Öğretmen kimliği taşımayan ve eğitimci olmayan hiç kimsenin ara tatiller dahil eğitimi ilgilendiren her konuda bilirkişi gibi konuşması kabul edilemez. Buna veliler de dahildir.
Merak duygusu kadar yaş aldıkça yok olan başka bir his yok sanırım. Her şeye ve herkese karşı. Zorla bilgi sahibi ediliyorum ya da ayıp olmasın diye soruyorum birçok şeyi.
Düşünsene kaybolan kızını bulmak için yalvar yakar ülkenin koskoca valisine gidiyorsun nereye gideceksin ki başka kime güveneceksin? Senin yalvardığın adamın oğlu kızına tecavüz edip öldürüyor, yalvardığın adam da delilleri karartıyor. Akıl alır gibi değil.
Böyle düzenin içine sıçayım tiksindim artık yazık bu insanlara.
İlkokullarda bile psikolojik sorunları olan o kadar çocuk var ki. Çocukların ıslah edilmesi gerekiyor ama aile müsade etmiyor. Cezasını öğretmen ve sınıf arkadaşları çekiyor. İdarenin eli kolu bağlı, hiçbir şey yapamıyor. Çözüm aşamasında en önemli kademe ilkokul halbuki.
Bir gün bile 30 40 kişilik sınıfta zaman geçirmemiş ya da bir gün özel eğitim öğrencisiyle çalışmamış insanlar öğretmenliğin kolaylığı zorluğu ya da tatili hakkında yorum yapmasın.
GİTMİYORLAR GİTMİYORLAR VELİLER ÇOCUKLARI PSİKİYATRİYE TANI ALIR KORKUSUYLA GİTMİYORLAR!!! Siciline işler korkusu yüzünden GİTMİYORLAR! ÇÜNKÜ ÇOCUKLARINDA TERSLİK OLDUĞUNUN ONLAR DA FARKINDA!
Gerçekten bazılarınızın hiçbir şeyden, ama hiçbir şeyden haberi yok. "Çocuğun tuhaf olduğunu öğretmenler o güne kadar nasıl farketmemiş"miş. Arkadaşlar çok afedersiniz ama BEYİNSİZ MİSİNİZ!? Tabi ki fark edilmiştir, muhtemelen velisi de defalarca uyarıldı, çocuğun özel eğitime ihtiyacı olup olmadığını anlamaları için test yaptırılması söylendi, açıklandı ama velilerin bir çoğu böyle konularda cahiliye devrinden kalmış gibi hareket ettikleri için "benim çocuğum deli (!) değil" diyerek test yaptırmayı, rapor almayı reddetti. Bunların olmadığını mı sanıyorsunuz cidden? O kadar çok oluyor ki hem de aklınız şaşar.
Yıllarca bu atışlarda bulundum. Polisler "bile" atış dönemlerinde, atış nezaretçisi kontrolünde, çelik yelek, kulaklık ve gözlükle, EGM Atış Yönetmeliğine göre atış yapmak zorundalar.
Atış eğitiminden geçmiş bir polis bile bu haldeyken 13 yaşında bir çocuk(!) şu kılıkla resmi poligana gelip elini kolunu sallayarak atış yapıyor. Korkunç bir vaziyet. Ve bu şımarık hadsizlik 9 can aldı... Sorumlu olan herkes en ağır yaptırımı görmeli.
İnsanlar binbir emek ve gözyaşıyla öğretmen oluyor.Kendi dertlerini, yorgunluklarını kapının dışında bırakıp her gün o sınıfa giriyorlar.Çünkü içeri adım attıkları anda tek bir şey düşünüyorlar:Bu çocuğa bugün ne katabilirim?.Peki şimdi okullar neye dönüşüyor?+
#EgitimdeŞiddet
Öğretmenlere yatmak için fırsat doğdu diyen gerizekalılara sesleniyorum: Okullarda öğretmenden çok öğrenci var. Böyle bir saldırı olayında sizin de çocuklarınız tehlike altında. Bunu idrak edemeyecek kadar ahmak olmayı nasıl beceriyorsunuz. Sade öğretmenler değil tüm vatandaşın sokağa dökülmesi lazım. Bir düşünün bakalım, 10 yaşında çocuğunu okula gönderiyorsun kurşun yemiş olarak dönüyor sana?
Martin Haberman şöyle der: “Okullar bankalardan daha sağlam inşa edilip daha iyi korunmalı çünkü okullarda büyük bir hazine bulunuyor.”
Hazinelerimizi; öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi koruyalım. Adliyeyi, bankayı nasıl korunuyorsak okulları da, öğrencileri de, öğretmenleri de öyle koruyalım. Okulları şiddetin değil güvenin adresi yapalım. Bunu, çok geç olmadan öncelikli politika hâline getirelim.
Tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun.
Çok üzgünüm…
#EgitimdeŞiddeteHayır Dün lise bugün ortaokul.Bir öğretmenin sadece eğitim vermeyi düşündüğü,
velinin gözünü arkada bırakmadan çocuğunu emanet ettiği yerdir okullar.Peki şimdi gerçekten öyle mi? 2 günde 2 olay.Bu bir tesadüf değil.Konuşmak zorundayız.Talep etmek zorundayız.
🚨 ÖĞRETMENLERDEN MEB'E, SENDİKALARA VE YETKİLİLERE ACİL ÇAĞRI!
✅ Tüm okullara Polis ya da Güvenlik görevlisi atanmalı.
✅ Her okula turnike koyulmalı. Okula girişler tek noktadan yapılmalı, ziyaretçiler kayıt altına alınmalı.
✅ Okulun önemli yerlerinde alarm düğmesi olmalı. Güvenlikle ilgili sorun olduğunda butona kim yakınsa basmalı.
✅ Sorunlu eski öğrencilerin okula girişi hatta okula 1 km yaklaşması yasaklanmalı!
✅ Öğretmenlere tam yetki verilmeli!
✅ Sosyal medyada öğretmen düşmanlığı yapanlara kin ve nefretten işlem yapılmalı!
✅ Öğrencilerin sorunlarını erken fark etmek için daha fazla Psikolojik Danışmanlar atanmalıdır.
✅ Öğretmen ve personeller için şiddet ve kriz yönetimi eğitimleri verilmelidir!
✅ Okul çevresinde Polis sürekli devriye yapmalı !
Hayat bana şunu öğretti: Kimseye katlanmak zorunda değilim. İnsan bazen sırf alıştığı için bazı insanlara tahammül eder. Ama zaman geçtikçe anlıyorsun ki huzur, yanlış insanlara sabretmekten daha değerlidir. Gerekirse yalnız kalırsın ama kendinden vazgeçmezsin.
Birinin size nasıl davrandığı, çoğu zaman sizin kim olduğunuzla değil… onun neyle baş edemediğiyle ilgilidir.
Ve bunu fark ettiğinizde, değişirsiniz.
Artık kendinizi ispat etmeye çalışmazsınız. Sessizleşirsiniz. Zarifleşirsiniz.
Ve evet, bazı insanlardan öfkeyle değil, içten bir “anladım” diyerek uzaklaşırsınız.
günümüz kutlu olsun. adalet arayan tüm kadınlarımızın adaletini bulduğu, kadınlarımızın katledilmediği, taciz, tecavüz edilmediği, özgür olabildiği bir dünya tek temennimiz.
Fatma Nur öğretmenin öğrencisi tarafından katledilmesine tanık olan öğretmen arkadaşları, olay gününü ve cinayete gelen süreci anlattı:
— "Çocuğun şizofreni raporu yoktu. Biz de bekledik ki rapor çıksın çocuğu açık liseye kaydettirebilelim. Ama doktor Obsesif Kompulsif Bozukluk tanısı koymuştu."
— "Zaten çocuk problemli olduğu için biz ‘açık liseye alalım’ diye aileden ricacı olduk. Psikiyatra yönlendirildi. Ama devamsızlıktan kalmadığı için açık liseye kaydı yapılamıyor."
— "Tek çaremiz ‘Ne olur çocuğunuzu okula göndermeyin’ diye aileye yalvarmak oldu."
— "Fatma Nur sınıfta bıçaklanıyor. Sonra çocuk diğer sınıfa giriyor. Bir başka öğretmenin kapısını zorluyor. Bulamayınca beden eğitimi öğretmenine yöneliyor. Seda öğretmeni bulamayınca sınıfta bir öğrenciye bıçak çekiyor."
— "Daha sonra diğer rehber öğretmenimizin kapısını tekmeliyor. Öğretmen son anda kapıyı kapatıyor ve kilitliyor. ‘Seni de öldüreceğim’ diyor. Ucundan döndü diğer arkadaşlar."
— "Okulun polisi var, mesaisi var okulun içinde, ama ne oldu? Fatma Nur’a tamponu biz yaptık. İlk müdahaleyi biz yaptık. Çocuğu ilk etkisiz hale biz getirdik."
— "Fatma Nur, son sözlerinde ‘Kemal’imi okuldan gidin alın. Benim çocuğum var, acele hastaneye yetiştirin’ diyor."
— "10 yaşındaki Kemal göz göre göre annesiz kaldı."
(Dilan Kutlu)