Eski Türkiye olsaydı şimdi ismail türüt coktan türkü yakmıştı NATO içim.
Dünya hayranlık duyi
Türklerin NATOsuna
Nato karargah kurdu
Reisin şatosuna reyissin şatosuna
Reyisssin şatto
@Ryan_Daigler ...true! Narcs actually push for ultimate physical violence so they can ruin the targetted victim even further with incarceration or death...very Satanic creations...
Büyük kolektif anlatıların çözülmesi, " narsizm yaygınlaştı" algısının zeminindeki mesele gibi geliyor bana. Oysa ki narsizmin yaygınlaştığı gözlemi tartışmaya çok açık. Önce Amerikan üniversite öğrencileri arasında yaygınlaştığı yönünde bir çalışma yapılmış ama sonradan sıklığın değişmediği yönünde çalışmalar da olmuş. Narsizmin yaygınlaştığı, bilimsel bir saptama değil yani. Hatta tersine sanki değişmediği daha baskın kanaat.
Eski kuşakların bireysel ilişkilerini dinleyince hiç de iyi bir manzara yok. " Köyde antidepresan bilmezdik" diyen ninenin hikayesini dinleyince pek de matah bir şeyi övmediğini hemen anlıyorsun. Onun çocukluğunu güzel yapan belli ki kendisinin çocuk olmasıymış. Fark, bireyin toplumsal alanla ilişkisinin değişmesi gibi. Yoksa benim kanaatim, elimde bir veri yok, annelere ve çocuklarına bakıyorum mesela, bireysel düzeyde narsizm yeni kuşaklarda daha yontulmuş bile olabilir. Biz bencil değildik diyen amca, gençliğinde sağcılarla solcuların birbirini öldürdüğünü anlatıyor mesela. Narsizmin n'sini duymamışlar ama yaşadıkları kasabada sağcılarla solcuların mezarlıkları ayrılmış... Din, milliyet ve ideoloji, bu üç büyük anlatının hiçbiri toplumun tamamı adına konuşamıyor artık. İnsanların bu anlatılarla ilişkisi de çözüldü. Kendi değerlerini bu anlatılarla özdeşim kurarak ölçme eğilimi düştü; hakikati temsil eden, tarihin öznesi olduğuna inanan, dünyanın merkezinde durduğunu hisseden vs. insan çok azaldı. Dün ise daha yaygın inanç ve fikirlerdi bunlar. Kolektif anlatılar, bireylere narsistik özdeşim kurabilecekleri imgeler sunardı. Narsizmi çözmez ama toplumsal bir alanda bir biçimde daha işlevsel kılabilirlerdi. Ancak bugünkü toplumda biri bir kolektif anlatıda kendine değer biçiyorsa başka iki kişi o anlatıyı dinlemiyor bile.
" Narsizm Salgını" çok işittiğimiz ama gerçekliğinden şüphe ettiğim bir iddia. Narsistik yatırımın ağırlık merkezi değişti, kolektif ideallerden bireysel kimliğe kaydı. Mesela eskiden dava adamı denen insanların evlerine çekildikçe kendi değerlerini ölçecekleri toplumsal iddialar kalmadı. Çocuğunun okul başarısıyla uğraşıyor aynı insan. Ve o zaman da kolektif söylemini yitirmiş, aile içine sıkışmış bir narsizm daha işlemez bir sorun olarak görünür hale geliyor. Hatta kişinin kendi gözüne bile batıyor. Kolektif anlatıda kendine bir özdeşim kuramayan narsizm, artık kişinin kendisi için de bir problem oluyor, sıklaştı diyoruz.
Ya olduğun gibi görün , ya da göründüğün gibi ol.
Ne olduğumuzu bildiğimizi sanmak mistik bir yanılsamadır.
İkincisi tek varoluş seçeneği, ancak günümüzde bu varoluş biçiminin insanı ne kadar değişkenleştirdiğini görerek sahtecilik arttı diyoruz. Sahici olan diye bir şey var mı?
Many people don't realize that narcissistic parents are deeply jealous of their children. This jealousy hides under criticism, sarcasm, and passive-aggressive comments. But it's there, shaping everything.
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
"Bıkmak" kelimesi, Eski Türkçede "tıka basa doymak, bedende yer kalmayacak kadar dolmak" anlamına gelen (bık-) kökünden türemiştir. Bir insandan veya bir dertten bıkmak, ona karşı ilgiyi kaybetmek veya hissizleşmek değildir. Etimolojik olarak; o durumun veya kişinin insanın bütün boşluklarını sınırlarına kadar doldurması ve nihayetinde insanı boğacak noktaya getirmesidir. Bıkmak, bir eksiklik veya tükeniş değil; aksine fazla dolmaktan kaynaklanan bir kapasite aşımıdır.
Yüksek lisans/doktora teziniz veya makaleniz için özgün bir konu bulmaya çalışıyorsanız, alternatif bir yapay zekâ aracını sizinle paylaşmak isterim: https://t.co/FVivmDItLv
Öncelikle uygulamanın çalışma prensibinden bahsedeyim. Uygulamaya girip ilgilendiğiniz konuyla ilgili birkaç makaleyi seçiyorsunuz ve Research Rabbit, bu makalelerin kaynakçalarını, bu makalelere yapılan atıfları ve ortak yazarları analiz ederek sizi konunuzla ilgili başka diğer makalelere yönlendiriyor. Siz, bu makaleler arasından yenilerini seçtikçe, algoritma ilgi alanınızı daha iyi öğreniyor ve önerileri daha rafine bir hale getiriyor.
Bu işlem sayesinde odaklanılmış konuları görmekle birlikte, birbiriyle ilişkilendirilmemiş alanları da görebiliyoruz. Mesela, tamamen sizin için örnek olması maksadıyla oluşturduğum aşağıdaki görselde; literatür boşluğu sağ üst veya sağ alt kısımdaki izole, yani hiçbir çalışmayla ilişkilendirilmemiş makalelerde saklı olabilir. Açıp okumak lazım.
Herkesin atıf yaptığı makaleler, teorik çerçeve ve kuramsal zemin için elbette şart ama yeni bir şeyler söylemek istiyorsak, farklı mecralar keşfetmek zorundayız. Bu konuda Research Rabbit’i deneyebilirsiniz.
📍Bu paylaşımım hesabımdaki diğer yapay zekâ araçları tanıtımında olduğu gibi, herhangi bir sponsorluk ya da ticari bir işbirliği değildir. Sadece bizzat deneyimlediğim akademik verimliliği artırdığına inandığım araçları araştırmacılara yol gösterme niyetiyle paylaşmaktayım.
🇫🇷🎻🏰 INSOLITE | Ce groupe normand de musique médiévale reprend « Beat It » de Michael Jackson avec des instruments d’époque. Le résultat est bluffant : on a l’impression d’entendre un tube joué dans une taverne du XIVe siècle. 😂
(Insta : @coursevalbardcore)
@bitlikedi bunun tek çare olduğunu dürtü kontrolü sorunları ve duygu durum bozukluğu olan annem sayesinde öğrenmistim. Son yıllarda popülerleşmesinin de etkisiyle sınır koyma işini epey bi denedim ama o iş hikâye, işe yaramıyor. En kolayı psikotik saldırganlıklarından etkilenmiş gibi yapmak
Mükemmel bir anekdot. En beğendiğim yeri Kiziroğlu’nun “bundan böyle ortamlarda beni öğeceksin”; Köroğlu’nun da “Benim meziyetimde, birini öğmek yoktur ama öğeyim (bari)” dediği bölüm.