KAMU İŞ “HALKIN ENFLASYONU” ARAŞTIRMASI HAZİRAN 2026
Gıda enflasyonunda Türkiye, savaştan yeni çıkan ülkelerden daha beter hale geldi. 5 yıl önce 100 liraya dolan sepet, bugün tamamen aynı ürünlerle 2.333 TL tutuyor. Bu tablo, son 5 yılda gıda enflasyonunun yüzde 2.133 oranında arttığını gösteriyor.
- GIDA FİYATLARI HAZİRANDA YÜZDE 1,9 ARTTI
- HALKIN EN FAZLA TÜKETTİĞİ GIDA MADDELERİNDEN OLUŞAN BİR SEPET ESAS ALINARAK YAPILAN HESAPLAMAYA GÖRE, GIDADA ENFLASYON YILIN İLK ALTI AYINDA YÜZDE 35’E YAKLAŞTI.
- GIDA FİYATLARI HAZİRAN 2026 İTİBARİYLE SON BİR YILDA İSE YÜZDE 59,5 ORANINDA ARTTI
Araştırmanın devamı için: https://t.co/qYKoKCrE99
Bir çocuğun ilk kahramanı, bir toplumun gizli omurgası... Hayat boyu adımlarımıza güven, yarınlarımıza umut katan, başta şehitlerimizin babaları olmak üzere, yüreği baba şefkatiyle çarpan herkesin Babalar Günü kutlu olsun.
Kültür Emek-Sen, Kamu-İş Ailesine Katıldı
Sendikal mücadelesini bağımsız bir çizgide sürdüren Kültür Emekçileri Sendikası (Kültür Emek-Sen), gerçekleştirdiği Olağanüstü Genel Kurulu'nda aldığı kararla Kamu-İş Konfederasyonu'na katılmıştır.
Bu önemli karar, bugün Ankara’da Genel Başkanımız Orhan Yıldırım, Konfederasyonumuzun Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Kültür Emek-Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya ile MYK üyeleri, bağlı sendikalarımızın genel başkanları ve yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen kahvaltı programında basın ve kamuoyuyla paylaşıldı.
Kültür emekçilerinin örgütlü mücadelesini büyütme iradesiyle Kamu-İş çatısı altında yer alma kararı, yalnızca iki örgütün birleşmesi değil; emeğin, dayanışmanın ve hak mücadelesinin daha da güçlenmesi anlamına gelmektedir.
Kültür Emek-Sen’in katılımıyla birlikte Kamu-İş Konfederasyonu, emekçilerin hak ve özgürlük mücadelesindeki gücünü daha da artırmış, Türkiye’nin dört bir yanında yükselen sendikal dayanışmaya yeni bir ivme kazandırmıştır.
Nicelik olarak Türkiye’nin 3. büyük, mücadele gücü, etkisi ve sendikal duruşuyla 1. konfederasyonu olan Kamu-İş’in çatısı altında birleşen tüm kültür emekçilerini selamlıyor; bu onurlu mücadelede aramıza katılan Kültür Emek-Sen’e “hoş geldiniz” diyoruz.
Emeğin sömürülmediği, güvenceli çalışma koşullarının sağlandığı, insanca yaşamın ve adil bölüşümün hâkim olduğu bir Türkiye için omuz omuza mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.
Birlikte daha güçlüyüz, birlikte kazanacağız!
İYİ Parti Heyetinden Konfederasyonumuza Ziyaret
İYİ Parti Sendika ve STK'lardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu başkanlığındaki İYİ Parti heyeti, konfederasyonumuzu ziyaret etti. Heyet, Genel Başkanımız Orhan Yıldırım, Genel Sekreterimiz Şükrü Balun, Genel Örgütlenme Sekreterimiz Sadık Doğrul ve Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Şenol Eyüboğlu ile bir araya geldi.
