Human Rights Defenders, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü ve ifade özgürlüğünü savunan, kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütüdür. @HRDefsEN @HRDefsDE
Terörle mücadele gerekçesiyle yaklaşık iki milyon kişi hakkında soruşturma açılması, yalnızca hukuki değil aynı zamanda toplumsal sonuçlar doğuran bir süreçtir.
Çalışma, kitlesel damgalamanın bireyleri, aileleri ve toplumun tamamını etkileyen kalıcı sonuçlar üretebildiğini gösteriyor.
#HumanRights #RuleOfLaw #HRD
🇮🇪 Limerick Üniversitesi'nde, Avrupa Konseyi ile koordinasyon içinde düzenlenen Uluslararası Nefret Söylemi ve Nefret Suçları Konferansı'nda Başkanımız Prof. Dr. Hüseyin Demir, "Devlet Kaynaklı Damgalama Olarak Nefret Söylemi" başlıklı çalışmasını sundu.
Prof. Demir, devlet eliyle üretilen damgalayıcı söylemlerin insan hakları, hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma üzerindeki etkilerini uluslararası hukuk perspektifinden ele aldı.
#HumanRights #CouncilOfEurope #HateSpeech #RuleOfLaw #HRD #HumanRightsDefenders
Bir damgalama kampanyası nasıl işler?
Siyasi söylem bir çerçeve oluşturur, medya bunu yaygınlaştırır, kurumlar ise uygulamaya dönüştürür.
Uluslararası konferansta sunulan çalışma, siyasal söylem ile medya dilinin birleştiğinde damgalamanın nasıl kurumsal bir nitelik kazanabildiğini ortaya koyuyor.
#HumanRights #HateSpeech #HRD
Kıymetli İnsan Hakları Savunucuları dostlarımız,
Demir parmaklıklar ardında medrese-i Yusufiye sabrıyla imtihan veren tutsakların, yurtlarından ve sevdiklerinden koparılan kimsesizlerin, hakka ve hakikate dair umutları karanlık hırsızlarca çalınmaya çalışılan gönüllerin gözyaşlarına merhem olma gayreti, çağımızın en kıymetli kurbanıdır.
Sizler, içinizdeki şefkat ateşini bir kez daha hizmete, yardıma ve umuda dönüştürdünüz. Kurbanı, yalnızca bir ibadet değil; mazlumların duasına, mahzun gönüllerin tebessümüne ve insanlık onurunun yeniden dirilmesine vesile kıldınız.
Hukukun, adaletin ve merhametin gölgesinde; gözyaşlarının tebessüme, ayrılıkların kavuşmaya, karanlık günlerin aydınlık sabahlara dönüştüğü hakiki bayramlara hep birlikte ulaşmak niyazıyla…
Bayramınız mübarek, gönülleriniz himmet sevinciyle dolu olsun.
Haziran 2026’da Strazburg’da buluşmak dileğiyle…
TÜRKİYE’DEKİ HAK İHLALLERİ İÇİN STRAZBURG’DAYIZ.
UNUTMAMAK
UNUTTURMAMAK
UNUTULMAMAK İÇİN
2026
ADALETİN ŞAFAĞINDA
BEŞİNCİ BÜYÜK BULUŞMA
🕊️ Hapisteki anneler için,
🕊️ Parmaklıklar ardında büyüyen çocuklar için,
🕊️ Eğitim ve özgürlüğü elinden alınan gençler için,
🕊️ Hasta mahpuslar ve tüm adalet mağdurları için yürüyoruz.
Sesimiz net:
❗ AİHM kararları uygulanmalı
❗ Avrupa Konseyi sorumluluk almalı
❗ Herkes için adalet sağlanmalı
📍 Strazburg
📅 Haziran 2026
#JusticeForTurkey #HumanRights #AIHM #Adalet #Freedom #Democracy
I welcome the decision of the Grand Chamber of the European Court of Human Rights in Yasak v Turkiye, finding a conviction for membership of a terrorist group, lacking mens rea & individual liability, infringed legality. The Court endorsed my submissions
https://t.co/ZSOob9ITvN
✍️ PROF. DR. HÜSEYİN DEMİR | Büyük Daire, dünkü kararıyla AKP rejimi mahkemelerinin dayanağını ortadan kaldırdı. Türk yargısının artık sığınabileceği bir Strazburg içtihadı kalmadı. https://t.co/2Wj2Ji90TV
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü
Bu gün; gerçeğin peşinden gitmenin, bedel ödemeyi göze almanın ve susmamayı seçmenin günüdür.
Berlin’den, dünyanın dört bir yanındaki gazetecilere —özellikle Türkiye’de baskı, yargı tacizi ve sürgünle susturulmak istenen tüm basın emekçilerine— saygıyla sesleniyoruz.
