Bu konuda @TC_icisleri mutlaka bir açıklama yapması gerekir.
Benim bölgeden aldığım bilgiler geçmiş açılım adını verdikleri süreçte yaşananların bir benzeri olduğu yönünde.
Örgüt hızla toparlansın diye mi 2763 kontrol noktası kaldırıldı ?
NATO zirvesi nedeniyle Ankara’da üst düzey tedbir alırken terör örgütünün şehir yapılanmasının olduğu bölgede kontrol noktalarının kaldırılması…..
Çok mantıklı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum:
“Öcalan’la, bağlantılı unsurlarla ve ilgili legal yapılarla yürütülen diyalog sürecinin istismarına dönük girişimlerin içinde bulunanlar, er geç bunun hesabını verir.”
Türkiye’yi işgal eden devletler, pikniğe geldikleri için 4 yıl kaldılar. Mesela Yunanlar çelik çomak oynarken 130 bin kayıp verdiler ve yenildikleri için tarihlerinin en büyük felaketi olarak adlandırdılar; 6 devlet adamını da kurşuna dizdiler. İşgalciler 4 yıl sonra, sıkıldıkları için Anadolu’dan ve İstanbul’dan ayrıldılar. Kurtuluş Savaşı değilmiş Milli Mücadeleymiş. Tarihte hiç bir ülke, kahramanlarına bu denli sırt çevirmemiştir. Kurtuluş Savaşı/ İstiklal Savaşı’nda şehit düşen kahramanların ahını almak kolay değil…
🔴 AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor, İmamoğlu için Silivri'de:
💬 "Aynı kişinin 3 ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil."
💬 "İktidarın hayal gücü her defasında sınırları aşmayı başarıyor"
Madımak'tan sadece 3 gün sonra tam bu saatte (20.30) çok sayıda PKK'lı Başbağlar'ı bastı!
33 erkeģi köy meydanında kurşuna dizdi!
Evleri içindeki hayvanlarla birlikte yaktı!
Rahmet ve dua ile...
Tipik bir soykırım suçuydu!
Şimdi statü aranan, mecliste temsilcisi olan Öcalan adlı katil o süreçte Suriye'den örgütüne bu kanlı eylemlerin talimatını veriyordu!
Onun statüsünü Başbaģlar köylülerine sorun, onlar ne derse ben razıyım...
İstanbul Üniversitesi rektörü mezun olan diş hekimlerine “Sizleri mezuniyet törenine bebeklerinizle birlikte gelirken görmek isterdim” demiş. Ayda 4 bin TL burs alan gençler evlenecek ve çocuk sahibi olacak öyle mi? Gençliğe ve sorunlarına bu kadar yabancılaşmış bir rektör az bulunur. @zaferpartisi@zpgencresmi
Türk tiyatrosunun usta ismi Zihni Göktay’ın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim.
Sanatıyla nesillere iz bırakan, tiyatromuza uzun yıllar emek veren değerli sanatçımıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum.
Osmanlı 1919’da değil bir imparatorluk, egemen bir devlet bile değildi! Ülkede işgal vardı ve savaş bu işgale karşı kurtuluş savaşıydı.
Milli Mücadele demek gerçeği örtmez! MEB’ye hatırlatalım; Milli Mücadele’nin amacı işgalden ve işgalciyle iş birliği yapandan kurtulmaktı!
SON DERECE TEMKİNLİ OLUNMALIDIR!
7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde tertiplenecek olan
36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi öyle sıradan bir buluşma olmayacaktır.
Alınacak olan kararlar yeni bir tarihi süreci tetikleyebilir ve kendimizi bir anda riskli bir dönemecin başında bulabiliriz. Bu yüzden görüşmelerde son derece temkinli olunmalı ve geleceğimizi tehlikeye atacak hiçbir karara evet denilmemelidir!
