ATATÜRK’ÜN İNÖNÜ’YE YAZDIĞI O MEKTUP / TURGUT ÖZAKMAN
Ve 30 Ekim 1923 sabahı Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk başbakanı İsmet İnönü’ne şöyle yazdı:
“Sevgili paşam, Cumhuriyet’in ilk başbakanı olarak seni düşünüyorum. Dur, hiç itiraz etme. Niye seni seçtiğimi şimdi anlayacaksın.
Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Durumumuzun bir bölümünü Cephe Komutanı ve Lozan Baş Delegesi olarak elbette biliyorsun. Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını Lozan dönüşü sen bize anlattın.
Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim. Bize geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı. Yoksul bir köylü devletiyiz.
Dört mevsim kullanılabilir karayollarımız yok denecek kadar az. 4.000 km. kadar demiryolu var. Bir metresi bile bizim değil. Üstelik yetersiz. Ülkenin kuzeyini güneyine, batısını doğusuna bağlamamız, vatanın bütünlüğünü sağlamamız şart. Denizciliğimiz acınacak durumda.
Köylümüzü topraklandırmalı, ihtiyacı olan bir çift öküz ile bir saban vererek çiftçi yapmalıyız. Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyet’le de insanlıkla da bağdaşmaz. Bu durumu düzeltmeli, halkı kurtarmalıyız.
Her yerde tefeciler halkı eziyor. Güya tarım ülkesiyiz ama ekmeklik unumuzun çoğunu dışarıdan getirtiyoruz. Sığır vebası hayvancılığımızı öldürüyor.
Doktor sayımız 337, sağlık memuru 434, ebe sayısı 136. Pek az şehirde eczane var. Salgın hastalıklar insanlarımızı kırıyor. Üç milyon insanımız trahomlu. Sıtma, tifüs, verem, frengi, tifo salgın halinde. Bit ciddi sorun. Nüfusumuzun yarısı hasta. Bebek ölüm oranı %60’ı geçiyor.
Nüfusun yüzde 80’i kırsal bölgede yaşıyor. Bunun önemli bölümü göçebe.
Telefon, motor, makine yok. Sanayi ürünlerini dışarıdan alıyoruz. Kiremiti bile ithal ediyoruz. Elektrik yalnız İstanbul ve İzmir’in bazı semtlerinde var.
Düşmanın yaktığı köy sayısı 830. Yanan bina sayısı 114.408. Ülkeyi neredeyse yeniden kurmamız gerekiyor. Yunanistan’dan gelen göçmen sayısı da 400 bini geçecek. İktisadi hayatımız da, eğitim durumumuz da içler acısı. İktisatçımız da çok az. Zorunlu okuma yaşındaki çocukların ancak dörtte birini okutabiliyoruz. Halkın eğitimi hiç çözülmemiş. Oysa Cumhuriyet’in insan malzemesini hazırlamalı, namus cephesini güçlendirmeliyiz. Kültür eserleri kaçırılmış, kaçırılmaya devam ediliyor.
Raporlarda daha ayrıntılı, daha acı bilgiler var. Bunları Bakanlara ve parti yönetim kuruluna da ver. Genel durumu tam bilsinler.
Bütçemiz, gelirimiz yetersiz. İktisadi çıkmazdan kurtulmak için geliştirdiğim bir düşüncem var. Bu düşünceyi günü gelince konuşuruz. Hedefimiz milli iktisat, bağımsızlığın sürekli olması için iktisadi bağımsızlık temel ilkemiz olmalı.
Osmanlı bu gerçeği geç fark etti. Fark ettiği zaman çok geç kalmıştı.
Cumhuriyet’e uygun bir anayasaya gerek var. Bu zor durumdan nasıl çıkılabileceğini gösteren ne bir örnek var önümüzde, ne de bir deney.
