“Sade bir asker esvabı, teklifsiz bir tavır, çevik bir vücut çizgisi, sonra bütün vukuatı içinde doğurup, içinde yoğuran o baş, o harikulade insan kafası… Resme bir defa daha bakınız. Hiçbir milletin bu alelade fotoğrafından daha güzel kurtuluş abidesi yoktur…”
Etem Hamdi Tem
İlber Ortaylı'dan Yalçın Küçük'e
Erol Şadi'den Murat bardakçı'ya bir de onlardan dinleyin Enver paşayı
Burda Türklük kalmadı paşam dediklerinde iyi ya ben ölürüm kanım akar ordan Türklük yeşerir demişti
Yeşerdi paşam artıkTürklük çağlayan gibi akıyor🥹
Yusuf Kaplan'da sıyırdı! Türkçe'nin kökü Arapça diyor!
Bunu biri Yunanistan'da, Ermenistanda, Rusya'da vb.bir yerde söylese, anında aforoz edilir, kazığa oturtulur! bizde ise Türkçe'ye sallayan sallayana, atan atana! Çünkü avanak Türk uyanıp bunları silkeleyemiyor!
#sallandık
"PKK ile de görüşebiliriz, diyeceklerki 'Biz Müslüman olduk'. kelimeyi şahadet getirecekler; 'yaptığımızdan da nedamet duyduk'. O zaman konuşabiliriz..." diyen de, M.Yazıcıoğlu'nun tarlamızı sürmüşler dediği adam da budur. Türklükle ilgili akla ziyan bu ifadeleri kullanmak
MALAZGİRT SAVAŞI DERSLERİ
Yavuz Ağıralioğlu “Müslüman olmayan Türk, Türk değildir” demiş.
Ve ardından hakaret etmiş “hatta insan bile değildir”.
Bu sözleri Necip Fazıl, Yavuz'dan elli yıl önce söylemiş. Yavuz da bire bir yineliyor.
Bu sözler İslami değildir, bunları söyleyebilmek için Kuran’ı ayağınızın altına almanız gerekir. Kimin insan olup olmayacağına Işıd, İbda-C ya da Necip Fazıl karar veremez.
Bu sözler aynı zamanda tarih bilmezliğin de dışa vurumudur.
Bak Yavuz size küçük bir tarih dersi sunacağım.
***
Malazgirt Savaşı, İslamcıların yazdığı gibi Hilal ile Haç'ın vuruşması değildir. Çünkü Abbasiler yani Müslüman Araplar savaşa katılmamıştır… Dahası "Alparslan yenilsin" beklentisi içindeydiler. Alpaslan’ın zaferi “mevali” dedikleri Türklerin güç kazanması olacaktı, bunu Abbasi Devleti ve Müslüman Araplar istemiyordu.
Malazgirt Savaşı kahraman Türklerle Bizans'ın savaşıdır.
Malazgirt Ovası'na Hristiyan Türkler yani Kıpçaklar, Peçenekler, Kumanlar, Uzlar geldiler. Uzaklardaki Başbuğ Alparslan'ın ordusuna baktılar... Vuruşma öncesi atlarının kuyrukları bağlanmıştı. Onlar da atlarının kuyruklarını düğüm yapmıştı.
İşte bunun adı kültürdür, Türk kültürüdür...
Afşin Bey emrindeki atlı birliğe haykırdı:
"Haydi yiğitler, ileriiiii!.."
O da ney?..
Aynı dili konuşuyorlardı.
O yıllarda dünya halklarında bugünkü anlamı ile millet bilinci yoktu ama dil ve kültür öğeleri insanları kaynaştırıyordu.
Boynunda Haç olan Kıpçaklar, Peçenekler, Kumanlar, Uzlar Türkçe sesleri duyunca yerlerinde çakılı kaldılar; bu ses kendi dilleri idi, yani Türkçeydi. Hemen Alparslan’ın ordusunun karşısından çekilip yana kaydılar.
