Villalar, milyonluk primler, özel uçaklar yok; sadece şanlı Türk bayrağını taşıdıkları formayla her seferinde bizi gururlandıran asil Türk kadınının mücadelesi var!
Bu akşam milli maçımız var!
Kâğıt üzerinde en kolay görünen grubun sonuncusu, turnuvanın en kötü futbolunu oynayan takımı olduk. İki maçta gol atamadık, eksik kalan rakibimize karşı bile oyun üstünlüğü kuramadık.
Oysa turnuva öncesinde “çeyrek final garanti”, “yarı final cepte”, hatta “neden final olmasın?” söylemleri havada uçuşuyordu.
Tıpkı yıllardır anlatılan “dünya süper gücü olduk”, “Avrupa bizi kıskanıyor”, “ABD bizden korkuyor” masallarının arkasında, enflasyon, satın alma gücü, hukukun üstünlüğü ve özgürlükler gibi alanlarda Venezuela, Sudan ve Zimbabwe ile aynı ligde yer almamız gibi.
Futbolda da, ekonomide de, sanatta da, eğitimde de bulunduğunuz seviyeyi sloganlar değil, yönetim kalitesi belirler.
Gerçekler algıyla değil, sonuçlarla ölçülür.
@MilliTakimlar Final Oynayacağız Derken,
Gol bile Atamadan..
10 kişi kalan Takımı bile Yenemeden,
@FIFAWorldCup 'a VEDA eden Türk Milli Takımı (!!?) ile ilgili Türk Milletine KİM HESAP VERECEK..?
* Liyakatsiz @TFF_Org mu..?
* Kalibresiz #Montella mı?
* Şımarık #BizimÇocuklar mı.?
#HesapVakti
Fenerbahçeli yayıncı Arif Sevimli:
İsmail Kartal’ı gönderiyoruz seviniyoruz, geri alıyoruz yine seviniyoruz. Aziz Yıldırım gitti diye seviniyoruz, gelince yine seviniyoruz.
Şampiyon olsak neye sevineceğiz.
Mert mi MERT..
Dürüst mü DÜRÜST..
Cesur mu CESUR..
Merhametli mi MERHAMETLİ..
Çalışkan mı ÇALIŞKAN..
Dost mu DOST..
SENİ Anlatmaya Kelimeler Yetersiz Kalır Değerli Kardeşim; "GEÇMİŞ OLSUN"..
Utansınlar UTANMAZLAR...😠
@SaltikYavuz#Tahliye#İktidar
@eczozgurozel TC'nin Kurucu Partisi @herkesicinCHP 'nin Genel Başkanından en Genç Sempatizanına kadar herkes KURUCUSU gibi "Mert ve Yürekli" olmalıdır...!
O halde, Mert ve Yürekli Millet Diyor ki ;
"Yürüyelim Arkadaşlar..🇹🇷"
#İktidar#mutlakşutlan
@esesrare1 Çok güzel bir haber, sevindim..
Merak etmeyin çok kısa zamanda toparlayacak kendini..Geçen yıl Oğluşumla yaşadık benzer süreci..
Tekrar, Sizlere çok geçmiş olsun..🙏🥰🐾🧿
Hedef @TBMMGenelKurulu ' nda " 400 Dahili BEDHAHLAR " ile TC.Anayasasını , Haricî Bedhahların istediği şekilde Değiştirmek...!
Öyle öyle YOOKK.
Bu Ülkenin, Vatanın, Devletin, Milletin İstiklal ve İstikbalini, "400 Hain"mi belirleyecek...?
Bilinsin ki, Son Sözü MİLLET Söyler..
Anayasa’nın 1, 2 ve 3. maddeleri devletin temelidir; 14, 42, 66 ve 127. maddeler ise bu temelin üzerinde yükselen taşıyıcı kolonlardır.
Bir binanın kolonları nasıl yapının ayakta kalmasını sağlıyorsa, bu maddeler de Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını, vatandaşlık anlayışını, eğitim sistemini ve idari bütünlüğünü koruyan temel dayanaklardır.
Cumhuriyet’in temeliyle, devletin taşıyıcı kolonlarıyla oynayanlar; bir maddeyi değil, milletin ortak çatısını tartışmaya açmış olurlar.
@HKWebTv Dernekleri
Sabahın altısında 85 milyon insan uyanıp maçı bekliyorsa belediyeler meydanlarda çorba simit peynir ikram Edip milli duyguları en yukarıya çıkartıp hep bir ağızdan istiklal Marşı’nı söylüyorlarsa sen buna saygılı olacaksın seni eleştirenlere Akbaba sırtlan demeye hakkın yok nasıl kazandığınız zaman övülüyorsanız yenilip insanların hayal kurmasına mani oluyorsanız o zaman da eleştiriyi kabul edeceksiniz
EFENDİLER...!
Her Gün ve İlelebet CUMHURİYETİ İlan Ediyoruz ..!
Her Gün, Her Yer İlelebet
TÜRKİYE CUMHURİYETİ'dir..!
Bu Topraklar ;
Ne Hainler, ne İşbirlikçiler, ne Yavşaklar, ne Barracklarrrrr gördü... Alayı tarih oldu, TC her gün Güneş gibi doğdu ♾️
#NeMutluTürkümDiyene
Ahmet Türk, Mardin için "Kürdistan" diyor.