Ama yılmamak, ucuz, geçici çarelerle yetinmemek, halkı kurtarmak için sorunları çözmek, kalkınmak, ilerlemek, milli egemenliğe dayalı, uygar ve özgür bir toplum oluşturmak, yüzyılımızın düzeyine yetişmek, kısacası çağdaşlaşmak, bu büyük ideali tam olarak başarmak zorundayız.
Bu ana kadar bu ideali koruyarak geldik. Bundan sonra daha hızlı yürümek zorundayız. Bunun için gerekli yöntemi, yolu birlikte arayıp bulacağız. Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız. Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği kutsal bir görev bu. Bu büyük görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim.
Allah yardımcımız olsun!”
(Mektup, Turgut Özakman’ın yazmış olduğu ‘Cumhuriyet: Türk Mucizesi 2’ kitabından alınmıştır.)
VDK-MİHENK başımıza dikildi! 😄
Maliye artık dükkâna müfettiş göndermiyor; yapay zekâyı salıyor:
— “Komşu aynı işi yapıp kazanmış, sen niye zarar ettin?”
— “Vallahi piyasa kötüydü…”
— “Piyasa ikinize ayrı mı geldi?” 😂
E-faturayı görüyor, banka hareketini biliyor, sektör ortalamasını karşılaştırıyor…
Yakında:
— “Cumartesi Instagram’da Bodrum’daydın; bu mazot fişi Ankara’dan nasıl çıktı?” diye sorarsa şaşırmayın! 😅
Özetle eskiden muhasebeci mükellefi, şimdi yapay zekâ muhasebeciyi denetliyor.
MİHENK’in sloganı da hazır:
“Sen unutsan da sistem unutmaz; sen açıklamasan da o karşılaştırır!”
Allah muhasebecilere sabır, mükelleflere izahat, bilgisayarlara da bol RAM versin! 😂
BAŞKALARINA AİT KREDİ KARTLARI İLE ÖDEME YAPILMASININ VERGİSEL SONUÇLARI;
Bilindiği gibi, 213 sayılı VUK’un 230.maddesinde düzenlenen fatura düzeni hakkındaki uygulamalar ile, VUK 230.maddesinin 2 no’lu fıkrasına göre; Birinci Sınıf ve 2. Sınıf Mükellefler satışlarının 2018 yılı için 1000 TL’yi aşan satışlarının tamamını fatura ile belgelendirmek mecburiyetindedirler.
Bu sınırı aşmayan mükellefler, Perakende Satış Fişi veya Yazar kasa fişi düzenlemek zorundadırlar. Faturalar açık veya kapalı olmak üzere iki şekilde düzenlenebilmekte, her bir fatura bedeli 7.000 TL’yi aşması halinde, aşan tüm faturaların bedelleri mutlaka banka havalesi, çek cirosu ile veya bankalar tarafından verilen kredi kartları üzerinden ödenmesi mecburidir. Ancak 7.000 TL’yi aşmayan tutarlar nakit olarak tahsil olunabilmektedir.
Uygulamada daha çok pazarlama şirketleri tarafından müşterilere teslim edilen mallarla ilgili ödemeler bizzat alıcı mükellefin kredi kartı ile ödenmemektedir.
Alıcı yani müşteri çeşitli nedenlerle kendi kredi kartı ile ödeme yapmayıp başkalarının kredi kartı ile borcunu kapatabilmektedir.
İşte bu noktada ödeme tutarının 7.000 TL’yi aşmaması gerekmektedir.
Bu gibi durumlarda mükellefin Borçlar Kanunu’nun 174.maddesine göre bir sözleşme yapması halinde üçüncü şahısların kredi kartı ile borçlarını ödeyebilecektir.
Fatura muhatabı borçlu ve üçüncü şahıs arasında Borçlar Kanunun 174.maddesine dayalı olarak bir sözleşme ile bu durum kayıt altına alınabilir.
Mükellefin müşteriden böyle bir ilişkiyi ispatlaması veya böyle bir münasebete ilişkin belge alması, pratik bir çözüm gibi gözükmemektedir.
