📌 IBAN DÜZENLEMESİNDE GÜNCEL DURUM
12. Yargı Paketi kapsamında TCK 158/4’e getirilen %50’lik indirim, uygulamada beklenen adalet ve uygulama birliğini henüz sağlayabilmiş değil.
Dikkat çeken en önemli sorun ise aynı nitelikteki dosyalarda farklı mahkemelerin farklı kararlar vermesi. 81 ilde, hatta benzer olaylarda dahi uyarlama konusunda farklı uygulamalar ortaya çıkıyor.
İnfaz savcılıkları ve ilamat birimleri tarafından, sanık veya müdafinin başvurusu beklenmeden mahkemelere uyarlama taleplerinin gönderilmesiyle sürecin daha hızlı ve düzenli ilerleyeceği düşünülmüştü. Ancak uygulamada bunun aksine ciddi bir belirsizlik oluştu.
Zararın giderilmesi konusunda dahi ortak bir uygulama yok:
🔹 Bazı mahkemeler infazı durdurup zararın giderilmesi için süre veriyor.
🔹 Bazıları önce zararın ödenmesini istiyor, daha sonra infaz konusunda karar veriyor.
🔹 Bazı mahkemeler infazı durdurup uyarlama için yeni esas numarası ve duruşma tarihi belirliyor.
🔹 Bazı mahkemeler ise verdikleri infazın durdurulması kararlarını kısa süre sonra kaldırabiliyor.
Sonuç olarak aynı kanun, farklı mahkemelerde farklı şekilde uygulanıyor. Bu durum hükümlüler, sanıklar ve yargılaması devam eden kişiler açısından hukuki öngörülebilirliği ve adalet duygusunu ciddi şekilde zedeliyor.
Artık sadece indirim düzenlemesi değil, uygulama birliğini sağlayacak açık bir çözüme ihtiyaç var.
Özellikle; zarar tamamen giderilmiş, mağduriyet ortadan kalkmış ve taraflar arasındaki uyuşmazlık sona ermişse, bunun dikkate alındığı ve yargılamanın sona ermesine imkân veren bir mekanizma oluşturulmalıdır.
Uzlaşmanın önü açılmalı, zarar giderildiğinde dosyanın sona ermesine imkân tanınmalıdır.
Çözüm belli: Hukuk birliği, eşit uygulama ve ayrımsız uzlaşma.
Artık aynı durumda olan vatandaşların farklı mahkemelerde farklı sonuçlarla karşılaşmasının önüne geçilmelidir.
#EksikAdaletAdaletDeğildir
@omerrcelik@AhmetZenbi40157@KaramikSunay@abdullahdogru01@farukaytek@resulkurt34@dr_ishaksan@MustafaAlkayis@HuseyinOzhan_@avaliozkaya@MvDrHasanArslan@Ruken_Kilerci@cengizaydogdu_@haltinsoy68@avhalukipek@CilezHasan@TugrulTurkes@jsarieroglu@Murat_Alparslan@ZehraNurAydemr@vedatbilgin@selvacam@orhanyegin@zeynepyildiztr@halileldemir@osmangokcek_@kurtcancelebi@fuatoktay@leylasahinusta@kaankoc75@farukcelikcomtr@abakingurlek@YildizFeti@Avkthalilozturk@alimahir@zulkuf__ucar@isamesihsahin@avidrissahin@selcukozdag@dilankuntayan@saffetbozkurt67@cuneytyuksel_@AvOzlemZengin@adalet_bakanlik
⚖️ 12. Yargı Paketi ile yürürlüğe giren IBAN düzenlemesinin uygulamasında ortaya çıkan başlıca sorunlar:
📌 1. Dosyada IBAN sahibi olmak dışında herhangi bir fiili bağlantısı bulunmayan kişiler, tamamen hâkimin takdirine bağlı olarak ret kararı alabilmektedir. Üstelik bazı ret kararlarında gerekçe dahi açıkça belirtilmemektedir.
📌 2. Aynı dosyada yalnızca hesabını kullandırdığı iddia edilen kişi ret alırken, suçu ikrar eden veya fiili gerçekleştirdiğini kabul eden kişiler lehe değerlendirmeden yararlanabilmektedir.
