sevdiğimiz insanı tanıdıkça onu tanımanın ne kadar ayrıcalıklı hissettirdiğini düşünür ve şöyle deriz: “o kadar insan varken benim seni tanımamı istedin.”
artık denizin dibi kapkaranlık kesildi. denizin dibine, iki yüz metreden sonra, yedi rengin yalnız moru girer. orada hiç bitmeyen lacivert bir gece vardır. bu gecenin içindeki canlıların ışıkları kendiliklerindendir; yıldızlar gibi.
yaşamda bir şeyleri kaybetmemek için uğraşıyoruz. arkadaşlıklarımızı, bıraktığımız izlenimleri, başarımızı ve bizi biz yaptığını düşündüğümüz her şeyi. bazen usulca kayba izin vermek gerekir. kaybetmekten bu kadar korktuğumuz şeye ait olup olmadığımızı sorgulamak gerekir.