Siyaset, hem ülkemizde hem de dünyada, ikiye bölünmüş durumda. Bir sivil siyaset var birde bürokrat/aristokrat siyaseti. İkinci birincinin alanını öyle bir daralttı ki artık kimse siyasi aktörlerden bir şey ummuyor
Müthiş zeka gene üfürmüş. 5 ay kala gir bakalım yeni partiye nasıl oluyor o örgütlenme. Milletvekili listesi, sandık görevlileri, korkaklığın hem sivil hem orta yolcularda kayma yaptığını söylemiyorum bile. Ancak hanımefendi her boku biliyor, 2 yıldır dayak yese bile
Hala bir kişiden bile "yeni parti PRATİKTE şu işe yarayacak" diye bir şey görmedim ya yarılıyorum maalesef. Herkes o kadar soyut konuşuyor ki, sabahın ilk ışıklarına set edilen bir meeting tadı alıyorum bu soyutluktan vallahi.
Yeni parti hangi ske derman olacak acaba, bir siyaset gurmesi açıklasa da öğrensek artık.
Bugüne kadar okuduğum şeyleri de yazayım da, tekrara düşmeyelim.
- Halk desteğini arkasına almış olur, halkın gazı çabuk söner yoksa.
+ Bugüne kadar sönmemiş, harlanmış gaz yeni parti olmadı diye sönecekse sönsün valla aman. Bu kadar pamuk ipliğine bağlıysa bu işler, yarın yeni partiye saldırılar yapıldığında da söner. Ben olsam halkı bu kadar da küçümsemezdim zaten, o da ayrı mesele.
- Para işi daha kolay çözülür
+ Hayatımda böyle bir risk hiç görmedim valla. Millet hiçbir şeyi düşünmediği gibi, bu işlerin operasyon tarafını da düşünmüyor. Napacaklar banka hesabı mı açacaklar partiye? E, ona el konulursa ne olacak? Çuvalla, çantayla para mı götüreceğiz il merkezlerine filan? Çok para toplayamayan illerdeki aksiyonlar nasıl yapılacak mesela? Hadi İstanbul, İzmir halloldu diyelim de diğerlerinden nasıl bu kadar eminsiniz? Kime güvenip teslim edeceğiz misal bu parayı? İl başkanlarına mı? Herkes il başkanlarına aynı ölçüde güvenecek mi? Herkes IBAN'a para atmayı göze alabilecek mi? Millet korkusundan CHP'ye üye olmuyor, partiye para mı atacak bir de?
Gönüllü yardımların ne kadar sürdürülebilir olacağı da apayrı bir konu zaten. Hiç sanmıyorum vatandaşın %1'inin her ay bin tiel vereceğini filan. Türkiyemin insanı zaten sürdürülebilirlik konusunda eksiktir. Kısa süreli seferberlik başlatırsan, millet evini arabasını bile bağışlar ama 24 ay boyunca ayda 1000 tiel almak bundan zor iştir. Kısa süreli seferberlikte de parayı tutması dert olacak zaten.
Tabi bu çözüm bulunamaz, yapılamaz demek değil. Yapılabilir ama ekstra külfet oluşturursun yani. PRATİKTE bir karşılığı yoksa, bu külfete niye girişeceksin?
- CHP KK'nın elinde
+ Evet ama imkanların en azından bir kısmı hala senin elinde. Kullanamadığın noktada yeni partiye geçebilirsin zaten. Şu an CHP'ye ilgi gösteren basını kullanıyorsun, il binasını ilçe binasını kullanıyorsun, oradaki çalışanın maaşını ödüyorsun, il-ilçeler kısmen özgür davranabiliyor zaten. Bunları şimdiden bıraksan ne elde edeceksin yani?
İl-ilçe merkezlerinin durumları zaten her yerde mükemmel değil. Çoğu 3 ayda yeni binayı kuramayacak belki. Bir de onu mu kontrol edecek Özgür Özel mesela?
- CHP KK'dayken baskın seçim gelebilir
+ Yeni parti doğru düzgün yapılanmadan da baskın seçim gelebilir. Broşür bile dağıtamazsın. Yine risk azalmıyor yani.
"PRATİKTE şöyle büyük bir kazanımı var yeni partinin" diyen olmadığı sürece, hiç ikna olamıyorum maalesef bu aceleye.
CHP yerine XOX partisi olsa da okeyim yani bu arada. İlla kalmalılar demiyorum. Görünen o ki zaten bir noktada yeni partiye geçilecek KK yüzünden ama ha bugün geçmişsin, ha seçime 5 ay varken geçmişsin, ne fark ediyor?
Her meseleye yeni parti önerisi vermek ve yeni partiye bu kadar büyük anlamlar yüklemek muhtemelen herkesi hayal kırıklığına uğratacak. Çünkü aynı güçsüzlük, aynı dram, aynı saldırı ihtimalleri yeni partiye de gelecek.
