106. yıl önce Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’de iki kule arasına dev bir Türk bayrağı asan Tıbbiyelilerin işgale tepki, hürriyete sevda, vatan ve millet uğruna canlarını ortaya koymanın yıl dönümüdür 14 Mart.
Böylesine derin bir anlamı içerisinde barındıran 14 Mart Tıp Bayramı ne sıradan bir özel gün ne de sıradan bir kutlamanın adıdır. Türk Sağlık-Sen olarak 106 yıl önceki asil duruşun sahiplerini bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Sağlık camiasında onların açtığı yol üzerindeyiz ve o ruhun temsilcisiyiz.
14 Mart Tıp Bayramı Tıbbiyelilerinin duruşunun yanında sağlık kahramanlarının fedakâr hizmetlerinin hatırlanarak kendilerinin haklarının tesliminde adım atılması gereken bir gün olarakta hafızalarda yer almalıdır.
Salgın ve deprem gibi iki büyük felakette sağlık camiasının tüm ülkede nasıl bir hizmet yürüttüklerini , neler yaptıklarını herkes çok iyi gördü. Bunun yanı sıra neredeyse her gün sağlık çalışanlarının bir fedakarlığına, bir insanı hayatta tutmak için gösterdikleri çabalara, kamuoyuna yansıyan olaylarla şahit oluyoruz.
Böylesine kıymetli sağlık camiamıza gereken değerin verilmesi ve sorunlarına çareler üretilip, çözüm için adım atılması temennisiyle 14 Mart Tıp Bayramı Kutlu Olsun.
Mobbing ile ilgili yeni genelgenin yayınlanması mobbingi yönetim biçimi olarak gören idarecilerin hızını kesmiyor. Bu kişiler devletin mevzuatını da umursamıyor.
Tek idarecilik vasfı mobbing yapmak olan böylesine kötü yöneticilerin biride Muğla Datça Devlet Hastanesi’nde bir müdür yardımcısı.
Bu zatı muhterem mobbingi öyle bir boyuta taşımıştır ki çalışanları canından bezdirmiş, bir hemşire arkadaşımız boynuna şırınga saplayarak intihar girişimde bulunmuştur.
Hastalığı olmasına rağmen birim yerini değiştirmeyen ve mobbinge devam eden bu kişi hakkında gereğini yapacağız. Bu olayı örtbas etmek isteyen herkeste suç ortağıdır. Onlarla ilgilide işlemlerin tesis edilmesini sağlayacağız.
Üyelerimizde sendikal anlamda da mobbing yapan bu kişiden elbette hesap soracağız. Sözleşmeli yöneticilik denilen yanlış uygulamanın ortaya çıkardığı ve liyakat ve ehliyet yoksunu kişilerin göreve gelmesini sağlayan bu düzende değişmeli, yöneticiler mutlaka objektif bir sınavla atanmalıdır. Sayın Bakana bu konuda gereğini yapması çağrısında bulunuyoruz.
#mobbing
HAZİNE BAKANLIĞI ÖNÜNDEYDİLER
Türkiye Kamu-Sen, memura ek zam ve refah payı talebiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı önündeydi.
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci açıklamalarda bulundu. İşte detaylar… @OnderKahveci
Türkiye Kamu-Sen olarak Maliye Bakanlığının önündeyiz.
Memuru yoksulluğa iten zammı kabul etmiyoruz. Memur ve emeklileri gözden çıkarılmaz. Bu zamla karın doymaz
@turksagliksengm#MemuraRefahPayı
📢 Ek Zamsız Refah Olmaz
📢Bu zamla karın doymaz
Tüm Türkiye'de eş zamanlı olarak ek zam ve refah payı talebimiz için ses yükselttik.
📍Giresun
📍Kastamonu
📍Osmaniye
📍Çorum
Ek Zamsız Refah Olmaz Bu Zamla Karın Doymaz
Genel Başkanımız @OnderKahveci : Tüm Türkiye'de eş zamanlı olarak ek zam ve refah payı talebimiz için ses yükselttik. Biz Türkiye Kamu-Sen olarak memur ve emekli maaşlarının yeniden değerleme oranına güncellenmesini, üzerine refah payı eklenerek gerçek anlamda bir zamma kavuşturulmasını talep ediyoruz.
Gelir vergisinin adil bir biçimde belirlenmesini, herkesin kazancı ile orantılı bir vergilendirmeye tabi tutulmasını bekliyoruz.
Bunun için de memurların gelir vergisi dilimi %15'te sabitlensin diyoruz.
Birinci dereceye gelen tüm memurların ek gösterge rakamlarının 3600'e yükseltileceği sözü, unutulmasın diyoruz.
Maliye yetkililerinin, kamu çalışanlarını her sıkıntılı durumda baş vurulacak ekonomik kaynak olarak görmekten vazgeçmesini bekliyoruz.
Maaş sorununa kökten çözüm üretecek politikalar belirlensin diyoruz.
Tekrarlıyoruz; Aksi halde ek zamsız refah olmaz, bu zamla karın doymaz.
Ek zam ve Refah Payı Talebimiz için tüm Türkiye'den ses veriyoruz.
6 Ocak pazartesi günü Genel Merkez olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde saat 12:00’de, tüm illerlerimizde eşzamanlı olarak taleplerimizi kamuoyu ile paylaşmak için bir araya geliyoruz.
🎖️ Türkiye Kamu-Sen Emek ve Başarı Ödülleri
CENGİZ AKYILDIZ adına düzenlediğimiz BASIN ve TELEVİZYON ÖDÜLLERİ kategorisi kapsamında;
Yılın köşe yazarı ödülünü,
Araştırmacı Gazeteciliği ile bir marka olan, gerek köşesinde gerek televizyon programlarında bu ülkeye karşı birlik olmuş şer ittifaklarının karşısında gazeteci kimliği ile savaşan, her daim milletinin ve devletinin yanında yer alan Sayın Nedim ŞENER'e takdim ettik.
@OnderKahveci@nedimsener2010