Peki neden?
Çünkü orada Kürtler yaşıyor.
O halde aynı mantıkla soralım:
Mardin'de Araplar yaşamadı mı?
Süryaniler yaşamadı mı?
Türkler yaşamadı mı?
Ermeniler yaşamadı mı?
Mardin ne zamandan beri tek bir etnik grubun tapulu malı oldu?
İşin ilginç tarafı şu:
"Türk toprağı" ifadesine itiraz ediyorlar.
Ama burada bilinçli bir kavram oyunu var.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kullandığı "Türk" tanımı etnik değil, siyasidir.
Anayasal vatandaşlık tanımıdır.
Yani "Türk toprağı" denildiğinde kastedilen şey, Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik alanıdır.
Nasıl ki Fransız toprağı Fransa'nın egemenlik alanıysa,
nasıl ki Alman toprağı Almanya'nın egemenlik alanıysa,
Türk toprağı da Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik alanıdır.
Fakat "Kürdistan toprağı" dendiğinde durum değişiyor.
Orada artık anayasal vatandaşlık değil,
belirli bir etnik kimlik adına siyasi egemenlik iddiası başlıyor.
Aradaki fark budur.
Birisi devlet egemenliğini tarif ediyor.
Diğeri etnik egemenlik talep ediyor.
Üstelik tarih de bu iddiayı desteklemiyor.
Mardin hiçbir zaman yalnızca Kürtlerin yaşadığı bir şehir olmadı.
Diyarbakır hiçbir zaman yalnızca Kürtlerin yaşadığı bir şehir olmadı.
Bu şehirler yüzyıllar boyunca birçok halkın ortak yurdu oldu.
Dolayısıyla mesele Kürtlerin varlığı değil.
Kimse Kürtlerin bu coğrafyanın parçası olduğunu inkâr etmiyor.
Mesele, ortak tarihe sahip şehirleri tek bir etnik kimliğin mülkü gibi göstermeye çalışmak.
Ahmet Türk'ün yaptığı tam olarak budur.
Mardin Kürtlerin de tarihidir.
Ama sadece Kürtlerin değildir.
Diyarbakır Kürtlerin de tarihidir.
Ama sadece Kürtlerin değildir.
Ve bugün her ikisi de Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik alanı içindedir.
Tarih ortak olabilir.
Kültür ortak olabilir.
Hatıralar ortak olabilir.
Ama egemenlik tektir.
O da Türkiye Cumhuriyeti'nindir.
"İyi ama siz de İstanbul'a Türk şehri diyorsunuz."
Hayır.
Yine aynı kavram oyunu yapılıyor.
İstanbul'un bugün Türkiye'ye ait olmasının sebebi İstanbul'da yalnızca Türklerin yaşaması değildir.
İstanbul'un Türkiye'ye ait olmasının sebebi, Türk milletinin bu topraklar üzerindeki egemenliğini tarih boyunca kurmuş, korumuş ve uluslararası hukukla tescil ettirmiş olmasıdır.
Egemenlik böyle oluşur.
Nüfus sayımıyla değil.
Etnik aidiyetle değil.
Siyasi güçle, devletle ve hukukla oluşur.
Bugün İstanbul'da Türkler kadar Kürtler de vardır.
Lazlar vardır.
Çerkesler vardır.
Boşnaklar vardır.
Arnavutlar vardır.
Araplar vardır.
Ama kimse çıkıp "İstanbul artık Kürt şehridir" demez.
Neden?
Çünkü egemenlik başka şeydir, nüfus başka şeydir.
Üstelik Türkiye Cumhuriyeti bu meseleyi daha kuruluşunda çözmüştür.
Anayasa etnik köken saymamıştır.
Kan bağı saymamıştır.
Irk saymamıştır.
Vatandaşlık bağı esas alınmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür denmiştir.
Yani burada "Türk" kavramı etnik bir üstünlük iddiası değil, siyasi ve hukuki bir vatandaşlık tanımıdır.
Dolayısıyla Mardin'in Türkiye toprağı olması için herkesin etnik olarak Türk olması gerekmez.
Diyarbakır'ın Türkiye toprağı olması için herkesin etnik olarak Türk olması gerekmez.
Nasıl ki Fransa'da yaşayan herkes etnik Fransız değildir ama Fransa Fransız Cumhuriyeti'nin egemenlik alanıdır;
nasıl ki Amerika'da yaşayan herkes Anglo-Sakson değildir ama Amerika Birleşik Devletleri'nin egemenlik alanıdır;
aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik alanı da etnik homojenlik üzerine değil, vatandaşlık ve egemenlik üzerine kuruludur.
İşte Kürtçü siyasetin bir türlü kabul etmek istemediği nokta budur.
"Kürdistan toprağı" dediğiniz anda vatandaşlıktan çıkıp etnisiteye giriyorsunuz.
Türkiye Cumhuriyeti ise tam tersine etnisiteden çıkıp vatandaşlığa geçmiştir.
Bu yüzden "Türk toprağı" ile "Kürdistan toprağı" aynı şey değildir.
Birisi anayasal egemenliği ifade eder.
Diğeri etnik egemenlik talebini ifade eder.
Aradaki fark tam olarak budur.