Haber saldılar Alparslan’a:
“Sizin de atlarınızın kuyruğu düğümlü ve Türkçe gürlersiniz. Biz kan kardeşlerimize kılıç çekmeyeceğiz; saf değiştirmek istiyoruz.”
Alparslan bu öneriyi hemen kabul etti.
Kıpçaklar, Peçenekler, Kumanlar, Uzlar soydaşlarına yaklaştılar. Hepsinin boyunlarında Haç vardı ama at kuyrukları düğümlü, dilleri aynı idi. Afşin Bey, Artuk Bey, Kutalmışoğlu ve bütün Selçuklu komutanları onların boynundaki Haç’ı gördüler ama hiç mi hiç önemsemediler. Onların soydaşı olduğunu at kuyruklarındaki düğümden ve dillerinden anlamışlardı. Gerisi önemli değildi.
Sonra hep birden gürlediler:
"Haydi yiğitler, ileriiiii!.."
Dil millet olmanın birinci özelliğidir...
Malazgirt Ovası’nda bu kaynaşma olurken Abbasi Halifesi ve Müslüman Araplar camilerde “Alparslan’ın mağlup olması, Romen Diyojen’in kazanması için” dua ediyorlardı. Ama onların duası kabul olmadı, zafer kahraman Türklerin oldu.
"Devlet-i ali için cephe-i cenubiden müfrezeler nizam al!.."
Bu da savaşta bir Osmanlı buyruğudur.
Eğer Malazgirt Savaşı Farsça ve Arapçanın baskın olduğu Selçuklunun yıkılış veya Osmanlı döneminde yapılsaydı Hristiyan soydaşlarımız asla o dili anlayamaz ve saf değiştirmezlerdi, Malazgirt Savaşı da kaybedilirdi. Malazgirt Savaşını bize kazandıran Türkçedir, Hristiyan Türklerle olan dil ve kültür birliğimizdir.
Araplaşmayı Müslümanlık sanan soydaşlarımız, daha mı uyanmayacaksınız?..
***
Ya işte böyle sevgili Yavuz!
Eğer Alparslan’ın ordusunda atlı birliğin askeri olsaydın sana doğru yaklaşan Kıpçaklar, Peçenekler, Kumanlar, Uzlar’ın göğüslerindeki Haç’a bakıp “Bu kafirlerle işimiz olamaz, hücuuuum!..” diye kılıç sallamaya kalkardın.
Gerçi o zaman seni, önce Alparslan’ın askerleri haklardı.
Alper Aksoy
Kılıçdaroğlu " Terörsüz Türkiye" projesi ve Çerçeve Yasa desteklenmelidir, biz destekleyeceğiz" dedi...
Kılıçdaroğlu'nun, Türkiye'nin hayrına bir iş yapacağını düşünen Milletvekilleri, Çerçeve Yasa denen KUMPAS'I desteklesinler!
Erdoğan-Bahçeli-Kılıçdaroğlu-Öcalan-Hüda Par-DEM,
Türkiye'nin iyiliği, mutluluğu, zenginliği için olumlu bir iş yaptıklarını görmedik. Türk Milletinin %90'ı AÇLIK ve YOKSULLUK sınırı altında sürünüyor diyen Milletvekilleri
oy vermesinler... Daha açık nasıl anlatılır?
Çerçeve yasayı en çok isteyen ABD ve İSRAİL'dir.
Çerçeve yasaya oy verecek MV'i, sizler de bunlardan mısınız?
Bakın işletmeler şezlong ve şemsiyelerini şu şekilde yerleştirmiş -üstelik bunlar da ücretsiz- ve şezlong şemsiye kullanmak istemeyenler için plajda kocaman bir alan bırakılmış. Yani denizin kıyıyla birleştiği yere kadar şezlong koymak yok. Bu tüm dünyada böyle.
