Yıllar içinde şunu fark ettim: İyi niyetli insanların hayatında tuhaf bir denge var. Onlar da zor günler görüyor, kırılıyor, bazen her şey üst üste geliyor. Ama tam “artık buradan çıkamam” dedikleri anda, bir şeyler değişiyor. Beklemedikleri bir kapı açılıyor, bir insan çıkıyor karşılarına ya da hiç ummadıkları bir çözüm beliriyor. Bence bunun nedeni sadece şans değil. İnsan, kimsenin hakkına girmeden yaşamaya çalıştığında, vicdanını koruduğunda ve kalbini kötülüğe teslim etmediğinde, bunun karşılığını bir şekilde görüyor. Bu yüzden en çok kalbinizi koruyun. Kiminle yürüdüğünüze, kime güvendiğinize ve neyi içinizde büyüttüğünüze dikkat edin. Çünkü bazen insanı hayatta tutan en büyük güç; parası, makamı ya da çevresi değil, temiz niyetidir.
sanat apolitikleştirilemez ve hayattan koparılamaz. hayatın kendisi politiktir. sanat hayatın kendisini ortaya koyar. apolitik sanatı kabul edersek etliye sütlüye karışmadan para kazanan ticari figürler olur, insanlıktan ve sanatçılıktan çıkarız.
değerlerimiz, inançlarımız elbet ki önemlidir. kendi hayatlarımızda doğruları yaparak değerlerimize ve inançlarımıza sahip çıkmalıyız. "sanatçı sanatını yapsın, beğenmeyen gitmesin" ikliminde yaşamak isterdim.
deniz'in ve bugün tutuklanmamış ama otosansür uygulamak zorunda kalmış, yaratıcılığını kısıtlamak zorunda kalmış, belki korkan bütün sanatçılarımızın ve halkımızın yanındayım.
yanında olmam hiçbir şeyi değiştirmez pekala farkındayım. fakat fikirlerimi söylemeden hayatıma devam ettiğimde kendime saygım azalıyor. "sen sanatını yap" diyeceklere de şimdiden sanatçının hayatının sanat olduğunu ve tavrının, duruşunun da sanatçılığının tam da kendisi olduğunu söylemek isterim.
Aşık olduğumuzda dilin o katı, gramatik ve mantıksal yapısı kırılır. Aşıkların kendi aralarında ürettikleri o bebeksi hitaplar, kelime oyunları, şiirsel ritimler dil öncesi anne-bebek ilişkisinin yeniden canlanmasıdır.
“Sevmek, bir başkasının varlığında, zarar görmeyeceğinden emin olarak güvenle saçmalayabilme, yani yeniden çocuk olabilme lüksüdür.”
Barış akarsu öldüğünde kanallar yas tutup posterini koymuş henüz yeni parlayan genç bir sanatçıyken üstelik.. yıllarını şöhretle geçiren çoğu büyük sanatçının bile ölümünden sonra herkesin bölündüğü yerde Barış’a karşı yıllardır bitmeyen bu sevgi detaylar hep duygulandırmıştır
en bi sevdiğim barış akarsu videosu bırakıyorum buraya. bu çocuk gibi heyecanı, haluk levent’i gördüğü an duygusallaşması o kadar güzel, o kadar samimiydi ki…🥹
Terapistim bana baktı ve şöyle dedi:
"Sen aşırı düşünen biri değilsin. Sen, düşünmeyi bırakabilecek kadar hiç güvende hissedememiş birisin." Uzun bir süre hiçbir şey söyleyemedim.
Çünkü bazı cümleler insanı susturur.
Az önce bebeğimin üzerinde örümcek gördüm (ki en korktuğum, tiksindiğim şeydir) görür görmez müthiş bir sakinlikte tek hamlede ELİMLE tutup attım. Hala şaşkınım.
"Birisi tarafından delice sevilmek size güç verir, birisini delice sevmek ise cesaret." demişti Lao Tzu. Haklıymış.
This is free advice from an expensive psychologist. If you’re an anxious person, do everything for fun. Go to a job interview for fun. Submit documents for fun. Start a blog for fun. Anxiety feeds on importance. Don’t make everything a matter of life and death.