İsrail ve Amerika'nın kölesi Suudların Mekke ve Medine'ye saldırdığı yalanını yaydıkları Yemen Halkının Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.a)'ın doğum günü kutlaması....
Bu halk mı Mekke ve Medine'nin kutsiyerine saldırmışmış...
#yemen#ensarullah
Abdülmelik el-Husi, Suudi Arabistan’a seslendi:
“Filistin davası için gerçekte ne yaptınız? İsrail düşmanına silah tedarik edilmesinde kullanılan trilyonlarca doları sağladınız.
Petrol sağladınız; İsrail uçakları, Filistin halkını öldürmek için sizin sağladığınız yakıtla hareket etti.
Kutsal mekânlara yönelik asıl tehdit, planlarını açıkça ortaya koyan Yahudi Siyonist düşmandır.
Buna rağmen siz, dikkati bu ümmeti ve onun kutsallarını savunma konusunda daha samimi ve kararlı olanların üzerine çekmeye çalışıyorsunuz.”
Kuran ayetleri Mızrakların ucuna takılmış, Osmanın kanlı gömleğini gezdirip Ali'yi suçluyorlar. Tarih tekerrur ediyor.
Şimdi biri ABD'li israil yanlısı siyonist senatör Joe Wilson diğeri mimberlerde sözüm ona insanlara sözde islamı özde muaviye islamını anlatan hoca. Şu ikisinin söylem ve suçlamalarına olusturdukları fitneye iftiraya dikkat edin birbirnden farkı varmı?
Yemen biz yapmadık yapmayız diyor, bunlar yaptılar diyor. Nato islamcılarının kaynağı routers pentagon beyaz saray.
Yemen Lideri Abdülmelik Bedreddin el-Husi,
yanıt veriyor :
"Bu çağın en büyük yalanına, Yemenlilerin Yüce Mekke'yi hedef aldığı yalanına
Ve işte yalanlarını yeniliyorlar
Ve yanıt aynı önceki yanıt
Sadece boğazları sıkıldığında, çatlamış plaklarına geri dönüyorlar"
ABD Temsilciler Meclisi üyesi Joe Wilson'ın bölgemize dair açıklamaları oldukça önemli.
Yemen Ensarullah hareketini işgalci olarak tanımlıyor, Suudi Arabistan'daki müslümanların kutsal mekanlarının korunması gerektiğini söylüyor ve Ensarullah'ı İran ile ilişkilendirerek "Mekke Anlaşması'nın yürürlüğe girmesi gerektiğini" ifade ediyor.
Düşünün; İslam coğrafyasını kan gölüne çeviren, müslümanların kutsal ırz, namus ve can güvenliğini hiçe sayan, camileri, okulları, hastaneleri bombalamakta bir beis görmeyen Amerikalı bir siyasetçi bunu söylüyor.
Düşündünüz mü?
Şimdi Yemen'de yaşananları bir daha düşünün.
12.09.2025 tarihinde Yemenden İsraile atılan füzeyi Mekke üzerinde Suudiler düşürmüştü , şimdi paylaşıp Husiler Mekke’ye saldırdı haberi yapmak nasıl bir şeydir ??
🗣️ Yemen (Husiler) Sözcüsü Yahya Saree:
''Mücrim Suud rejiminin Mekke'yi hedef aldığımıza dair yaydığı iftira ve yalanlar hiç kimseyi kandıramaz.
O kutsal beldeyi ahlaksızlık, yozlaşma ve fuhuşla kirletenler bizzat kendileridir.
Yemen cephesinden kutsal mekânlara yönelik hiçbir tehdit söz konusu değildir; operasyonlarımız yalnızca Suud rejiminin petrol tesislerini ve askeri üslerini hedef almaktadır."
Yeni bir oyun oynanıyor.
Yemenli’ler Kabeyi bombalayacak oyunu.
Türkiyedeki tamtam cılar ve gulu gulu dansçıları İtrail sosyal medyacılarıda buna halkı inandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Gelin hep beraber düşünelim.
Nerdeyse 10 yıldan fazla bir zamandır, Yemen ordusu ile bölücü suudi arasında savaş var.
Bu savaşta suudi tarafı Yemen’li on binlerce aileyi evinden ederken yüzbinlerce insanı katletti ve Yemenin 1/4 lük alanını işgal etti.
Bütün bu süreçte Yemen’in aslanları, onbinlerce şehit verdi ama bir kez bile Mekke’ye,Medine’ye zarar vermedi.
Savaşın en hararetli zamanlarında bu zararı vermeyen Yemen şimdi neden islamın en kutsallarına zarar versin ?
Bu tamamen bir itrail , Amerikan propagandası ve onların Türkiye’deki işbirlikçilerinin yalanıdır.
Aynı 11 eylül yalanı gibi, aynı iklim değişiyor yalanı gibi bir yalandan ibarettir.
Hz.Ali’ye adalet nedir diye sorduklarında buyurdu ki ;
“ Düşmanın hakkı, dostunun hakkı kadar senin için geçerli olmalı; isimlere göre değişen adalet, adalet değildir.”
YEMEN’DE YAŞANANLAR HAKKINDA AÇIKLAMAMIZ
7 Ekim’den bu yana Gazze, yalnızca bir direniş cephesi değil; devletlerin, yönetimlerin ve bütün siyasi aktörlerin gerçek yüzünü ortaya çıkaran bir turnusol kâğıdıdır.
Bugün Yemen’de kimin meşru, kimin gayrimeşru olduğunu anlamak isteyenler; Washington’ın verdiği belgelere değil, Gazze meselesinde alınan tavra bakmalıdır.
