Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir.
Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der; insan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der.
(Haşr Suresi 16. Ayet)
Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla.
Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma!
Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.”
(Haşr Suresi 10. Ayet)
“Sübhaneke”
(Rabbim) Seni her türlü noksanlıklardan tenzih ederim.
Ben seni ancak sana hamd ederek tesbih ederim.
Senin şanın yüce, celalin uludur.
Senden başka ilâh yoktur.
Yedi helâk ediciden kaçının!
- “Allah’a ortak koşmak, sihir (büyü) yapmak, Allah’ın haram kıldığı bir nefsi haksız yere öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, savaş meydanından kaçmak, evli, namuslu ve hiç bir şeyden haberi olmayan kadınlara zina isnad etmektir,”
De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.
Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
(Âl-i İmrân Suresi 31. Ayet)
İman edenlerin Allah’ı zikretmek ve vahyedilen gerçeği düşünmekten dolayı kalplerinin saygı ve heyecan ile ürperme zamanı gelmedi mi?
(Hadîd Suresi 16. Ayet)