Üçüncü kişilere ait kredi kartı ile fatura bedelinin ödenmesi ancak satıcı – alıcı – kredi kartı sahibi (üçüncü şahsın) bir arada ve fiilen satış esnasında bulunması halinde veya kredi kartı sahibi ile birlikte düzenleyecekleri bir talimatname veya form ile mümkün olabilecektir. Bu form veya talimatname örneği şöyledir:
YAZILI METİN ÖRNEĞİ
“……………..… şirketi yetkililerine ……………….. Şirketine ait …………. TL’lik ………..…. Nolu fatura toplam bedelinin ………………………… kredi kartımdan ödenmesini talep ederim.”
Fatura Borçlusu: Kart sahibi:
Ad Soyad ve Kaşe
Ad Soyad
İMZASI İMZASI
(Kendi yazısı ile imzalayacak) (Kendi El yazısı ile imzalayacak)
Öte yandan, son zamanlarda finansman sıkıntısı çeken gerçek veya tüzel kişiler POS cihazı ile mal ve hizmet satışı olmaksızın kendisinin veya tanıdıklarının kredi kartlarından o günün nakit ihtiyacını karşılamak için kredi bazında kullanılan nakitlerin de mevcut olduğu, bu şekilde bir kısım kredi kartlarının kullanıldığı, yazılı isimlerin kredi kartlarının kullanılması suretiyle tespit edilen hasılatın reel mal ve hizmet satışı olmadığı iddia olunmaktadır.
Bu gibi durumlarda vergi daireleri gönüllü vergi uyum projesi kapsamında POS cihaz satışları ile KDV beyanlarını kıyaslamaktadır. Kıyaslama sonucunda arada bir farklılık olduğu takdirde aradaki farkın izahı öncelikle mükelleften istenilmektedir.
1.1.2009 tarihinden itibaren vergi daireleri otomasyon sistemi kapsamında internet ortamında düzenlenen beyannamelerde POS cihazları ile yapılan satışların miktarı operatörü uyarmaktadır.
Artık bu tarihten sonra POS cihaz satışları ile KDV beyanlarının uyumsuzluğu bir ölçüde giderilmiş bulunmaktadır.
Sonuç olarak, geçmiş yıllarda vergi idaresi POS cihazları ile KDV beyanları arasındaki ortaya çıkacak uyumsuzluklarla ilgili cezalı tarhiyatlar yapmaktadır.
Bu konuda kendi kredi kartından kendi işletmesinin POS cihazından işlem yapanlar bu durumları ispat etmek zorundadırlar.
Yargı aşamasında da bu gibi durumlarda kredi kartının mükellefin yakınlarına ait olduğu ve bu kartlardan çekilen nakitlerin nerelerde ve hangi amaçla kullanıldığının ilişkilendirilmesi zorunludur.
Vergi incelemelerinde, özellikle 01.09.2017 tarihinden itibaren yeni bir enstrüman kullanılarak “İzaha Davet” uygulamas
Sevgili Meslek Mensubu Arkadaşlar;
İhtirazi Kayıtla Beyanname vermek ile ilgili bilmeniz gereken hususlar;
Bu konu çok ÖNEMLİ !! 👇👇👇👇
İhtirazi Kayıtla Beyanname Vermek Neden Kritik Öneme Sahiptir?
Vergi mükellefleri, vergi idaresinin yorumuna katılmadıkları durumlarda VUK m.378 kapsamında ihtirazi kayıtla beyanname vererek hem beyan yükümlülüğünü yerine getirir hem de dava açma hakkını güvence altına alır.
✔️✔️ Kanuni Dayanak
Vergi Usul Kanunu m.378:
“Mükellefler beyan ettikleri matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar; ancak ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere dayanarak tarh edilen vergilere karşı dava açabilirler.”
İhtirazi Kaydın Önemi
✔ Dava hakkını korur (VUK m.378 gereği)
✔ Vergi idaresinin işlemlerine karşı hukuki denetim sağlar
✔ Mükellefin “iradesine aykırı” durumlarda yargı yolunu açık tutar
🔊 Beyan Türlerine Göre Dava Açma Hakkı
1️ Süresinde Verilen Beyanname + İhtirazi Kayıt
📌 Dava hakkı doğar.
