İtperest kafanın çalışma sekli;
"madem ülkede hırsızlar katiller tacizciler var, o zaman sokak köpekleri de çocuklarınızı parçalayabilir, bundan daha doğal ne var!"
Türk bayrağı yok, İngiliz gaydası var.
▪️ "Osmanlı" desek huzursuz olacaklar ama "God Save the King"e bir servet harcayabiliyorlar.
▪️ Tarabya İngiliz Koleji, "Doğulular için pek muteber" mezuniyet töreni sembolleriyle ve pek meşhur velileriyle gündemde.
Sokakta başıboş kedi-köpek tutmaya çalışanlar bu ülkenin ve halkın gizli düşmanlarıdır.
Bu kişiler asla hayvansever değildir - lobici rantçı vatan hainleridir.
İsrail merkezli Yedioth Ahronoth:
➖"Erdoğan artık sadece haritaya geri dönmekle kalmadı, haritanın bizzat kendisi oldu. Türkiye'nin demir yolu ağından akacak olan milyarlar ve transit geçecek Suudi yükleri önümüzdeki on yılın bölgesel düzeninin temelleridir."
Bir süredir muhalefet mahallesinde ilginç bir tartışma dönüyor.
Düne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politikada yalnızlaştığını söyleyenler, bugün Türkiye'nin bölgesel denklemlerde artan ağırlığını görünce bu kez farklı bir tez ortaya atıyor: "ABD Erdoğan’ı destekliyor."
Peki gerçekten öyle mi?
Yoksa asıl mesele, yıllardır karşı çıkılan politikaların sonuç vermiş olması mı?
Hatırlayalım...
Türkiye sınırlarının hemen ötesinde bir terör yapılanması oluşturulurken Erdoğan yönetimi askeri operasyon kararı aldı. O günlerde Batı medyasının manşetleri de, içerideki muhalefetin açıklamaları da büyük ölçüde aynı çizgideydi.
Libya tezkeresi Meclis'e geldiğinde "Türkiye'nin ne işi var orada?" denildi.
Karabağ'da Azerbaycan'ın haklı mücadelesi sürerken birçok kesim gelişmeleri uzaktan izlemekle yetindi.
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik adımlar eleştirildi.
Suriye konusunda ise Ankara'nın güvenlik kaygıları küçümsendi.
Ancak bugün dönüp tabloya baktığımızda farklı bir gerçeklikle karşılaşıyoruz.
Türkiye, sahada ve masada etkili bir aktör olarak varlığını sürdürüyor.
Libya'da denklemin dışında değil.
Karabağ'da Azerbaycan zaferle çıktı.
Suriye'de Türkiye'nin güvenlik hassasiyetleri artık göz ardı edilemiyor.
Rusya-Ukrayna savaşında Ankara, hem Moskova hem Kiev ile konuşabilen ender başkentlerden biri olmayı sürdürüyor.
İşte bazı çevrelerin açıklamakta zorlandığı nokta tam da burası.
Çünkü yıllarca başarısız olacağı söylenen politikalar sonuç üretmiş durumda.
Uluslararası ilişkilerde kalıcı olan şey dostluklar ya da düşmanlıklar değildir. Kalıcı olan güç dengeleridir.
Bugün Washington'ın, Avrupa'nın ya da bölgedeki diğer aktörlerin Türkiye'nin tezlerine daha fazla kulak vermesi bir sempati meselesi değil; ortaya çıkan yeni jeopolitik gerçekliğin sonucudur.
Devletler güçlü gördükleri aktörlerle çalışır, sonuç alan liderleri dikkate alır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son yıllarda inşa ettiği etki alanı da tam olarak buradan kaynaklanıyor.
Kriz anlarında risk alabilmesi, uluslararası baskılar karşısında geri çekilmemesi ve uzun vadeli hedeflerden vazgeçmemesi onu sıradan bir siyasi figür olmaktan çıkarıp küresel ölçekte etkili bir lider konumuna taşıdı.
Bugün gelinen aşamada ise yeni bir hedef öne çıkıyor:
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonu.
Yıllardır Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmak istenen istikrarsızlık kuşağına karşı verilen mücadele, artık daha geniş bir stratejik çerçevenin parçası hâline gelmiş durumda.
