🌿 Anneler öğreniyor, çocuklar eğleniyor!
Köy Buluşmaları kapsamında annelerimiz birbirinden kıymetli eğitim ve atölyelerle buluşurken, çocuklarımız da doğayla iç içe, eğlence dolu etkinliklerle keyifli anlar yaşayacak.
👉 Program detayları için kaydırmayı unutmayın.
Savaşın, sürgünün ve krizlerin ortasında kadınlar sadece hayatta kalmaz; hafızayı taşır, kimliği korur ve geleceği yeniden inşa eder. Filistin’den Doğu Türkistan’a, Suriye’den Sudan’a uzanan bu direniş, mağduriyetin değil, sarsılmaz bir liderliğin hikâyesidir.
KADEM ve Droplets of Mercy iş birliğiyle düzenlenecek "Direnişin Kadınları" panelinde; adaletin, hafızanın ve küllerinden yeniden doğmanın ne anlama geldiğini konuşacağız.
📅 25 Temmuz 2026, Cumartesi
⑭ 14.00 – 18.15
📍 Rami Kütüphanesi
Görseldeki QR kodu okutarak kaydınızı oluşturabilir, bu anlamlı günde yanınızda olmasını istediğiniz arkadaşlarınızla birlikte aramıza katılabilirsiniz.
Ankara temsilcimiz, gençlik ekibimiz ve Ankaralı hemşehrilerimizle birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen demokrasi nöbetinde bir araya geldik.
15 Temmuz’un 10. yıl dönümünde aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. 🇹🇷
Oradaydık…
Cesareti gördük.
Birliği gördük.
Vatan sevgisini gördük.
Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın.
#15Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yılında aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyoruz. 🇹🇷
📍 İrade Bizim Zafer Bizim 🇹🇷
Milletlerin tarihinde unutulmayan dönüm noktaları vardır. #15Temmuz 2016 da aziz milletimizin iradesine, bağımsızlığına ve devletine sahip çıkarak yazdığı eşsiz destanla hafızalara kazınan böyle bir gündür.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, aziz milletimizin cesareti, feraseti ve sarsılmaz direnişiyle yazılan bu destan; millî iradenin hiçbir güç tarafından esaret altına alınamayacağını tüm dünyaya ilan etmiştir. O gece ortaya konulan kararlılık, yalnızca hain darbe girişimini bertaraf etmekle kalmamış; Türkiye’nin istikbalini ve demokrasi yolculuğunu da güvence altına alan tarihî bir dönüm noktası olmuştur.
15 Temmuz’u unutmamak ve unutturmamak; sadece aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize duyduğumuz vefanın değil, gelecek nesillere karşı taşıdığımız sorumluluğun da bir gereğidir. Çünkü güçlü devletler, yalnızca sahip oldukları imkânlarla değil; tarihine, değerlerine ve millî hafızasına sahip çıkan milletleriyle ayakta kalırlar.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümünde, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle yâd ediyor; kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
#ZaferBizim
📍 6284 Sayılı Kanun aileyi yıkıyor mu?
Yanlış bilgiler ve çarpıtılmış söylemler, şiddetle mücadeleyi zorlaştırıyor.
Peki, 6284 Sayılı Kanun neyi amaçlıyor, kimleri koruyor ve hangi durumlarda uygulanıyor?
🟠 #6284SayılıKanun hakkında doğru bilinen yanlışlar 👇🏻
Tarihe not düşmek adına ben de bir anımızı paylaşayım...
İlgili kişi bu aralar muhalif yayınların gözdesi haline gelen, hatta 15 Temmuz darbe girişimi hakkında "şaibeli" imasında bulunacak kadar sefilleşen Hüseyin Çelik.
Dershanelerin kapatıldığı, Gezi olaylarının patlak verdiği, 17/25 Aralık kumpaslarının kurgulandığı, darbeye giden taşların döşendiği o dönemde, FETÖ ile her alanda mücadele ediyor, gerçek yüzlerini, münafıklıklarını ifşa ediyorduk.
O günlerde hem de Ak Parti çatısı altında Hüseyin Çelik bize gelip: "SİZ NE YAPTIĞINIZI ZANNEDİYORSUNUZ? MELEK ANNE ÇOK ÇOK ÜZGÜN. BÖYLE DEVAM EDERSENİZ BAŞINIZA NE GELECEĞİ BELLİ OLMAZ" diyerek aklınca bizi tehdit etti.
“Melek Anne” diye bahsettiği kişi, FETÖ'nün kasası firari Akın İpek'in annesi idi.