📆 Tahakkuk tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açılabilir.
➡ Bu yöntem en güçlü hukuki korumayı sağlar.
2️Süresinden Sonra Verilen Düzeltme Beyannamesi
📌 Mükellefin kendi iradesiyle verdiği gecikmiş düzeltme beyannamesinde
➡ ihtirazi kayıt dava hakkı doğurmaz (Danıştay içtihatları istikrarlı).
3️ Vergi İdaresinin Yazısı / İnceleme Tehdidi Üzerine Verilen Düzeltme Beyannamesi
📩 Mükellefin iradesinin tam serbest olmadığı durumlar.
📘 AYM 27.02.2019 – https://t.co/lUXM4FIxUF
Müeyyideli yazı üzerine verilen düzeltme beyannamesine ihtirazi kayıt konulması halinde
➡ dava açma hakkı vardır.
📘 Danıştay 4. Daire Örnek Karar:
İdarenin talimatı veya yaptırım niteliğinde yazısı sonrası verilen düzeltme beyannamelerinde ihtirazi kayıt geçerlidir, dava hakkı tanınmalıdır.
4️ Pişmanlıkla Verilen Beyanname + İhtirazi Kayıt
📌 Pişmanlık (VUK m.371) mükellefin serbest irade beyanıdır.
➡ Genel kural: Dava hakkı doğmaz.
❗ Ancak olayın özelliklerine göre istisnalar olabilir.
📌 Sonuç
İhtirazi kayıt, mükellefin dava hakkını güvenceye alan en stratejik araçlardan biridir.
Beyan türü, idarenin tutumu ve iradenin serbestliği dikkate alınarak hareket edilmelidir.
Özellikle idarenin yazısı üzerine verilen beyannamelerde ihtirazi kayıt konulması; mükellefi gerçek anlamda koruyan bir yöntemdir.
Yıl Sonuna Kadar Sermaye Artırmayan, 'Yandı' ❗️
7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı İle, A.Ş ve LTD.'lerin Asgari Sermaye Tutarları Artırıldı.
Bu Kapsamda,
✅ Limited Şirketlerin 👉 En Az 50.000 TL,
✅ Anonim Şirketlerin 👉 En Az 250.000 TL Sermayesi Olması Gerekiyor.
Peki, Yapılmazsa Ne Olur ❓
📌 31 Aralık 2026'ya Kadar Sermayesini Asgari Seviyeye Çekmeyen Şirketler, TTK Açısından, 'İnfisah' Etmiş Sayılacak.
Eski muhasebe programlarını kutsamayı bırakalım; mali müşavirin zamanı nostaljiye feda edilemez.
Bugün birçok ofis hâlâ veri girişi, belge arama, banka hareketi işleme, fatura kontrolü ve beyanname hazırlığı arasında sıkışıp kalıyor. Program var ama yük azalmıyor. Ekran var ama akıl üretmiyor.
Yeni dönemde mali müşavirin kullandığı sistem sadece kayıt tutmamalı; belgeyi okumalı, veriyi anlamlandırmalı, mükellefe finansal tabloyu gösterebilmeli ve müşavirin danışmanlık gücünü artırmalı. Program, mali müşavirin işini gerçekten görmüyorsa artık program değil, dijital angaryardır.
BAHÇELİEVLER BELEDİYE BAŞKANI ACABA MALİ MÜŞAVİR İŞ TANIMINI BİLİYOR MU ?
Bahçelievler Belediye Başkanı Denetime Gittiği Dükkanda Belediye Ruhsatı Olmadığını Görünce Dükkan Sahibinden Mali Müşavirin Numarasını isteyerek “Burası çok pis, çok karışık ve belediye ruhsatı yok neden burayı açtırıyorsunuz diye hesap soruyor.
Bu haber yazılı ve görsel medyaya düşüyor..
