imrali'da ki iskence ve tecrit uygulamasi;Çagimizin Bilge filozofu Sayin ÖCALAN® nin ekolojik kadin eksenli demokratik modernite, Toplumsal kominal yasam felsefesine karsi uygulanan tecritdir.uluslararasi kapitalist sermayenin kanli diktasi, modernite FASIZMIN, Yok
Hukukudur.
LÜTFEN OKUYUN!👇
Aşiretçilikten,kavmiyetçiliğe sıçramayan toplumlar ulusal birliği kuramazlar. Tarih bunu bize haykırıyor. Küçük iktidar adacıklarını kurmuş, aşiretçi zihniyetten rızaya dayalı demokratik bir birlik talep etmek,suya yazı yazmaya kalkmak kadar beyhude bir çabadır.
Tarihteki çarpıcı orneklere bakalım;
Akadlı Sargon (M.Ö. 2334) tarihinde
Sümer şehir devletleri (Ur, Uruk, Kiş gibi) tüm düşmanlaşmış bağımsız yapıları tek bir bayrak altında topladı ve tarihteki ilk profesyonel orduyu kurarak, sadece Mezopotamya’yı değil, ticaret yollarını da tek merkezden yöneten ilk gerçek "Dünya Kralı" oldu.
Çinli Şi Huangdi (M.Ö. 221) tarihinde sürekli bir biri ile savaşan yedi büyük kırallığı kendi bünyesine katarak bugünkü Çin'in temelini attı . Sadece toprakları değil; yazıyı, ölçü birimlerini ve parayı standartlaştırarak "tek millet" bilincini zorla da olsa aşıladı. Çin Seddi'ni birleştirerek devleti dev bir kaleye dönüştürdü.
Cengiz Han (1206) tarihinde
Birbirine kan davası güden, bozkırın dağınık Moğol ve Türk kabilelerini bir araya getirdi. Kabile sadakatini tamamen yasaklayıp yerine "meritokrasi" (liyakat) sistemini getirdi. Hiçbir ortak noktası olmayan göçebe gruplardan, tarihin bitişik sınırlara sahip en büyük imparatorluğunu kurdu.
Şah İsmail (1501) tarihinde ,Akkoyunluların çöküşü sonrası İran coğrafyasındaki irili ufaklı yerel beylikleri ve Türkmen aşiretlerini birleştirdi. Dağınık aşiretleri bir arada tutmak için Safevilik tarikatını siyasi bir ideolojiye dönüştürdü. Modern İran devletinin kimliksel temellerini atan kişi oldu.
Otto von Bismarck (1871) lerde,
39 farklı Alman devletçiğini,küçük dükalıklar ve krallıkları bir araya getirerek modern Almanya'yı kurdu.
Bunu demokrasiyle değil, "Kan ve Demir" politikasıyla yaptı. Diplomasiyi bir silah gibi kullanarak Avusturya ve Fransa'yı saf dışı bıraktı ve Alman İmparatorluğu'nu ilan etti.
Bunları daha da çoğaltmak mümkündür.
PKK dar aşiret ve bölge otoritelerini ulusal demokratik birlik potasında birleştirmeye çalışan tek hareket olmuştur. Modern ve çağdaş Kürt ulusallaşmasını sağlamada tarihsel bir rol oynamıştır. Ancak sürekli yerel aşiret yapıları , sömürgeci devletler ile birlikte hareket ederek, bunu engellemiş ve dört parçaya bölünmüş olmayı büyük bir talihsizlik olarak kullanmışlardır.
Kürdistan ın dört parçaya bölünmüş olması, her parçanın ayrı devlet tarafından sömürülmesi ve ayrı Dünya bloğuna dayanması , yerel işbirlikçi güçlerin bu yapılarla birleşmesi ulusal demokratik Birliğin gelişmesini engellemiştir.
Bu nedenle diyorum ki ,PKK karşıtı olan hiç bir insan milliyetçi yada ulusalcı olamaz. PKK dar bir aile,.aşiret yada bölge gücüne dayanmayan , milli uyanışı yaşayan gerçek bir halk hareketidir.