Elbette hak ettiği cevabı aldı ve biz yolumuzdan sapmadık.
Bu meselenin hemen ardından önce bizzat Fethullah Gülen tarafından hedef gösterildik, telefonlarımız yasadışı dinlendi, montaj ses kayıtlarına eklendik, ardından da kumpas davalarının içine isimlerimiz serpiştirildi ve bizi mahkum etmek istediler.
Evet, bugün muhalif ekranlarda demokrasi ve hukuk nutukları atan Hüseyin Çelik'in nasıl bir Akın İpek tasmalısı, nasıl bir FETÖ postacısı olduğunu, bugün de hıncının neyden kaynaklandığını biz çok iyi biliyoruz.
Milletimiz de bilsin...
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız tarafından yürütülen kapsamlı dijital izleme, analiz ve koordinasyon faaliyetleri, ilgili tüm kurumlarımızla tam bir eş güdüm içerisinde kesintisiz şekilde sürdürülmektedir.
Dijital mecralar üzerinden yürütülen terör propagandası, dezenformasyon faaliyetleri ve psikolojik harekât girişimlerine karşı devletimizin bütün imkânlarıyla yürüttüğü mücadele kararlılıkla devam etmektedir.
Bu kapsamda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda; Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuzun (BTK) ortak çalışmaları neticesinde, son bir ay içerisinde FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı olduğu tespit edilen 2.702 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirleri derhal uygulanmıştır.
Bunun yanı sıra, son iki ay içerisinde gerçekleştirilen detaylı teknik incelemeler ve dijital ağ analizleri sonucunda; terörizmi öven, teşvik eden, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekât faaliyetlerinde bulunduğu belirlenen 1.652 sosyal medya hesabı hakkında da Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımız başta olmak üzere ilgili kurumlarımızın koordinasyonuyla gerekli hukuki ve idari işlemler tesis edilmiş, bu hesaplara yönelik erişim engeli kararları uygulanmıştır.
Yürütülen analizler, terör örgütlerinin yalnızca fiziki alanda değil, dijital platformlarda da organize, koordineli ve sistematik yöntemlerle propaganda faaliyetleri yürüttüğünü; manipülasyon, algı yönetimi ve dezenformasyon yoluyla toplumsal huzuru, millî birliğimizi ve kamu düzenini hedef aldığını açıkça ortaya koymaktadır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye; terörle mücadelesini sahada, sınır ötesinde ve dijital mecralarda aynı kararlılık, aynı hukuki meşruiyet anlayışı ve aynı devlet ciddiyetiyle sürdürmektedir. Dijital alan, millî güvenliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Terör örgütlerinin sosyal medya ve dijital platformları propaganda, eleman temini, finansman, dezenformasyon ve psikolojik harekât amacıyla kullanmalarına hiçbir şekilde müsaade edilmeyecektir.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, ilgili tüm kurumlarımızla birlikte dijital ekosistemi sürekli takip etmeye, millî güvenliğimizi hedef alan her türlü tehdidi tespit ederek gerekli tedbirleri gecikmeksizin almaya ve vatandaşlarımızı dezenformasyona karşı doğru bilgiyle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Bu yıl, #15Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Aziz milletimizin iradesine kasteden FETÖ, o gece Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, milletimizin destansı direnişi ve devletimizin kararlı mücadelesiyle hüsrana uğratılmıştır. Aradan geçen on yılda da devletimiz, FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı mücadelesini aynı azim ve kararlılıkla sürdürmektedir.
Vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti, millî birlik ve beraberliğine kasteden hiçbir yapıya, hiçbir terör örgütüne ve hiçbir dijital tehdide asla geçit vermeyecektir.
📍İngiltere / Oxford Üniversitesi
Bugün Oxford Üniversitesi’nde AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanımız Sayın @tugbaisikercan ile birlikte “Türkiye’de Kadının Güçlenmesi: Politikalar, İlerlemeler ve Perspektifler” başlıklı seminerde ülkemizin kadınların siyasi hayata katılımı ve güçlenmesi konusunda ortaya koyduğu kazanımları paylaştık.
@Akparti döneminde TBMM’de kadın temsil oranının yaklaşık %4,6’dan %20 seviyesine yükselmesi, kadınların parlamenter diplomasi aracılığıyla eşitlik, göç, insani krizler ve sosyal uyum gibi küresel konularda daha etkin rol üstlenmesinin önünü açtı.
#Türkiye’nin tecrübelerini uluslararası platformlarda paylaşmaya ve kadınların karar alma süreçlerindeki rolünü güçlendirmeye devam edeceğiz.
