaktır. Görev ve yetki sahibi olan herkesi, hukukun üstünlüğü, adalet duygusu ve vicdani sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyorum.
Unutulmamalıdır ki, her insan yaptıklarından hem hukuk önünde hem de Yüce Allah'ın huzurunda hesap verecektir. Bu nedenle tüm yetkilileri adaletin gereğini yerine getirmeye ve vicdani sorumluluklarının bilinciyle hareket etmeye davet ediyorum.
Saygılarımla.
Sayın Adalet Bakanım,
Sabrım artık taşmak üzere. Aylardır sizinle görüşebilmek için bekliyorum. Her defasında "Tamam Yasemin Hanım, inşallah" denilerek umutlandırılıyor, ancak somut bir adım göremiyorum.
Bir anne olarak artık sesimin duyulmasını istiyorum. Adalet beklemek bu kadar zor olmamalı. Bu yaşadığımız belirsizlik ve sessizlik, acımızı her geçen gün daha da büyütüyor.
Lütfen bu zulme son verin. Ben yalnızca evladım ve tüm çocuklarımız için adalet istiyorum. Mücadelemden vazgeçmeye hiç niyetim yok. Hukuk ve adalet içinde, sesimi duyurmaya devam edeceğim.
Saygılarımla.@abakingurlek
Sessizliğimi sakın çaresizlik sanmayın. Ben susuyorum ama Yüce Rabbim asla susmaz. Geciktirilen adaletin hesabını ilahi adalet mutlaka soracaktır. Makamlar, koltuklar ve güç bir gün sona erer; ancak mazlumun ahı ve Allah'ın adaleti asla şaşmaz. O gün geldiğinde hiçbir vicdan, hiçbir makam, hiçbir güç hesap vermekten kaçamayacaktır.
Hiç şaşırmadım! İlk davamızda katiller için hemen gözlemci vekil gönderdiler, SSÇ’ler için de ardı arkası kesilmeyen açıklamalar yaptılar. Ama ben kendilerini ziyaret etmeyince ne oldu? Hemen ırkçı damgasını yapıştırdılar!
Siz kimi kandırıyorsunuz? Katili koruyan, çocuk katillerini kollayan sizsiniz! Vicdanınız yok, adaletiniz yok. Biz adalet istiyoruz, siz katilleri aklıyorsunuz. Bu utanç verici düzen değişmezse, yeni Ahmet’ler olmaya devam edecek!