Allahım sen yardım et.
Halil Özdemir
Mali Müşavir
Kurumlar Vergisi beyannamesi verdikten sonra basiniza her an gekebilecek ve izahat istenecek 10 hayati konu;
1- 131 hesap bakiye veriyorsa adat hesaplamasi ve adat faturasi istenebilir.
2- İndirimli kurumlarda YTB vergi indirim oranini asan indirimli kurumlar vergisi orani varsa izahat istenebilir. (YTB de oran %10 ama siz %12 yaptiysaniz)
3- Tasinmaz satis kazanci istisnasindan yararlandiysaniz; tapu devir, tapu ilk alim ve son satim belgeleri istenebilir.
4-654 Şüpheli karsilik gideri ayirdiysaniz dava veya icra kagidi istenebilir.
5- Ar-Ge indirimi yaptiysaniz, Ar-Ge projesinin tamamlanip tamamlanmadigina iliskin resmi belge istenebilir. 263 hesaba amortisman ayirmaya basladiysaniz bunun dayanagi belge istenebilir.
6- Ozkaynaklari asan KVYK ve UVYK varsa finansman giderinin hesaplanmasina iliskin tablo istenebilir..
7- 100 kasa hesabinin muavin hareketi, cironun %30 u kadarsa izahat istenebilir.
8- Ilk 4 donem stopaj yoluyla kesilen ve indirim konusu yapilan vergiler, banka stopaj kayitlariyla uyusmuyorsa izahat istenebilir.
9- Hisse degisimi satirini tikladiysaniz basili hisse senetleri dahil tum bilgi ve belgeler istenebilir.
10- Tasinmaz satip cikan kari özel fona aldiysaniz, özel fona alma kararrina iliskin karar defteri istenebilir.
Saye, Farsçada “gölge” demektir. Sayende ise “senin gölgende” anlamına gelir.
Sayende özgürüz,
sayende karanlıkta kalmıyoruz.
Sayende okuyoruz,
sayende söz hakkımız var.
Her şey senin sayende🇹🇷
Degerli meslektaslarim.
Sanayi sicil belgesine haiz ve üretim faaliyeti yapan şirketler ile zirai imalat iştigalinde bulunan kurumların,
Sadece bu faaliyetlerden elde etmis oldukları kazançlarına ( gelir degil, kazanç) yönelik kurumlar vergisi oranı %12,5 oranı uygulanacak.
Lakin bu firmalarin ayrıca ihracati da varsa, ihracata uygulanan +5 puanlik kurumlar vergisi indirimi artik hesaplanmayacak yani uygulanmayacak. Yani net ihracat kazancini hesaplayip buna %20 kurumlar vergisi hesaplanmayacak. Ihracat kazanci da imalat kazancı gibi isleme tabi olacak.
Kucuk ama onemli bir detaydir.
🚨2026 GEÇİÇİ VERGİ GEÇMİŞ YIL ZARARI HK.
👉Maliye idaresi Her hangi bir duyuru yapmadan Geçmiş Yıl zararları ile ilgili yeni bir uygulamaya geçmiş durumda.
✅Geçmiş Yıl Zararı dönem karından fazla olan beyannamelerde “Mahsup edilecek geçmiş yıl zararı bilgisi kar bilgisinden büyük olamaz” Uyarısı vermekte.
👉Örnek: 2025 Yılı Geçmiş Yıl Zararınız 500 Bin TL Dönem Karınız 200 Bin TL. Geçmiş Yıl zararı Olarak sadece 200.000 TL Yani Dönem karınız Kadar yazabilirsiniz.
🚨Yeni Uygulamada Sistem Eğer Kar Yoksa Geçmiş Yıl Zararı yazılmasına müsaade etmiyor.
Dönem Karınız Geçmiş yıl zararlarını Aşıyor ise herhangi bir değişiklik yok. #gecicivergi #beyan
📌 Şirket Kuruluşundan Sonra Yapılması Gereken İşlemler
Şirket kuruluşu tamamlandıktan sonra, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için belirli idari ve mali yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Uygulamada sıklıkla gözden kaçan bu adımlar, ileride cezai yaptırımlara ve operasyonel aksaklıklara yol açabilmektedir.
