Devletin, ümmetin, milletin içine düştüğü belalardan ve hastalıklardan kurtulması niyetiyle bir gayret bu duayı okuyalım, şeytanın sistemine güçlü bir darbe de biz vuralım kardeşler. Şifalara vesile olalım şifa bulalım İnşallah.
🟢NASUH TEVBE DUASI : (3 sayfa -son )
Rabbimizin izni, Efendimiz (asv) in Onayı ile Nasuh Tevbe Duasını son haline getirdik.
Bundan sonra Nasuh Tevbe duamız bu olacaktır ve herhangi bir ekleme çıkartma yapılmayacaktır.
Lütfen sizler de bu versiyonu kullanmaya gayret edin.
Emek veren, üzerinde çalışan, okuyan okumayan tüm kardeşlerimizden Allah Celle Celaluhu razı olsun.
Bu çalışma tüm Ümmeti Muhammed'e, kainatta zerre imanı olan insi ve cinni tüm kullara kefaret olsun. Amin
🌹ÜCRETSİZ LİNK
https://t.co/8I61bqkGg5
Polonyalı emekli Yarbay Maciej Korowaj:
▪️Sultan'ın boş sandalyesi... Polonya-Türkiye ilişkilerinin tarihinde, sultan sarayında 100 yıldan fazla bir süredir cehaletten değil, bilinçli bir şekilde söylenen bir cümle vardır.
▪️Diplomatlara ilişkin her resmî sunumda, büyük güçlerin ve küçük krallıkların temsilcileri sırayla çağrıldığında aynı soru sorulurdu:
— Lehistan elçisi geldi mi?
Ve her seferinde aynı cevap verilirdi:
— Henüz gelmedi, yoldadır.
Ve onun için boş bir sandalye bırakılırdı.
▪️Bu bir protokol hatası değildi. Türklerin o dönem artık var olmayan Varşova'ya, diğer yandan Varşova'yı aralarında paylaşmış Petersburg'a, Berlin'e ve Viyana'ya aynı anda yönelttiği politik bir mesajdı.
▪️O mesaj aslında basitti: Polonya, bizim var dediğimiz sürece var olacaktır.
İŞTE POLONYA'NIN YENİDEN DOĞUŞ HİKAYESİ
↘️
https://t.co/30DASWVMBh
@tahakeremyasin@fatihtezcan Ben Erdoğan'ı desteklemeye başladığımda ateisttim kardeş. Allah Reisten razı olsun, şimdi Elhamdülillah sabah namazımı camide kılmak nasip oluyor.
Marifet o ise retoriği bırak marifetini göster, feyz alalım...
Toplumun %90'ı Müslüman ama varsayalım bu topraklarda tek bir Müslüman kalmamış, yine de atalarımızın mirası sebebiyle bu topraklar İslam yurdu olmaya devam edecek ve günün birinde kökeni Osmanlı'ya dayanan bir topraktan gelecek olan bir Müslüman'a tüm ülke biat etmek zorundadır.
Fethullah Gülen'in gözdesi Emre Uslu'dan tarihi itiraf:
2010 yılında FETÖ emniyet mahrem imamlarına KPSS sorularını çalarak vermiş.
Gerekçesi de Hükümetin FETÖ'nün Emniyet Mahrem İmamlarına operasyon hazırlığında olması.
Bu açıklama FETÖ'nün yıllardır söylediği "17/25 sonrası Erdoğan hükümeti bize düşman oldu" iddiasını da çöpe atıyor.
Aslında tam tersi, Erdoğan hükümeti 2010 yılında emniyet mahrem imamlarına yönelik soruşturma yürütüyor.
2009 yılında mecliste onaylanması için getirilen ve o zaman büyük gürültü çıkartan terör örgütü tanımını değiştiren yasa da bunu destekliyor aslında.
Daha önce hiç bilmediğim bir yerli filme denk geldim. 1985 tarihli "Dul bir kadın" filmi. Tam bir toplum mühendisliği projesi. Detaylar çok konuşulabilir ama özetle insanların entelektüel seviyesi yükselince değerleri kaybolur/kaybolmalı temalı. Asıl dikkatimi çeken, züppe bir adamın (sanatçı diyemicem froyd mroyd muhabnetine kadınları kullandı) sergisinde yer alan resimler oldu. Şok oldum. Ss bırakıyorum. 1985 bu film. Resimlere bakarken de hanımefendi şey diyor: "anlamaktan çok hissetmek gibi.." 🤦
Bir zamanlar,
Aynı silahtan sabah saatlerinde sıkalan kurşunlar ile ülkücüler öldürülürken, aynı silahtan akşam saatlerinde sıkılan kurşunlar ile devrimcileri öldürüyordu.
Dünden bugüne değişen çok fazla birşey yok. Köprüye Amed Spor bayrağı asanlar ile bu durumdan ötürü halkı galeyana getirmek için çalışanlar, aynı merkezden yönetiliyor.
Gezi Parkı kalkışmasında, halka yönelik aşırı şiddet uygulayan FETÖ'cü polisler ile bu nedenden ötürü halkı devlete karşı isyana teşvik edenler de aynı merkezden yönetiliyordu.
Birgün Atatürk'e ve cumhuriyete küfür kâfir saldıran radikal İslamcı maskeli FETÖ'cülerin, ertesi gün, Türkçü Tengrici maskesi ile İslam'a ve Müslümanlara saldırması örneği de hatırlatılabilir.
FETÖ'cü derken;
Beyaz takkeli, badem bıyıklı, kalın mercekli gözlükleri ile konu mankenliğine soyundurulmuş vitrin maymunlarından bahsetmiyorum.
Milyonlarca liralık fonlarla beslenen sosyal medya trollerinden, dış istihbarat birimleri ile kontakları olan Tavistock aparatlarından, başı her sıkıştığında Chatham House önünde mendil açan siyasilerden, İstanbul ekonomisi Ankara'dan yönetilemez şiarını yayan baronlardan, akşam yemeği dışında hesapları da olan Büyük Kulüp müdavimi mason uşaklarından bahsediyorum.
Peki onların tasmalarını tutanlara kızıyor muyum?..
Tabi ki hayır!..
Onlar, misyonlarını sürdürüyorlar.
Benim kızmakta olduğum kesim, her gördüğü hıyarın peşinden tuzlukla koşan kabzımallar. Derin siyaset denilince, derinlik kaç kulaç diye soran balıkadamlar.
Dönüp dolaşıp hep aynı noktaya, atalarımızın sözlerine geliyoruz.
Hatırlayalım.
Ne demişti atalarımız?
Biz eşek olduktan sonra, sırtımıza semer vurmaya kalkan çok çıkar.
Demek ki neymiş?
Kabahatli olanlar sırtımıza semer vuranlar değil, üç kuruşluk kendi ikbali uğruna ihaneti kabullenen eşekler diyor Murtaza abi..!
Bu akşam size "Erdoğan 2023'de aday olamaz" yalanını ve amaçlarını anlatacağım.
Öncelikle peşinen söyleyeyim. Evet, cumhurbaşkanlığı seçim kanunu açıkça Cumhurbaşkanının iki kez seçilebileceğini söylüyor.
Peki niye yalan diyorum. Hem de katmerli yalan. Hadi başlayalım.