Samimi olanlar desinler PKK fesih olmasın, onu daha da büyütelim ve ona katılalım. Gerçek ulusalcılık ve milliyetçilik bunu gerekli kılar..
Sen Kürt değilsin, sen özel harp dairesinin bir pçsin . Senin derdin Kürt halkını Arapların ve Türklerin şemsiyesi altına alarak, ümmet adına biraz daha sömürtmek..
Sen Türk kontrasısın..Domuz bağcısı ve ense tetikçisi.
Alçaklar , Öcalan direnen, örgütlü Kürt halk gerçekliğini yarattı. Türk devletine eleştiri daha yapamacak kadar basit piyonlarsınız..
Ruhu sad olsun. yaşam geçidi labirentlerinde onurlu yurtseverlik ruhundan taviz vermeyen şehit silah arkadaşım HEME Heval’in babası, yoldaşı üç şehit babası.! Saygı ve hürmetle anıyorum, 🥵
📌Onlarla uğraşacak zamanımız yok
◾️Cemil Bayık: "Biz sanal medyadan çok halkımızın ve siyasi güçlerin açık kaynaklarda ortaya koyduğu düşüncelerini dikkate alıyoruz. Yoksa bizim, ne sanal medyayla uğraşacak ne de orada söylenenlerin peşine düşecek zamanımız var!"
@zaferpartisi İşgalcılık yayılmacılık başka halklara ait olan topraklarda işgalci kalma gücünüz bitti.! önünüzde iki yol var iki yoldan birini seçme özgürlüğüne sahipsiniz. Ya kardeşçe yaşamayı kabul edersiniz ya da geldiğiniz TIBET denen ana vatanınıza defolup gidersiniz. Başka yolu yok.!
Önemli Bir Yazı.(1)
Direniş Destanı PKK ve Yarattığı Sonuçlar!
Kürt halkının tarih sahnesindeki varoluş mücadelesi,asırlık bir direniş öyküsüdür.
Bu öykünün adı,1978 yılında Abdullah Öcalan liderliğinde kurulan Kürdistan İşçi Partisi PKK nin öyküsüdür. PKK sadece bir örgüt değil, bir halkın uyanışının, kimlik arayışının ve özgürlük tutkusunun sembolü haline gelmiştir. Peki, bu uzun ve zorlu mücadele boyunca PKK neler kazandı? Kürt halkına neler kazandırdı? Ortadoğu’nun karmaşık coğrafyasında neleri değiştirdi?
Direnişin en kızgın günlerinde PKK düşmanlığını yaparak,düşmandan daha alçakça düşmanlık yapan ve bu gün PKK nin hiç bir şey kazanamadığını, teslim olduğunu söyleyerek,süreci manipüle eden, başarı ve zaferi gölgeleyen güruha yanıt olması açısından bu kazanımları ele alalım.
PKK’nin Kazanımları: a)
Bir Ulusun Bilincini Uyandırmak,
PKK, 1970���lerin sonunda, Kürt halkının yüzyıllardır süren inkar, asimilasyon ve baskı politikalarına karşı bir isyan ateşi yaktı. Türkiye, İran, Irak ve Suriye gibi devletlerin Kürt kimliğini yok saydığı, dilini yasakladığı,tarihini ve kültürünü inkar ettiği bir dönemde, PKK, Kürt halkının varlığını haykıran bir ses oldu. 1984’te başlayan silahlı mücadele, sadece bir savaş değil, aynı zamanda bir bilinç devrimiydi. PKK, Kürt halkına“Biz varız!” dedirtti; dağlarda,köylerde, şehirlerde ve diasporada bir ulusun kimlik bilincini inşa etti.İlk Kurşunu Kürt ihanet ve işbirlikçi kişiliğine sıktığını dile getirdi.
