Bebekler katledilirken, anneler aman dilerken hiçbir şey yapılmıyorsa bu dünyada hiçbir masum güvende değildir. Uluslararası hukuk ve Yüce Divan, üzerine düşeni yapmıyorsa insan hakları koca bir yalandan ibarettir!
#RafahOnFire
Tutacak bir el arıyor ya da tanıdık bir yüz :(
Ey endişeyi yatıştıran! Ey üzüntüyü gideren! Ey darda kalmışların dualarına icabet eden! Sen merhametinle bütün masumları kuşat..
Bu adam muhtemelen 80 yaşlarında.
Gelin hayatına kısaca bir göz atalım.
Daha çocuk iken Nekbe’yi yaşadı, ailesinin yüzlerce yıldır yaşadığı topraklardan en kanlı şekilde sürüldü.
Her geçen yıl atalarının topraklarının metre metre işgal edildiğini izlemek zorunda bırakıldı.
Hayatının her döneminde katliamlara muhatap oldu, ailesinden belki onlarca kişinin cenazesini omuzladı. Mutlulukları hep yarım kaldı.
Ölmedi ama en temel insanî haklarından, bazen ekmekten sudan bile mahrum bırakıldı, aşağılanmanın her türlüsünü yaşadı.
Hayatının son döneminde ise Gazze’ye tamamen hapsedildi, her yıl başından aşağı yağan bombalarla ölümü bekledi.
Hiç büyük hayalleri olamadı, topraklarının yeniden özgür olacağı günlere ömrü yeter mi bilemedi.
Şimdi ise ömründe gördüğü en büyük ikinci felaketi tecrübe ediyor. Bugün İsrail’in bombası sonunda denk geldi yorgun vücuduna.
Bu insanlar nesillerdir hayatı böyle yaşıyorlar. Ve dayanamayıp ses çıkartırlarsa terörist ilan ediliyorlar. Tüm dünya görmezden gelse de sen susma, unutma, alışma.
Bunun nesi meşru müdaafa? Nesi rehine operasyonu? Nesi terörist avı? Bu katliam. Bu bir bölgenin ve 2,5 milyon insanın yok edilmesi. Gerçekten tüm dünya oturmuş izliyoruz. İnsanlığımdan utanıyorum #GazaGenocides
Yaşadığınız mahalle bombalanıyor.
Evlatlarınız yanınızda ve bir arkadaşınız arıyor;”Hastanede paramparça çocuk cesetleri var-pek çoğunun kimliği tespit edilemiyor. Topluca gömülecekler birazdan” diyor.
Sonra ekliyor, ”İstersen çocukların ayaklarına ve kollarına isimlerini yaz, Allah korusun saldırılarda ölürlerse kim oldukları anlaşılır bari”
Telefonu kapatıp evladınızı yanınıza çağırıyorsunuz…
Saçınız beyazlıyor kızınız - oğlunuz yanınıza gelene kadar, 10 saniyede…
Sonra bacaklarına ve kollarına kim olduklarını yazıyorsunuz. Henüz sıcakken tenleri…
Kalemin ucu acıtmasın diye derisini, yumuşakça yazıyorsunuz.
Yavaş yavaş.
Gözlerine bakarak ve koklayarak…
“Allah korusun yavrum ama tedbir işte” diyerek yazıyorsunuz…
Ve işe yarıyor kahrolası zalimliklerin pençesinde, sıkıştığınız bir kentte evladınız için yaptığınız bu son jestiniz.
Gazze’de baba olmak, yazarken teni incinmesin diye sakındığımız evladınızın, buz kesmiş parçalarını toplamakla neticeleniyor.
Acınızla yanıp tutuşuyorsunuz da
ATEŞ
i
KES
e
miyor kimse.