Tarihi ve Hayati Bir Dönüm Noktası
Değerli Dostlar, Çerçeve Yasa’dan bahsediyorum. On yıllardır on binlerce cana, on milyarlarca dolara mal olan, büyük acılar ve kayıplara yol açan bir çatışmanın sona ermesi, kan ve gözyaşı devrinin kapanması hedefleniyor.
Usul hataları, üslup hataları olabilir. İçeriğinde birçok eksik bulunabilir. Ancak yasanın temeli; silahların bırakılması, örgütün feshi ve çatışmanın durmasının milletin hassasiyetleri de gözetilerek devlet tarafından güvencelere kavuşturulmasından ibarettir.
Pusuların, infazların, katliamların, suikastların son bulmasının ilk adımıdır.
Bu tabloya itiraz edenler, “Hayır silah bırakamazlar. 48 yıldır olduğu gibi devam etsin.” demek istemiyorlar elbette.
Bu ilk adım aslında bir anahtardır. Paslanmış, kirlenmiş, varlık nedeni kaybolmuş, defalarca denenmiş ama açılamamış bir çelik kapının şifrelerinin kırılıp, refaha, kardeşliğe, barışa, demokrasiye doğru aralanmasıdır.
Bir devlet projesi olarak hayata geçirilecek olsa da bu proje milletin özlemlerinin ifadesi olmalı ve memleketin geleceğini aydınlatmalıdır.
Siyaseti de ekonomiyi de zenginleştirecek bu yolculuğun kalıcı bir barış ve gerçek bir demokrasiyle taçlandırılması bu memleketin tüm insanlarının sağduyusu ve gayretleriyle, elbirliğiyle mümkün olacaktır. O nedenle millet devlete yön ve yol vermelidir. Bu yolculuk sadece bu topraklarda değil, bölgemizde de dünyada da gücümüzü tahkim edip, perçinleyecektir.
“10 Ağustos Çerçeve Yasası’nın” kan ve gözyaşına son vermesini, güzelliklere vesile olmasını diliyorum.
Sağlıcakla kalın.
9 Ağustos 2026
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63, Buca – Kırklar
Uzun bir süreden sonra tekrar merhaba!
X hesabıma yönelik erişim kısıtlaması, hukuki girişimlerimizin ardından kaldırıldı ve hesabım yeniden erişime açıldı.
İfade ve iletişim özgürlüğü, demokratik bir toplumun temel güvencelerindendir. Bu alanda keyfi uygulamalara yer olmamalıdır.
Kaldığım yerden fikirlerimi buradan da kamuoyuyla paylaşmayı sürdüreceğim. Dayanışma ve desteklerinizi bekliyorum.
Kamu yönetimi mezunu olduğunu vurgulama ihtiyacı duymuşsun.
Almanya’da fedaral ve demokratik bir sistem olduğunu sana okutmamışlar anlaşılan.
Milyonların vergisini alarak tek dilde eğitime yatırım yapmanın kamuculuk olmadığını da sen öğrenememişsin demek ki
Murat Ağrıel 100 yıllık inkar retoriğini tekrar ederek büyük iş yaptığını düşünüyor olmalı.
Basit bir soru örnek verdiğin Almanya’da anadil eğitimini yasaklayaj 42. Madde var mıdır ?
1924’e vurgu yapmışsın, 1921 anayasasında yazılanlardan haberdar mısın?
Murat Ağrıel 100 yıllık inkar retoriğini tekrar ederek büyük iş yaptığını düşünüyor olmalı.
Basit bir soru örnek verdiğin Almanya’da anadil eğitimini yasaklayaj 42. Madde var mıdır ?
1924’e vurgu yapmışsın, 1921 anayasasında yazılanlardan haberdar mısın?
Sözcü TV canlı yayınında 'Anayasa ve Vatandaşlık' tartışması! 🔴
Gazeteci Murat Ağırel'den DEM Parti temsilcisi Tayip Temel'e yanıt: "Vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk'tür. Bu etnik kökeni değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını ifade eder. Irkçılığın hepsini lanetliyorum!" 🎙️
Siz bu tartışma hakkında ne düşünüyorsunuz? 💬
Toplumsal barış herkes için en kutsal ihtiyaç ise o vakit herkesin benzer sorumlulukla barışa sahip çıkması gerekmektedir.
Barış sadece Kürd halkının derdi olmamalı . Barış birlikte büyürse kalıcı hale gelir.
Amasız fakatsız barış zamanı…
Entellektüel birikimine,vicdan ve merhamet duyguna, bu ülkenin insanına olan sevgine şahitlik ve tanıklık ettim.
Çok haklısın az kaldı…
Gelecek uzun sürer derdik birbirimize.
