Allah Resulü’ne alenen iftira eden bir bel’amı dün 'Ehl-i Sünnet' diye pazarlayanlar, bugün aynı kişinin 'Ehl-i Sünnet olmadığına' insanları ikna etmeye çalışıyor.
Zira ölçü Kur'an ve Sünnet değil de 'Mahmut ve Taht' olunca, bu manzaralara şahit olmak kaçınılmaz oluyor.
📌Râbıtasını muhâfaza edenlerin yüzlerinden ve sözlerinden samîmiyyet akıyor; Yusuf Ziya Gümüşel Hocamız bunun en büyük örneklerinden biri..
(Bile bile) müteşeyyihleri (sahte şeyhleri) meşrûlaştırıp bu Tarîkati istismâr edenlerin ise hâl ve hareketleri ekserî sahte ve yapmacık.
Önceden (suçunu kabullenmiş gibi) aleyhine açıklamalar yapıp şimdiye kadar Hocamızı gerektiği gibi savunmayanların, tahliye olduktan hemen sonra ale'l acele kendisini ziyâret edip pozlar vermeleri ve sosyal medya'da paylaşımını yapmaları samîmiyyetten uzak yapmacık bir görüntü oluşturmaktadır.
(Şahsî istisnâların dışındaki genel izlenimden bahsediyoruz)
Elbette iyi niyetli ve samîmî olanlar da vardır.
Onlar için ümîdimiz ve duâmız;
bulundukları bâtıl yol'dan tez zamânda rucû' edip Mahmud Efendi Hz.lerimizin vasiyetlerine teslîm olmaları ve böylelikle 2 cihân seâdetini elde etmeleridir.
@OmerfarukKorkmz Bunun iyi bişey olduğunu düşünüyorsunuz aylardır yıllardır içerde yatan onca müslimler.sirf medyada gündem olmadığı için içerde.kaliyolar en çürük sistemlerde bile adalet bir şekilde ilerliyordu bu sistemin adaleti X platformu
Vallahi ben bu kadar zalim bir ülke görmedim arkadaş düşünüyorum düşünüyorum yapamıyorum insanları suçsuz yere yıllarca içerde tutup seneler sonra suçsuzluğu belli olunca bırakıyorlar hiçbisey olmamış gibi başka kurbanlar arıyorlar Allah s.t zalimleri helak etsin Amin.
@c_ahmethoca Mahmut efendine söyleseydin hallederdi da niye dirilerden yardım istiyorsun :) veya gavs mavs hazretlerine bileyim senin için birşeylerin oluşabilmesi için ölüden medet ummak var da
(Paylaşalım arkadaşlar)
EŞİ SURİYEDE VATANİ GÖREVDE OLAN ASKER EŞİNE TOPUK KANI ZULMÜ... (işte yazıda yer alan annenin ağzından bir bölüm)
👇
"Yaralarım iyileşmeden adliyeye 3 çocuğum ile birlikte gitmek zorunda kaldım. Merdivenleri çıkmak benim için işkence gibiydi, yürürken ameliyat yaralarım ağrıyordum, yaşadığım stersi anlatamıyorum bile.
Dilekçemi verdikten 2 hafta sonra eve tekrar bir belge geldi ve çocuğuma sağlık tedbiri konduğunu öğrendim. Üzüntüden sütüm azaldı stresim çocuğuma geçmiş olsa gerek ki çocuğum daha huysuz olmaya başladı. Tabi tüm bunlar olurken babalık izni bittiği için eşim Suriye ye dönmüştü. Beni en çok üzen ve korkularımı katlayan şey, desteğine en çok ihtiyaç duyduğum sırada eşimin yanımda olamayışıydı, eşim Suriye de üzülüyordu, ben de Türkiye de.
Bundan sonra iki defa Aile Sağlığı Merkezini değiştirdim, ama sürekli Aile Sağlığı Merkezi tarafından aranıp rahatsız edildim. Sürekli ve Korku ve endişe içinde yaşadım, her an kapının çalınıp bunların karşıma dikileceği ve çocuğumu elimden alacakları endişesi ile yaşadım, çocuk doğalı 12 ay olmasına rağmen hala beni arayıp duruyorlar ve hala stres içindeyim…”
(Yazının devamını haber sitemizden okuyunuz) 👇
https://t.co/DuWpzgogiu
Bugün olmadıysa şimdi olsun. Bir paylaşım, bir yorum, bir bağış bir etkileşim… Belki de Efrayimin yarınlara uzanan yolunda atılacak en kıymetli adım olacak. #SonSaatler
İlk gün kardeşim dediğiniz adamı sattınız, bugün sahipleniyorsunuz. Dün korkudan susuyordunuz, bugün hamd nidaları atıyorsunuz. Adam cezaevinden çıktı diye şimdi meydanlarda hamaset modunda takılıyorsunuz dün ortalık toz dumanken köşe bucak saklanan sizler, bugün biz hocamızın yanındaydık zaten deyip, nasılda yalan söylüyorsunuz! Ulan kalıbınızdan utanmıyorsunuz, bari Allah’tan utanın adi şerefsizler.
Selefileri üzmeyin, kıymetlerini bilin. Yarın zulüm kapınızı çaldığında, belki cemaatleriniz, dostlarınız ve yıllarca “kardeşim” dedikleriniz yanınızda durmaz ama omuz verenlerin başında yine Selefiler olur. Selefi bir dost, zor günün güvencesidir. Selefileri ucube gibi lanse eden fitnecilerden ise ne dostluk beklenir ne de vefa.