Zira zirve öncesi ABD istihbaratının Polonya yönetimini olası bir Rus saldırısı karşısında uyarmış olması, Rusya ile savaş halindeki Ukrayna'nın üyesi olmadığı bir zirveye katılıyor olması, Türk Ordusu'na ve AKP iktidarına yapılan övgülerin zamanlaması, Trump'ın gelmeyecektim ama ne dediysem yapılıyor bu yüzden Ankara'ya müjde ile geliyorum sözleri, NATO'nun aylar öncesinden İstanbul ve Adana'ya askeri birlik konuşlandırma planı, NATO zirvesi sonrası Eylül ayında Ruhban okulunun açılacak olması, yapılacak olan anayasa değişikliği ve Tom Barrack'ın aylar öncesinden önerdiği Osmanlı yönetim modeli birlikte düşünüldüğünde içinde bulunduğumuz süreç pek de hayra alamet değildir!
Öncelikle şunu unutmamak gerekir ki Türk Askeri hiçbir ülkenin jandarması değildir! Eğer ki bir yere asker göndermemiz gerekiyorsa orası Ege'de işgal altındaki adalarımız ve bugünlerde askeri açıdan güçlendirilmesi gereken KKTC'dir! Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Ordusu ve toprakları üzerinde kurulan hayaller yüce Türk milletine rağmen gerçekleşemez!
Adalet Partisi olarak; ülkemizin AB'ye alınmasına karşı çıkan, yıllardır vize sorunları yaşatan, gümrük kapılarında aşağılayan, ülkemize sınır ötesinden yapılan terör saldırıları karşısında "Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 5. maddesinde yer alan kolektif savunma taahhüdünü hiçe sayarak NATO üyelerinden birine veya birkaçına yapılan silahlı bir saldırı, tüm üye ülkelere yapılmış sayılır. Bu durumda tüm üyeler, saldırıya uğrayan ülkeye yardım etmekle yükümlüdür" şartını yerine getirmeyen, bilakis PKK terör örgütüne her türlü desteği alenen vermek suretiyle yıllardır hasmane tavırlar sergileyen, iç siyaseti kurgulamak için elinden geleni yapan, kurulan paralel yapılarda ve askeri darbelerde parmağı olan NATO üyelerini ve dolayısıyla NATO'yu tanımamız mümkün değildir!..
Dr. Vecdet Öz
#NATO
📢 Ümit Özdağ:
🗣️ “Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı açıkladı: 104 senedir büyük ve haklı bir gurur ile kutladığımız İstiklal Harbi’nin adı (Kurtuluş Savaşı) ders kitaplarından çıkarılacakmış.”
⭕ “Gayri Milli ve Eğitimsizlik Bakanı Türklük bilincinden nefret ediyor.”
⭕ “Türklük bilincini sürekli besleyen kaynakların başında ise İstiklal Harbi geliyor.”
⭕ 1919-1922 arasında yaşananlara Milli Mücadele denilecekmiş. Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı ‘Neyden kurtulduk. Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı’ buyurmuş.”
⭕ Bu Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanına sormak lazım: Savaş sonunda verilen madalyanın adı Milli Mücadele Madalyası mı İstiklal Madalyası mı?
⭕ Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı ve bütün savaşı anlatan kitabın adı Türk İstiklal Harbi değil mi?
⭕ Elbette İstiklal Harbi Milli Mücadele’ye dayanır. Ancak kapsayıcı kavram İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı) kavramıdır.
⭕ Eğitimsizlik bakanı, kurtuluş kavramı ile Osmanlı’dan kurtulduğumuzu sanıyor. Oysa İstiklal Harbi başladığı zaman Osmanlı zaten tarih olmuştu.
İstiklal/Kurtuluş, Batı emperyalizmiyle savaşın sonunda Batı emperyalizmine karşı elde edilmiştir.
⭕ Eğitimsizlik Bakanı bunları bilmez mi? Elbette bilir. Peki, ne yapmak ve neden yapmak istiyor? Öncelikle Gayri Milli ve Eğitimsizlik Bakanı Türklük bilincinden nefret ediyor.
⭕ Türklük bilincini sürekli besleyen kaynakların başında ise İstiklal Harbi geliyor. O zaman İstiklal Harbi kavramını ortadan kaldırarak başlayacaksın.