🔎 Temel Süreç Adımları:
▪️ TÜRMOB ve GİB sözleşmelerinin yapılması
▪️ İmza sirkülerinin çıkarılması
▪️ Dijital Vergi Dairesi şifresinin alınması
▪️ Vergi levhasının oluşturulması
▪️ E-tebligat başvurusunun yapılması (15 gün)
▪️ Gerçek faydalanıcı bilgi formunun verilmesi (1 ay)
▪️ E-defter başvurusu (3 ay / dönem seçimi için 1 ay)
▪️ Mali mühür başvurusu
▪️ Kira kontratı ve damga vergisi beyanı
▪️ UETS aktivasyonu
▪️ KEP adresi temini (isteğe bağlı)
▪️ SGK tebligat başvurusu
▪️ E-fatura başvurusu (ihtiyaca göre)
▪️ E-defter kapsamında ortaklara e-imza alınması
▪️ SGK dosya açılışı (personel var ise)
▪️ Yazarkasa yükümlülükleri (faaliyet konusuna göre)
⚠️ Önemli Not:
Özellikle e-tebligat ve gerçek faydalanıcı bildirim sürelerinin kaçırılması ciddi idari para cezalarına neden olabilmektedir.
📊 Sürecin baştan doğru kurgulanması, hem vergi uyumu hem de kurumsal yapı açısından kritik bir adımdır.
Dr. Seda AĞIR
SMMM | Bilirkişi | Eğitmen
İSMMMO – TTK Komite Üyesi
Herkes 9 günlük tatil planı yapmaya başlarken ,
Mali Müşavirin ajandası "Bayram Mesaisi" diyor!
🗓 14 Mayıs: Beratlar
🗓 18 Mayıs: Geçici Vergi
19 Mayıs Resmi Tatil
🗓 25 Mayıs: KDV 2
🗓 26 Mayıs: Muhtasar Sgk
🗓 28 Mayıs: KDV
Meslektaşlarımızın da nefes almaya hakkı var!
Bayram tadında bir bayram için vergi takvimine son günlere kalmadan bir düzenleme yapılmalıdır.
@gibsosyalmedya@turmob@ISMMMODASI@AnkaraSMMMO
193 hesapta izlediginiz ancak 2025 yili kurumlar vergisi beyannamesinde indirim konusu yapip odenecek vergi cikmadiysa ve iade edilen gecici/kurumlar vergisi ciktiysa;
Bu hesabi 136 hesabin altina acacagimiz "vergi dairesinden alacaklar" hesabina virman edin.
...........................31.12.2025...........
136 XXXX
193 XXX
...........................................................
Virman etmediginiz takdirde 2026 yilinda mukerrer indirim yapma olasiligimiz var.
Muhasebe camiasında yerleşmiş ama teknik açıdan oldukça tartışmalı bir alışkanlığımız var: Kanunen Kabul Edilmeyen Giderleri (KKEG) doğrudan 689-Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar hesabına kaydetmek.
Bu durum, ilk bakışta pratik bir çözüm gibi görünse de muhasebenin temel ilkeleri ve Tek Düzen Hesap Planı (TDHP) felsefesiyle açıkça çelişmektedir.
Asıl mesele, vergi kanunları ile muhasebe tekniği arasındaki o ince çizgidir. Bir giderin vergi matrahından düşülemeyecek olması, o giderin işletmenin ana faaliyet fonksiyonuyla olan bağını koparmaz. Örneğin, pazarlama departmanına ait bir aracın trafik cezası veya yönetim biriminin telefon faturasındaki Özel İletişim Vergisi (ÖİV), işletme için "olağandışı" bir olay değildir.
Bunlar işletmenin rutin işleyişi sırasında ortaya çıkan maliyetlerdir.