Gerçekleştirilen ziyarette güncel siyasal gelişmeler, kamu emekçilerinin ve emeklilerin yaşadığı sorunlar ile çalışma yaşamına ilişkin başlıklar ele alındı. Ziyarette ayrıca emekçilerin ekonomik ve sosyal haklarına dair görüş alışverişinde bulundu.
EMEĞİN SINIRLARI AŞAN DAYANIŞMASINI KURMAK İÇİN İLO KONFERANSINDAYIZ
Kapitalizmin, en vahşi sömürü biçimlerini en global halde kullandığı çağımızda, emek mücadelesinin de sınırları aşması gerektiğinin bilinciyle, Kamu-İş olarak uluslararası bir emek dayanışması için harekete geçtik.
Genel sekreterimiz Şükrü Balun ve uzmanımız Hasan Halil Gönül’ün de aralarında bulunduğu heyetimiz, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Cenevre’de düzenlediği Uluslararası Çalışma Konferansının 114. oturumuna katıldı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden 187 işçi ve işveren temsilcisinin katıldığı bu büyük organizasyonda en önemli başlıklardan biri ise emek örgütlerinin, ülke sınırlarını aşan ölçüde dayanışmasını sağlamak.
Uluslararası örgütlülük için hayati adım
Heyetimiz bu başlık altında, sömürünün globalleştiği bu çağda emek örgütlerinin kurumsal işbirliğinin hayati olduğunu vurguladı.
Heyetimiz ayrıca, konferans süresince çeşitli ülke temsilcileri, sendikal örgütler ve uluslararası emek kuruluşlarının temsilcileriyle bir dizi temas ve görüşme gerçekleştirdi. ETUC ve ITUC ile yapılan görüşmelerde konfederasyonumuzun bu uluslararası emek örgütlerine üye olmasının ilk adımları da atılmış oldu. Kurumlar ile sınıf dayanışması, çalışma yaşamındaki güncel gelişmeler, sendikal eğitimler ile ilgili uluslararası dayanışma, sosyal koruma mekanizmaları ve platform çalışanlarının haklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Haberin devamı için: https://t.co/QakKtJCCag
DERİN YOKSULLAŞTIRMAYI ARTIK TÜİK BİLE SAKLAYAMIYOR!
Yanlış ekonomi politikalarında ısrar sonucu ülkenin içine itildiği ekonomik kriz günden güne derinleşiyor. Bu acı tabloyu güzelleme görevini üstlenen TÜİK ise her açıklamasıyla daha da aciz duruma düşmektedir.
Kamuoyunda adeta "Tayyip Erdoğan’ı Üzmeyen İstatistik Kurumu" gibi çalışan TÜİK’in mayıs ayı enflasyonunu aylık yüzde 1,71, yıllık ise yüzde 32,61 olarak açıklaması dikkat çekmiştir. Bu oran çarşıdaki, pazardaki günlük fiyat artışlarıyla, yani hayatın gerçekleriyle tamamen alakasızdır! Ancak buna rağmen TÜİK, 2026 yılında enflasyonun üçüncü kez arttığını itiraf etmek zorunda kalmıştır. Yani sökük o kadar büyüktür ki, artık yama tutmamaktadır!
Sokağın enflasyonu kor, TÜİK’in enflasyonu ise dekordur.
TÜİK’in açıkladığı bu ısmarlama oranlar, bağımsız kuruluşların verileriyle yine taban tabana zıttır. Aynı dönemde TÜİK yıllık TÜFE’yi %32,61 olarak açıklarken; İstanbul Ticaret Odası (İTO) %36,77, ENAG ise %53,13 seviyesini işaret etmektedir.
Üstelik AR-GE birimimiz Kamu-Ar’ın son verileri gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır:
Açlık sınırı 37.655 TL’ye, Yoksulluk sınırı ise 113.845 TL’ye yükselmiştir!
