@ensonhaber Geç kalanlar neyi hedefliyorlar acaba anne ve babaları yokmudur biz çocuklarımızı en geç saat:09.00 sınav merkezinde hazır tutuyoruz. Bu nedir FENOMEN OLMAK İÇİNMİ UĞ TAPIYORLAR KAMERAYI KİM ŞEKİLDE SOSYAL MEDYAYA KOYUYOR HİÇ İNANDIRICI GELMİYOR
@nexustransfer TFF'YE BAŞKAN OLARAK, KAYA ÇİLİNGİROĞLU, TÜMER METİN, İLKER YAĞÇIOĞLU, ERTUĞRUL SAĞLAM, YILMAZ VURAL GİBİ YENİ HIZLI SİSTEM FUTBOL VE LİDERLİĞİ BİLEN İNSANLARDAN BİRİSİ OLMALIDIR.
MHK YADA BAŞKAN OLARAK FIRAT AYDINUS'UN GELMESİ GEREKİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM
@pusholder Milli takımın başına teknik direktör olarak;Nihat Kahveci, Sergen Yalçın,Fatih Tekke, Bülent Uygun,Arda Turan gibi yeni nesil futbol bilen hocalardan birini hemen;TFF başkanlığınada Tümer Metin,Şenol Ustaömer, İlker Yağcıoğlu,Yılmaz Vural gibi gerçek futbolu bilen getirilmelidir
@ozannvural@zafersahin06 Gariban birisine 1+1 daire bile vermezler Türkiye'yi rezil eden ihtşyacı olmayan hepsinin en az iki tane villası olanlara verirsen sizi yolda bırakırlar.
@ridvanaksu Üç golüde basitçe yedi, Gs. da ligde ve şampiyonlar liginde asla böyle gol yememiştir. İnceleyin mağlubiyetin kaynağı Berke yerine, Uğurcan tercihi Milli takımın sonu oldu
@margasi46 Bu nedir ya eskiden yalnızca Üniversitelerde mezuniyet ve kep giyme töreni vardı şimdi kreş ten başlayarak sıralı Üniversiteye kadar bitirme töreni var bu nedir?
@HonoreDeBerke Eleştirirken Benzema boşta alın diyordun şimdi takımdan kovulduktan sonra hiç takım çalıştıtmayan Oğuz'a Futbol aklımız diye görev vereceğini söylüyorsunuz. Bırakın artık gençlere
@yescontextfb Oğuz dediği şahısı Ali Şen başkan Oğuzla birlikte Trabzon maçında galip gelip şampiyon olduğumuzda Aykut lan birlikte şampiyon olduğumuzda hiç sevinmedim keşke gol atmasaydım dedikleri için ikisinide takımdan kovmuştu. O günden bugüne kadar hangi takımı çalıştırıp şampiyon yapmış
📌Astsubay emeklileri haklarını istiyor….
E.Per. Kd. Bçvş. Ergün Erdoğan’dan gelen bir mesaj. Silahlı Kuvvetlerin bel kemiği Astsubayların emeklilikte yaşadığı mağduriyet duyulsun diye özetleyerek paylaşıyorum:
Bugün Yarbay, Albay, Kıdemli Albay ve general rütbelerindeki askeri şahıslar emekli olduklarında;
Kadrosuzluk tazminatı
Makam tazminatı
Temsil Tazminatı
Görev tazminatı
ve bunlara ilave yüzdelik ödeme,
adı altında çeşitli ödemeler almaktadır.
Oysa muvazzaflık döneminde hem subay hem astsubay personelin aldığı temel tazminat ödemesi Hizmet Tazminatı ödemesidir. (Rütbe bekleme süreleri 3 yıl olan personel için) Son düzenlemesi de yaklaşık 30 yıl önce 19/12/1996-KHK-568/2 md. ile yapılmıştır.
Asıl çelişki burada başlamaktadır.
Emeklilik sonrası verilen bu tazminatların isimlerine bakıldığında sistemin ne kadar tartışmalı olduğu görülmektedir.