Ülkesinden koparılmış, ailesinden uzaklaştırılmış, ama kalemini ve onurunu bırakmamış gazeteciler; hakikatin sınır tanımadığını her gün yeniden kanıtlıyor.
Cezaevlerinde yalnızca düşündüğü, yazdığı ve hakikati savunduğu için tutulanları da unutmuyoruz. Onların vakur duruşu, bizlere derin bir sorumluluk yüklüyor.
HRD olarak kararlıyız: Basın özgürlüğünü savunmaya, hak ihlallerini kayıt altına almaya, sürgündeki ve tutuklu gazetecilerin sesini yükseltmeye devam edeceğiz.
Çünkü susturulan her ses, bir toplumun hafızasından eksilen bir parçadır.
Çünkü hakikat susturulamaz.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Bahar dönemi oturumu için Strazburg’da Konsey binasındayız. AİHM kararlarının gecikmeksizin uygulanması ve huzurlu bir Türkiye için yapılacak yasal düzenlemelerin ayrımsız herkesi kapsaması için temaslarda bulunacağız.
Kahramanmaraş’taki Elim Olayda Yaşanan Ayrımcılık ve Ötekileştirmeye Dair Basın Açıklaması
Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olayda hayatını kaybeden merhum yavrumuz Yusuf Tarık Gül’ün aziz hatırasına ve acılı ailesine yönelik; sırf babasının KHK’lı (Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilmiş) olması gerekçe gösterilerek sergilenen ötekileştirme ve nefret uygulamalarını şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz.
Nesiller boyu sürdürülmeye çalışılan bu fişleme zihniyetinin tipik ve acımasız bir örneğini daha görmekten insanlık adına derin bir utanç ve mahcubiyet duyuyoruz.
Basına yansıyan ve resmi kurumlara ait olduğu anlaşılan belgelerde, bu ayrımcılığın boyutları açıkça görülmektedir:
KHK’lı olarak fişlenmiş ailesinden ötürü, vefat eden yavrumuzun ismi listelerde diğer kurbanlardan farklı olarak parantez içine alınmış,
Diğer tüm cenazelere üst düzey devlet protokolü katılım sağlarken, yayımlanan defin listesinde açıkça görüldüğü üzere Yusuf Tarık Gül’ün cenazesine hiçbir protokol katılımı gösterilmemiş,
Toplu cenaze töreninde adı dahi zikredilmemiş,
Saygıdeğer acılı babasının evlat acısını haykırmasına dahi tahammül edilemeyerek, ağzı kapatılmak suretiyle susturulmaya çalışılmıştır.
Hepsi aynı acının ve aynı elim olayın kurbanı olan masum çocuklarımız arasında dahi ayrım gözeten; bir çocuğun cenazesini ve son yolculuğunu bile ötekileştiren bu bitmeyen kin ve nefreti kabul etmemiz mümkün değildir.
World Human Rights Defenders - Berlin olarak; hukuksuz uygulamalarla başlayan ve akrabalara, vefat edenlere, masum çocuklara, hatta gelecek nesillere kadar uzanan bu nefret dilini ve fişleme politikalarını bir kez daha şiddetle kınıyoruz. Bu eylemlerin ardındaki karanlık iradeyi lanetliyor; başta Türkiye olmak üzere demokrasiye, hukuka ve insan haklarına saygılı bir dünya özlemiyle, yaşanan bu elim olayda hayatını kaybeden tüm yavrularımıza Allah'tan rahmet, acılı ailelere sabr-ı cemil ve milletimize başsağlığı diliyoruz.
HRD olarak, Türkiye'de hazırlanmakta olan infaz düzenlemesinin ayrımcı değil, kapsayıcı ve adil olması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
Siyasi saiklerle yapılacak ayrımcılık, hem hukuka hem de insan haklarına açıkça aykırıdır.
16–17 Mart tarihlerinde Avusturya’nın Viyana kentinde düzenlenen #AGİT toplantısına katıldık.
#Türkiye’nin gündemindeki yeni "af ve infaz düzenlemesi" en acil ve öncelikli konumuzdu.
Bu kapsamda çeşitli temaslarda bulunarak sürecin yakından takipçisi olduğumuzu vurguladık.
As HRD, we participated in the #OSCE meeting held on March 16–17 in Vienna, Austria.
Our primary and most urgent agenda item was the new "amnesty and penal execution regulation" currently on the legislative agenda in #Türkiye.
We held a series of engagements and emphasized our close monitoring of the process.
https://t.co/n8v9q2S8Vs
Viyana’daki temaslarımız kapsamında Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu Başkan Yardımcısı ile bir araya geldik.
Görüşmede Türkiye’de yargı sistemindeki ağır gerilemeyi, cezaevlerindeki insanlık dışı koşulları ve siyasi saiklerle belirli grupların dışlanmasının doğuracağı hukuki absürtlüğü doğrudan ilettik.