"Kıt aklınca bana yazan Ümmetçi kardeşim dinle bak, sana ne diyeceğim!..
Üniversite Lisans ve masterimi belirtmeyeceğim, haftada 2 kitap bitirdiğimi, günlük 10 tane gazete, dergi takip ettiğimi ve en az 20 yazarın köşe yazılarını okuduğumu, 50 ülke gezdiğimi, 3 dil bildiğimi, 4 kitap yazdığımı, saz çaldığımı söylemeyeceğim.
Cahilsin diyorum alınıyorsun, yeterince okumamış ve araşt��rmamışsın diyorum kabul etmiyorsun, görmemişsin ve yaşamamışsın diyorum güceniyorsun…
Cahil olmana değil, cahillikte diretmene kızıyorum. Yine de seni doğrudan doğruya suçlamıyorum, sen ve senin gibi saf insanları, iyi niyetli arkadaşları ve Türk Halkını hususi cahil bırakanları, karanlığa sürükleyenleri ve sonrasında amaçları doğrultusunda bir maşa gibi kullananları lanetliyorum.
Dünyanın tüm Arap ülkelerini dolaştım, her seviyede Araplar ile tanıştım, mevcut dini yapı ve inanç sistemlerini inceledim, kültür ve hayat şartlarını görerek ve yaşayarak öğrendim.
Vardığım sonuç; her ne arayacaksan kendinde aramalı, her ne istiyorsan özünde bulmalısın.
Kim ki; Arabın şahsına, Arabın diline, Arabın kültürüne, Arabın giyim ve yaşam biçimine kutsiyet atfediyorsa, bil ki ya cahildir, kandırılmıştır, ya menfaat karşılığı satılmıştır.
Dikkat buyur; din demiyorum, din ortak bir kavramdır ve genel olarak Türkler de müslümandır. (Kaldı ki müslüman olmayan Türkler ve Türk boyları kardeşlerimiz de vardır, hepsine sevgimiz ve saygımız sonsuzdur) Müslüman olup da Arap veya Türk olmayan farklı milletler ve ülkeler de mevcuttur.
Bu durumda, İslam dini; hiç bir ülkenin, milletin, hiç bir cemaat ve grubun tekelinde değildir.
Arap iyi müslüman da, Türk kötü müslüman mı? Bu hayranlık, sempatizanlık, özentilik neden?
Dünyadaki tüm müslüman milletler, Arap gibi giymek, Arap gibi yemek, Arap gibi konuşmak, Arap gibi okumak, Arap gibi yaşamak zorunda mıdır? Kaynak nedir? Ölçü nedir? Doğru nedir?
Kaynak “Kur’an” dediğini duyuyorum. Ama kaynağı da iyi okumuyorsun, okusan da anlamıyorsun, kelimelerin manasını bilmiyorsun. Kaynağın da, anlayacağın dilde, Türkçe olarak okunmasını, duaların Türkçe edilmesini istemiyorsun. Çünkü, sana öyle diyorlar, öyle öğretiyorlar, öyle aşılıyorlar.
Hiç sordun mu, araştırdın mı? Diğer dinler ve kitaplar nasıl? Mesela İncil neden öyle değil. Avrupa ülkelerini gezince göreceksin ki, her ülke kendi dilinde dualarını okuyor, ibadetini yapıyor.
Ortodokslar mesela, Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Yunanistan vs. hepsini gezdim, kiliselerine gittim, din adamlarıyla konuştum, gördüm ki hepsi kendi dillerinde, kendi kültürlerinde inançlarını harmanlayarak dinlerini yaşıyorlar.
Sen daha neyin orucu bozup - bozmadığını öğrenemedin ki, bunları nerden bileceksin? Günde 10 bin defa tesbih çekmeyi, 20 bin defa tekbir getirmeyi ders mi, ilim mi sanıyorsun?