Bu mücadele, Kürtleri feodal ve muhafazakâr yapılardan ulusal ve seküler bir bilince taşıdı. Özellikle gençler ve kadınlar, PKK’nin öncülüğünde özgürlük, eşitlik ve adalet idealleri etrafında birleşti. Kadınların gerilla saflarında eşit birer savaşçı olarak yer alması, Kürt toplumunda cinsiyet eşitliği adına devrim niteliğinde bir değişim yarattı. PKK’nin ideolojik temeli olan demokratik konfederalizm, sadece Kürtler için değil, Ortadoğu’nun tüm halkları için özgürlükçü bir y��netim modeli önerdi.
b)Kimlik,Özgüven ve Temsil gücünü oluşturmak,
PKK,Kürt halkına en büyük armağan olarak kendi kimliklerini sahiplenme cesareti verdi.Yıllarca “Dağ Türkleri”gibi aşağılayıcı sıfatlarla anılan, dilleri yasaklanan, köyleri yakılan bir halk,PKK’nin mücadelesiyle kendi tarihini, dilini ve kültürünü yeniden keşfetti. Örgüt, Kürtçe eğitim veren okulların,yayınların ve kültürel kurumların önünü açtı; diasporada Kürt kültür merkezleri kurarak dünya çapında bir farkındalık yarattı.Devlet bile örgütün toplumsal mücadele gerekçelerini yok etme adına Kürtçe TV ler ve kurslar açmak zorunda kaldı.Hatta çarıklı aşiret lideri dediği Berzani yi bile Türk devletinin muhatabı haline getiren PKK nin yenilmez mücadele çizgisiydi.Bundan en büyük siyasal ve ekonomik rantı sağlayan KDP oldu.
PKK’nin mücadele tarihinin en somut kazanımlarından biri, Kürt meselesini uluslararası bir platforma taşımasıdır.1980’lerde bir“terör sorunu”olarak görülen Kürt sorunu,bugün Ortadoğu’da demokrasi ve insan hakları bağlamında tartışılıyor. PKK’nin Rojava’daki YPG/YPJ ile bağlantıları,IŞİD’e karşı verilen mücadelede Kürtlerin uluslararası alanda tanınmasını sağladı. Kobanê direnişi,Kürt halkının yalnızca bir mağdur değil, aynı zamanda cesur bir direniş gücü olduğunu dünyaya gösterdi. Bu,Kürtlerin Ortadoğu’daki siyasi denklemlerde bir aktör olarak kabul edilmesini sağladı.Dünya devrimci,demokrat,sol ve sosyalist hareketlerin umudu haline getirdi.Tüm dünya Rojava daki Komünal demokrasiyi incelemeye alarak,bunun bir parçası olmak istedi. Dünya enternasyonalist hareketlerinin hepsi Rojava direnişinde yer aldı ve şehit verdi.ABD, Fransa, İngiltere, İsrail ve hatta Rusya ve Çin dahil tüm dünya Kürt halkının Rojava gerçekliğini kabul etti, onunla muttefiklik kurmak için çaba içerisine girdi. 120 bin kişilik muazzam bir direniş ordusu açığa çıktı. Arap,Alevi,Dürzi kurtuluşunu Kürt halkının direnişinde gördü. Dar Ulus eksenli devletçi sistemin, toplum doğasına aykırı hastalıklı bir yönetim biçimi olduğunu ispatladı.
(Devamı Yarın!)
İşgalcılık yayılmacılık başka halklara ait olan topraklarda işgalci kalma gücünüz bitti.! önünüzde iki yol var iki yoldan birini seçme özgürlüğüne sahipsiniz. Ya kardeşçe yaşamayı kabul edersiniz ya da geldiğiniz TIBET denen ana vatanınıza defolup gidersiniz. Başka yolu yok.!
📌 Barışa giden yol, Kürtleri duymaktan geçer
▪️ Bu sürecin başarıya ulaşması, başta kadınlar, muhalefet, sivil toplum ve aydınlar olmak üzere herkesin birlikte ve kararlı bir şekilde hareket etmesiyle mümkün
🖊️ Sibel Yiğitalp
https://t.co/B55ih5wqYu