Az kaldı sevgili dostum🌺
Değerli Dostlar,
4 Temmuz 2025 gecesi Buca Kırıklar F Tipi cezaevindeki koğuşuma getirildim.
1 yıl içinde memlekette çok şey değişti. Bense 1 yıldır 16 m2 kapalı, 40 m2 açık alanda tutsak kaldım. Bedenim içerideydi ama ruhum, zihnim zinde ve özgürdü. Çünkü haklı ve masum olmanın hakikatini, tel örgüler de demir parmaklıklar da hapsedemiyor, bozamıyor.
1 yıl öncesine göre daha fazla enerji doluyum. Tefekküre zaman bularak, geçmişimle daha objektif hesaplaşarak ve gelecek vizyonumu tazeleyerek daha da güçlendim.
Dostu düşmandan ayırmakta ustalaştım.
1 yıldır piştim, yandım, oldum.
Hayatım boyunca dürüst, namuslu, temiz siyaset yapmanın gururuyla yaşadım. Şimdi artık bunu kanıtlayan, 41 yıl öncesinden başlayarak tüm hayatımı aklayan bir de Masak Raporum var. Bu raporu evlatlarıma bırakacağım. Çünkü bir babanın bırakabileceği en büyük miras temiz bir isimdir herhalde.
Hücremi ve avlumu bir okul gibi gördüm. Çıktığım zaman, inandığım değerler doğrultusunda daha güçlü bir mücadele verebilmek için bir dakikamı boş geçirmedim. Heyecanımı, umutlarımı biriktirip büyüttüm.
Biliyorum, az kaldı, kavuşacağız, kaldığımız yerden aşkla yolumuza devam edeceğiz. Bu yolda “dinlenmeye” değil “dinlemeye” ihtiyacımız olacak. Siyasi iklime bakıp asla enseyi karartmayın. Hep birlikte hayal ettiğimiz o güzel memleketi mutlaka kuracağız. Çünkü toplum da doğadaki gibi Denizler gibi enerji biriktirir ve ortaya çıkartacağı anı bekler. Bilirsiniz tohum bile toprak altında çürüdüğü için yeşerir.
Hepinizi çok özledim, sevgiyle, saygıyla, hasretle kucaklıyorum.
Sağlıcakla kalın.
4 Temmuz 2026
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63
Buca - Kırklar
Savaşın acısını çekmeyenler barışın değerini anlayamazlar.
İdeolojik yoksunluğun yarattığı savrulmayı, iç muhakemeyi, barış karşıtlığı üzerinden analiz etmeye kalkışmak konfor alanı kimileri için.
Oysa savaşın acısını yaşayan milyonların umududur barış.
İsmail Saymaz’dan Burcu Köksal’a:
“Hadi buyur…
Hiçbir suç işlememiş HDP’liyi belediyeye sokmuyordun.
Hadi şimdi Apo’yla ilgili iki kelime et.
‘Teröristbaşı’ de bakalım hadi!
‘Bölücübaşı’ de!
DEM Parti’ye de
‘Benim belediyemin kapıları kapalı’ desin…
Ben bir göreyim!”
On yılın siyasi rehinesine düşen;
Göremeden, dokunulmadan, sevgisin bakışımı bile hissedemeden kaybedilen baba ve kardeşler.
Taş olsa erirdi der eskiler. Taş bile utandı, sebep olanlar utanmadı.
Eski hesabım sansüre uğrayıp, kapatıldığı için bu yeni hesabı açmak zorunda kaldım malum.
Ülkeye ve olup bitenlere dair, anlama, yazma ve konuşma derdi elbette kolay değil.
Açılan alanlar sınırlı, konuşabilme platformlarımız az.
Bir çok alan bizlere ya kapalı ya mış gibi yapılarak, göstermelik açılıyor ya da kaba deyimle söylersem "çok da şey olmasın" denen bir anlayış içinde, göze görünmez kılınıyor.
Dayanışma ve omuzdaşlaşmanın pratiği ise neredeyse yok denecek kadar az.
Dolayısıyla bir alanda biraz görünür olmanız "tehdit" algısına düşebiliyor ve elbette bu ilişkilerimizi de yorucu ve güvensiz kılabiliyor.
Bir yanı anlaşılır, bir yanı ise hep açık, açıkta.
Tutunma zorluğu belirleyici bir dürtü ve kötücül hırs mübah görülüyor uzun zamandır maalesef...
Herkesin birbirini ağırladığı, el ense olduğu yerde aykırı kalmak da çok kıymetli elbette.
Uzun lafın kısası, sosyal medya önemli ve buradan sözü, sesi kurup büyütmek cümlelerimizi özgür kılmak olmazsa olmaz.
