Yıllardır üzerine düşündüğüm, dersler, seminerler verdiğim bir mesele... Sonunda tüm notlarımı yeniden düzenleyip kitaplaştırdım. Bu işten ne anladıysam, bu işi nasıl yaptıysam hepsi burada. İçinde bulunduğumuz zor koşullarda dâhi hakikat fikrini terk etmemiş, büyü bozan bir sosyolojiye halen hem inanıyor hem de bunun mümkün olduğunu düşünüyorum. Bu kitap, her şeye rağmen bu işi hâlâ önemseyen tüm genç meslektaşlarım ve ilgili herkes için. Çok yakında duyurusunu yaparız.
Ömer Koç, Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları da yazabilirdi:
12 Eylül'de dedesinin idamların hızlandırılması için cuntacılara mektup yazdığını
12 Eylül'ün Türk-İslam sentezinden gayet memnun olduklarını
Özal'la birlikte işçilerin haklarını, sosyal devleti, kamu kaynaklarını talan ettiklerini
2002'de Erdoğan'ın iktidara gelmesini sağladıklarını, karşılığında 2003'te TÜPRAŞ'a çöktüklerini
TESEV'i kurarak Fethullahçılar ile AKP'nin rejim değişikliği için platform sağladıklarını
Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına geçmesinde bile parmakları olduğunu...
Geçen yıl iki büyük şirketlerinde kar patlaması yaşarken binde 1 vergi verdiklerini, o sırada işçilerin yüzde 17 vergi ödediğini, vs. vs.
İktisat alanının yaşayan en ayrıksı düşünürlerinden biri olan Deirdre N. McCloskey'nin iki çalışması:
''İKTİSADIN GİZLİ GÜNAHLARI''
''İKTİSADİ KONULAR HAKKINDA YAZMAK''
İdeolojik mücadele ile metodolojik mücadelenin birbirine nasıl bağlı olduğunu gösteren bir çalışma.
İktisat metodolojisi ve Marksizm ile ilgilenenler için temel bir başvuru kaynağı:
Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi (Nikolai I. Bukharin)
Medya, kültür, sınıf, ideoloji, okuryazarlık, kimlik, alt-kültürler ve teknoloji gibi konular üzerine çalışanlar ve bu konular hakkında düşünenler için hayati öneme sahip önemli isimlerinin eserlerinin incelendiği çalışma:
''İNGİLİZ KÜLTÜREL ÇALIŞMALARI''
Öngörülemeyenin altındaki öngörülen, kaotik görünenin temelindeki düzen, kuralsızlık addedilenin ardındaki kural bu örgütlenme şeklinde saklıydı. Uygun teçhizat ve teorik aydınlatmayla gidip kazmak yeterli olabilirdi. Çalışmada sadece bu yapıldı.
Üç yeni kitap:
➊ Jeff Schuhrke — Mavi Yakalı Emperyalizm
Çeviren: Ümit Şenesen • Yordam Kitap
➋ Peter Ho Davies — Revizyon Sanatı
Çeviren: Sibel Erduman • Paris Yayınları
➌ Mesut Sert — 18. Yüzyıl Osmanlı İktisat Düşüncesinde Kameralizm
• Heretik Yayıncılık
Potlaç çok yanlış anlaşılmış.
Mauss'un gösterdiği gibi, potlaç'ın temelinde ritüelistik bir mana vardır. Bu mana ahlaki, toplumsal ve manevi bir temele sahiptir.
Mauss'dan alıntılayayım:
"...Potlaç sadece cömertlikte birbirleriyle yarışan erkekler üzerinde, birbirlerine ilettikleri ya da tükettikleri şeyler veya bunlara katılan, bunların arasında yer alan ve erkeklere adını veren ölü ruhlar üzerinde değil, aynı zamanda doğa üzerinde de etki yaratır. Ruhlarla aynı adı taşıyan (name-sakes) erkekler arasında yapılan hediye değiş-tokuşları, ölülerin ruhlarını, tanrıları, şeyleri, hayvanları ve doğayı 'erkeklere karşı cömert' olmaya yöneltir."
Alınan hediye, örneğin Mauri'lerde "hau" aracılığıyla verenin manevi özünü taşır ve bu nedenle geri ödemeyi zorunlu kılar.
Yine Mauss'dan alıntılayayım:
"Taongalar ve salt kişisel olduğu söylenen bütün mülkler hau sahibidirler, yani tinsel bir güç sahibidirler. Bana bir tane veriyorsunuz, ve ben de onu üçüncü bir kişiye veriyorum; bu üçüncü kişi bana başka bir tane veriyor, çünkü verdiğim hediyenin hausu onu buna itmiştir; ben size bu şeyi vermek zorundayım çünkü gerçekte sizin taonganızın hausunun bir ürünü olan şeyi size geri vermem gerekiyor."
Üç yeni kitap:
➊ Kolektif — Büyük Geçiş
Çeviren: Eren Kırmızıaltın • Heretik Yayıncılık
➋ Benjamin Farrington — Darwin Gerçekte Ne Dedi?
Çeviren: Tunç Türel • Yordam Kitap
➌ Erhat Yalçın — Aşirette Yaşlılık
• Çizgi Kitabevi
Aferin lan size... bu ülkeyi abat ettiniz... hukuksuz bir şekilde partinizi iktidara parçalattınız ve şimdi de hukuk aracılığıyla partinizi işgal ediyorsunuz. Yok olun. Eriyerek yok olun naylon gibi. Etleriniz çürüsün.
Bir gecede chp'ye butlan kararı, bilgi üniversitesinin tek kalemle kapatılması. İşin hukuki vs tarafına bakmaya hiç gerek yok. Hukuk fetişizmi bu tür bağlamlarda sadece anlamsız lakırtıdır. Tamamıyla güç ilişkileri içindeyiz. Bu tür rejimlerin en büyük özelliği zaten, krizleri sürekli kılarak, sürekli istisnai-kritik dönem yaratarak kendi sürekliliklerini sağlamaktır. Yani bitmeyecek, işler hiçbir zaman durulmayacak. Ama insanlar şöyle ama insanlar böyle, ama toplum çürüdü, ama şöyle ama böyle gibi bireysel-sınfsal infiallerimiz bizi yanıltmasın. En basitinden, bu ülke bizi "yoruyorsa" ve yormaya da devam edecekse, ilkin, herkesi yormadığını bilelim -kazanan taraftaysanız muhtemelen pek yorulmuyorsunuzdur- iki, siyasal soruları ahlaka havale etme işini artık bırakalım.