@AKKADINGM@TBMMresmi@aktanitimkonya@SeyithanAtes@AKPartyForeign@UniofOxford
✍️ KADEM Uluslararası Çalıştay Serisi kapsamında düzenlediğimiz “19. Yüzyıl Müslüman Dünyasında Kadın Yazarlar” başlıklı çalıştayda kadın yazarlar, akademisyenler ve katılımcılarımızla bir araya geldik.
Tarih anlatılarında çoğu zaman görünmez kalan kadın entelektüellerin hayatlarını, eserlerini ve düşünsel miraslarını yeniden gündeme taşıyan bu uluslararası çalıştayın; akademik literatüre, uluslararası iş birliklerine ve kadın çalışmalarına önemli katkılar sunacağına inanıyorum.
Emeği geçen tüm kurumlara, akademisyenlere ve kıymetli katılımcılara teşekkür ediyorum. 🌷
📍İngiltere | Oxford Üniversitesi
Oxford Üniversitesi’nde, ülkemizin kadının toplumsal ve siyasal hayattaki rolünü güçlendirmek adına katettiği büyük mesafeyi ve edindiğimiz tarihi tecrübeyi paylaştık.
Genel Merkez Kadın Kolları Dış İlişkiler Başkanımız ve Konya Milletvekilimiz Meryem Göka ile birlikte, Oxford Üniversitesi Uluslararası Kalkınma Departmanı’nda düzenlenen “Türkiye’de Kadının Güçlenmesi: Politikalar, İlerlemeler ve Perspektifler” konulu seminerimizi başarıyla gerçekleştirdik.
Türkiye’nin kadın odaklı vizyonunu her platformda anlatmaya, sesimizi küresel ölçekte gür kılmaya devam edeceğiz.
Bu anlamlı organizasyon için başta Prof. Dr. Seyithan Ateş olmak üzere; Dr. Muradiye Ateş'e, katılımlarıyla seminerimizi zenginleştiren Oxford Üniveristesi akademisyen ve öğrencilerine teşekkür ederiz.
@SeyithanAtes@meryemgoka@UniofOxford
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğimizle, kamu kurum ve kuruluşlarının personeline yönelik 0-6 yaş çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için önemli bir adım daha attık.
Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuz doğrultusunda; çocuklarımıza sunulan bakım ve eğitim hizmetlerinin niteliğini artırmaya, çalışan anne ve babalarımızı desteklemeye ve aile dostu çalışma hayatını güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Yönetmeliğimizin evlatlarımıza, ailelerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
📚 Kadınların ilim, düşünce ve edebiyat alanındaki mirasını uluslararası akademik çalışmalarla gün yüzüne çıkarmaya devam ediyoruz.
KADEM International Workshop Series-III kapsamında düzenlediğimiz “19. Yüzyıl Müslüman Dünyasında Kadın Yazarlar” başlıklı uluslararası çalıştayımızın ilk gününde; farklı ülkelerden akademisyenlerle birlikte 19. yüzyıl Müslüman kadın yazarların hayatlarını, eserlerini ve düşünsel katkılarını disiplinlerarası bir yaklaşımla ele aldık.
Freiburg Üniversitesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ve Tiflis Devlet Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediğimiz çalıştayımız, açılış oturumu, akademik sunumlar ve müzakerelerle verimli bir ilk güne ev sahipliği yaptı.
Uluslararası çalıştayımız, yarın ikinci gün oturumlarıyla devam edecek.
Avrupa'nın ortasında, Bosna Hersek'te yaşanan soykırımın üzerinden 31 yıl geçti.
11 Temmuz 1995’te Srebrenitsa’da binlerce masum insanın hayatına mal olan bu insanlık suçunu unutmadık, unutturmayacağız.
Hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor; adaletin, insan onurunun ve barışın hâkim olduğu bir dünya için hafızamızı diri tutmanın ortak sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz.
#Srebrenitsa #NeverForget
Bulgar Yazar Sophia Proneikos:
▪️Tarih beni asla şaşırtmaktan vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiçbir zaman kaybolmaz.
▪️Sadece kendini öyle zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki modern insanlar ona törensel protokol demeye başlar.
▪️İşte bu yüzden Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en büyüleyici sahnesi müzakere masasının etrafında değil, ilk tokalaşmadan önce yaşandı.
▪️Yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde dünyanın en eski askeri bandosu olan Mehterin sesleriyle karşılandı; önlerinde ise Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi kıyafetler içindeki askerler duruyordu.