Terör örgütleri üzerinden bölgeyi yeniden şekillendirmeyi amaçlayan senaryoların önemli ölçüde bozulduğu görülüyor.
Bu nedenle mesele sadece güvenlik politikası değildir.
Mesele, Türkiye'nin kendi geleceğini başkalarının planlarına göre değil, kendi önceliklerine göre şekillendirme iradesidir.
Belki de bazı çevreleri rahatsız eden asıl gerçek budur.
Çünkü ortaya çıkan tablo, yıllardır anlatılan "Türkiye kaybediyor" hikâyesiyle değil; Türkiye'nin sahada ve diplomaside elde ettiği kazanımlarla açıklanabiliyor...
CHP’nin 27 yıllık Tek Parti döneminde yaşanan toplumsal ve kültürel dönüşümü, hiç "onların kendi kaynaklarından" okudunuz mu? 🔥
Bu yayında hırsızlığı, rüşveti ve akçeli işleri tamamen bir kenara bıraktık; devlet arşivleri, amiral hatıratları ve bizzat CHP’li bakanların anıları ışığında ahlaki ve kültürel yozlaşma tezini masaya yatırdık!
🚨 Yayında Belgeleriyle Konuştuğumuz Şok Edici Başlıklar:
Ankara’nın 100 Genelevlik İmar Planı (1927): Devlet bütçesinden bu iş için ayrılan 1 milyon liralık devasa tahsisatın arkasındaki resmi gerçek ne?
Yabancı Filolara "İkramlar": 1929 Amerikan filosu ve 1946 Missuri zırhlısı denizcilerine genelevlerin ücretsiz yapılması ve kolejli kızların partner olarak sunulması iddiaları.
"Karılarınızı Satın, Okul Yapın" Diyen Müfettiş: Fanatik Kemalist Prof. Nermin Abadan Unat'ın kitabında bizzat itiraf ettiği Eskişehir köyü vakası.
İran Şahı'na Beylerbeyi'nde Çıplak Gösteri: Şah Rıza Pehlevi onuruna düzenlenen havuz eğlencesi ve Şah’ın peleriniyle çıplaklığı örterek verdiği "asalet" dersi.
Çankaya Masalarının "Göbek Tokuşturma" Seansları: Hilmi Uran ve Osman Yüksel Serdengeçti'nin aktardığı, Çankaya silahşörlerinin ibretlik tığneti.
Münferit vakalar mı, yoksa kurumsal bir zihniyetin anatomisi mi? Karar ve tahmin tamamen sizin.
📺 Zaman damgalı sekansları ve kaynaklarıyla yayının tamamı YouTube kanalımızda:
[https://t.co/ebNsMWl7Fd]
#SaidAlpsoy #YakınTarih #TekPartiDönemi #CHP #BelgelerleTarih
Akşam gazetesinden bir kaç gün arayla iki haber:
Bir yanda kömür yokluğundan hastanelerde ameliyat yapılamazken, diğer yanda Büyük Erzincan Depremi sonrası halk yıkıntılar arasında ölüm-kalım mücadelesi veredursun, şehrin orta yerine İnönü'nün heykelinin dikilmesi kararı güya "ERZİNCANLILAR ARASINDA SEVİNÇ UYANDIRMIŞ!"
CHP'nin vatandaşa bakışı her daim böyle olmuştur.
İsrail'in İran rejimini devirmek amacıyla Kürt güçlerini kullanmayı öngören operasyon planı, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından Erdoğan’a sızdırıldı.
Erdoğan doğrudan Donald Trump’ı arayarak operasyonun durdurulmasını istedi.
🗞️ The Jerusalem Post
akp ona sövülmesinden haz duyuyor, böyle bir fetişleri var. eğer akp’ye söverseniz sizin kuyruğunuz olur adamlar. ama akp’li olduğunuzu dile getirir ve savunursanız maalesef akp’yi heyecanlandıramıyorsunuz. ilk fırsatta kıçınıza tekmeyi koyuyor. psikolojik sorunları olan bir çeşit genç kız gibi
Marketlerde süt ve süt ürünleri günden güne katlanarak zamlanırken devletin keçi koyun inek yerine bit pire yuvası sokak itlerine alttan ısıtmalı barınaklar yüksek bütçeli mama ihaleleri ile devasa yatırımlar yapması bir vatandaş olarak çok zoruma gidiyor. Hakkım helal değil.