⭕ Zihinler savaşında, muharebeler kavramlar üzerinden yapılır. Önce varolan kavramlar yıkılır, silinir, anlamsızlaştırılır. Sonra ya varolan kavramlara yeni anlamlar yüklenir veya yeni kavramlar üretilir.
⭕ Burada sinsice İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramları yok edilirken İstiklal Harbi’nin bir boyutunu oluşturan Milli Mücadele onun yerine konulmak istenmektedir.
⭕ Aslında Milli Mücadele, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı o kadar içe geçmiş kavramlardır ki, bugüne dek birbirlerinin yerine de rahatlıkla kullanılmışlardır.
⭕ Şimdi bu zihniyetin İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını yasaklayarak gelmek istediği yer sonunda aslında İstiklal Harbi olmadığı noktasıdır.
⭕ AK Parti 24. ve 25. Dönem Ordu milletvekili İhsan Şener 2011 senesinde davet edildiğim bir TBMM alt komisyonunda İstiklal Harbi diye bir harbin olmadığını şehitliklerin sembolik olduğunu söylemişti. Ben de gereken cevabı vermiştim. Olay yargıya yansımıştı. Tabii vekillik sonrasında cumhurbaşkanlığına danışman olarak atandı bu zat.
⭕ Özetle, bugün Şeyh Sait’in hatırasına hakaretten cezalar verildiği, Şeyh Sait’in isminin bulvarlara verilmek istendiği, narko-teröristlerin kurucu önder ve baş müzakereci ilan edildiği bir dönemde, devletimizin ve milletimizin İstiklalini sağlayan İstiklal Harbimizin ismi ders kitaplarından çıkarılıyor olmasına maalesef şaşıramıyoruz!
⭕ Elbette helal süt emmiş Türk tarih öğretmenleri İstiklal Harbimizi öğrencilerimize anlatmaya devam edeceklerdir.
Bugün, yazar, gazeteci ve fikir adamı Nihat Genç'in aramızdan ayrılışının birinci yılı.
Onu Balyoz ve Ergenekon kumpas davalarının mahkeme salonlarında tanıdım. O, gerçek bir Kuvvacının ve devrimci Kemalistin günümüzdeki en güçlü temsilcilerinden biriydi.
Yazdıkları ve söyledikleriyle kamuoyuna her zaman şu temel tercihleri tokat gibi sorgulatırdı: Kişisel mutluluk mu, toplumsal mutluluk mu? Bedensel refah mı, vicdani ve ruhsal refah mı? Ben mi, biz mi? Erdem mi, kurnazlık mı? Akıl mı, dogma mı? Millet mi, ümmet mi? Türk mü, Türkiyelilik mi? Onur mu, kölelik mi?
Nihat Genç, hayatı boyunca daima ilk seçeneklerin bayraktarı oldu.
Onun adı, her zaman mücadelenin, direnişin ve kendine güvenen vatanseverliğin sembolü olarak yaşamalıdır. Genç kuşaklara, Sakarya Meydan Muharebesi'ni kazanan o yüzde 1'lik iradenin aslında bir milleti ayağa kaldırmaya yettiğini hatırlatmalıdır.
Nihat Genç, Sakarya'daki %1'dir. O ruhu bu topraklardan silmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.
Vefatının birinci yılında değerli ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Rotası cennet olsun.
Erzincan #Başbağlar’da teröristler tarafından katledilen 33 şehidimizi rahmetle anıyorum.
Başbağlar, bu milletin vicdanında hiç kapanmayacak bir yaradır.
2 Temmuz 1993’te insanlığın yakıldığı Sivas Madımak da, 5 Temmuz 1993’te insanlığın kurşunlandığı Erzincan Başbağlar da ortak acımızdır.
Şiddetin, terörün her türlüsüne karşı çıkmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Bugün, 665’incisi düzenlenen Tarihi Edirne Kırkpınar Yağlı Güreşleri için Edirne’deydik.
Başpehlivan olarak Altın Kemer’in sahibi olan Erkan Taş’ı tebrik ediyorum.