▪️Ne olağanüstü bir tarihsel süreklilik duygusu: 1949’da savaş sonrası dünyanın sembolü olarak kurulan bir askeri ittifak, kökleri 13. yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir cumhurbaşkanlığı sarayına girdi. Mehter hiçbir zaman sıradan bir askeri bando olmadı, o bir silahtı.
▪️Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a veya Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa kös davullarının gümbürtüsüydü; ardından zurnaların keskin sesi, sonra borular ve çarpan ziller…
▪️Çünkü bu müzik yalnızca orduya eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı. Amacı askerleri eğlendirmek değil, savaş başlamadan çok önce düşmana bir imparatorluğun üzerlerine doğru geldiğini hissettirmekti.
▪️Avrupa’nın Osmanlı İmparatorluğu’yla karşılaşmalarından sonra Batı ordularının yavaş yavaş Osmanlı davullarını, zillerini ve “Türk tarzı”nı benimsemesi tesadüf değildir.
▪️Bu tarz daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziğine bile girmiştir. Çünkü bazen tarih bir uygarlığı kılıçla fethetmez. Bir ritim yeterlidir.
▪️İşte bu yüzden bu töreni büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmaya çalıştığı için değil, Türkiye büyük uygarlıkların her zaman anladığı bir şeyi anladığı için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir. Ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini yalnızca konuşmalarla anlatmaz; bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir.
📍 Yapay Zekada Kadın Demoday & Ideathon’unda fikirler projelere dönüşüyor! 🚀🤖
Yönetim Kurulu Üyemiz Klinik Psikolog Sultan Işık Atalan ile Bilişim Vadisi Genel Müdür Yardımcısı Tuba Öztepe’nin açılış konuşmalarıyla başlayan program, ilham veren sunumlarla devam etti. Katılımcılarımız şimdi ekipleriyle birlikte yapay zekâ odaklı yenilikçi çözümler geliştirerek fikirlerini projelere dönüştürmek için yoğun bir çalışma yürütüyor.
Kadınların teknoloji ekosistemindeki üretimini ve girişimciliğini destekleyen projeleri birlikte geliştirmeye devam ediyoruz. 💡✨
📍Bilişim Vadisi
#yapayzeka #ideathon #demoday
Kendimizi doğru tarif edebilmemiz için önce nereden geldiğimizi, medeniyet köklerimizi iyi bilmemiz gerekir.
Bugün AK Parti Kadın Kolları Balkanımız @tugbaisikercan ‘ın davetiyle "Türkiye Yüzyılı'nda Kadın Politikaları İstişare Toplantısı"nda, geçmişin birikimiyle geleceğin vizyonunu konuşmak üzere bir araya geldik.
Kadın sorunlarının çözümü yalnızca yasal düzenlemelerle değil, köklü bir zihniyet dönüşümüyle mümkündür.
Biz meseleleri çatışma diliyle değil, hayatı ve geleceği erkeklerle birlikte düşündüğümüz bir ortak akıl zeminiyle ele alıyoruz.
Geçtiğimiz yüzyıl, katı ideolojilerin çatışmalarıyla geçti; 21. yüzyıl ise bu kalıpları sorgulayan ve aşan yeni bir dönemi beraberinde getirdi.
Bugün dijitalleşmeyle birlikte kadının karşısına yepyeni sorunlar ve yeni imkânlar çıkıyor.
Eski yüzyılın ezberleriyle yeni yüzyılın sorularına cevap veremeyiz. Geleceğe güvenle bakıyor; yeni çağın meydan okumalarına karşı kendi medeniyet değerlerimizin rehberliğinde güçlü, yenilikçi ve kalıcı politikalar üretmeye devam ediyoruz. Türkiye Yüzyılı'nı kadınlarla birlikte inşa edeceğiz. 🇹🇷
📌 KAMUOYUNA
Sevgili Kızım Fatıma Zehra Kınık Demir karıştığı kaza nedeni ile yargılandığı mahkemede verilen cezasını çekmek üzere bir süredir cezaevinde bulunuyor. Halen bazı medya organlarında kızım ve ailemiz hedef gösterilerek çarpıtma ve yalan haberlere konu edildiğimizi gördüğümden bu bilgiyi paylaşma gereği duydum.
Şikayetçisi bulunmayan davada kızım ve motosiklet sürücüsü ikisi birden ceza aldılar ve Adli Tıp Trafik İhtisas dairesi iki sürücü ve müteveffa gencimizi de kusurlu bulmuştu. Rabbim hayatını kaybeden yavrumuza rahmet eylesin, acılı ailesine sabır ihsan eylesin, herkesi de görünür görünmez kazalardan korusun.