Açıklamanın devamı için: https://t.co/IDTsbB0WWs
KAMU İŞ “HALKIN ENFLASYONU” ARAŞTIRMASI - MAYIS 2026
- GIDA FİYATLARI MAYISTA YÜZDE 4,6 ARTTI
- EN ÇOK TÜKETİLEN GIDA MADDELERİNDEN OLUŞAN BİR SEPET ESAS ALINARAK YAPILAN HESAPLAMAYA GÖRE, GIDADA ENFLASYON YILIN İLK BEŞ AYINDA YÜZDE 32,4’E ULAŞTI.
- GIDA FİYATLARI MAYIS 2026 İTİBARİYLE SON BİR YILDA İSE YÜZDE 63,6 ORANINDA ARTARAK SON 17 AYIN ENYÜKSEK NOKTASINA ÇIKTI.
- GIDA FİYATLARINDAKİ YÜKSEK ARTIŞ TRENDİNİN, TARIMDAKİ SORUNLARIN YANI SIRA YAŞANAN SİYASİ KRİZİN VE SAVAŞIN DA ETKİSİYLE YAZ AYLARINDA DA DEVAM EDECEĞİ GÖZLENİYOR.
Araştırmanın devamı için: https://t.co/3s6qsWjvHd
ANA MUHALEFETE BUTLAN, DEMOKRASİYE DARBEDİR; KABUL EDİLEMEZ!
Türkiye demokrasisi karanlık bir eşikten geçmektedir.
CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi tarafından verilen 'tedbirli mutlak butlan’ kararı, açıkça hukukun siyasete alet edilmesidir. Bu karar, mevcut parti yönetimini anti-demokratik yollarla uzaklaştırma ve ana muhalefeti yargı eliyle dizayn etme operasyonudur.
Mahkemenin bu kararının; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “seçim startı” olarak yorumlanan konuşmasının hemen ardından gelmesi, zamanlama açısından tesadüf olamayacak kadar dikkat çekicidir.
Büyük resme baktığımızda; CHP’li belediyelere atanan kayyumlar, şantaj iddialarıyla gündeme gelen siyasi ‘transferler’, güçlü cumhurbaşkanı adaylarına yönelik yargı kıskacı ve diploma iptalleriyle örülen bu süreç, Türkiye’yi adım adım bir "seçimsizleştirme" girdabına sürüklemektedir. CHP’ye yönelik butlan kararı, bu tehlikeli süreci daha da hızlandırmıştır.
Her zaman adaletten ve Cumhuriyetimizin asırlık demokrasi kültüründen yana olan Kamu-İş olarak altını çiziyoruz: Son seçimlerden birinci parti olarak çıkmış ana muhalefet partisinin yargı eliyle hizaya getirilmeye çalışılması asla kabul edilemez. Bu karar; hem köklü demokrasi kültürümüze hem de halkın seçme ve seçilme hakkına indirilmiş ağır bir darbedir.
Bu butlan kararı, bu ülkenin asil vatandaşlarına; "Senin oyunun da tercihlerinin de bir önemi yok; sen iktidarı bırak, muhalefeti bile değiştiremezsin" demektir. Bu hamle, "milli iradeyi" dillerinden düşürmeyenlerin, kendi elleriyle milli iradeyi yok saymasıdır.
Sandıkta bulunamayan ‘irade’, mahkeme salonlarında aranmaz!
Demokrasiye ve Anayasa’ya aykırı bu kararı şiddetle kınıyor; bağımsız ve tarafsız bir yargının tesis edilmesinin ülkenin her bir ferdi için nefes kadar acil bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha yüksek sesle vurguluyoruz.
Kamu-İş Konfederasyonu Merkez Yönetim Kurulu
Bugün kamuda aktif 17 memur konfederasyonu arasında, "Atatürk ve Cumhuriyet'in Temel Değerleri Mücadelesine", tüzüğünde yer veren tek bir Konfederasyon var…
Emek, Cumhuriyet ve Tam Bağımsız Türkiye için kararlılıkla mücadele eden...