Demem o ki; Ümmetçi kardeşim, aklını kullan, hipnoz olma, kimseye biat etme, gözlerini aç!. Din kullanılarak dünya geneline yayılan Arap Emperyalizmini gör, Selefi Arapçılığı fark et!..
Bir Türk vatandaşı olarak, bütün insanlara, dinlere, dillere ve kültürlere elbette saygı duyuyorum ama kimsenin de Türk dilini, dinini, töresini ve kültürünü Araplaştırmasına, yozlaştırmasına, tahrip etmesine iyi gözle bakmıyorum ve kayıtsız kalamıyorum.
Çünkü ben Ümmetçi değil, özü ve sözüyle bir Türk Milliyetçisiyim, Vatansever, Devrimci, Halkçı, Cumhuriyetçi, Laik, Yurtseverim. Senin hiç sevmediğin ATATÜRK, benim hayat liderimdir. Senin hoşlanmadığın Cumhuriyet, Laiklik ve Demokrasi, benim vazgeçilmezimdir. Özgürlük ruhum, bağımsızlık karakterimdir. Yükselmek, gelişmek, ilerlemek hedefimdir.
Gayem insanlık, yüküm sevgi, ölçüm vicdandır.
Kalben yolum Hak-Muhammed-Ali, ocağım Ahmet Yesevi, Pirim Hacı Bektaşi Veli’dir.
Ulu Ozanlar ile nefeslenirim; Nesimi okur, Şah Hatayi dinler, Pir Sultan Abdal söylerim.
Öğüdü Hace Bektaş’dan, hoşgörüyü Yunus Emre’den, cesareti Alper Tunga’den alırım.
Unutma, bilim ile gidilmeyen her yol karanlıktır.
Düşünce karanlığına ışık tutanlara selam olsun."
Muazzez İlmiye ÇIĞ
Chicago üniversitesinden
Doç Dr Mustafa Kaya: Ertuğrul Gazi hakkında hiç bir kaynakta bilgi yok, Ertuğrul Gazi hakkında ilk bilgiler 1460-70 hatta 80 lerde ortaya çıkıyor. (Uydurukçu Aşıkpaşazade tarihinde var, Aşıkpaşazade kaynak olarak Yahşi Fakih Menakipnamelerini göstermiş ama o kaynakta ortada yok.)
Mustafa Kaya, yıllar önce hocası Halil İnalcık hocanın referans mektubu ile Bilkent üniversitesinden Chicago Üniversitesine Doktora için gidiyor. Halen bu üniversitede öğretim üyesidir.
RIZA ZELYUT - Osmanlılar Türklerin Atası Değildi 👇👇👇
Cehaletin bilgi diye pazarlandığı bir ülkede yaşıyoruz. Halkın büyük bölümü, hatta okumuşlar bile, Osmanlı denilince bundan bir millet anlıyor. Ve Osmanlı'yı Türk sanarak onu Atalarımız yerine koyuyor.
👉 Osmanlı ailesinden gelen padişahlar, Türk ailelerin de beylik isteğiyle ortaya çıkmalarını önlemek için asla Türk kızlarını eş olarak almamışlardır. Türk korkusu yüzünden, Osmanlı ailesi Türkleri devlet organının dışına atmıştır.
👉 Türk karşıtlığı Fatih Sultan Mehmet zamanında başlatılmış, torunu olan Yavuz Sultan Selim döneminde ise tam bir Türk düşmanlığına dönüşmüştür.
👉 Böylece, devlet örgütündeki Türkler temizlenmişler; kurucu millet Türk, kendi devletinin düşmanı gibi gösterilmiştir.
👉 Osmanoğlulları, Türkleri kötülemek için onları "Kızılbaş, Rafizi, Işık, Zındık, Mülhid" gibi sıfatlarla yermiştir. Ve Yavuz Sultan Selim döneminden başlayarak bunlar Celali diye kötülenip yüz binlercesi katledilmiştir.