“Karar anı” döndü dolaştı, seçilmiş CHP yönetiminin kapısına dayandı. Bugün elbet gelecekti. Öyle ceberrut, böyle gözü dönmüş dediğimiz rejim de yalnızca sosyal medya editleriyle, coşkulu Meclis konuşmalarıyla, iyi sokulmuş laflarla yola gelmeyecekti elbet.
Özgür Özel ve arkadaşları bir karar verecek.
Dışarıdan konuşmanın ne kadar kolay olduğunun gayet farkındayım. Zaten yıllardır bizzat bu argümanı öne sürerek sizi “koruyan” biriyim. Sadece ben değil, milyonlarca insan da her türlü hatanıza rağmen size siper oldu, çok şeye göz yumdu, sizi kimseye yedirmedi. Oysa oy gerekiyorsa oy, boykot gerekiyorsa boykot, sokak gerekiyorsa sokak.
Ve fakat ortada net bir gerçek var: Sizi tam da bugün harekete geçebilmeniz için korumuştuk. İnsanlar, bugünler geldiğinde ayakta kalmış, “razıyız” diyebileceğimiz birileri olsun istediler.
Özgür Özel ve çevresi gerekli cesareti gösteremezse, korkarım ki otoriter rejimle mücadelenin (çok çok kritik ve belki de nihai) bir safhası kapanacak. Her şeyi baştan konuşmak, zamanın hızlı geçmesine daha da muhtaç kalmak zorunda kalacağız.
Artık karar anı. Artık aylardır atılan sloganların, el yükseltmelerin altını doldurma zamanı. Bu dönemde belki belediye kaynakları, sayısız danışman, son model ses sistemleri, profesyonel iletişim ajansları olmayacak. Dokunulmazlık zırhının arkasından değil, gerçek anlamıyla sokakta, gün be gün büyüyerek bir çığa dönüşecek bir mücadele inşa etmek zorundasınız.
Erdoğan’ın kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu ve çevresinin rezil siyasi kariyerlerine yeni bir hesap hatası eklemek sizin elinizde. Zira onlar planlarını sizin acziyetiniz üzerine kurmuşlar. Siz korkacaksınız, onlar da ne damlarsa alacak. Çökmüş bir cumhuriyetin yalan bir muhalefeti olmak için size muhtaçlar. “Kadıköy bize, Şişli size, keyfimize bakalım” diyerek size el uzatıyorlar. Bu oyunu bozun.
Zaman bu ülkenin sessiz çoğunluğunun lehinedir; fakat tarihi, karar anlarına örgütlü ve kenetlenmiş halde giren kitleler yazar. Bu dönemde yapacağınız bir hata, muhalif potansiyeli “eline fırsat geçtiğinde bile kullanamayacak” ölçüde kırabilir.
Şunun tam tersini baştan yapsak, taksim dendigi zaman gerçekten Taksim'e çıksak, butlanin ilk taslak metni çıktığı zaman genel grev ve boykot orgutlesek bugün partisiz kalmazdik. Ya bizde o taşak yok, ya da eceli gelmiş bir parti zaten cami duvarına isiyor.
Tekrar edeyim yeni parti konusuna herkes kafaca hazırlanmalı. Bu konu artık tartışma meselesi değil. CHP "tekrar alınana kadar" ölü bir yapı artık.
Tartışılması gereken konular yeni partiye geçişin zamanlaması, isim ve logo.
Lider yürüyecek, millet arkasından gelecek. Bu kadar basit.
103 yillik partiye tarihinde ilk kez kayyum atayan bir yapi herhalde “imaji” icin 3-5bin nufuslu koyden hallice yerler icin de gucunun mislini kullanacakti.
MV ara secimi olmadikca, kasaba secimlerinden genel vaziyet icin resim cikarilmaz.
Osmanlı’da da böyleydi; Türkler çalışır, vergi öder, ecnebiler ülkenin kaymağını yerdi. Ticari kapitülasyon denir buna. Bir sonraki aşama adli kapitülasyon, yani ecnebilerin mahkemeleri ayrı olacak, suç işlediklerinde Türk mahkemeleri yargılamayacak.
Devletin istedigi oldu: dubai olduk.
Yabanci turistlerin bu sehre hakki var, yurumeye, kamusal mekanlari kullanmaya haklari var.
istanbullularin hicbir seye hakki yok. tek islev uzak mahallelerdeki evlerden gelip sehrin en guzel yerlerinde kalan turistlere hizmet etmek.
Türkiye'deki en mutsuz meslek gruplarından biri avukatlarmış. Yapısal ve konjonktürel çok nedeni var ama asıl ekonomik nedeni avukat fazlalığı. Emek arzının şiştiği, talebin süründüğü bir piyasada mutlu olmak zor. Kontenjanlar (vakıflardan başlayarak) radikal şekilde düşürülmeli.