İstanbul'daki Rumlar bile Türkçe konuşurken Gökçeada'ya "İmroz" demiyor. Bu ne saçmalık?
Zaten "İmroz" sözcüğü Rumca değil, Luvice'dir.
Yani, Antik Yunan'dan da önceki (Pelasg) Anadolu halklarının dillerinden gelmektedir. "Yüce Ana Tanrıça" anlamındadır.
Osmanlı döneminde Türkler de adaya İmroz (ايمروز) dediler.
Erken Cumhuriyet döneminde de adaya İmroz dendi.
29 Temmuz 1970'te adaya "Gökçeada" adı verildi.
Peki neden?
1950'lerin sonlarında Türkiye-Yunanistan ilişkileri Kıbrıs nedeniyle gerilmeye başladı.
1963 sonundaki "Kanlı Noel" saldırısı, yani silahlı Rum grupların, sivil Kıbrıs Türklerine karşı gerçekleştirdiği korkunç katliam ve 1964'teki Kıbrıs krizi ile olay iyice tırmandı.
İmroz'un Lozan'daki statüsü, Türkiye'nin zaferi ile sonuçlandı.
1970 yılına gelindiğinde Türk galibiyetinin mührü olarak adaya Gökçeada adı verildi.
Bu yeni ad;
Hem Öz Türkçe hem de komşu ada olan "Bozcaada" ile ses bakımından uyumlu.
"Gök" ve "Deniz" mavi tasavvur edilir. Bu bağlamda adanın "masmavi" rengini ve güzel doğasını da vurguluyor.
Her bakımdan güzel bir Türkçeleştirme örneği. Tıpkı Tunceli gibi.
"Yer adlarını Türkçeleştirmeye ne gerek var?" diyenler olacaktır...
Kısa bir bilgi; Yunanlar, Son 100 yılda 4.981 yerin adını Helenize ederek değiştirdi.
Değiştirilen yerler arasında Slavca ve Arnavutça (Arvanitçe) kökenli olanlar bulunsa da, tarihsel verilere göre bu isim değişimlerinin ezici çoğunluğunu Türkçe yer adlarıdır.
Kasaba, köy, mahalle, dağ ve nehirleri kapsayan binlerce Türkçe ad haritalardan silinmiştir.
Antik çağda yerleşim olmayan ve tarihte Yunanlar tarafından kurulmamış kentlere bile Yunanca adlar verildi.
O halde biz neden güzelce Türkçeleştirdiğimiz yer adlarına sahip çıkmıyoruz?
İmroz diye bir yer artık yok. Gökçeada oldu ve öyle kalacak.
Hırsıza lekelenmeme hakkı…
İmralı canisine umut hakkı…
Katile unutulma hakkı…
Yahu sizin lekelenecek yeriniz mi kalmış Allah aşkına?
Kurtluğunuz kocamış,
Metaliniz paslanmış,
Ahlakınız çürümüş,
Neyiniz kalmış lekelenecek sizin?
Müsavat Dervişoğlu
@MDervisogluTR
İYİ Parti Genel Başkanı
#Hırsızİçeride
Şehit haberi geldiğinde "keyifler yerinde" diyenle, sırf "Müslüman" diye nasıl kardeş olunabilir?
Kıbrıs'ta batan Türk gemisi haberine sevinen Rumla, sırf "Hristiyan Ortodoks" diye nasıl kardeş olabiliriz?
Bizi millet yapan ortak sevinçlerimiz, ortak kederlerimizdir.
Şehidimizin ardından yüreği yanmayanla, kayıplarımıza sevinenle, bebek katiline "önder" diyenle hangi bağ bizi bir arada tutabilir?
İster Müslüman, ister Hristiyan, ister ateist olsun; biz bir Türk ile aynı çayı içer, aynı ekmeği böler, aynı sevinci ve aynı yası omuzlarız. Bizi millet yapan asıl çimento budur.
Yakın coğrafyada, 400 yıllık tebaamız olan halklarda bile durum belliyken; Ugandalı, Senagalli, Cibutili, Ruandalı, Zambiyalı fantezilerinizden vazgeçiniz.
Sırf aynı dini paylaşıyoruz diye kültürüne, sevincine, acısına karşılıklı olarak tamamen uzak olduğumuz milletlerle, bu derin bağlar -münferit olaylar haricinde- kurulmaz.
Hristiyan olarak, hiçbir Senegalli Hristiyanı, Müslüman Türk kardeşimize tercih etmeyiz...
Siz hiç "Müslüman bir Türk'ü, ateist bir Arap'a tercih ederim" diyen bir Arap gördünüz mü?
Ya da "Hristiyan bir Türk'ü, ateist bir Yunan'a tercih ederim" diyen bir Yunan?
Neyin yarışı bu?
Bu platformda her gün, sistematik bir şekilde birileri Türkleri, başkalarına tercih ediyor... Bir gün Yunan'ı, öteki gün Ugandalı'yı tercih ediyorlar.