👉 Bu işler Başkent İstanbul'daki Topkapı Sarayı'ndan yönetilmiştir. Topkapı Saray��, Osmanlı Devleti'ni yöneten kadroların yetiştirildiği yer idi. Buradaki Enderun denilen okuldan yetiştirilenler devletin merkez ve taşra ��rgütlerini yönetirdi.
👉 İşte bu okula, Ermeni, Sırp, Bulgar, Macar, Rum, Arnavut vb... Hıristiyan kökenli milletlerin çocukları alınırken yüzyıllar boyunca 1 tane bile Türk çocuğu alınmamıştır.
👉 İşte Osmanlı dediğimiz tabaka, bu Hıristiyan çocuklarından oluşturulan tabakadır.
Şimdi soruyorum: Bunlar bizim Atalarımız olabilir mi?
HEPSİ TÜRK DÜŞMANIDIR ‼️
Bizim Osmanlıcılar bilmez ama o devletin adı bile Osmanlı değildi ve "Devlet-i Âliyye" idi.
Bu devleti yöneten kadroların temel özelliği Türkleri düşman görmeleri idi. Bunların çevresindeki şairler de aynı kafadaydılar ve efendilerine hoş görünmek için Türklere demediklerini bırakmıyorlardı.
Örneğin Kanuni Sultan Süleyman'ın has şairlerinden Taşlıcalı Yahya, Türkleri "Türk-i ebter" yani soysuz Türk diye aşağılayıp şöyle yazmıştı:
"Bî-namaz idi hem yüzi kare
Düşmayince başı inmezdi yere"
(Okara yüzlü (alçak) adam namaz kılmazdı/Başı kesilip yere toprağa düşmeden de yere değmezdi)
Kendisinden 50 yıl önceki Kadimi mahlaslı saray sekreteri şair daha sertti. Bakın yazdıklarına:
"Türk’ü zannetme ki ola âdem
Türk ile oturma durma bir dem
(...)
Ser-i Etrak'i kesip hiç yime gam
Uktül-üt Türk'e velev kane ebak"
(Türk'ü sakın insan sanma/Onunla asla bir an bile bir araya gelme/Türklerin başını hiç üzülmeden kes/Baban bile olsa Türk'ü katlet)
İşte, birilerinin atamız/dedemiz diye savunduğu Osmanlı bu...
Yetmedi mi?
Size bir de meşhur şair Nefi'den de örnekler verelim. Bakın Türk'ü nasıl aşağılamış:
"O faziletle bak eşek Türk'e
Asrının hâce-i efdali görünür"
(O anlayışla bak eşek Türk'e/Çağının seçkin hocası görünür.)
"Gider ol Türk-i dûnı kim dahi
Torbasında seferceli görünür"
(Uzaklaştır o aşağılık Türk'ü ki/Torbasında ayvası görünür)
"Türk'e Hak, çeşme-i idraki haram etmişdir.
Eylese her ne kadar sözünü sihr-i helâl"
(Allah, Türk'e akıl çeşmesini haram etmiştir/ İsterse sözünü sihirle bezesin)
Padişah hocası sayılan tarihçi Sadettin Efendi de Türk'ten söz ederken, "Etrak-ı bî-idrak" yani "akılsız/aptal Türk" demiyor muydu?
MİLLETİN AHLAKINI BOZDULAR ‼️
Buna benzer yüzlerce örnek var.
Bu Osmanlı denilen dönme-devşirme takımı, Türk milletinin ahlakını da bozdu. Osmanlı yönetici tabakası, parlak oğlanları yatak odalarına aldılar. Öyle ki kadınla cinsel ilişki aşağılanır oldu. Onlar için övücü şiirler yazdılar; içki meclislerinde bunları oynattılar. Bu zihniyetten beslenenler, günümüzde erkek çocuklarımıza tecavüzün görüldüğü vakıflara arka çıkmıyorlar mı?
Türk milletinin ahlakını bozan bu hastalıklı zihniyeti, "Osmanlıda Oğlancılık" adlı kitabımızda anlattık.
