Fetullahçılar "Asırlık Gece" yapımına IMDB üzerinden kastılı olarak 1 puan vererek yurtdışı tabanlı bir organizasyon başlatmış. Dizinin IMDB puanını "3.9"a kadar düşürmüşler.
Bizler de organize olup "Asırlık Gece" yapımına 10 puan vereceğimiz bir organizasyon başlatıyoruz. Aşağıdaki linkten hesap oluşturup oy verebilirsiniz. Ayırca bu gönderiyi paylaşarak daha fazla organize olmamızı sağlayabilirsiniz.
https://t.co/3217Kg2o2Y
Cezaevine girdikten sonra bir kapalı görüşte Şamil Tayyar ve Fuat Uğur'un televizyonda hakkımda hakkaniyetli yorumlarda bulunduklarını ve tutuksuz yargılanmamın doğru olacağı yönünde kanaat açıkladıklarını ama Cem Küçük'ün hem tutuklanmamı doğru bulduğunu hem de bana iftiralar attığını söylemişlerdi.
Tahliye edilmemden sonra aylarca bu yayını seyretmedim. Bir türlü içimde istek uyanmadı nedense. Ta ki bugüne kadar. Küçük bir araştırmadan sonra yayının ilgili kısmını başından sonuna kadar seyrettim.
Şamil Tayyar ve Fuat Uğur'a hassaten hakkaniyetli yaklaşımları için teşekkür ederim.
Cem Küçük'e ise söyleyecek pek bir sözüm yok. Fakat ben onun bana yaptığı gibi, onun mevcut haline sevinmedim, ama üzülmedim de. Hatta kızgın da değilim.
Fakat yaşananlar gerçekten ibretlik.
İnşallah bu süreçte başkalarına yaptığımız haksızlıkların karşılığının gün gelip bizi mutlaka bulacağını tıpkı benim de idrak ettiğim gibi idrak eder.
Eğer başarabilirse yaşadıklarından en büyük kazanımı elde etmiş olur.
Sakladıkları hakikat şu: Ahbap’a para yatırırken gerçek niyetleri devleti zaaf içinde gösteren bir propagandaya destek olmaktı. Paranın nereye gittiği asla umurlarında değil, algıları çöktüğü için öfkeliler.
Darbeci generali alnından vurarak darbenin seyrini değiştiren Ömer Halisdemir’e,
Köprüde sorun büyük orayı almamız lazım diyerek vatandaşları köprüye yönlendiren ve oğluyla beraber şehadete eren Erol Olçok’a,
Burası Çanakkale’dir diyerek halka cesaret verdiği sırada şehit olan İlhan Varank’a,
Tankların ve askerlerin dışarı çıkmasını engellemeye çalışırken girdiği çatışmada şehit edilen Albay Sait Ertürk’e,
Köprüde polisin gitmeyin vurulursunuz uyarısına, “Ben giderim abi, öleceksek adam gibi ölelim” diyen Mehmet Ayaz’a,
Sağır ve dilsiz oluşunu vatan müdafaası için engel görmeyen şehidime, Erhan Dündar’a,
Köprüde askerlerin ateş açmasına rağmen tankın üzerine doğru koşan ve o esnada şehit edilen Sevgi Yeşilyurt’a,
Tankların altına yatan Metin Doğan’a, Sabri Ünal’a,
Darbecilerden ele geçirilen tankı 2 dakika içinde kullanmayı öğrenen ve tankı darbecilerin üstüne süren Mehmet Köse’ye,
Uçaklar kalkamasın diye tarlasındaki mahsulü yakarak uçakların kalkışını engelleyen Hicabi Bitik’e,
Darbe girişiminin en genç şehitleri, 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım’a, 16 yaşındaki Abdullah Tayyip Olçok’a, Engin Tilbaç’a,
“Halk korku içinde” diyerek haber yapan muhabire bağırarak “Yalan söyleme halkın korkusu yok halk burada” diyen kahramanlara,
Çocuklarım babasız da büyür ama vatansız büyüyemez diyerek cepheye koşan bütün yiğitlere MİNNETTARIZ...
Onlar namusumuzu çiğnetmediler, vatanımızı böldürtmediler, bayrağımızı indirtmediler, ezanımızı dindirtmediler.
Allah 15 Temmuz ruhunu ebediyete kadar diri kılsın...
15 Temmuz hiç yaşanmamış gibi hayatına devam etmek isteyenlerin o gece Bağdat Caddesi'ne FETÖ'nün tanklarını alkışlamaya çıktıklarını hatırlıyoruz...
Unutmadık...
Yeditepe Üniversitesi'nin dikkatine...
Harvard Üniversitesi, doğruluğun ve adaletin önemini anlatmak için hukuk fakültesi duvarına Nisa, 135. ayeti astı. Onlar bu yüzden daha gelişmiş, daha iyi, daha meşhur ve sizden daha kaliteli. Laik Kemalist şovlarınızı kimse yutmuyor.