Bu nasıl bir bilinçsizliktir!
Tarih, böyle tercihlerin ne kadar ölümcül olabileceğini defalarca göstermiştir.
TÜRK, şunu unutma;
Sen tüm dünya için her şeyden önce TÜRK'SÜN.
İster Müslüman ol, ister Hristiyan, ister ateist... Sen Türk olduğunu unutsan da dünya unutmaz. Tüm dünya için önce Türk'sün. Ve unutma; Seni Tanrı Türk yarattı. Dini inancın değişebilir ama Tanrı'nın yazgısı asla!
Kanonik Kiliselere mensup olanlarımız dahil, sırf "Türk" olduğumuz ve asimile olmayıp milli bilincimizi koruduğumuz için pek çok Yunan ve Ermeni unsur tarafından doğrudan hedef alınıyor, dışlanıyoruz. Sahadaki somut gerçek budur: Kimse sizi sırf aynı inancı paylaşıyorsunuz diye kucaklamaz.
Diplomasi ve insanlık tarihinde bunun tek bir istisnası dahi yoktur. Artık romantik rüyalardan uyanın.
SAKLAYACAKTINIZ!
Fon soygunu olduğunun sinyallerini Mehmet Şimşek 10 ay önce verdi. Devleti yönetenler olarak o vakit inceleme yapsanız şu anki zararın 3’te biri olacaktı.
Yabancılar uyarmasa, MSCI sizi endeksten çıkarırım diye bir anlamda tehdit etmese saklamaya da devam edecektiniz.
Bu operasyonu çekenler kendi adamlarınız olduğu için sesiniz çıkmadı!
Şimdi çözeceklermiş, buna kim inanır?
Şii oldukları için Azerbaycan Türklerini Müslüman olarak bile görmeyenler, kardeşten saymayanlar, her türlü iftirayı atanlar, şimdi çıkıp Azerbaycan üzerinden İslam duyarı kasıyorlar.
Sizin derdiniz Türklük ile. Dürüst olun.
Türkiye'de ABD güdümlü yaklaşık 20 Protestan Kilise(!) ve bazı Ermeni Kiliseleri, Azerbaycan'a kınama çağrısı paylaşıyorlar.
Nasıl ki onların derdi İslam değil Türklük ise, din adı altında Azerbaycan'a saldıranların derdi de Türklük.
Müthiş bir değerlendirme:
“Siyasal İslâm; gündüzleri Hüseyin’in yasını tutup, akşamları Yezid’in sofrasına oturmaktır. İslâmcıların yaptığı iyilikler, avcıların kuşlara yem atması gibidir…”
Doktor Ali Şeriati
➖PKK'lı teröristleri affetmek için Meclis'i "olağan günleri dışında" çalıştıranlar,
➖Fon vurgunu konuşulmasın diye Meclis'i "olağan günlerinde" çalıştırmıyorlar.
➖Utandığınız için mi, utanmadığınız için mi?
İstanbul'u düşman işgalinden kurtaran Atatürk'ün aziz ruhu şad olsun!
Birçoğumuz derin bir gaflet uykusundayız; İstanbul’un 1453’ten beri "kesintisiz" bizim olduğunu sanıyoruz.
Oysa koca başkent tam 5 yıl İngiliz postalı altında İŞGAL EDİLDİ! Ayrılıkçı Rum azınlıklar işgali kutladılar. Sokaklar Yunan bayraklarıyla donatıldı, İngiliz namlusuna güvenip fethin sembolü Ayasofya'da korsan ayin yaptılar, hatta Ayasofya'ta çan takmaya bile kalktılar.
Taşkın azınlık grupları, sokakta yürüyen Türk kadınlarına sözlü ve fiziki tacizlerde bulunuyordu.
"Silah arama" veya "Kuvâ-yi Milliyeci saklama" bahanesiyle gece yarıları Türk evlerine baskınlar düzenliyordu. Erkekler tutuklanıp götürülüyor ve kadınlara cinsel saldırıda bulunuyordu.
Özellikle Fransızların şehre getirdiği Senegalli ve Kuzey Afrikalı sömürge askerlerinin karıştığı taciz olayları İstanbul halkında büyük bir infiale neden olmuştu.
İzmir, Yalova, Gemlik civarında durum çok daha vahim; sistematik ve kanlıydı. Binlerce Türk kadını toplu tecavüzlere ve katliamlara maruz kaldı.
Zayıf düştüğümüzde tepemize binen bu akbabaları, "Geldikleri gibi giderler!" diyen Türkün iradesi söküp attı. Geldikleri gibi gittiler!