ASKİ Spor Kulübümüzün başarılı sporcusu Feyzullah Aktürk’ün de organizasyonu başpehlivanlık ikincisi olarak tamamlaması da bizler için büyük bir gurur kaynağı oldu.
Asırlardır devam eden bu köklü geleneği azim, emek ve centilmenlikle yaşatan tüm pehlivanlarımızı gönülden kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.
Bu iftiracı, yalancı şahıs kimdir bilmem...
Ama kıyafetiyle temsil ettiği İslamiyete verdiği zararı, sanırım düşman olarak nitelendirdiği insanların tamamı toplansa veremez!
Tuh!
DÜKKANDAYIZ ABİ!
Ne zaman yeni bir yazı yazsan telefonum çalardı.
Tek bir soru...
"Dükkanda mısın?"
Gözümü yeni açmış olsam da hiç düşünmeden “Evet abi" derdim.
Çünkü sen yazını okuyacaktın.
Hem de bana...
Bazen öfkelenirdin.
Bazen sesin titrerdi.
Bir cümlede durur, yutkunurdun.
İşte o birkaç saniyelik sessizlikte memleket vardı...
Cumhuriyet vardı...
Bu ülkenin çocukları vardı...
İliç vardı...
Akbelen vardı...
Kaz Dağları vardı...
Köylü vardı...
Çiftçi vardı...
Emekçinin alın teri vardı...
Tarikatların elinde geleceği çalınan gençler vardı...
Bazı geceler 2-3 saat uyumuş olurdum.
Ama telefonun tek titreşiminde uyanırdım.
Çünkü arayanın sen olduğunu bilirdim.
O yazıyı senin sesinden dinlemek isterdim.
Veryansın’ın kapısından içeri girdiğim gün bana bir cümle söyledin:
"Her şeyi öğren.”
Öğreniyorum abi.
Her gün yeni bir şey öğreniyorum.
Bugün dönüp baktığımda anlıyorum, haber yazmayı herkes öğrenir.
Ama bir insanın inandığı davadan son nefesine kadar vazgeçmemesini senden gördüm.
Bir insanın memleketini bu kadar çok sevebileceğini senden öğrendim.
Bir yazında demiştin:
"Eyvallahsız bir Cumhuriyetçiyi teslim almak mümkün değildir!"
Haklıydın.
Seni teslim alamadılar.
Veryansın TV'deki son yayınında söylediğin gibi...
Sen "kavgayı kazandın."
Ben mi...
Hâlâ kulağımda aynı soru var:
"Dükkânda mısın?"
Dükkândayız abi!
Şanlı Türk ordusunu 5 Temmuz 1938'de Hatay'a girerken görüyorsunuz. Lütfen videoyu paylaşan Dürbün Haber sayfasını takip edin ve Atatürk'ün Hatay'ı canı pahasına kurtarışından bahsettiğim bu bilgiseli sonuna kadar okuyun.
1⃣- Atatürk Hatay meselesini şahsi davası bilmiş ve kırk asırlık Türk yurdu dediği Hatay’ın düşman eline bırakılmaması hususundaki kararlılığından hiç vazgeçmemişti.
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'dan 'Nihat Genç' mesajı:
"Dürüsttü, namusluydu, cesurdu, korkusuzdu ve yiğitti. Türk milleti O’nu çok sevdi. Bu sevgisini O’nu sonsuzluğa uğurlarken parti ayrımı gözetmeksizin gösterdi.
O’nu toprağa değil, yüreğinin en derin ve en temiz köşesine gömdü. Nihat Genç! İyi ki bu dünyadan geçtin, iyi ki seni tanıdık. Attığın tohumlar her geçen gün daha fazla yeşerecek, daha fazla çoğalacak"
https://t.co/BBJnbn8Yit
Erzincan Başbağlar köyünde hain terör örgütü PKK tarafından katledilen 33 vatandaşımızı rahmetle anıyorum.
Bu kadim toprakların hak ettiği, acılarımızı değil kardeşliğimizi miras bıraktığımız bir gelecektir.