Tek Düzen Hesap Planı, giderlerin fonksiyonel sınıflandırılmasını esas alır. Bu bağlamda, KKEG niteliğindeki bir harcama hangi departmanda doğduysa o departmanın ilgili gider hesabında (760, 770 vb.) izlenmelidir. Giderin "indirim konusu yapılamayacak" olması, onun bir "yönetim" veya "pazarlama" gideri olduğu gerçeğini, yani muhasebenin en temel kavramlarından olan "Özün Önceliği" ilkesini değiştirmez.
Tüm KKEG'leri 689 hesaba hapsetmek, mali tabloların analiz edilebilirliğini de zehirler. Bu uygulama, işletmenin faaliyet kârını suni olarak yüksek gösterirken, olağandışı gider kalemlerini anlamsızca şişirir.
Mizanı inceleyen bir yatırımcı veya finansçı, işletmenin operasyonel verimliliği hakkında yanlış bir kanıya varabilir. Oysa doğru teknik yaklaşım; bu giderlerin ilgili 7'li gruptaki alt hesaplarda takip edilmesi ve eş zamanlı olarak 950/951 Nazım Hesaplar aracılığıyla vergi matrahına eklenecek tutarların kontrol altında tutulmasıdır.
Sonuç olarak muhasebe, sadece vergi hesaplamak için kullanılan bir araç değil, işletmenin gerçek durumunu yansıtan bir raporlama sanatıdır. Şeffaf, teknik olarak kusursuz ve denetime hazır bir mali yapı için KKEG'leri ait oldukları fonksiyonel gider gruplarına iade etmek bir tercih değil, mesleki bir gerekliliktir.
Kenan Doğulu Fatih Altaylı’nın programına konuk olmuş ve “artık eski besteler yok, yapay zeka yüzünden şarkılar basitleşti” demiş. O kadar haklı ki, teknolojinin en yaramadığı sektör müzik sektörü oldu. Yaratıcılık bitti. Kenan o kadar değerli bir müzisyen ki 20 yıl önce yaptığı şarkının kalitesine bakar mısınız?
Sevgili Arkadaşlar
Vergi Cezalarında Tahsilat Gerçeği:
Rakamların Söylediği ve Söylemediği
durumlar 👇👇👇👇
2026 yılı Mart sonu itibarıyla açıklanan bütçe verileri, vergi cezaları kaleminde dikkat çekici bir tabloyu ortaya koymaktadır.
Toplamda 1 trilyon 95 milyar TL’lik tahakkuka karşılık yalnızca 67 milyar TL tahsilat yapılabilmiş olması, yaklaşık %1,5’lik bir tahsilat oranına işaret etmektedir.
Bu oran, sadece teknik bir mali veri değil; aynı zamanda vergi sistemi, tahsilat kabiliyeti ve mükellef davranışları açısından derinlemesine analiz edilmesi gereken yapısal bir sorunun göstergesidir.
1/12🔴 Bilançonda 131 hesap sıfır mı?
"Temiz görünüyor, sorun yok" diyorsun.
Ama VDK müfettişi o hesabın 365 günlük hareketine bakıyor.
Yıl içinde ortağa kaç kez para aktardın? Faiz hesapladın mı? Fatura kesti mi?
Cevap yoksa... sorun var. 🧵
2/12📊 VDK artık çok farklı çalışıyor.
Yapay zeka destekli sistemlerle hem şirketin banka hesabını hem ortağın kişisel hesabını eş anlı tarıyor.
Şirketten ortağa giden her transfer anında tespit ediliyor.
Yıl sonu değil — her günün bakiyesi sorgulanıyor.
3/12💡 Şimdi dur ve şunu düşün:
Ocak'ta 500.000 TL aktardın. Mart'ta 300.000 TL daha gitti. Aralık'ta hesabı sıfırladın.
Bilanço temiz görünüyor.
Ama müfettiş adatlama hesabı yaptığında yıl boyunca ortakta kalan her kuruşun faizi hesaplanıyor.