📌 3. Hem TCK 158/1-f hem de TCK 142/2-e kapsamında hüküm alan kişilerde, 158 yönünden uyarlama kabul edilirken 142/2-e yönünden talep reddedilebilmektedir. Aynı dosyada birbirinden tamamen farklı sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.
📌 4. Kanunda ödeme yapılmayan dosyalarda infazın durdurulamayacağı belirtilmesine rağmen uygulamada birlik sağlanamamaktadır. Bazı mahkemeler ödeme olmadan infazı durdururken, bazıları ödeme yapılmış olmasına rağmen bunu gözden kaçırabilmektedir.
📌 5. İnfazı durdurulan birçok dosyada uyarlama yargılaması için duruşma günü verilmektedir. Ancak yargılama sonunda talebin reddedilmesi hâlinde yapılan ödemelerin ve infaz sürecinin nasıl değerlendirileceği konusunda ciddi belirsizlikler bulunmaktadır.
📌 6. HAGB şartlarını taşıyan bazı kişiler HAGB alamazken, şartları taşımadığı düşünülen bazı dosyalarda HAGB kararı verilebilmektedir.
📌 7. Etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapılmasına rağmen TCK 168/2 hükümlerini uygulamayıp doğrudan HAGB kararı veren mahkemeler de bulunmaktadır.
📌 8. En büyük sorunlardan biri uygulama birliğinin bulunmamasıdır. Aynı nitelikteki dosyalar farklı illerde farklı mahkemeler tarafından tamamen farklı şekilde değerlendirilebilmektedir. Hâkimlerin dosyaya bakış açısı, hukuki yorumu ve verdiği hükümler ilden ile değişmekte; bu durum hukuk güvenliğini zedelemektedir.
📌 9. Düzenlemenin temel amacı olan asli fail–feri fail ayrımı uygulamada hâlâ sağlıklı şekilde yapılamamaktadır. Kamera kayıtları, HTS analizleri ve bilirkişi raporlarında ciddi hatalara ilişkin çok sayıda örnek bulunmaktadır. Örneğin hesap sahibinin fiziksel özellikleri ile kamera görüntüsündeki kişinin fiziksel özellikleri açıkça farklı olmasına rağmen aynı kişi olduğu yönünde değerlendirmeler yapılabilmektedir. Bu durum maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını güçleştirmekte ve hatalı karar riskini artırmaktadır.
📌 Sonuç olarak; yürürlüğe giren düzenleme uygulamadaki sorunları çözmek yerine yeni tartışmaları beraberinde getirmiştir. Farklı mahkemelerden farklı kararlar çıkması, benzer dosyalarda birbirine zıt uygulamaların oluşması ve asli fail–feri fail ayrımının net şekilde yapılamaması nedeniyle vatandaşlar önünü göremez hâle gelmiştir. Birçok kişi adeta iki arada bir derede kalmış, hukuki belirsizlik içinde sürecin nasıl sonuçlanacağını beklemektedir.
📌 Ayrıca dikkat çeken en büyük çelişkilerden biri de şudur: Dolandırıcılık fiilini gerçekleştirip parayı elden nakit olarak alan kişiler uzlaşma hükümlerinden yararlanabilirken, aynı fiilde paranın banka hesabı üzerinden gönderilmesi nedeniyle yargılanan kişiler kamu davası kapsamında hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu farklılığın uygulamada önemli tartışmalara yol açtığı görülmektedir.
📌 Bu nedenle çağrımız açıktır. Başta Adalet Bakanlığı, TBMM ve tüm siyasi partilerin milletvekilleri olmak üzere yetkili kurumların uygulamada ortaya çıkan bu sorunları dikkate almasını bekliyoruz.
📌 Meclis’te konuya ilişkin soru önergeleri, araştırma önergeleri ve kanun teklifleri hazırlanarak uygulamadaki çelişkiler giderilmeli; hâkimler arasında uygulama birliği sağlayacak düzenlemeler değerlendirilmeli ve mağduriyetlerin önüne geçilmelidir.
📌 Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri, benzer olaylarda benzer kararların verilmesidir. Hukuki öngörülebilirliğin ve eşit uygulamanın sağlanması, hem vatandaşların adalete olan güveni hem de yargı sisteminin etkinliği açısından büyük önem taşımaktadır.
@abakingurlek@cuneytyuksel_