Böyle bir tabakaya Türk milletinin ceddi gözüyle bakanlar ya çok cahildir ya da Türk düşmanıdır.‼️
Rıza ZELYUT
📍Çevirerek okuyun. Bu adam ülkesinden ayrılmak zorunda kalmış siyonizm karşıtı hatta İsrail devletine karşı bir eski askerdir. Söyledikleri şu ana dek yüzde doksan dokuz çıkmıştır.
@kilicdarogluk Senin kadar saman altından su yürütenini görmedim. Onca seçimi akpye kazandırmak için her türlü oyunu sergiledin. Ama masken düştü, tarihe adını partisini satan başkan olarak yazdırdın. Bu saatten sonra sana ne inanan olur nede suratına bakan (çevrendeki yalakalarla troller hariç
Kemal Kılıçdaroğlu'nun okuduğu bilinen BirGün gazetesinde yayımlanan açık mektuplara şair Şükrü Erbaş da katıldı.
"Kaymakla dibi bulmak arasında uzun mesafe yoktur. Siz dibi buldunuz ama yine de kulağınızda olsun istedim.
Size birileri 3000 yıl sonra Truva Atı görevi verdi. Bu hile 3000 yıl önce zekiceydi ama bugün Truva Atı'nın içinde yalnızca siz varsınız ve bu çok zavallı bir hile.
Kaldı ki siz bu zeki hileye bile itibar etmeden akıl almaz bir kaba şiddetle 'evinize' girmeye çalıştınız! Ne büyük utanç!
13 yıl boyunca arkanızda 100 yıllık bir büyük yapı varken yapamadığınız ne var da şimdi yanınızda üç muhteristen başka kimse yokken yapacaksınız?
Benim ve çocuklarımın geleceğini siz nasıl hırslarınız için, bir başka kötülük örgütlenmesine peşkeş çekmeye cüret edebiliyorsunuz?
Toplum ve partinizin tabanı sizi istemedi. Hepsi bu. Bunda anlaşılmayacak ne var?
İçinde büyüdüğünüz o olağanüstü kültürün dünyaya öğrettiği en yüce erdem utanma duygusu iken siz nasıl böyle düşkün birisi oldunuz?
Bir başka basit soru, ölümü hiç düşünüyor musunuz?
Siz, yaşınız gereği '68 kuşağı'ndan sayılırsınız. Zerre kadar fikretseydiniz, bugün yaptığınızın Deniz-Yusuf-Hüseyin'i bir daha asmak olduğunu görürdünüz. Bu nasıl bir kör bilinç!
Bir başka tuhaflık da siyasi hayatınız boyunca sizi aşağılayan herkes şimdi alkışlıyor. Nasıl olur da bunu size verilmiş bir değer sanırsınız?
İnebileceğiniz çukurları düşündükçe bu kayıtsızlık ürküntü veriyor.
Sizinle hiçbir sorunum, ilişkim yok, olamaz.
Sorun, ülkenin temel demokrasi-özgürlük-adalet ve insan hakları sütunlarına baltayla saldıranlarla sizin de saldırmaya başlamanızdır.
Siz 'koçbaşı' olmaya talip oldunuz ama bu çok acıklı bir seçim.
Hem gücünüz yok, hem yıkacağınız sur çok sağlam, hem de o surun içinde oturarak bu yapılamaz.
Koçbaşıyla dışarıdan içeriye saldırılır değil mi?
Sizin durumunuz için siyasi ölü kavramı kullanılır bilirsiniz.
Ölümünüz hayırlı olsun!"
(BirGün)
@hakandmrl Çok üzüldüm, dün oğlum söyledi oğlu Tuna'yı ziyaret için Paris'te bulunuyormuş. Çocuklarımız çok yakın arkadaşlar ama Tuna Paris'te oğlum Murat Kaan Newyork'ta. Sağolsun iktidar sayesinde çocuklarımıza hasret yaşıyoruz.