📌Türkiye'de kısıtlı imkanlarıyla 3-5 gün tatil yapmaya çalışan insanlar sahilleri işgal eden hırtlarla mücadele edip soyguna direnirken, Çeşme'nin hemen karşısındaki Sakız Adası'ndaki Plaja bakın.
Şemsiye ve şezlong ücretsiz, deniz tertemiz pırıl pırıl. İnsanlardan giriş ücreti alınmıyor, kimse zorla bir şey yiyip içeceksiniz demiyor.
Komşu Yunan böylece her sene üzerine koyup kazanıyor. Bizim kıyılarımız daha güzel, ama biz yağmalanıyoruz.
Video: Orçun Dalarslan.
#özgürplajlar #özgürsahiller
#Akyaka #Muğla #Marmaris #kıyılarhalkındır #plajlarhalkındır #pazartesi #Bodrum #Çeşme #Sakız #hırtsorununuçözün #hırtişgali #hırttehciri #çözümüyokmu #Ecrimisil #sahillerhalkındır #YerliveMilliTurizm
🔴#SONDAKİKA | Türk vatandaşlığının parayla satılmaya başlanması sonrasında ortaya çıkan çete çökertildi.
Şahısların düşük bedelli gayrimenkulleri sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli göstererek muvazaalı satış işlemleri üzerinden Türk vatandaşlığı kazandırdığı tespit edildi.
Suç örgütüne yönelik bu sabah operasyon yapıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek operasyon hakkında:
“Soruşturma kapsamında, ülkemize girmesi gereken yaklaşık 2,5 milyar liranın girişinin sağlanmadığı, bunun yerine gerçeğe aykırı para hareketleri oluşturulduğu, Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancı uyruklu kişilerden menfaat temin edildiği ve 687 kişinin bu yöntemle vatandaşlık kazandığı tespit edilmiştir.
90 şüpheli hakkında verilen gözaltı kararı doğrultusunda İstanbul merkezli 16 ilde 72 şüpheli yakalanmıştır. 7 şirkete el konularak kayyum atanmış; 1.045 gayrimenkule, Bodrum’daki bir otele, 15 motorlu araca, bir yata ve 10 banka hesabına el konulmuştur. Bu yöntemle vatandaşlık kazandığı anlaşılan kişilerin Türk vatandaşlıklarının iptaline yönelik olarak da çalışmalar başlatılmıştır.”
10 ayda 15 kez yurt dışına çıkan Safi Arpaguş başkanlığındaki Diyanet, yılın ilk altı ayında 399,7 milyon TL yolluk harcaması yaptı. (Mustafa Bildircin/BirGün)
Bir sağlık görevlisi bulundurmak da mı akıl edilemedi.
Güvenpark'ta 22 gündür eşit Gazi hakları için nöbet tutan Er Gaziler, bugün açlık grevine başladı. Açlık grevine başlayan gazilerden birisi fenalaştığı esnada ne bir ambulans ne bir sağlık görevlisi vardı. 112 aranarak müdahale edilmesi sağlandı.
Şimdi soruyorum;
Eylem yapan Gazilerimizin eyleminin sonlanması için çözüm yolu olarak ölmeleri mi bekleniyor?
@saglikbakanligi@AnkaraValiligi@TBMMresmi
Bu kurumların yapamadığını siz yapın @ankarabbld
Yeni anayasa taslağını gören makamlar
1. Cumhurbaşkanı
2. MİT başkanı
3. Dışişleri
4. Kurucu liderimiz APO
5. DEM eş başkanları
Yeni anayasadan haberi olmayanlar Türk milleti.
Uluslararası İlişkiler Profesörü Hasan Ünal:
“Öcalan güzellemeleri öyle bir noktaya geldi ki, artık haberleri kusmadan okumak zorlaştı.
Dünya siyasi tarihinde büyük bir savaşta yenilip her karış toprağı işgal edilmeyen hiçbir devletin bu hallere düştüğüne/düşürüldüğüne dair bir şey okumadım.