Kim Gazze için canını ve kanını ortaya koyuyorsa mazlum milletlerin vicdanında meşrudur. Kim İsrail’in güvenliğini sağlıyor ve Gazze’ye destek veren güçleri hedef alıyorsa gayrimeşru bir düzenin parçasıdır.
Yemen’deki kardeşlerimiz, Aksa Tufanı’nın ardından Gazze’ye en açık ve en ağır bedelli desteği veren aktörlerin başında gelmiştir. Bunun karşılığında Yemen; ABD, İngiltere ve İsrail’in saldırılarına maruz kalmıştır. Bugün ise Suudi Arabistan destekli güçlerin başlattığı harekât, Yemen’de yeni ve çok daha kanlı bir dönemin kapısını aralamaktadır.
Yemen’de Siyonizm’in çıkarına olan hiçbir senaryo kabul edilmemelidir ve İslam ülkelerinin silahları birbirlerine değil, topraklarımızı işgal eden Siyonizme çevrilmelidir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Yemen’de kimin meşru hükümet, kimin gayri meşru aktör olduğunu merak ediyorsanız Gazze ile ilişkisine bakın.
Kim Gazze için kanını döküyorsa o meşrudur, kim İsrail’in yanındaysa o da gayri meşrudur.
Husiler, İsrail ve ABD’nin talimatı doğrultusunda Suudi Arabistan eliyle cezalandırılmaktadır.
Mesele bundan ibarettir.
🔴 Bu da Amerikancı Pakistan başbakanı şahbaz şerif. Anti amerikancı İmran Han'ı darbeyle devirdikten sonra Pakistanın başına getirilen kukla..
Bakın Pedofili sapık yüzbinlerce masumun katili Trampa nasıl methiyeler diziyor..
Bu da Amerikancı Pakistan başbakanı şahbaz şerif. Anti amerikancı İmran Han'ı darbeyle devirdikten sonra Pakistanın başına getirilen kukla..
Bakın Pedofili sapık yüzbinlerce masumun katili Trampa nasıl methiyeler diziyor..
Mekke Anlaşması ve ürkütücü üç soru…
•••
Suudi Arabistan, BAE ile birlikte ABD’nin bölgedeki en büyük müttefiklerinden…
Muhammed bin Selman ise “İsrail’den mi yoksa Hamas’tan mı daha çok nefret ediyorsun?” sorusuna “Elbette Hamas’tan” diyebilecek tıynette biri…
Öte yandan Suudi Arabistan, Aksa Tufanı’nda gövdesini taşın altına koyan Yemen’in cezalandırılması sürecinin en büyük aktörlerinden…
Velhasıl tablo bu…
Karşımızda ABD’nin doğrudan, İsrail’in ise dolaylı yoldan müttefiki olan bir Suud yönetimi var.
15 Temmuz darbe girişimi sürecinde Suudi Arabistan yönetiminin rolü var mıdır, yok mudur; ona gelmiyorum bile.
Her neyse…
Şimdi burada üç temel soru var.
Birincisi;
Mekke Anlaşması, ABD’ye rağmen mi yapılmıştır, yoksa ABD’nin doğrudan ya da dolaylı desteği ile mi?
İkinci bir soru daha var.
“Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan devletlerinden birine yapılmış saldırı diğerlerine de yapılmış sayılır” maddesinden hareketle şunu sormak istiyorum;
Yemen (Husiler) ya da İran, Suudi Arabistan’a saldırdığı takdirde Türkiye, İran ya da Yemen ile mi savaşacak?
Bitmedi.
Oldu ya;
İsrail, Türkiye’ye aşikar bir şekilde saldırdı.
-Aşikar diyorum çünkü İsrail’in örtülü bir şekilde defalarca Türkiye’ye saldırdığı hepimizin malumu-
Suudi Arabistan, gerçekten bu saldırıyı kendisine yapılmış sayabilecek mi?
Ve son olarak…
Suudi Arabistan yarın İbrahim Anlaşmaları’na katılsa;
Mekke Anlaşması vesilesiyle Türkiye de dolaylı olarak İsrail’in oluşturmaya çalıştığı bloğa eklemlenmiş olmayacak mı?
Cenab-ı Allah sonumuzu hayr eylesin.
-Bugün CB Erdoğan Suudi Arabistan’a gidip savunma adı altında aslında saldırı anlaşması imzaladı.
-Ortaklardan birine saldırı olursa hepsine yapılmış sayılacakmış…
-Bak sen!
Şu sırada bunlardan hangisine saldırı var?
-Suudi Arabistan’a…
Kim saldırıyor?
-İran!
Demek ki Türkiye bu gün İran’ı resmen rakip ilan etti ve İran karşıtı kampın üyesi oldu.
-Ve dolaylı olarak İsrail ile ortaklık kurmuş oldu.
-Bu yüzden Trump çok seviyor Erdoğan’ı…
Hayırlı olsun anlaşman Washington!…
Filistin’e vurulan her darbeyi kendine saymayanlar
Gazze düşerken susup tek taş atmayanlar, bugün Mekke maskesiyle sahte kahramanlıklarla ABD ve İsrail’in çıkarlarına bekçilik yapıyor!
Siyonistlere karşı duramayanların davası mukaddesat değil; ABD-İsrail’in çıkarlarıdır!
Gazze'de toplu cenaze merasimi.
Kırmızı halılarla karşılanan savaş suçlusu, soykırımcı pedofililer yaptı.
Kahrolsun emperyalist siyonist ve işbirlikçileri.