Bu faiz örtülü kazanç sayılıyor. ⚠️
4/12📌 KVK Madde 13 ne diyor?
Şirket ortağına faizsiz para kullandırırsa, devlet şöyle düşünüyor:
"O faizi almadın ama alman gerekirdi. O zaman ben sana almış gibi vergi uygularım."
Emsal faiz üzerinden hesaplanan tutar kurumlar vergisi matrahına ekleniyor.
Tahsil etmediğin parayı vergilendiriyorlar.
5/12🚨 "Yıl sonu sıfırlarım, sorun olmaz" dönemi bitti.
Bu eski bir kentsel efsane.
VDK'nın sistemleri hesabın her günkü bakiyesini ayrı ayrı görüyor.Yıl sonu sıfırlama seni korumaz. Seni koruyan tek şey doğru belgeleme. 📄
6/12🧾 Peki fatura meselesi...
Ortağa yapılan ödeme bir hizmete mi dayanıyor? Danışmanlık, yönetim ücreti, kira?
Fatura kesilmediyse hem KDV hem vergi ziyaı cezası kapıda.
Üstelik KDV riski çift taraflı: → Beyan edilmeyen KDV tarh ediliyor → İndirim yapıldıysa o da reddediliyor
İki taraftan birden vuruyor. 💥
7/12💸 Stopaj meselesi de cabası.
Ortağa giden para kâr payı mı sayılacak? Ücret mi?
Kâr payıysa %15 stopaj. Ücretse kümülatif GV dilimleri devreye giriyor — çok daha ağır.
Hiç stopaj yapılmamışsa her iki ihtimalde de tarhiyat + ceza + gecikme faizi.
8/12📋 Müfettişin zihnindeki soru şu:
"Bu para ortağa hangi sıfatla aktarıldı?"
→ Borç mu? — Faiz nerede? → Hizmet bedeli mi? — Fatura nerede? → Kâr payı mı? — Stopaj nerede?
Hiçbiri cevaplanamıyorsa geriye tek ihtimal kalıyor:
Örtülü kazanç dağıtımı. 🔎
9/12⚡ Gerçek hayattan tablo:
Şirket sahibi yıl içinde 5 kez para çekti. Toplam 2 milyon TL. Yıl sonunda hesabı sıfırladı. Fatura yok, faiz yok, stopaj yok.
Müfettiş geldi: → Adatlama faizi → KV matrahına eklendi → KDV tarhiyatı → Stopaj eksikliği → Ceza + gecikme: üstüne...
Hesap sıfırdı. Tarhiyat milyonları buldu.
10/12✅ Peki ne yapmak lazım?
1️⃣ 131 borç bakiye verdikçe faiz tahakkuk ettir, fatura kes 2️⃣ Her ödemeyi net tanımla: borç mu, kâr payı mı, ücret mi? 3️⃣ Kâr payı dağıtıyorsan GK kararı al, stopajı zamanında yatır 4️⃣ Her transferin tarih, tutar ve niteliğini yevmiyeye açıkça yaz 5️⃣ Geçmişte düzensizlik varsa inceleme başlamadan pişmanlıkla düzelt
11/12🎯 Özet:
Ortaklar cari hesabı sadece bir muhasebe kalemi değil.
Doğru yönetilmediğinde örtülü kazanç dağıtımı, KDV ve stopaj ihlalinin kesiştiği bir risk alanı.
VDK bunu biliyor. Sistemi buna göre kurulmuş. Artık tespit etmek dakikalar alıyor.
12/12📌 Son söz:
131 hesabını yalnızca bilanço günü değil, her gün yönet.
Her hareket bir hukuki nitelendirme taşımalı. Her nitelendirme bir belgeye dayanmalı. Her belge zamanında beyan edilmeli.
Bunu yapmak maliyetli değil. Yapmamak çok daha maliyetli. 💡
— Fuat Katırcı | YMM | #VergiHukuku #YMM #KurumlarVergisi #VDK #MaliMüşavir