Sinmeyen, geri çekilmeyen, vazgeçmeyen...
Bağımsızlık meşalesinin yakıldığı o ilk günün kararlılığıyla; #19Mayıs, Atatürk'ü anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
Kamu-İş Konfederasyonu
EK ZAM TALEBİYLE HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI GERÇEKLEŞTİRDİK
Kamu-İş Konfederasyonu olarak "Ek zam hakkımız, söke söke alırız" talebi ile TC. Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdik.
Açıklamaya Konfederasyonumuz MYK üyeleri, Bağlı Sendikalarımızın Genel Başkan ve MYK üyeleri katıldı.
Haberin devamı için:
https://t.co/9IgCdMkMbR
EMEKLİLİLERİN SEYYANEN ZAM TALEBİ İÇİN ANKARA ADLİYESİ'NDEYDİK
Kamu-İş olarak Genel Başkanımız Orhan Yıldırım, MYK üyelerimiz ve önceki dönem MYK üyelerimizle birlikte; emeklilere seyyanen zam verilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi’nde bekleyen dava kapsamında dilekçe sunan 2021 Tüm Emekliler Sendikası’nın Ankara Adliyesi önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasına katıldık.
KAŞIKLA VERDİLER ENFLASYONLA ALDILAR!
EK ZAM HAKKIMIZ!
Enflasyon rakamlarıyla oynayabilirsiniz ama halkın yaşadığı yoksulluğu gizleyemezsiniz. Maaşlarımız eriyor, alım gücümüz tükeniyor, yaşam koşulları ağırlaşıyor.
Ek zam talebimizi duyurmak için 18 Mayıs Pazartesi saat 12.30'da Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde olacağız.
ULUSUMUZUN BAŞI SAĞ OLSUN
Tekirdağ Çorlu'da görevleri başında şehit olan polis memurlarımız Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç'a Allah'tan rahmet; ailelerine ve ulusumuza başsağlığı diliyoruz.
GEÇİNEMİYORUZ İNSANCA YAŞAM İÇİN EK ZAM İSTİYORUZ!
Enflasyon rakamlarıyla oynayabilirsiniz ama halkın yaşadığı yoksulluğu gizleyemezsiniz. Maaşlarımız eriyor, alım gücümüz tükeniyor, yaşam koşulları ağırlaşıyor. Ek zam talebimizi duyurmak için 18 Mayıs Pazartesi saat 12.30'da Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde olacağız.
SOMA'YI UNUTMADIK!
13 Mayıs 2014’te Soma Maden Faciası ile yitirdiğimiz 301 madenciyi unutmadık, unutturmayacağız. Soma’da yaşananlar bir “kaza” değil; ihmallerin, denetimsizliğin ve insan hayatını hiçe sayan çalışma düzeninin sonucuydu. Aradan geçen yıllara rağmen sorumluların hak ettikleri cezaları almaması, adalet duygusunu derinden yaralarken; işçi güvenliğini maliyet kalemi olarak gören anlayışın da cesaret bulmasına neden oldu. Madencilerin ekmek uğruna can vermek zorunda bırakıldığı bu düzen kabul edilemez.
Bugün hâlâ dünyanın en ağır ve en tehlikeli işlerinden birini yapan madenciler, yeterli önlem alınmadan, insan onuruna yakışmayan koşullarda çalıştırılmaya devam ediyor. Soma’yı anmak yalnızca geçmişe ağıt yakmak değil; benzer acıların bir daha yaşanmaması için hesap sormak ve mücadeleyi büyütmektir. Kamu İş olarak iş cinayetlerinin kader olmadığını biliyoruz. Güvenli çalışma koşulları, gerçek adalet ve işçinin yaşam hakkı için ses çıkarmaya devam edeceğiz. Soma’yı unutmadık, affetmedik.
KAMU İŞ MERKEZ YÖNETİM KURULU