Bu olduğunda özgürce yazma gücüne de sahip olabiliyoruz. (En azından deniyoruz)
İşte bunu koruyabilmek için takip önemli.
Özerle, hesabı geniş kesimlere ulaşılabilir kılmak, derdi anlatmanın dışında, kötücül akılla kurulan düzenlere karşı da bir irade beyanı aynı zamanda benim için.
Lütfen hesapları takip edip, paylaşalım...
Az değiliz biliyorum...
(Elden ele lütfen)
Hadep gençlik kollarında çalışma yürüttüğüm, üniversitede öğrencilik yıllarımda tanıdığım birlikte mücadele ettiğim, ekmeklerini yediğim iki güzel insanı;Tuncer başkanla birlikte görmek mutlu etti beni.❤️
Bugün yılların emekçisi, mücadelemizin kıymetli değerleri olan Serhat ve Kasım Birtek yoldaşlarımızı ziyaret ettik.
Mücadelenin sessiz ama en güçlü taşıyıcıları olan değerlerimizle bir araya gelmek bizim için büyük bir onur oldu. Bizler onlardan güç alıyoruz. İyi ki varlar.
Em agirê Newrozê ji bo azadî û demokrasiyê li Amedê pêdixin.
Em hemû gelê xwe vedixwînin Newrozê. Werin em li dora agirê Roja Nû Newroza xwe bi hev re pîroz bikin.
Ma adirê Newroze seba azadî û demokrasîye Amed de wekenê.
Ma heme şarê xo dawetê Newroze kenê. Bêrê ma dormeyê adirê Roja Newa de Newroza xo pîya pîroz bikerê.
#2026Newrozu
Di 38emîn salvegera wê de em Komkujiya Helebceyê şermezar dikin û hemû cangoriyan bi rêzdarî bi bîr tînin. Helebce di bîra Kurdan û temamê mirovahiyê de birîneke kûr vekir.
Komkujiya Helebceyê divê weke jenosîd bê qebûlkirin. Em ê ji bo Helebceyê doza edaleta bidomînin.
Ma serrgêra 38ine a Qetlîamê Helebceyî de nê qetlîamî nalet kenê. Ma çi rey Qetlîamê Helebçeyî xo vîr ra nêkenê. Heta ke hetê heme cîhanî ra sey jenosîd bêro qebûlkerdene ma do xoverdayîşê xo bidomnê.
Sürekli bir algı yazık.
HDP’de Kürd dil masası vardı. Eş sözcülüğünü yaptığım bu masada 2 MYK üyesi 4 vekil arkadaşımız ile çok sayıda alanında uzman arkadaşımız mevcuttu.
Kürdçe’nin farklı lehçelerinde eğitimden tutalım onlarca çalışma yürütüldü.
Vicdan…
Yıldırım, “3 yıldır HDP de vekilim. Parti içinde çok rica ettim, çok ısrar ettim, ‘Bu kadar komisyonumuz var HDP çatısı altında, bir de Kürdoloji komisyonu olsun ve bu komisyonda anadil eğitimi üzerine çalışalım’ dedim. Fakat maalesef… 👇🏻
https://t.co/XfJtYiXzX7
Suç olmadan
Suç kastı olamadan
Hileli davranış olmadan
Menfaat temini olmadan
Somut Delil olmadan
Olabilir diyerek
Tutuklama OLMAZ
TUNÇ SOYER
NEDEN TUTUKLU !!
@karagozilker#olmaz
İnan bey; sizi görmezden gelen anlayışın zihin dünyasında, Kürd halkına dönük silikleştirmeye inat; göstermiş olduğunuz doğru tutuma bir tavır yatıyor,
Ama haktan ve hakikatten yana oluşunuz, halkın nezdinde orda bulunmaktan çok daha değerlidir bence.
Sevgili Kars,Ardahan ve Iğdırlı hemşehrilerim ;

5- 8 Şubat günlerinde İstanbul’da düzenlenecek Kars Tanıtım Günlerine katılıp katılmayacağımı telefonla,mesajla ve sosyal medya üzerinden sorduğunuz için mecburi bir açıklama yapıyorum;
Maalesef ilin milletvekili olarak ben bu etkinliğe davet edilmedim , Kars tanıtım günlerine Kars’ın milletvekili yerine partimden başka milletvekilleri davet edilmiş, o yüzden etkinliğe katılmıyorum bana yapılan bu ayrımcılığı da , Kars tanıtım günlerine Kars milletvekili yerine gitmeyi içine içine sindirenide hemşehrilerime şikayet ediyorum.
Saygılarımla ,