Bando sınıfı albayın ya da askerî okulda görev yapan bir öğretmen albayın aynı görevi yapan astsubaydan, teğmenden farklı “makam tazminatı” alması hangi makamın karşılığıdır?
“Görev tazminatı”, "Temsil Tazminatı" ve “Makam tazminatı” denilen ödemeler yalnızca belirli rütbeler için midir?
Ast rütbelerde görev yapılmıyor mu?
Amir astsubayların makamı yok mu?
Üniformaları bir şey temsil etmiyor mu?
Sınırda nöbet tutan, operasyon bölgesinde görev yapan, tankın başında, gemide, uçuş hattında çalışan astsubay görev yapmıyor mu?
Tazminat isimleri dahi mevcut sistemin adalet duygusundan uzaklaştığını göstermektedir.
“Kadrosuzluk tazminatı” denilen uygulama ise ayrı bir tartışma konusudur. Sanki bu personelin kadrosu kaldırılmış gibi bir anlam taşımaktadır. Oysa böyle bir durum söz konusu değildir. Bu kişiler doğal emeklilik sürecine girmiştir. Bu nedenle birçok personel tarafından bu isimlerin, belirli rütbelere ek ödeme yapılabilmesi için oluşturulmuş teknik tanımlar olduğu düşünülmektedir.
Bugün gelinen noktada en büyük sorun maaş dengeleridir.
Emekli bir Kıdemli Albay, muvazzaf bir teğmenin maaşına yakın gelir elde edebilirken; emekli bir astsubay çoğu zaman görevdeki bir astsubay çavuşun maaşının yarısına bile ulaşamamaktadır.
Adaletsizlik tam da burada başlamaktadır.
1. Yıllarca SGK'ya ödediği primlerin karşılığı değildir.
Örneğin; 30 yıl 9 aydan emekli bir Asb.II.Kad.Kd.Bçvş bir aynı süreden emekli bir Kd.Albaydan yalnızca %10 az prim ödemesine rağmen emeklilikte ödediği prime göre %71 daha az emekli maaşı almaktadır
2. 2026 yılı itibarı ile 36 yıl üzerinden emekli olan Kd.Albay %66,44 , Asb.II.Kad.Kd.Bçvş %47,96 , Uzman Çavuş %59,58 son maaşlarına oranla emekli maaşı almaktadır. Bu durum adalete, hiyerarşiye hatta matematiğe bile uymamaktadır.
3. Görev sırasında bir Kd.Albay ile Asb.II.Kad.Kd.Bçvş. Maaş oranı 1980'li yıllarda 1,10 civarı iken artık 1,37 farka ulaşması, emeklilikte bu farkın 1,80'nin üzerine çıkmasının da adalet, hukuk, hizmet, hiyerarşi ve matematikle ilgisi yoktur.
Emeklilik ikinci hayattır. Hukukun üstünlüğü mü, üstlerin hukuku mu sorusu burada anlam kazanmaktadır.
Adalet isim olarak vardır; ancak uygulamada tek taraflıdır.
Geç gelen adalet adalet değildir.
Tek taraflı adalet de adalet değildir.
Birçok meslektaşımız kredi borç batağında, evini geçindiremiyor, çocuğunu evlendiremiyor, kirasını ödeyemiyor. Aile düzenleri bozulmuş, yuvalar dağılmış örnekler mevcuttur. Bunları söylerken dahi insan üzülmektedir.
Buradan ilgililere, yetkililere ve etkililere soruyorum:
Bu adil olmayan uygulama ne zaman son bulacaktır?
“Çalışmalar devam ediyor” denilerek sorunların ötelenmesi artık kabul edilebilir değildir.
Astsubayın imzası olmadan uçak uçamaz, helikopter kalkamaz, tank ve silah sistemleri görev yapamaz.
Ordunun tamamı, trilyonluk malzemenin zimmet sorumluluğu ondadır. Mehmetçiğin eğitimi, disiplini, atışı ve her branştaki sorumluluğu onun omuzlarındadır.
Ancak bu önemli statü özlük hakları bakımından unutulmuş, görevi ile uyumlu statüsel hakları tam olarak tanımlanmamış, ekonomik kazanımı kısıtlanmış durumdadır.