Sahi biz hangi savaşı kaybettik de bütün bunlar oluyor?”
@hasanunal1920
ÜMİT ÖZDAĞ'DAN YENİ PARTİ VE CHP'YE: BİR DAHA DÜŞÜNÜN!
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ:
- Ben buradan hem Yeni Parti'ye hem Cumhuriyet Halk Partisi'ne seslenmek istiyorum.
- Eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelecek çerçeve yasaya 'evet' derseniz, bunun parçası olursanız, bundan sonra yapılacak anayasa değişikliklerinin de parçası olacaksınız.
- O zaman nasıl çıkıp Türk halkına 'Biz muhalefetiz' dersiniz?
- Erdoğan'ın iktidarını uzatmak için yürütülen bir sürecin yanında olup nasıl muhalefet olursunuz?
- Bu konuda hem Sayın Kılıçdaroğlu'nun hem Sayın Özgür Özel'in bir daha düşünmesi gerektiğine inanıyorum.
- Sadece Öcalan'ın 'Cumhuriyet'in kurulması kadar önemli' ifadesi bile Atatürk'ün partisi olduğunu iddia eden ve o gelenekten geldiğini iddia eden siyasetçiler için yeterince uyarıcı olmalıdır.
- Eğer bununla da uyanmıyorlarsa uyanmaya niyetleri yok, milleti de uyutmaya çalışıyorlar demektir.
Fatih Altaylı: (Cem Küçük hk.)
🗣️ “Hissettiğim şey düşmanlık değil farklı bir duyguydu. Belki iğrenme, belki tiksinme.”
“Ben gözaltına alındığım zaman 'Gazeteci müsveddesi gözaltına alındı' diye yazmış. Ben tutuklandığım zaman 'Müsvedde tutuklandı' demiş.
Emin olun, o gün de umursamamıştım, bugün de umurumda değil.
Ama şimdi okurlar diyor ki, 'Sen bir şey yazmayacak mısın, bir şey demeyecek misin?'
Demeyeceğim. Denmesi gerekeni, Bosna Savaşı sırasında Bosna’ya gittiğim zaman tanıştığım Aliya İzzetbegoviç yıllar önce söylemişti;
'Savaş ölünce değil, düşmanına benzeyince kaybedilir' yani ahlaki olarak onun gibi olunca.
Sakın yanlış anlamayın, ne Küçük’ü ne de onun gibi önce FETÖ’cülere sonra kimden nemalandılarsa onlara yalvar yakar olup beni ve benim gibi birkaç gazeteciyi içeri attırmak için uğraşan bir avuç zavallıyı düşmanım olarak gördüm.
Hissettiğim şey düşmanlık değil farklı bir duyguydu. Belki iğrenme, belki tiksinme. Evinizde çıkan hamamböceğine karşı duyduğunuz gibi bir his.
Siz bir hamamböceğine düşmanlık besler misiniz? Sadece olmaması gereken bir yerde olduğu için rahatsız olursunuz.
Onlar da olmamaları gereken bir yerdeydiler. Ortalıkta 'gazeteciyiz' diye dolaşıyorlardı ama gazeteci değildiler.
Her ne pahasına olursa olsun zengin olmak, özendikleri bir yaşama kavuşmak, kapısından bile geçemeyecekleri bir çevreye girebilmek için büründükleri kisve idi gazetecilik.
Bu amaçlarına ulaşmak için gazeteciliği kullanarak herkesle işbirliği yapar, her yana döner, her şeye razı gelebilirlerdi.
Tüm bunları da yaptılar zaten.
Bizler zaten duyuyor, biliyorduk ama artık sizler de biliyorsunuz, pislik ortalığa döküldü. O kadar pespayeleşmişler ki, mobilyacıya borcunu ödememek için kendi halinde bir esnafı köşelerinden FETÖ’cülükle suçlamaya bile tenezzül etmişler.