Bu şehri fetheden Fatih Sultan Mehmet'in de, onu uçurumun kenarından KURTARAN Mustafa Kemal Atatürk'ün de aziz ruhları şad olsun! 🇹🇷
#6Ekim1923
Bugün besmeleyle halkı soyup, tövbeyle aklanacağını sanan yozlaşmış zihniyet, dinin özünü kuşa çevirdi. Ahlakı öldürdüler; geriye kalan sadece içi boşaltılmış ritüellerdir!
İnşallah ben yanılıyorumdur.
Sanki işgal edilmişiz, düşman varlığımızı yağmalıyor.
Şüphelenmeyelim diye;
Ezanın okunmasına ve Bayrağın dalgalanmasına izin veriyorlar…
NİHAYET AĞIZLARINDAKİ BAKLAYI ÇIKARDILAR!
KCK/PKK yöneticilerinden terörist Bese Hozat, aylardır kullandıkları “demokratik entegrasyon” kavramıyla ne kastettiklerini kendi ağzıyla açıkladı:
“Demokratik entegrasyon; yerel demokrasinin, öz yönetimin, demokratik özerkliğin devlet tarafından kabulü demektir.”
İşte aylardır sorduğumuz tam olarak buydu!
“Demokratik Cumhuriyet” nedir?
“Demokratik entegrasyon” nedir?
Bu kavramlarla neyi kastediyorsunuz?
Ve daha önemlisi iktidara defalarca sorduk:
Siz bu kavramlar üzerinde anlaştınız mı?
Süreç boyunca sürekli “Demokratik Cumhuriyet”, “demokratik toplum” ve “demokratik entegrasyon” denildi. Fakat iktidar bu kavramların ne anlama geldiğini ve bunlarla ilgili ne konuşulduğunu millete bugüne kadar açıklamadı.
Şimdi Bese Hozat çıkıyor ve “demokratik entegrasyon” dedikleri şeyin öz yönetimin ve demokratik özerkliğin devlet tarafından kabulü olduğunu söylüyor.
Cevap vereceksiniz! Bunlarla bu kavramlar üzerinde anlaştınız mı?
Türkiye’nin üniter yapısını ve mevcut idari düzenini değiştirecek talepler konusunda herhangi bir söz verdiniz mi?
Milletin bilmediği ne konuştunuz?
Neyi kabul ettiniz?
Neyin sözünü verdiniz?
Artık susarak geçiştiremezsiniz.
Eskilerin güzel bir sözü vardır: Sükût ikrardan gelir.
Bu kadar açık ifadeler karşısında hâlâ susuyorsanız, Türkiye’nin üniter yapısını tartışmaya açacak hatta parçalayacak bir düzen konusunda PKK/KCK ile bir anlaşma yaptınız demektir!
Tarlasını sulamak için güneş paneli kuran çiftçiyi anında yakalayıp 176.900 TL. ceza yazan sistem 500 bin kişiyi yaklaşık 20 milyar dolar dolandıranları foncuları görmemiş.
Balzac’ın dediği gibi, “Kanunlar örümcek ağları gibidir; zayıflar ağa yakalanır, güçlüler ise ağı delip geçer.”
Biz TÜRKLERİN cahiliye devri yoktur...
Taşa tapmadık,diri diri kız çocuklarını toprağa gömmedik..
Başka milletlerin tarihini okuyup BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE vaaz vermeyin...
➖Tasfiye kapsamındaki fonlarda yaklaşık 515 bin yatırımcının 830 milyar TL'si bulunuyor.
➖830 milyar TL, 200 TL'lik banknotlarla yaklaşık 4 milyar 150 milyon adet banknot demek.
➖Bu da banknot başına, yaklaşık 1,13 gram hesabıyla tam 4 bin 690 ton para eder.
➖25 ton taşıyan TIR'lara yükleseniz yaklaşık 188 TIR eder.
👉 Yani 515 bin vatandaşımızın parasını, 188 TIR'a doldurup götürmüşler, hem de göz göre göre!
💡Bu paralar götürülürken nasıl gözünden kaçtı Mehmet Şimşek @memetsimsek ?
👉Oysa 10 ay önce "manipülasyonların farkındayız" diyordun!
📌Ahmet Hamdi Çamlı... Nam-ı diğer YELİZ...
"Koca imparatorluğu, Musul'u, Kerkük'ü, bu ülkenin doğalgaz kaynaklarını kumarda veren adamlar..."
⏩️Yeliz'e göre Köprülerin satılması, Mazotun 100 lirayı geçmesi normalmiş.
‼️Şimdi Yeliz, senin hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Musul'u Kerkük'ü kumar masasında kim vermiş, doğalgazı, mazotu kumar masasında kim kaybetmiş anlatırsın.
Ayrıca benim suç duyurumdan ziyade senin bu yaptığın TCK 217-A Yalan Bilgiyi Alenen Yayma Suçu ve bu üslubun da TCK 216 Halkı kin ve düşmanlığa tahrik, bu sebepten dolayı da savcılıklarımızın resen soruşturma başlatması gerek sana.
#cumartesi #pazar #Motorin