Ahmet Hakan:
Bir mizahçı, Atatürk’e dokunduğunda gözaltına alınmıştı.
Emrah Safa, “Ne var bunda? Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.
Bir mizahçı, Alevilere dokunduğunda büyük tepki almıştı.
Emrah Safa, “Tepki çok yanlış. Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.
Ne zaman ki sıra Kuran’a / Allah’a / Peygamber’e / dine / diyanetegeldi.
Emrah Safa, tereddütsüz raconu kesiverdi:
“Mizahçının görevi dokunulmazlara dokunmaktır, söylenmeyeni söylemektir.”
Size bir şey söyleyeyim mi:
Sınırsız mizah özgürlüğü, bizim toplumumuzda kocaman bir masaldır.
Deniz Göktaş’ın yaptığı din şakasına sonsuz destek veren DEM’liler, daha dün Kürt kadını fıkrası anlatan 90 küsur yaşındaki iş insanını bir kaşık suda boğmaya kalkışıyorlardı.
Ne yani?
Bizde sadece din / iman / Kuran / Allah mı dokunulmaz?
Atatürk de dokunulmaz. Alevilik de dokunulmaz. Etnik kimlikler de dokunulmaz.
Bizdeki esas sorun şurada: Başkasının dokunulmazına dokunulduğunda sınırsız mizah nutukları atıyoruz. Kendi dokunulmazımıza dokunulduğunda böyle mizah olmaz tavrı koyuyoruz.
Sonuç olarak bizim toplumumuzda “sınırsız mizah özgürlüğü” masaldır ama “sınırsız ikiyüzlülük” buz gibi gerçektir.
Bu iki yüzlülüğü unutmayın,
Biri Alevilere dair mizah mı yaptı? Kariyerini bitirirler,
Mustafa Kemal’e dair espiri mi yapıldı? Hapse attırır, oh çeker, ellerinden gelse idam ederler,
Kuran-ı Kerim’e Hz. Peygamber(sav)’e Allah’a dil mi uzatıldı? “Komedyen, espiri yapmış” deyip “kahraman” ilan edip arkasında dururlar. O dili yerine sokmaya çalışanlara da “gerici yobaz, espiriden anlamıyor” deyip saldırırlar.
Sonra da çıkıp “ben de bayram namazı kılarım, benim de ninem başörtülü” diyerek muhafazakar dindar kesimden oy isterler.
Sıcakta tesettürü anlamayanlar hakkında:
"Münafıklar 'Bu sıcakta sefere çıkmayın' dediler. De ki: “Cehennemin ateşi daha sıcaktır.” Keşke anlasalardı" (Tevbe Suresi 81).
Müslüman kadınlar için tesettür bir cihat eylemidir...
Bugün dünyanın gözü önünde onlarca farklı milletten Sumud filosu katılımcılarına yapılan bu zulme bugün sessiz kalan herkes, yarın bu terörist varlıkların zulmüne hazırlıklı olsun.
Özgürlük ve bağımsızlık iddiasında olan herkes bunlara tepki göstermelidir. https://t.co/Q3NBC37iRC
atatürk'e benziyor diye triplere girmesine mi güleyim; atatürk'e hiç benzememesine mi güleyim; bu kadar gerici bir topluluğun kendini ilerici zannetmesine mi güleyim; neye güleceğime karar veremedim.
Tarafsız,
Zalimden tarafım diyemeyenin leş kılıfıdır!
Netanyahunun bol köpekli kahvesidir tarafsız!
Feryat eden annelerin gözlerine başsız bebeklerini sokandır tarafsız !
Ölmem bir işe yarayacaksa öleyim baba diyen Ayşenur'un keskin nişancısıdır tarafsız!
https://t.co/k1rdIBYHiG
Çağımızın en parlak düşünürlerinden Umberto Eco’nun inasının köpekleşmesine dair muhteşem bir tespit:
Sonunda köpeğin kendileri gibi olduğuna inanırlar ama artık kendileri onun gibi olmuşlardır. Onu insanlaştırmakla övünürler; oysa kendileri aslında köpekleşmişlerdir.
#boschreklamı
Demek ki neymiş anneliği köpeklere tahsis eden firma #boykot edilecek...
Bosh alenen aileye saldırıyor. Bu ahlâksızlık ayrıca toplumun değerleriyle alay edildiği için ilgili kurumlar tarafından adlî, idari cezayı hak ediyor.
Sokak köpekleri sorunu milyonlarca insanı ilgilendiriyor ve Van’da olduğu gibi çocuklarımız hala ölmeye devam ediyor.
Ne acıdır ki bu sorunu çözemiyoruz bir türlü.
Bir başka acı nüfusumuz gerilerken çocuk yapmayan, kedi köpek beslemekle aile olduğunu sanan, anneliği köpek beslemeye indirgeyen zihniyetin varlığıdır.
Bu reklam o zihniyetin bizlere karşı cüretkar meydan okumasıdır.
Haddi aştılar❗️