Bunu yapanların geçmişte FETÖ borsası kurmadıklarına kim inanır, kurmalarına kim şaşırır?
Tehditle, şantajla, henüz ortalığa çıkmayan ve inşallah çıkacak olan, kim bilir neler yapmışlardır. Ben bunları mı muhatap alıp 'Asıl gazeteci müsveddesi bunlar' diyerek kendilerini onurlandırayım.
Gazeteci değiller ki, müsveddesi olsunlar.
Ahmet Hakan Coşkun da bir yazı yazmış ve Küçük’ü bir zincirin son halkası ilan etmiş. Veyis Ateş, Mehmet Akif Ersoy, ROK zincirinin son halkası. Hiç zannetmiyorum.
İktidar medyasında da sadece ideolojisinden, inandığı değerlerden dolayı orada olan, yazan çizen, edepli, namuslu insanlar da az değil, tahmin ediyor hatta biliyoruz.
Ama zinciri dört halka ile sınırlamak biraz safdillik ya da zinciri az zarar vereceği bir yerden koparmak anlamına geliyor ki, durum hiç öyle değil.
Bu tutuklamalar ve yargılamalar için pek çok kişi 'İktidar içindeki güç odaklarının hesaplaşması' diyor.
Olabilir, muhtemelen öyledir de. Hep öyle olmamış mıdır zaten? Gazeteciler onca belgeye bilgiye nasıl ulaşır ki?
Hep bir iç çekişmenin sonucu değil midir rezaletlerin ortaya çıkması? Yıllardır her skandal böyle patlamamış mıdır?
Ama sonuç iyidir. Memnuniyet vericidir. Temizlik temizliktir. Yapanın da eline sağlık denir.
Biz gazetecilere düşen ise onlar gibi olmamaktır. Bir gün Timur Soykan bana 'gazeteci müsveddesi' derse gerçekten üzülürüm.
Cem Küçük veya benzerleri demiş, umurumda olmaz.
Bilmem anlatabildim mi?”
Türk gemisine saldıran Ukrayna’ya nota vermek dışında bir yaptırım yapacak mısınız? Yoksa bu şımarıklar Türk gemilerine saldıracak sus pus seyredecek misiniz?
İnanamıyorum son zamanlarda yaşananlara… Türk gemisine saldırı, Türk adasında teftiş yapan Yunan başbakanı…ne oldu bize
*Birgün Gazetesi'nden İsmail Arı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı Selçuk Bayraktar'ın bir yatırımı için devletin vergi muafiyeti, 49 yıllık arsa tahsisi ve altyapı desteği verdiğini haberleştirdi.
Selçuk Bayraktar, bu haber nedeniyle Birgün ve İsmail Arı'ya 2 milyon TL'lik tazminat davası açtı.
Mahkeme, haberde yer alan bilgileri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sordu. Bakanlık, mahkemeye gönderdiği yazıda Selçuk Bayraktar'a ait tesise haberde belirtilen teşviklerin verildiğini doğruladı. (Birgün)
Atatürk'ün şoförlüğünü yapan Seyfettin Yağız'ın aktardığı Mussolini anısı:
•İtalya büyük elçisi, Atatürk'e bir not iletmek üzere geldi.
•Atatürk sordu, ''Niye gelmiş, sorun bakalım.''
•Büyük elçi, Mussolini'nin ''eğer 4 aylığına İzmir'i bize vermezse, 40.000 askerle zorla İzmir'i alırım.'' dediğini iletti.
•Atatürk gülümseyerek ''Söyle o kerataya, o 40.000 askerle İzmir'i alamaz ama ben 4.000 askerle Roma'yı alırım.'' dedi.
•Ben Atatürk'ün sayesinde 5 lisan öğrendim. Atatürk'ün yanına hayvan gibi girdim, insan gibi çıktım.